Ankara24.com
close
up
Gerçekten, hiç zamanı değil Yasin Aktay

Gerçekten, hiç zamanı değil Yasin Aktay

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

ABD ve İsrail’in İran’a haksız, zalim, ceberrut ve haydutça saldırıları başladıktan hemen sonra İran’a yönelik daha önce görüldüğünden daha yoğun bir Şiilik eleştirisi veya İran’ın Şiileştirme politikaları konusundaki siciliyle ilgili eleştiriler de gündeme gelmeye başladı. Sadece zamanlamaya bakıldığında bunun pek de hayırlı bir gündem olmadığını hemen anlıyorsunuz. Enteresan olan yanı, eleştirilerin detayına bakıldığında hiç biri de hak veremeyeceğiniz türden değil. İran’ın Suriye, Irak, Lübnan,

ABD ve İsrail’in İran’a haksız, zalim, ceberrut ve haydutça saldırıları başladıktan hemen sonra İran’a yönelik daha önce görüldüğünden daha yoğun bir Şiilik eleştirisi veya İran’ın Şiileştirme politikaları konusundaki siciliyle ilgili eleştiriler de gündeme gelmeye başladı. Sadece zamanlamaya bakıldığında bunun pek de hayırlı bir gündem olmadığını hemen anlıyorsunuz.

Enteresan olan yanı, eleştirilerin detayına bakıldığında hiç biri de hak veremeyeceğiniz türden değil. İran’ın Suriye, Irak, Lübnan, Yemen ve Afganistan’daki Şiileştirme politikaları uğruna dökülen Müslüman kanlarını kim unutabilir? Ashab-ı Kirama, hele Hz. Aişe’ye kötü söz söylemeyi hangi Müslüman kabul edebilir?

Gündem o kadar yoğunlaştı ki bu ara en çok karşılaştığım sorulardan biri benim bu konuda neden sessiz kaldığım.

Oysa sessizlik de bir konuşma biçimi. Ben bu konuda özellikle sessiz kalmayı tercih ediyordum, tıpkı Hayrettin Karaman hocanın son yazısında dediği gibi: Hiç zamanı değil.

Dedik ya zamanlama ve bağlam birçok şeyin anlamını değiştirir. Şiilikle ilgili tartışma, Şiilerin gündeme getirdikleri konular tarih boyunca İslam alimlerinin gündeminde hep olmuş, cevapları verilmiş ama aralarındaki bir tartışma olarak bitmemiş ve muhtemelen de bitmeyecek tartışmalar. Bu konuda Ehl-i Sünnet, sağduyu makamından, ümmetin toplam iç barışının sorumluluğuna sahip bir makamdan, Şiilere cevabını vermekle birlikte tekfirci bir tutum sergilememiştir. Ehl-i Sünnet yönetimleri altında Şiiler istedikleri gibi inanmak suretiyle güven içinde yaşamaya devam etmişlerdir. Şiiler Sünnileri tekfir etmiş olsalar da Ehl-i Sünnet’in bu konudaki tutumu değişmemiştir. Sen misin beni tekfir eden deyip misilleme tekfir yoluna gitmemiştir.

Hayrettin Karaman Hoca tekfirle ilgili fıkhi çerçeveyi çok iyi çerçevelemiş. Belki gerek görmediği için atladığı bir konu vardır, hadsizlik sayılmayacaksa onu da ben ekleyeyim: Tekfir, hukuki sonuçları olan, dolayısıyla kararı da bireylere bırakılmayan belli hukuki-yargılama prosedürleriyle gerçekleşebilecek bir yol. Bunun için işin ehli olan hukuk ricalinin zanlıları da dinlemek ve gerçekten de neyi neden böyle düşünüp söyledikleri veya eyledikleriyle ilgili ifadelerini aldıktan sonra verebilecekleri bir karardır.

Yani tekfir edilenin savunma hakkı da inkâr edilemez. Bireylerin tek taraflı olarak kendi başlarına verebilecekleri bir karar değildir.

Bir İslami yargı müessesesinin olmadığı yerde sorumsuzca bu yola başvuranlarla Ehl-i Sünnet’in o sağduyulu bilge tutumunu bağdaştırmak çok zor. Bir tekfir şehveti var insanlarda. Belki evrensel bir sapma biçimidir. İnsanlar tutundukları bir iktidarı başkalarından sakınırlar. “Bu yol benim ve sadece benim” der gibi. Oysa İslam herkesi içine alacak kadar geniş bir yol, bir nimet. Fazla insanın girmesi o yolda kimsenin nasibini, kısmetini azaltmaz.

İnsanların dil sürçmesiyle söylediklerinin üzerine atlayarak onları din adına yargılamanın ne ehl-i sünnetle ne de insanlıkla ilgisi yok. Bağlamlarından koparılmış ifadelerini insanların aleyhine kullanarak, onları dinlemeden ve tek taraflı olarak onların küfrüne karar vermenin dini koruma hassasiyetiyle de alakası yok, sadece Müslüman sevmemekle alakası var. Ne yazık ki bunu en çok yapanlar da bunu Ehl-i Sünnet adına yaptıklarını söylüyorlar.

İran’a ve Şiiliğine gelince. İran’ın Suriye’de, Irak’ta, Lübnan, Yemen ve Afganistan’da neler yaptıklarını elbette unutmuyoruz. Ama o bizim kendi aile içi meselemiz. Bu aile dış tehdide karşı aralarındaki ihtilafları askıya almasını bilir, bilmeli. Bunu bilemediğinde zaten dünya egemenlerinin elinde oyuncak olur.

Şiilerin Ashab-ı kiram hakkındaki görüşlerini İran uydurmadı. Bunlar baştan beri Şiiliğin mutat söylemleri. Tabi bugün İran’ın İslam ülkelerindeki Şiileştirme siyasetlerinde de tekrarlanıyor. Reddediyoruz. Ama bu en az 1200 yıllık bir konudur. Aradan asırlar geçti, halledilemedi, bugün halledebileceğimiz bir mesele değil. Buna rağmen Sünnilerle Şiiler yine asırlarca birlikte yaşadılar ve yeri geldi, bilhassa 1. Dünya Savaşı esnasında Irak Şiileri ile Sünniler aynı Osmanlı saflarında İngiliz’e karşı beraber durdular, beraber savaştılar, kanlarını kaynaştırdılar.

Müslüman sağduyusu hiçbir zaman bu yakınlaşmadan, bu birleşmeden, Şii-Sünni toplam İslam Birliği ihtimalinden yana hiçbir zaman umudunu yitirmedi. Bunun için zor zamanlarda, zor imtihanlarda zor kararlar alabilmek çok önemli. İmtihan kolay zamanların işi değil zor zamanların işidir ve kendisi de bizahiti zordur. O yüzden Sünni fıkıh tarihinin en büyük isimlerinden İmam Gazali “ehl-i kıble tekfir edilemez” diyerek çok karmaşık ve zor bir düğüme bir kılıç darbesi vurmuştur. Bu söz söylendiği andan itibaren dönüp tekrar “iyi de bunlar şu konuda bunu söylüyorlar, bu konuda bunu söylüyorlar” diyenler vurulan kılıç darbesinden hala uyanamamış olanlardır ancak.

İbn Teymiyye bile (neden “bile” diyoruz? Çünkü Şiilik hakkındaki en ağır eleştirileri yapmış olan ehl-i Sünnet alimidir ve Şiilerin hiç sevmediği, tabii ki tekfir ettikleri kişidir) onca Şiilik eleştirisinin (el-Munteka) ardından, onların bütün ağır iddialarına cevap verdikten sonra tekfiri de haram kılan bir tutumu formüle etmiştir.

Belki Suriyeli kardeşlerimize bunu bugün izah etmemiz daha zordur, çünkü İran’ın Esad’a vermiş olduğu destekten çok büyük acılar çektiler ve acıları çok taze, İran’a karşı duyguları da, ve hiç kimse bundan dolayı onları suçlayamaz, çok haklılar. Aynı şekilde Iraklı kardeşlerimize de bu aşamada bunu anlatmak çok zor. Ama Afganistan aynı acıları çektiği halde Taliban lideri Heybetullah Ahundzade, Şiilerle ilgili en katı tutuma sahip olduğu halde bu İsrail ve ABD’nin saldırıları karşısında İran’ın yanında olduğunu ilan etti.

Bugün İsrail ve ABD İran’a Şii olduğu için veya Suriye’de, Irak, Lübnan ve Yemen’de Sünnilere acılar çektirdiği için, oralarda Şiileştirme politikaları uyguladığı için saldırmıyor bilakis Müslüman olduğu için ve petrolü olduğu için ve İsrail’e tehdit oluşturduğu için saldırıyor. Bu saldırılar karşısında Müslüman olarak bugün ne Şiilerin mezhebi yanlışlarını hatırlamanın ne de İran’ın yeri geldiğinde aynı imtihanda düştüğü yanlışları öne sürmeni zamanı. Bunu yapanlar esasen İran’ı doğrularında değil de bütün yanlışlarında kendilerine rehber haline getirdiklerinin farkında bile değiller sanırım.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:122
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Nisan 2026 04:13 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

MGK bugün toplanıyor! Kritik başlıklar masaya geliyor

30 Eylül 2026 10:54see184

Türk Telekom, EuroCup ta Tenerife ye mağlup oldu

01 Ekim 2026 00:57see167

NATO Genel Sekreteri Rutte’den Putin’e mesaj: NATO’yu asla yenemeyeceğini biliyor

01 Ekim 2026 00:20see162

Fotoğrafın 200 yıllık yolculuğu Sözcü Gazetesi

01 Ekim 2026 03:04see161

Resmi Gazete yayımlandı! Akaryakıtta Eşel mobil sistemi sona erdi: İşte 1 Ekim 2026 Resmi Gazete de alınan atama kararları

01 Ekim 2026 00:52see157

The Cinematic Orchestra İstanbul a geliyor

01 Ekim 2026 00:19see156

Arda Güler, Real Madrid de eylül ayının futbolcusu seçildi

01 Ekim 2026 00:28see153

Bakan Çiftçi açıkladı: 12 kişilik Zeyn ailesi teşekkür mektubuyla ülkesine döndü

30 Eylül 2026 19:06see151

Eşref Rüya hayranlarını heyecanlandıran gelişme: Final yaptı derken sürpriz afiş geldi

30 Eylül 2026 18:27see150

Yıldızlar İstanbul ve Ankara sahnelerinde

30 Eylül 2026 07:05see147

İstanbul uçağında akılalmaz olay: Kabin memuruyla yolcuyu ısırdı Sözcü Gazetesi

01 Ekim 2026 00:19see147

Fransa, İngiltere nin AB ye yeniden katılma olasılığına olumlu bakıyor

30 Eylül 2026 17:44see146

Rahatlamak isterken canınızdan olmayın! Boyun kütletmeye ilişkin çarpıcı araştırma

30 Eylül 2026 17:09see146

3 günlük kâbustan polis kurtardı

30 Eylül 2026 07:15see144

İddia hayli vahim! İşte Kaçırıldı denilen uçaktan kan donduran görüntüler

30 Eylül 2026 11:43see140

Contemporary Istanbul a yabancı misafir akın etti

01 Ekim 2026 00:19see139

Komşu ateşle oynuyor! İsrail yapımı füzeleri konuşlandırlar

30 Eylül 2026 14:51see139

Oyuncu Erbulak tan Bakan Mustafa Çiftçi ye edepsizlik!

01 Ekim 2026 00:00see138

MSB den Birliğin Gücü 2026 Tatbikatı paylaşımı Sözcü Gazetesi

30 Eylül 2026 13:58see138

Tekne alabora oldu: 1 polis hayatını kaybetti, 1 polis kayıp Sözcü Gazetesi

30 Eylül 2026 22:02see136
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları