Ankara24.com
close
up
Menu

2026 2027 MALİ YILI ASPİRASYON TORBASI ALIMI

Franco Tongya: Çok güzel bir gece oldu!

İsmail Kartal ın mağlubiyet şaşkınlığı! Hiç böyle bir şey beklemiyorduk

Galatasaray a reddetmesi zor teklif: Bu kez Osimhen değil, 40 milyon euro masada Sözcü Gazetesi

Bilecik te bitki hastalıkları ve zararlılara karşı saha kontrolü Bilecik Haberleri Habertürk Yerel Haberler

19 yaşındaki genci bıçaklayarak ölümüne sebep olan zanlı tutuklandı Zonguldak Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Çocukluk hayali gerçek oldu: Kuyucak Belediyesi nin ilk kadın kamyon şoförü direksiyona geçti Azmetti başardı, hayalini yaşarken ekmeğini de kazanıyor Aydın Haberleri Habertürk Yerel Haberler

İsmail Kartal: Beklemediğimiz bir mağlubiyet!

23 yıllık küslük bitmişti: Bayhan dan Deniz Seki ye sürpriz hastane ziyareti

Polisin Dur ihtarından kaçan sürücünün aracından uyuşturucu çıktı Bursa Haberleri Habertürk Yerel Haberler

İran dan Katar ın esir pilot yalanlamasına tepki: Araştırma heyetimize izin verin

Selman Coşkun: Seyir zevki yüksek bir müsabaka oldu!

Kuriş soruşturmasında çarpıcı detay! Tam 3 milyon dolarlık çek ve 27 milyon liralık altın...

Uyurken yatak odasının kapısını açık bırakanlar yandı Sözcü Gazetesi

Eskişehir de akılalmaz dolandırıcılık! Kadir Komiser yalanı ev hayalini yıktı: Yaşlı kadının 2.5 milyonluk birikimi çalındı

Hatay da yerleşim yerlerine giren yılanlar yakalandı

Maçta çocuğun formasının çıkartılmasına soruşturma

Erzurum iş dünyası, STK temsilcileri ve siyasiler bu açılışta buluştu Erzurum Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Milan Skriniar: Utanç verici

Bakan Göktaş: Dinamik nüfus yapımızı korumayı hayati bir unsur olarak görüyoruz

Radikal eleştirinin eleştirisi, şüpheden inşaya dönmenin kaçınılmazlığı Yasin Aktay

Radikal eleştirinin eleştirisi, şüpheden inşaya dönmenin kaçınılmazlığı Yasin Aktay

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.

Bir süre önce Johannes Angermuller’in Türkçeye Neden Fransa’da Postyapısalcılık Yok? Başlığıyla çevrilen kitabını (Heretik Yayınları, çev. Özge Karlık, 2017), bazı düşüncelerin doğum yeri ve intişar ettiği yerin farklı olabilmesi üzerine çok da şaşırmadığım ama ilginç bulduğum bir hikaye olarak okumuştum. Fikirler bazı yerlerde kitapların arasında durduğu gibi durmuyor. Başka mekanlara, toplumlara aktarıldığında doğdukları yerden çok daha farklı çok daha güçlü yankılar da bulabiliyor. Ancak kuşkusuz

Bir süre önce Johannes Angermuller’in Türkçeye Neden Fransa’da Postyapısalcılık Yok? Başlığıyla çevrilen kitabını (Heretik Yayınları, çev. Özge Karlık, 2017), bazı düşüncelerin doğum yeri ve intişar ettiği yerin farklı olabilmesi üzerine çok da şaşırmadığım ama ilginç bulduğum bir hikaye olarak okumuştum. Fikirler bazı yerlerde kitapların arasında durduğu gibi durmuyor. Başka mekanlara, toplumlara aktarıldığında doğdukları yerden çok daha farklı çok daha güçlü yankılar da bulabiliyor. Ancak kuşkusuz postmodernist düşünceyi doğurmuş ve beslemiş olan yeni Fransız düşüncesinin dünyada oluşturduğu yankının aynısını Fransa’da yaratamamış olması neresinden bakarsanız ilginç.

