Dünya edebiyatına eleştirel bir gözle bakmak
Halktv sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
"Okumadan düşünüyorsan tehlikeli, düşünmeden okuyorsan faydasızdır."
Kitap Eleştirmeni Behçet Dargın ile eleştirel okumalar ve dünya edebiyatı üzerine konuştuk.
Kitap Eleştirmeni Behçet DargınSAYIN DARGIN; EĞİTİMCİ, KİTAP ELEŞTİRMENİ VE BİR YAZAR OLARAK SİZCE ELEŞTİREL OKUMA NEDEN ÖNEMLİDİR?
Eleştirel okuma, bir metni anlamanın yanında; yazarın amacını, kullandığı dili, sunduğu kanıtları sorgulayarak okumaktır. Eleştirel okumanın önemini maddeler halinde günümüz şartları ışığında değerlendireceğim.
Eleştirel okumanın önemi; okurun metinleri ayrıntılı bir şekilde anlamasını sağlamanın yanında yüzeysel okumanın önüne geçer. Bu aynı zamanda eleştirel düşünmeyi doğurur. "eleştirel okuma" ve "düşünme" bir bütünü tamamlayan iki faktördür. Burada Konfüçyüs’un meşhur sözünü hatırlamakta fayda var: “Okumadan düşünüyorsan tehlikeli, düşünmeden okuyorsan faydasızdır.”Bilgiye sorgulayıcı yaklaşmayı öğretir; özellikle internet çağında doğru ve yanlış arasındaki sınırların silikleştiği bu dönemde; yanlış veya yanıltıcı bilgiyi ayırt etmeyi kolaylaştırır.Yuval Noah Harari, "21. Yüzyıl İçin 21 Ders" kitabında günümüzde neyi bilmek gerektiği konusunda net olmayı, güç sahibi olmak olarak tanımlar ve şöyle der: “Yerli yersiz bilgi yağmuruna tutulan bir dünyada net olmak güç demektir.”Analiz, yorumlama ve çıkarım yapma becerilerini geliştirir. Sosyal medya platformlarında kitap özetlerinin, maddeler halinde doğru yanlış demeden hazır reçetelerin havada uçuşması bir metni baştan sona okumayı, anlamaya çalışmayı külfet haline getirmiştir. Bu noktada eleştirel okumanın önemi artıyor.Öğrencilerin farklı görüşleri değerlendirerek kendi düşüncelerini oluşturmasına katkı sağlar. Kendi görüşünü oluşturmak bir şeyi sıfırdan yaratmak değil, okuduklarımızdan, gördüklerimizden, izlediklerimizden var olan parçalardan uygun olanları bir araya getirip kendimize özgü düşünceler ortaya koymaktır. “Parçaları bir araya getirme”Akademik başarıyı destekler çünkü birçok derste metin anlama ve yorumlama temel beceridir. Burada; bir profesörün bana aktardıklarını olduğu gibi söylemek istiyorum. Bir araya geldiğimizde hep kitaplardan, okumaktan bahsederiz. Akademiye geçmemi istedi, ısrarının nedeni sorunca yüksek lisan yapan öğrencilerde kitap okumanın çok azaldığı, kitap okuyan öğrencileri mumla aradıklarını söyledi.DÜNYA EDEBİYATINI NEDEN OKUMALIYIZ, DÜNYA EDEBİYATI SİZİN İÇİN ÖNEMİ NEREDEN GELİYOR?
Dünya edebiyatını okumak “kültürlü ya da havalı görünmek” için yapılacak bir şey değil. Doğrudan düşünme biçimini değiştirme, yeryüzündeki diğer milletlerle, ülkelerle duygusal ve düşünsel bağ kurma ve uluslararası entelektüel atmosferi anlama ile yakından ilgili bir şey. Dünya edebiyatı tek bir millete, ülkeye veya topluluğa ait değildir. Yeryüzündeki –gelmiş,geçmiş ve gelecek-tüm milletler, topluluklara ve ülkelere aittir. Doğu, Batı, Kuzey ve Güney demeden tüm insanların edebiyatıdır. Adı üstünde “Dünya ya da Uluslararası Edebiyat” her kes bu edebiyata kültürüyle, geleneğiyle, edebiyatıyla, sanatıyla, bilimiyle katkıda bulunur, onu zenginleştirir. Farklı eserin çeşitli dillere çevrilmesi, insanların farklı dillerden okumalar yapması edebiyatı, sanatı, kültürü belli sınırlara hapsolmaktan kurtarıyor, onu tüm insanların ortak paydası haline getiriyor.
Bu renkliliğin, çeşitliliğin önemli katkısı, bakış açıları genişletmesidir. Farklı coğrafyalardan yazarlar, dünyanın tek bir “doğru”dan ibaret olmadığını gösterir. Yüzyıllık Yalnızlık sana Latin Amerika’nın tarihini ve gerçeklik algısını büyülü bir dille anlatırken, 1984 güç, gözetim ve özgürlük üzerine evrensel bir uyarı sunar. Böylece kendi yaşadığın toplumun normlarını da sorgulamaya başlarsın.
