Ankara24.com
close
up
Almanya ve Japonya’nın ordulaşması Süleyman Seyfi Öğün

Almanya ve Japonya’nın ordulaşması Süleyman Seyfi Öğün

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Tam bir yıkım hâdisesi içinde yaşıyoruz. Edebiyatçılar ve düşünürler on seneler evvelinden bunu ifâde ediyorlardı. II.Umûmî Harp sonrası, büyük bir bedel mukâbilinde , ihiitimamla kurulan, ince ince işlenen dünyânın son kolonları da gözümüzün önünde çöküyor. 1945’de inşâ edilen dünyâ bir dengeler sistemiydi. Her varlık, karşıtı tarafından dengeye getiriliyordu. Çok katmanlı bir sağlamalar sistemiydi bu. Ortada , şöyle veyâ bir mühendislik başarı mevcuttu. Meselâ o dünyâda kapitalizmin veyâ liberal

Tam bir yıkım hâdisesi içinde yaşıyoruz. Edebiyatçılar ve düşünürler on seneler evvelinden bunu ifâde ediyorlardı. II.Umûmî Harp sonrası, büyük bir bedel mukâbilinde , ihiitimamla kurulan, ince ince işlenen dünyânın son kolonları da gözümüzün önünde çöküyor.

1945’de inşâ edilen dünyâ bir dengeler sistemiydi. Her varlık, karşıtı tarafından dengeye getiriliyordu. Çok katmanlı bir sağlamalar sistemiydi bu. Ortada , şöyle veyâ bir mühendislik başarı mevcuttu. Meselâ o dünyâda kapitalizmin veyâ liberal değerlerin mutlak müdafaasını yapmak mümkün değildi. Onu sosyalist kampın değerleri tartışmalı hâle getiriyordu. Tıpkı bunun gibi, sosyalist sistem ve değerlerin mutlak müdafaasını yapmaya başladığınızda karşınızda kapitalist/liberal-demokrat değerlerin itirâzını bulurdunuz. Ekonomiyi ekonomi olarak kendi asimptotunda meselâ sonsuz ve mutlak kâr maksimizasyonu ile ateşleyip salamazdınız. O durumda siyâsî kürenin sağlamaları beklerdi sizi. Aynı şey siyâset için de vâritti. Dahası, devlet-ulus düzleminde yapılanan siyâsal yapılar da karşısında şu veyâ bu derecede onları aşan uluslararası ve uluslarüstü yapılarıdan gelebilecek mukavemetleri bulurdu. Evet, o zamanlar da bunların yaptırım gücü âhım şâhım değildi. Ama bunları es geçmek her ulusal yapıya derin bir meşrûiyet krizi yaşatırdı. Bu da az şey değildi. Hâsılı her eylem bir şekilde aşırılaşmaktan alıkonuluyordu.

Aşırılık, 19.Asrın zamân rûhuydu. Hepsinin merkezinde, sermâyenin kendi büyümesi ve genişlemesinin doğurduğu bir vasat vardı. Sanâyi kapitalizmi üzerinden vahşi bir aşırılaşmaydı bu. Bunun derin toplumsal/sınıfsal krizlere yol açması ise mukadderdi. Sermâyenin vahşi aşırılaşması maddî nitelikliydi. Hayattaki yansımaları ise muazzam bir çeşitlilikte ortaya çıktı. 19.asrın kültürel, felsefî ve edebî büyümesi de bunun bir fonksiyonuydu. Muazzam felsefî eserler bu asırda yazıldı. Başta romanlar olmak üzere, olağanüstü edebî metinler de öyle. Sanatın her sâhasında yapılanları da bu minvâl üzere kıymetlendirebiliriz. Esâsen bunlar cümlesiyle birer aşırılaşmaydı. Zanaatlar gelenek içinde,dâirevî tekrarlar üzerinden usul usul akar. Ama sanat ve sanatçı bu akışı mütemâdiyen köpürten ve yeri geldiğinde o büyük akışa ters akışlar “yaratmak” iddiasıyla yola çıkan, “aşırı” bir varlık değil midir? Aşırılığın naddî boyutu vahşiydi. Buna ahlâkî sâiklerle karşı çıkmak son derecede kolay, ve basitttir. Ama bunu kültürel olarak işlemek, tesirli bir mukavemete dönüştürmek için aynı şeyi söyleyemeyiz. Bunun için karşı bir aşırılaştırma gerekir. İşte 19.Asrın entelektüel/artistik dünyâsı tam da bunu yapmıştır. Sürecin maddî boyutunu hikâye etmek elbette mide bulandırıcıdır. Emil Zola bunu Germinal ile, John Steinbeck ise Gazap Üzümleri ile karşılar. Orada yaşanan süreci hem tekmil ağırlığıyla hissettirir; hem de onun içinde insanın insanlığından gelen direncini bir umut olarak işler. Sürecin maddî boyutu lânetlidir. Ama kültürel boyutu için tam aksine bir ululama ve kutlama vârittir. Burada dikkat edilmesi lâzım gelen husus, esâsen her iki boyutun da derin bağlarını ihmâle etmemektir.