Batı düşüncesinin son yarım yüzyılda yaşadığı en büyük kırılmalardan birini oluşturmuştur “dekonstrüksiyon” (yapısökümü) adı verilen bu radikal eleştirellik veya bir başka açıdan zihinsel operasyon. Başlangıçta masum bir eleştirel yöntem gibi görünen bu yaklaşım zamanla yalnızca fikirleri değil, hakikatin kendisini de çözmeye yönelen büyük bir epistemolojik harekete dönüştü. Bugün artık yalnızca metinleri değil; aileyi, cinsiyeti, tarihi, milleti, dini, estetiği, hukuku, hatta biyolojik gerçekliği bile “inşa edilmiş”, yani uydurulmuş ve gerçek bir temeli olmayan kurumlar sayan bir zihinsel evrende yaşıyoruz. Ve insanlığın önündeki temel soru artık sürekli çözen, ama hiçbir şey kurmayan bir bilincin uzun süre yaşayıp yaşayamayacağıdır.

Dekonstrüksiyon başlangıçta modernliğin kibirli kesinliklerine karşı önemli bir uyarı işlevi gördü. Michel Foucault, Jacques Derrida ve Gilles Deleuze gibi düşünürler, modern kurumların görünürde nötr olan yapılarının arkasında işleyen iktidar ilişkilerini göstermeye çalıştılar. Hapishane, okul, hastane, dil, hukuk ve bilgi sistemlerinin gerçekten de masum olmadığını; her bilgi biçiminin belirli bir iktidar organizasyonu ürettiğini söylediler. Mesela Tarihbozumu isimli kitabımda da bir yere kadar katılarak naklettiğim ama bir yerden sonra da nihilizmiyle, yoksayıcılığıyla kendi putunu inşa ettiğinden bahsettiğim Foucault’nun tarih anlayışı. Nietzsche’den yola çıkarak tarihe bir yön ve bütünlük atfedenlerin kurdukları putlara işaret ediyordu, buraya kadar tamamdı, ama bu put kırıcılığın sonunda “tarihin hiçbir yönü ve anlamının olmadığını” söylemesi haddini aşan yeni bir put inşa ediyordu.

Bu ve buna çıkış noktası oluşturan eleştirilerin önemli bir kısmı haklıydı. Çünkü modern Batı gerçekten de kendi evrensellik iddiasını çoğu zaman sömürgecilikle, sınıfsal tahakkümle ve epistemik hegemonya ile birlikte kurmuştu ve eleştiriler doğrudan batıyı hedef alıyordu.

Ancak sorun tam burada başladı. Eleştiri, zamanla ölçüsünü kaybetti. Başlangıçta “iktidar ilişkilerini görünür kılmak” isteyen yaklaşım, giderek hakikatin kendisinin imkânsız olduğunu ilan etmeye yöneldi. Böylece yöntem ontolojiye dönüştü. Artık mesele yalnızca bazı kurumların baskıcı olması değildi; hakikatin kendisi de bir baskı aracı sayılmaya başlandı.

Bu dönüşümün medeniyetler açısından doğurduğu sonuç son derece yıkıcı oldu. Çünkü bir toplum kendi normlarını eleştirebilir; bu sağlıklıdır. Ama normlarının hiçbir hakikat temeline dayanmadığına inanmaya başladığında, artık onları savunamaz hale gelir. Sınırlarını, hukukunu, kültürünü, tarihini ve hatta varoluş sebeplerini bile meşrulaştıramaz. Her şeyin yalnızca “sosyal inşa” olduğu fikri, sonunda insanı üzerinde durabileceği zeminden mahrum bırakır. Toplumsal cinsiyet tartışmalarına bu noktada bir örnek olarak bakmak yeter.