Farklı hayatları deneyimleme imkanı verir, dünya edebiyatı okumaları: Örneğin, Suç ve Ceza okuduğunda bir suçlunun psikolojisini anlarsın; Sefiller ile adalet ve merhametin karşı karşıya gelmesini görürsün. Bunlar; hayal ürünü birer hikâye olduğu gibi insan doğasının haritasını çıkaran sanatsal deneylerdir.
Dünya edebiyatının benim için önemi şuradan geliyor. Bu edebiyat Amerikalının, Hintlinin, Kürdün, Türkün, Çinlinin olduğu gibi Avustralyadaki Eskimonun da amazon ormanlarındaki yerli halkların da aynı zamanda aksi taktirde onu bir zümreye, ülkeye, millete ait olduğunu tescillemiş oluruz. Bu sebeple; dünya edebiyatı benim, senin, onun kısacası herkesin. Aslında dünya edebiyatıyla ilgilendiğimde büyük bir bütünün içerisinde bana ait kısımla ilgilenmiş, onu okumuş oluyorum. Bana ait olan kısmı almış oluyorum. Bir insanın da kendisine ait bir şeyi alması, onunla ilgilenmesi kadar doğal hiçbir şey yok.
KİTAP ELEŞTİRMENİ OLMANIZ HASEBİYLE YAPTIĞINIZ ELEŞTİREL OKUMALAR İLE DÜNYA EDEBİYATINA OLAN İLGİNİZİN BİRLEŞMESİNDEN SEÇME METİNLER-EDEBİ PORTRELER VE YAZILAR KİTABINIZ ÇIKTI, ÇOK İYİ BİR TANITIM FAALİYETİ YÜRÜTTÜNÜZ, BİRAZ BAHSEDER MİSİNİZ KİTABINIZDAN?
Okumalarımda yerli ya da yabancı ayrımı yapmadan eleştirel bir yaklaşımı benimsiyorum. Yazacağım ya da yazdığım isimleri belirlerken temel ölçütüm, dünyanın farklı millet ve ülkelerinin edebiyatlarından yazarlara ve eserlere yer vermek. Amacım, dünya edebiyatından aldığım tadı okura da ulaştırabilmek.
Bu doğrultuda, 1940’lı yıllardan beri literatürümüzde yer bulan “Dünya Klasikleri” kavramına da eleştirel bir gözle yaklaşıyorum. Kapsamının neye göre belirlendiği, sınırlarının nasıl çizildiği, hangi eserlerin “klasik” sayılıp hangilerinin sayılmadığı ya da bir yazarın bazı eserleri klasik kabul edilirken diğerlerinin neden bu kategoride değerlendirilmediği gibi sorular, öğrencilik yıllarımdan bu yana zihnimi meşgul ediyor. Bu nedenle amacım, bu ezberleri sorgulamak; okurları, kalıplaşmış listelerin ötesine geçerek uluslararası edebiyatın enginliğiyle tanıştırmasına karınca kararınca katkıda bulunmaktır.
Bilgi, keskin çizgilerle birbirinden ayrılabilecek bir şey değil. Okurun edebiyattan şahsiyetleri, kitapları bilmesi gerektiği gibi tıp, tarih, filoloji, tarım gibi farklı alanlardaki kaynakları bilmesi gerekir. Birçok seçeneği sahip olan okur, böylece istediği konuda, istediği kitabı seçip okuyabilecek. Bu nedenle sadece edebi eserlerle sınırlı kalmadım; farklı disiplinlerde önemli bulduğum kitapları inceleyip üzerlerine yazılar kaleme aldım. Zaman içerisinde arşivimde coğrafya, biyografi, psikoloji gibi alanlarda çok sayıda metin birikti. Ben de bu birikimin içinden yalnızca edebi olanları seçerek “Seçme Metinler – Edebi Portreler ve Yazılar” adıyla bir kitapta topladım. Bu kitapta 30 yazara ve 100’den fazla esere değindim.
“Seçme Metinler: Edebi Portreler ve Yazılar” üzerine gelen geri bildirimlerin ortak noktası, eserin birçok farklı yazar ve kitabı içermesidir. Farklı coğrafyalardan kalemleri bir araya getirme çabamın okurda karşılık bulması, benim için sevindirici bir durum.

ÖZGEÇMİŞİNİZDE, OKUDUĞUNUZ BİR KİTABIN KAYNAKÇA KISMINDAKİ ESERLERİN SİZİ YABANCI DİL ÖĞRENMEYE GÖTÜRDÜĞÜNÜZDEN BAHSETMİŞSİNİZ. DİL ÖĞRENME SERÜVENİNİZİ BİZ DE DİNLEMEK İSTERİZ.
Evet üniversite 2.sınıftaydım. Bursum yatar yatmaz hemen kitapevine gider neredeyse tüm paramı kitaplara verirdim. Hatta kitapevi sahibi beni tanıdığı için bazen aldığım kitapları yazardı bir word sayfasına bursumu aldığımda gelir ödemesini yapardım. Aynı kitapevinden bir kitap aldım, kaynaklarını merak ettim, hepsi İngilizce kaleme alınmış kitaplardı. Kendi kendime “Çevirmen bu kitaptan anladığı kadarını çevirdi; ben de onun anladığı kadarını okuyacağıma İngilizceyi öğrenir, eseri orijinal dilinde okurum.” dedim ve alt yapım olmadığı halde İngilizce öğrenmeye karar verdim. Bir kursa kayıt yaptım. Bir ay gibi kısa bir süre devam ettim Van depremi oldu kurs yıkıldı mı kullanılmayacak duruma mı geldi net hatırlamıyorum. Ondan sonra YouTube ve eğitim setlerindeki videolardan devam ettim. Grammerimi bu şekilde kelime açığımı ise İngilizce hikayeler, sözlük okuyarak kapattım. Redhouse sözlüğünü iki kez baştan sona okudum, üçüncü kez ise hem okudum hem de günlük hayatta kullanabileceğim kelimeleri teker teker yazdım. Üç ajandayı doldurdum. Tabi gazete, kitap ve dergi okumalarımdan, film ve dizi izlemelerimden aldığım kelimelerden oluşan yaklaşık 15 tane not defteri ful kendime sözlük oluşturdum. Onlar şu anda da kütüphanemde duruyor. İngilizce okuma ve yazma becerilerimi kaybetmemek için çantamda hep bir İngilizce ya da dergi taşırım. Şuanda yanımda taşıdığım ise Newsweek dergisinin 05.02.2012 tarihli sayısıdır. Bu dergiyi aynı tarihte aldım, bayağı rengi solmuş şuan. Aldığım tarihten beri yanımdadır ve çok defa baştan sona okumuşumdur. Hala da öyle.
Yalnız benim bir eksikliğim oldu bu süreçte. Ben hep okuma yazma becerileri üzerinde çalıştım, dinleme ve konuşmam zayıf. Atandıktan sonra karneleri verdiğim gibi ailemin yanına gitmedim Ankara’ya konuşma eğitim için gittim yaz tatilinde okulların açılmasına 5 gün kala geldim. Biraz iyileştirdim konuşmamı fakat yeterli görmüyorum. 1 yıl gibi süre yurtdışında dil eğitimi alabilseydim yabancı dilim için harika olurdu. Vize alabilsem hemen giderim.
Yabancı dil öğrenmeyi son derece önemsiyorum ve herkese öneriyorum. Bugün İngilizce öylesine yaygınlaştı ki, neredeyse “yabancı dil” olmaktan çıkıp olması gereken bir şey halini aldı; insanlar artık ikinci, hatta üçüncü dili öğrenmeye yöneliyor. Yabancı dil bilmeyen, uluslararası edebiyat ve sanatla temas kurmayan birinin ufku ister istemez daralır; çoğu zaman kendi mahallesinin entelektüeli olmaktan öteye geçemez. Akademik alanda ilerlemek için bile dil şartı var. Bugün için kabul edelim ya da etmeyelim, küresel ölçekte dolaşıma giren bilginin önemli bir kısmı Batı kaynaklıdır ve bu bilginin ortak dili büyük ölçüde İngilizcedir.
GELECEKLE İLGİLİ PLAN VE PROJELERİNİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ?
Planlarımdan birisi yukarıda bahsettim, yurtdışında kısa bir süre dil eğitimi almak. Hali hazırda üzerinde çalıştığım kitap projelerim var. Şuanda yeni kitabımda yer almayan yazılarımı kitaplaştırma üzerinde çalışıyorum. Çağdaş eğitim anlayışlarını konu alan kitapları değerlendirdiğim bir kitap projem var. Görebildiğim kadarıyla toplum olarak hala eski eğitim anlayışıyla yaşıyoruz. Onu bir türlü geride bırakamadık. Zira dünyada yapay zekanın etkili kullanıldığı, robotların derslere girdiği, hatta okulların varlığının tartışıldığı bir çağda bizler hala çocukları zorla okullara getirmeye çalışıyoruz. İnsanları yeni eğitim anlayışlarıyla tanıştıracağını umuyorum. Bunun da büyük bir kısmı bitti. Yetişkinler için kitap yazıyoruz, çocukları ihmal etmemiz doğru olmaz tabiî ki “Seçme Metinler: Edebi Portreler ve Yazılar” bu çalışmalardan biriydi. Çocuklar için yaklaşık 250-300 arası çocuk kitabını içeren bir kılavuz hazırlamaktayım onun okumalarını yapmaktayım. Çocuk edebiyatı da ne yazık ki bizde çok ihmal edilen bir alan. Halbuki bu alanda harika ötesi eserler var. Okunması çok zevkli. İnsanların bu kitaplardan da haberdar olmasını istiyorum. Bu alanda da kitabım oluşuyor yavaş yavaş.
Herkese bol kitaplı günler dilerim.
Sevgili hocam değerli bilgileriniz için size teşekkür ediyorum. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:63
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Mayıs 2026 05:10 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