Lâkin aşırılaştırma işi bununla mahdut kalmamıştır. İdeolojiler de devreye girmiştir. İdeolojik hâlin bizatih bir aşırılık olarak anlaşılması da bu sebeptendir. İdeolojik süreçlerin makyavelist bir paradoksa düşmesi, hedefe giden yolda her çeşit âleti meşrû görmesi ve trajik olarak savrulması mutad bir durumdur. Sıkıntı da burada ortaya çıkmıştır. II.Umûmî Harp, bu aşırılıklar arasında nazizm, faşizmin rakiplerini bertaraf etmesiyle tırmandı. Birikim ve paylaşımın doğurduğu krizler elbette bu süreci derinleştirdi. Bu ideolojiler ,kendi aşırılaştırmaları içinde kapitalizmin vahşi birikim ve genişleme süreçlerine askerî bir boyut kazandırdı. Netice on milyonlarca insanın ölümüyle tam bir yıkımdı.

İşin dikkat çeken tarafı, tehlikenin ,biri Kuzey Avrupa’da , diğeri ise Paisifik’de yer alan iki geç modern toplumu olan Almanya ve Japonya’dan neşet etmesiydi. Bunlar, disiplin ve itaat kültürü yüksek ,kuvvetli toprak soylusu geleneklerine bağlı kalarak sanâyileşmiş; bu kültürel husûsiyetleri üzerinden hızla militerleşmiş milletlerdi.İşte 1945’de başlayan 20.Asır ,felâketin tekrârını yaşamamak adına yapılan düzenlemelerin ve inşâ edilen yapıların dünyâsıdır. İşe , Almanya ve Japonya’nın militer yapılarının tasfiyesi ile başlanması son derecede mâküldür.

19.Asır ne kadar aşırılıklar zamânı ise 20.Asır o kadar yatıştırıcılıklar zamânıdır. Evet artık 20.Asır edebiyatları, sanatları ve fikirleri 19.Asır kadar parlak olmayacaktır. Bunlar da asrın rûhuna uygun olarak hayli yatıştırıcı mahsuller verecektir.

Sovyetler Birliği, Doğu Bloku ve reel sosyalizmin çöküşü bir düğün bayram havasıyla karşılandı. Artık Tek Kutuplu Dünyâ kuruldu dendi. Bu sürecin, derin bir 20.Asır eleştirisine dayandığını görüyoruz. Artık 20.Asır yoz bir uyuşıukluk ve kilitlenmeyle anılıyor ve mahkûm ediliyordu. Sovyetler’in çöküşünün insanlığın önünü açtığı çok vurgulanan bir husustur.

2020’lere kadar eski dünyânın kurum ve kuruluşları ,şöyle böyle ayakta kaldı. Ama her geçen gün kan kaybetti ve işlevsizleşti. 2020’lerden sonra; bilhassa da Rusya-Ukrayna savaşından başlayarak artık birer tabelaya dönüştüler.