Bugün Batı dünyasında yaşanan büyük kültürel kriz biraz da insanların artık neyin savunulmaya değer olduğundan emin olmayışı. Çünkü her savununun arkasında gizlenmiş bir tahakküm bulunduğu öğretilmiştir onlara. Aileyi savunursanız patriyarkal oluyorsunuz. Milleti savunursanız faşist oluyorsunuz. Biyolojik gerçekliği savunursanız dışlayıcı, estetik ölçüden söz ederseniz elitist sayılırsınız. Bu mantık kendi içinde sonsuz genişleyen bir şüphe üretir. Ve sonunda toplum, kendi meşruiyet kaynaklarını dinamitleyen bir bilinç üretmeye başlar.

Yapısökümüne (dekonstrüksüyon) dayalı eleştirelliğin en dikkat çekici taraflarından biri de yanlışlanamaz oluşudur. Çünkü sistem, kendisine yöneltilen her eleştiriyi baştan hükümsüz sayacak şekilde çalışır. Eğer itiraz ederseniz, zaten ayrıcalıklı olduğunuz için itiraz ettiğiniz söylenir. Eğer tarafsızlıktan söz ederseniz, tarafsızlığın da egemen ideolojinin maskesi olduğu iddia edilir. Böylece tartışma zemini ortadan kalkar. Bu yüzden yapısökümü bir düşünce olmaktan çok kapalı bir dogmatik sistem gibi işlemeye başlar.

Asıl sorun ise bu zihinsel iklimin bir “inşa krizi” üretmiş olmasıdır. Bu dönemde yetişen kuşakların önemli bir kısmı çözmeyi öğrendi ama kurmayı öğrenemedi. Şüphe etmeyi öğrendi ama hayran olmayı kaybetti. Gücü her yerde görmeyi öğrendi ama hakikati, güzelliği ve aşkınlığı göremez hale geldi.

Doğrusu şu ki, medeniyet yalnızca kinik eleştiriyle yaşayamaz. Medeniyet inşa ister. İnanç ister. Sadakat ister. Aktarım ister. Bir çocuğa dil öğretmek bile aslında büyük bir medeniyet güvenidir. “Bu kelimeler yaşamaya değer” demektir. Bir sanat eseri üretmek, “güzellik hâlâ mümkündür” demektir. Bir gelenek kurmak ise geçmişin bütünüyle anlamsız olmadığına dair metafizik bir kabul taşır.

Oysa yapısökümcü eleştirelliğin radikal biçimleri tam da bu aktarım damarını kesmiştir. İnsanlara miras bırakılacak bir şey olmadığını öğretmiştir. Her şeyi baskı, tahakküm ve hegemonya diliyle okumaya alışmış bir bilinç, sonunda yalnızca yıkmayı bilir hale gelir. Ve yıkmanın kendisini özgürlük sanır.

Tabii ki burada eleştiriyi kökten mahkum eden bir yaklaşımı kimse öneremez. Esasen hiçbir medeniyet eleştirisiz yaşayamaz. Sorun, eleştirinin nihai amaç haline gelmesi ve bunun üzerinden enteresan bir kinik konfor üretmektir. Çünkü sürekli şüphe eden ama hiçbir şeye bağlanmayan bir zihin sonunda kendi varlığını da anlamsızlaştırır. İnsan yalnızca sökerek yaşayamaz. Bir yere ait olmak, bir şeyi korumak, bir şeyi sürdürmek ister.

Geldiğimiz noktada inşa fikrinin yeniden hatırlanması gerektiğini de düşünüyoruz ama bunun da ayrı tuzaklar barındırdığını elbette unutmadan. Müslüman olarak inşa için sağlam, güvenilir referanslardan hiç de yoksun değiliz. Hatta tam da Müslüman olarak hakikatin tamamen göreli olmadığına dair cesur bir bilince sahip olmalıyız. İyinin gerçekten kötüden ayrılabileceğine dair ahlaki bir güven. Güzelliğin yalnızca ideolojik bir kurgu olmadığına dair estetik bir sezgi. Ve nihayet mirasın bütünüyle baskıdan ibaret olmadığına dair tarihsel bir şuuru edinmemiz lazım.

Unutmamalıyız ki, insanlık sadece eleştirerek değil, inşa ederek ilerledi. Yapıları yorumcular değil mimarlar yaptı. Şehirleri kuşkucular değil kurucular kurdu. Büyük edebiyatlar, büyük musikiler, büyük medeniyetler sürekli şüphe edenlerin değil; bir hakikate inananların eseriydi.

Sonunda geriye kalan şey daima inşa edilmiş olandır. Çünkü yıkım geçicidir; kurulan ise hafıza olur. Bu yüzden bugün asıl mesele yapısökümcı radikalliği yasaklamak değil, onu kendi sınırlarına geri çekmektir. Eleştiriyi yeniden hakikatin hizmetine vermektir.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:110
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Mayıs 2026 04:09 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

2026 2027 MALİ YILI ASPİRASYON TORBASI ALIMI

16 Ağustos 2026 00:01see171

Franco Tongya: Çok güzel bir gece oldu!

16 Ağustos 2026 00:01see169

İsmail Kartal ın mağlubiyet şaşkınlığı! Hiç böyle bir şey beklemiyorduk

16 Ağustos 2026 00:28see168

Galatasaray a reddetmesi zor teklif: Bu kez Osimhen değil, 40 milyon euro masada Sözcü Gazetesi

16 Ağustos 2026 13:24see167

Bilecik te bitki hastalıkları ve zararlılara karşı saha kontrolü Bilecik Haberleri Habertürk Yerel Haberler

16 Ağustos 2026 13:22see167

19 yaşındaki genci bıçaklayarak ölümüne sebep olan zanlı tutuklandı Zonguldak Haberleri Habertürk Yerel Haberler

16 Ağustos 2026 00:42see167

Çocukluk hayali gerçek oldu: Kuyucak Belediyesi nin ilk kadın kamyon şoförü direksiyona geçti Azmetti başardı, hayalini yaşarken ekmeğini de kazanıyor Aydın Haberleri Habertürk Yerel Haberler

16 Ağustos 2026 14:21see166

İsmail Kartal: Beklemediğimiz bir mağlubiyet!

16 Ağustos 2026 00:19see166

23 yıllık küslük bitmişti: Bayhan dan Deniz Seki ye sürpriz hastane ziyareti

16 Ağustos 2026 13:48see164

Polisin Dur ihtarından kaçan sürücünün aracından uyuşturucu çıktı Bursa Haberleri Habertürk Yerel Haberler

16 Ağustos 2026 13:49see163

İran dan Katar ın esir pilot yalanlamasına tepki: Araştırma heyetimize izin verin

16 Ağustos 2026 15:25see161

Selman Coşkun: Seyir zevki yüksek bir müsabaka oldu!

16 Ağustos 2026 02:49see160

Kuriş soruşturmasında çarpıcı detay! Tam 3 milyon dolarlık çek ve 27 milyon liralık altın...

15 Ağustos 2026 19:08see160

Uyurken yatak odasının kapısını açık bırakanlar yandı Sözcü Gazetesi

16 Ağustos 2026 15:25see160

Eskişehir de akılalmaz dolandırıcılık! Kadir Komiser yalanı ev hayalini yıktı: Yaşlı kadının 2.5 milyonluk birikimi çalındı

16 Ağustos 2026 13:56see159

Hatay da yerleşim yerlerine giren yılanlar yakalandı

16 Ağustos 2026 01:02see158

Maçta çocuğun formasının çıkartılmasına soruşturma

16 Ağustos 2026 01:39see157

Erzurum iş dünyası, STK temsilcileri ve siyasiler bu açılışta buluştu Erzurum Haberleri Habertürk Yerel Haberler

16 Ağustos 2026 14:09see156

Milan Skriniar: Utanç verici

16 Ağustos 2026 00:26see153

Bakan Göktaş: Dinamik nüfus yapımızı korumayı hayati bir unsur olarak görüyoruz

16 Ağustos 2026 14:52see150
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları