Fatura yine işçiye çiftçiye, emekliye Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Türkiye’de yanlış yapanla faturayı ödeyenler nadiren aynı kişiler olur. Kur Korumalı Mevduat sistemiyle Hazine’ye ve Merkez Bankası’na trilyonlarca lira yük yükleyenler bu yükü sırtlamadı. Aksine ödüllendirildi; oturdukları yerden vekil maaşı almaya devam etti. Sorumlular hesap vermezken emekli, çiftçi, esnaf, üretici başkalarının hatasının bedelini yıllardır ödüyor ve ödemeye devam edecek gibi gözüküyor.
Vatandaş enflasyonun düşeceğine inanmıyor
Türkiye; dünyada en yüksek enflasyona sahip ülkeler arasında yer alıyor. İşin kötü yanı enflasyonla mücadele politikalarına rağmen etkili sonuçlar alındığını söylemek mümkün değil.
Merkez Bankası tarafından gerçekleştirilen enflasyon beklenti anketinde hane halkının 12 ay sonrası için yıllık enflasyon beklentisi %51.56 olarak çıkmış. Vatandaş enflasyonun düşeceğine inancını kaybetmiş durumda. Ocak ayında enflasyon beklentisi %48.81 idi. Beklentilerin düzelmesi değil, aksine bozulması söz konusu.
Baskılanan kur muhakkak bir yerden patlar
İktidar döviz kurunu enflasyona karşı kalkan olarak kullanıyor. Kur artarsa fiyatlar artar, zaten yüksek enflasyon daha görünür hale gelir. Çözüm: kuru baskıla. Sonuç: ithalat ucuzlar ve artar, ihracatçı rekabet gücünü kaybeder, ihracat düşer. Kısa vadede cazip gibi görünen bu uygulama sonrasında ciddi sorunlara yol açar. Nitekim, 2026’nın ilk üç ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 68.8’e geriledi. Açık büyüyor. Bastırılan balon bir yerden şişmeye başladı.
Sadece vergi teşvikleriyle yatırım ve ihracat artmaz
Baskılanan döviz kuru, içerde hukuk alanında yaşananların ekonomiye etkisi, yanı başımızdaki savaşın enerji maliyetleri üzerindeki etkileri bir araya gelince hükümet döviz girişini artırmaya yönelik tüm tuşlara birden basmaya başladı.
Yabancı yatırımcıyı ülkeye çekmek için vergilerde müthiş indirimler yapılacağı müjdesi verildi. Ülkeye dönenlerin yurt dışı gelirlerine 20 yıl vergi tatili yapacağını duyurdu. Cumhurbaşkanı’nın yetkisinde olan alanlarda peş peşe kararlar yayımlanmaya başladı. Örneğin, döviz dönüşüm desteğinin süresi uzatıldı. Yurt dışına hizmet ihraç edip bedeli belli sürede ülkeye getirenler için sağlanan %80 vergi avantajı %100’e çıkarıldı. Turizmi teşvik için konaklama vergisi oranı yarı yarıya düşürüldü.
Önümüzdeki günlerde Meclise sevk edilecek Torba Yasa ile daha pek çok vergi ve diğer teşvik unsuru hayata geçirilecek.
Çok düşük bir vergi ile veya vergisiz “Varlık Barışı” düzenlemesi yapılacak. Böylece AKP döneminde sekizinci varlık barışı tecrübesi yaşanacak.
Ancak şunu hep söyledik: Vergi politikası önemli bir araçtır. Ama bu aracın işe yaraması için hukukun üstünlüğü, mülkiyet güvencesi ve öngörülebilirlik şarttır. Bu zemin yoksa vergileri sıfırlasanız da yatırımcı gelmez. Güven çok hassas bir duygudur. Bir kez kayboldu mu tekrar tesisi uzun çaba ister. Kaçan zaten geri dönmez.
Birilerine sağlanan teşviklerin faturası kimin sırtına yüklenecek?Türkiye’de 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’nin 2.7 trilyon lira açık vermesi bekleniyor. Aynı yıl ödeyeceğimiz faiz 2 trilyon 740 milyar lira olarak öngörülüyor. Yılın daha ilk üç ayında ödenen faiz giderleri 876 milyar oldu.
Bu tablo ortadayken vergi teşvikleri getiriliyorsa, oluşacak vergi kaybının faturası başkasına kesilecek demektir. O başkası bellidir: Dar gelirli, işçi, çiftçi, emekli.
Nitekim 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla işsizlik sigortasındaki devlet payı yüzde 1’den yüzde 0.5’e indirildi. Devlet artık işsizlik fonuna daha az katkı yapacak. Umarız bu noktada kalınır ve Mart 2026 itibarıyla 708.6 milyar lira olan İşsizlik Fonu amaç dışı kullanılmaz.
Önümüzdeki dönemde neler olacak, tahminlerimizi sıralayalım:
- Emeklinin bayram ikramiyesi Kurban Bayramı’nda da artırılmayacak.
- Türk-İş verilerine göre Nisan sonu itibarıyla açlık sınırı 34.587 liraya çıktı ama milyonlarca emekli 20 bin liralık emekli maaşıyla yaşam mücadelesi vermeye devam edecek.
- Enflasyon nedeniyle maaşı eriyen asgari ücretliye yılın ikinci yarısı için zam yapılmayacak.
- Çalışan tarife zulmü nedeniyle ikinci veya üçüncü aydan itibaren üst vergi dilimine girecek ve gizli vergi zammı nedeniyle daha fazla vergi ödeyecek.
- Çiftçiye hak ettiği tarımsal destekler yeterince ve zamanında ödenmeyecek.
- Otoyollar, köprüler hatta çevre yolları bile satılacak; seyahat maliyeti artacak, sofradaki domates daha da pahalanacak.
- Dolaylı vergilerin hangisini, nasıl artıralım diye çalışan Maliye Bakanlığı’nın ışıkları hiç sönmeyecek.
Anlayacağınız, ortada bir kriz varsa bunun hesabını krize neden olanlar değil bu krizin mağdurları ödeyecek. Bazıları krizi fırsata çevirirken, bazıları ise krizin yükü altında ezilecek.
Nasıl vergilendirildiğiniz oy davranışınızı etkilemiyorsa, oy davranışınız nasıl vergileneceğinizi belirler.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:46
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Mayıs 2026 05:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