21.Asır ne 19.Asır gibi aşırılılar ne de 20.Asır gibi bir yatıştırmalar asrıdır. Bu asır, tüketim odaklı günlük hayattan başlayarak tam bir kışkırtmalar asrı olarak temâyüz ediyor. Siyâseti, ekonomisi, kültürü, edebiyatını idâre eden ana güdü bu. Doğan boşluklarda her geçen gün, uyuyan iki dev olarak Japonya ve Almanya’nın hızla ordulaştığı haberleri geliyor. Elbette vasat 19.Asırdan çok farklı. Bu gidişâtı ne mevcut Alman ne de Japon toplumun başarabileceğine dâir ciddî şüpheler var. Bunlara ben de iştirak ediyorum. Ama mülahazat hânesini açık tuttuğumu da ifâde etmeliyim. Târihî/kültürel zihin kodları yok olmuyor. Belli de olmaz. Eğer başarırlarsa 19.Asra dönmüş olmayacağız elbette. Târih tekerrür etmiyor. Ama Mark Twain’den yaptığı alıntıyla kitap yazan dostum Prof.Dr.Taşansu Türker’in ifâdesiyle kendisine kâfiye düşürüyor. 19.Asrın aşırılıklarına 20.Asır bir kontrpuan yazdı. 21.Asır ise ona bir kâfiye düşürüyor olamaz mı?

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:26
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Mayıs 2026 04:17 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Yalçın Kayan: Şampiyonluğu kutlamalarına izin vermeyecektik!

03 Mayıs 2026 01:38see140

Asgari ücretlinin bir saatlik emeği bir domatese denk

03 Mayıs 2026 00:23see137

Kendine güvenen bir çocuk nasıl yetiştirilir?

03 Mayıs 2026 01:51see134

Sağlık durumu kötüleşen Gannuşi için serbest bırakılma çağrısı

02 Mayıs 2026 14:26see132

Beşiktaş ın eski golcüsü alev aldı! Takımını Bundesliga ya taşıdı

03 Mayıs 2026 00:52see126

Hane ve esnafta batık alarmı Sözcü Gazetesi

03 Mayıs 2026 05:32see125

İstanbul da bir kadın televizyon izlerken kör oldu

02 Mayıs 2026 10:58see125

Borsa İstanbul da en çok kazandıran ve kaybettiren hisseler belli oldu

02 Mayıs 2026 15:21see124

50 yaşına geldi, hayatta her şeye sahip... Kalbini ısıtacak bir eş dışında: İki çocuğum var, sevgilimle aynı evde yaşayamam

02 Mayıs 2026 15:59see123

Trump tan Hürmüz de Özgürlük Projesi : Mahsur gemiler kurtarılacak Dünya Haberleri

04 Mayıs 2026 00:11see122

İran dan Trump ın Korsan gibiyiz açıklamasına tepki

03 Mayıs 2026 06:19see122

Bu kez Babülmendep krizi kapıda Dünya Haberleri

02 Mayıs 2026 05:28see121

Ankara’da havalimanı yolunda zincirleme kaza: 3’ü ağır 8 yaralı

04 Mayıs 2026 00:01see120

İran dan ABD ye mesaj: Top artık Washington un sahasında Dünya Haberleri

02 Mayıs 2026 20:07see120

Hürmüz krizi lüks otomobilleri vurdu: Motor yağı alarmı

03 Mayıs 2026 00:42see120

Hatay da hafif ticari araç yanarak kullanılamaz hale geldi Hatay Haberleri

03 Mayıs 2026 01:01see120

TBB seçiminde kavga! Ekrem İmamoğlu nun mektubu ortalığı karıştırdı

02 Mayıs 2026 16:59see119

Dev doğal gaz rezervi buldular: Günlük kapasite 50 milyon metreküp!

02 Mayıs 2026 14:33see119

Fuat Çapa: Herkesle rakip olabileceğimizi göstermiş olduk!

03 Mayıs 2026 01:38see119

“Birkaç heyecanlı genç” dedikleri… Ersin Çelik

03 Mayıs 2026 04:49see119
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları