“Birkaç heyecanlı genç” dedikleri… Ersin Çelik
Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
İsrail, ilk başlarda tam olarak böyle tanımlamıştı teknelere binip Akdeniz’e açılacak siviller için:
“Avrupalı maceraperest, heyecanlı gençler. İlk dalgada savrulurlar.”
Sosyal medyadan yükselen desteği gören Siyonizmin propaganda aparatları bir süre mizah üreterek bu yeni aktivizmi itibarsızlaştırmaya çalışsa da 2025’in Eylül ayında tekneler Barselona’dan yelken açmaya başlayınca “tepkilerin” ölçüsü değişti.
İsrail’in insanlık düşmanı Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir, Küresel Sumud Filosu’nu “terörist” ilan edeceklerini ve gemilere el koyacaklarını açıkladı.
İsrail medyasında da filo katılımcılarını korkutmayı amaçlayan; tutuklama, uzun süreli hapsetme haberleri
yayımlanmaya başladı.
Bu arada tekneler Akdeniz’deki ikinci limanı olan Tunus açıklarına demirlemiş ve ikinci aşamaya geçilmişti.
İsrail, kriminalize ederek durdurmaya çalıştığı tekneleri 9 Eylül gecesi düşük çaplı patlayıcılarla bombaladı.
O zamanlar Filo Günlükleri’nde yazmıştım. İtalya’daki kafilemizde yer alan Aile Doktoru Ergün Turan, eğitimler uzayınca iznini tüketmişti. Ücretsiz izne çıkma ihtimali de yoktu. Saldırıdan bir gün önce hep birlikte işinin başına dönmesi gerektiği yönünde karar alıp biletini kesmiştik. Ancak bombalanma sabahı yanıma gelip,
“Artık dönemem, bileti yakalım. Gerekirse aile hekimliğini de yakarım.”
demişti.
İsrail’in aktivistleri korkutarak vazgeçirme girişimleri işte böyle ters tepiyordu. Filo, Sicilya’dan kalkan teknelerle birleşip Girit’e doğru ilerlerken bu kez açık denizde saldırıya uğradı. 24 Eylül günü gece yarısından sonra teknelerden 11’inin güvertelerine bombalar düştü, yelkenler yandı. İsrail karaya en yakın olduğumuz noktada saldırmıştı. Yolculuktan vazgeçmemiz için yeni bir senaryo çalışıyorlardı.
“Birkaç heyecanlı genç”
belki cesaretlerini sergiliyorlardı fakat Filo’nun katılımcıları dahil kimselerin hesap edemediği bir etkiyi İsrail gayet iyi öngörüyordu aslında. Çünkü o gençler, o dirayetli insanlar İsrail’in başına tarihte görülmemiş, hesap edilmemiş büyük bir çorap örüyordu.
Nitekim ekim ayının ilk günü geride kalırken, Gazze’ye 80 deniz mili kala teknelerimize hücum botlarla baskın yapıp bizleri kaçırarak Aşdod’a çıkardıklarında Sumud Filosu’nun İsrail’de nasıl bir tedirginliğe neden olduğunu yaşayarak tecrübe etmiş olduk. Başta Ben-Gvir olmak üzere İsrail askerleri, bürokratları ve hapishane personeli gergindi. Çoğu, Avrupalı aktivistlerin her türlü riski göze alarak oraya kadar gelebilme cesareti karşısında öfkeliydi.
Bizlere en fazla söyledikleri söz şuydu:
“Hangi akılla ülkemize yasal olmayan yollardan girmeye kalkarsınız…”
Bu üstenciliğin içinde korku da vardı. Onca tehdit, saldırı ve yıldırmaya rağmen “o gençler” çıkıp gelmişti işte.
Tam da bu nedenle Sumud Filosu bahar misyonunun yolculuğunda, Girit açıklarında yaşananları İsrail’de yarattığı etki üzerinden okumalıyız.
İsrail, filo karşısındaki çaresizliğini Gazze’den 660 mil uzakta ilan etmek zorunda kaldı.
Çünkü Girit hattı aşıldıktan sonra İsrail için yönetilmesi imkânsız bir seyir başlayacaktı. Yunanistan ve Türkiye’de artan tekne ve aktivist sayılarıyla filo artık geri çevrilebilir bir grup olmaktan çıkacak, Gazze karasularına doğru kararlı bir akışa dönüşecekti. Önceki filoda 44 tekneyi saatler süren baskınlarla sabaha kadar durdurabilen İsrail için bile bu tablo başlı başına zorlayıcıydı.
Ancak son müdahalede Girit açıklarında, Avrupa karasularında İsrail sadece tekneleri durdurma ve aktivistleri kaçırma hamlesi yapmadı.
Kaçırılan 175 aktivistten iki isim özellikle ayrıldı. Filo’nun yönetim kadrosunda yer alan Saif Abukeshek ve Thiago Avila Tel Aviv’e götürüldü.
Aktivistleri kaçırıp hapsetmek ve teknelere el koyarak Filo’yu durduramayacağını anlayan İsrail, yönetim boşluğu oluşturarak hareketin önüne geçmeyi deniyor.
Yine yanlış hesap yapıyorlar.
Bu Filo tek bir merkezden yönetilen, birkaç isimle ayakta duran bir yapı değil. Limandan limana büyüyen, her uğradığı noktada yeni insanlarla çeşitlenen, krizlerden güçlenerek çıkan, sabotajları dahi samimiyetle göğüsleyen sivil bir cepheye dönüştü.
Bir iki kişiyi kaçırarak bu hareketi durdurabileceklerini düşünenler, bu yeni gerçekliği ya güç zehirlenmesinden okuyamıyor ya da okumak istemiyorlar.
Gelinen aşamada Filo, kayıplarını hızla telafi ederek yoluna devam etme niyetini ilan ediyor.
Küçümsenen o birkaç genç, devletlerin hesap yapmak zorunda kaldığı bir güç hâline geldi.
Tarihte çok var: Dünyayı bazı dönemlerde ordular değil, küçümsenen birkaç insanın inadı değiştirmiştir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:106
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Mayıs 2026 04:49 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















