Ankara24.com
close
up
Erol Deran bize neyi hatırlattı? Süleyman Seyfi Öğün

Erol Deran bize neyi hatırlattı? Süleyman Seyfi Öğün

Yenisafak sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Dün (pazar günü), Cumhurbaşkanlığı Klâsik Türk Müziği Korosunun sezon sonu konserine iştirâk ettim. Merhûm Dr. Nezâd Atlığ’ın kurup senelerce şefliğini yaptığı bir topluluk bu. Şimdilerde, artık sanatının olgunluk devrini idrâk eden Mehmet Güntekin’in idâresi altında hizmetlerine devâm ediyor. Konser, Şedarabân makâmındaki muhteşem klâsik takımın icrâsıyla başladı. Ama bu konserin en ehemmiyetli tarafı, misâfir sanatkâr olarak Kanûnî Erol Deran Beyefendi’nin bir solosuna yer verecek olmasıydı..

Dün (pazar günü), Cumhurbaşkanlığı Klâsik Türk Müziği Korosunun sezon sonu konserine iştirâk ettim. Merhûm Dr. Nezâd Atlığ’ın kurup senelerce şefliğini yaptığı bir topluluk bu. Şimdilerde, artık sanatının olgunluk devrini idrâk eden Mehmet Güntekin’in idâresi altında hizmetlerine devâm ediyor.

Konser, Şedarabân makâmındaki muhteşem klâsik takımın icrâsıyla başladı. Ama bu konserin en ehemmiyetli tarafı, misâfir sanatkâr olarak Kanûnî Erol Deran Beyefendi’nin bir solosuna yer verecek olmasıydı.. Takım icrâ edildikten sonra, ikinci bölümün başında sahneye Erol Deran Beyefendi çıkacaktı.

Meraklıların, 1950-2000 arasında mûsıkî târihimize mührünü vuran bir sanatkârlar topluluğunun varlığından haberdâr olduğunu düşünüyorum. İçine ses ve saz dünyâsının parlak isimlerini alan Altın Nesil olarak gördüğüm bir nesildir bu. Meselenin sâdece saz (enstrüman) tarafını dikkate aldığımızda, bu neslin çok husûsî bir başka dâiresinden bahsetmek elzem oluyor. Ben onlara Türk Beşleri diyorum. Esâsen “Türk Beşleri” sıfatı, Türkiye’de Batı Müziği ile iştigâl eden bir seri bestekârı akla getirir. Benim bu sıfata izdüşürdüğüm isimler ise, anlaşılacağı üzere Osmanlı-Türk Mûsıkisi cephesindendir.

Neyzenlerin Kutbu olarak kabûl edilen, benim de talebesi olmak şerefine nâil olduğum Niyâzî Sayın bunların başında gelir. Kutup sıfatı târihte, asırlar evvel yaşamış olan Osman Dede’den sonra ilk defâ Niyâzî Bey için kullanılmıştır. Mûsıkimizde derin tesirler doğurmuş, sayısız neyzen yetiştirmiş olan bu büyük sanatkârı çok yakın zamanda Rahmet-i Rahman’a uğurladık. Ardında her biri lirizmin zirvelerindeki nağmelerle yüklü sayısız kayıt bırakan kudretli Tanbûrî Necdet Yaşar; çok sayıda âleti ustalıkla icrâ eden, birçoklarının Tanbûrî Cemil Bey’in 20. asırdaki tezâhürü olarak selâmladıkları Kemençevî İhsan Özgen, bestekârlığı ve icrâlarıyla dinleyicilerini bugün bile büyülemeye devâm eden Ûdî Cinuçen Tanrıkorur bu Beşli’ye dâhil ettiğim diğer isimlerdir. Kânûnî Erol Deran ise bu Beşli’yi tamanlayan isimdir.

Bu isimler sâdece âletlerinde yakaladıkları üstün icrâlarıyla değil, çok taraflı artistik/entelektüel alâkalarıyla da temâyüz etmiştir. Mûsıkisine yüklediği derin tasavvuf kültürüyle Niyâzî Bey, sâdece bir neyzen değil, aynı zamanda kudretli bir ebrû, tespih ve fotoğraf ustasıydı. Klâsik kemençe hâricinde çok sayıda saza hâkim olan İhsan Bey ise sâdece bir icrâcı değil, aynı zamanda bir ressam ve bir sanat felsefecisiydi. Cinûçen Bey de benzer olarak çok sayıda dil biliyordu. (Aziz Nesin’i İtalyancaya kazandıran ve Altın Kirpi ödülünü almasını sağlayan Cinûçen Bey’den başkası değildir). Cinûçen Bey’in kalemi de çok kuvvetliydi. Mûsıkimiz hakkında yazdığı derin denemeler bu vasfının mahsûlâtı olarak kütüphânelerimizdeki yerini almıştır. Bu kıymetli isimleri seneler içinde kaybettik... Hepsi gönüllerde yaşıyor ve yeni nesillere ilhâm vermeye devâm ediyor.

Evet, işte bu halkanın son ve yaşayan ismidir Erol Deran. Şimdi bir duralım... Kânun, mûsıkimizde parlak bir yere sâhiptir. Ama tuhaf olan bu sazın parlaklığının ihtivâ ettiği, sâzendeyi baştan çıkarması çok muhtemel olan gizli bir tehlikedir. Kânunun câzibesine kapılan bir sâzende, farkında olmadan da olsa bu mûsıkinin rûhûnu zedeleyebilir. Osmanlı/Türk Mûsıkisinin estetiği, Batı müziğinin aksine kapalı seslere oturur. Kıymetli dostum Tanbûrî Kağan Ulaş, son sohbetimizde bana bu hususta çok mühim bir mâlûmat kazandırdı. Anâsır-ı Erbaa olarak bilinen 4 temel madde, toprak, su, hava ve ateş arasında, bizim mûsıkimizin esâsen toprak burcunda olduğundan bahsetti. Bu mûsıkînin ses estetiğinde nihâî i olarak, yaratıldığımız unsura sadâkaten ve hörmeten toprağa yakın olan pes sesler makbûldür. Sıra dik seslere geldiğinde diğer burçlara geçiş kaçınılmaz olur. Lâkin buradaki mahâret, kullanırken çok dikkatli olmak ve onları kapatarak toprak burcuna yakınlaştırmaktır. Kânun açık seslere yatkın yapıya sâhip bir âlet olarak dikkat çekiyor. Yüzlerce mâhir kânûnî bunun büyüsüne kapılarak, kanaatimce yoldan çıkıyor. Avâmî zevk de bunu isteyince piyasa şartları tamamlanıyor. Alanı da satanı tatmin eden çılgın icrâlar ortalığı kaplıyor. Piyasa bu sâzı parçalar gibi çalan kânûnîlerle dolu. İşte Erol Bey’in farkı tam da burada billurlaşıyor. “Kânûnun tellerine düşen bir leblebi tânesi bile ses çıkarıyorsa buna çok dikkat etmem gerektiğini sanatımın başında anlamıştım” demişti bir keresinde. Büyük usta, meselenin, vahşî kısrağa benzeyen bu sazın ehlileştirilmesi olduğunun şuuruyla sanatını geliştiren Erol Bey, zamân içinde, emsâline az rastlanan muhteşem bir “sound” yakaladı. “Burada bana yol gösteren, mûsıkimizin ana sazı olan tanbûr oldu” der.

İşte bu “soundu” tekrar canlı olarak dinleyebilmek için, hayranları olarak AKM Salonuna koştuk. Erol Bey, bilenler bilir, tam bir zerafet ve nezâket âbidesidir. Gardrobu dillere destandır. O gün de zevkli bir kıyafetle sahneye çıktı. Karşımızda, duruşu, hareketleriyle 90 yaşında kılıç misâli bir delikanlı vardı. Salon nefesini tuttu. Mızrabın tellerle yaptığı o zârif sevişme başladı. Unutmadan hemen kaydedeyim, Erol Bey aynı zamanda mâhir bir ressamdır. Tabloları bugün husûsî koleksiyonlarda yer alır. “Fırçamı mızrabımdan ayırmam” demişti bir keresinde. İşte salonu kuşatan sesler, renklerin ve seslerin katman katman kaynaştığı ince bir örgüyü anlatıyordu.

Üstad Erol Deran’ın taksimleri (doğaçlamaları) ile eserleri yoğuran icrâsı kulaklara değil, doğrudan damarlara girdi ve kalplere ulaştı. Bu icrâ bizlere, sanatta en üst seviyenin ancak, ucuz ve gösterişli işlerden kaçınan yücelikle sâdeliği birleştirebilen bir çizgide olduğunu bir kere daha hissettirdi.

Üstad makamlar arasında, ancak büyük bir ustalıkla yapılabilecek, yoğun, şaşırtıcı ve çarpıcı geçkiler yaptı. İcrâsında lirizm bir an bile düşmedi. Eserlerin bestekârlarıyla hemhâl olan ve onları âdetâ yeniden besteleyen bir icrâydı bu. Bizlere doruk bir deneyim yaşattı. Bu kavramı Maslow kullanır. Bu dünyâdaki mahdut mevcûdiyetimizi zamanda büyüten gizemli bir deneyimdir bu. Zannedildiği gibi size hiçbir şeyi unutturmaz. Tam aksine unuttuklarımızı derin bir şekilde hatırlatır. Şimdi buna bir bakalım. Rahmetli Alev Alatlı abla, “Turbo bir zamanda yaşıyoruz” derdi. Hızlanan zaman insanlarda panik yaratıyor. Ölüm korkusunu azdırıyor. Bu panikle insanlar, dervişin ifâdesiyle “Allah’a kılıç çekiyor”; ömrünü uzatmak için olmadık tekniklerin, bence yüklü mâliyetleri olan tuzaklara koşuyor. Bilmiyorlar ki Allah’ın yazısı sağlamdır ve değiştirilemez. Ama vâdeniz içinde hayâtımızı yoğunlaştırarak zenginleştirmek; bir hayattan çok hayat çıkarmak pekâlâ mümkündür”. Petrark kendisine yaşını soran arkadaşına, “Şu aralarda elimde Homeros’un İlliada’sı var. Ona göre sen hesapla” demişti. Ermişlerin, “Ömre ömür katmak, hayâtı bereketlendirmek” dedikleri işte tam da budur. Bunun yolu da kışkırtılmış keyiflerden hazlardan değil inceltilmiş zevklerden geçer. Erol Deran Beyefendi o yüksek icrâsıyla bize bunu hatırlattı. Ömrümüze ömür kattı… Varolsun, Allah başımızdan eksik etmesin!

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:127
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Mayıs 2026 04:08 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Arsenal Premier Lig’e galibiyetle başladı Sözcü Gazetesi

22 Ağustos 2026 00:02see180

Meksika da 5 Gün Okyanusta Sürüklenen Balıkçılar Kurtarıldı

22 Ağustos 2026 00:23see177

Galatasaray ın yıldızlarından galibiyet yorumu

22 Ağustos 2026 00:13see176

Nehirde boğulma tehlikesi geçiren kardeşlerden Mehmet’in cansız bedeni bulundu

22 Ağustos 2026 00:25see176

Faruk Aksoy İle Ana Haber Bülteni 21 Ağustos 2026

22 Ağustos 2026 01:23see175

Transfer açıklandı! Beşiktaş maçı öncesi forvete takviye

21 Ağustos 2026 18:20see175

1. Lig ekibinin hocasından ilginç yorum: Süper Lig daha kolaydı

22 Ağustos 2026 00:31see174

Galatasaray da Lesley Ugochukwu ilk maçına çıktı!

22 Ağustos 2026 00:49see172

Banyo havluları ne sıklıkta değiştirilmeli?

22 Ağustos 2026 01:18see172

Antalyaspor transfer yasağını kaldırdı, 5 futbolcuyla sözleşme imzaladı Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

21 Ağustos 2026 19:34see172

AYDIN 1. AİLE MAHKEMESİ

22 Ağustos 2026 00:20see171

Kuytul suç örgütünün kirli para çarkı deşifre oldu! Fırat Avcı’dan dikkat çeken açıklamalar

23 Ağustos 2026 00:38see169

Türkiye yle birlikte 10 ülkeden orta tepki: İsrail in Suriye saldırısı infial uyandırdı

21 Ağustos 2026 17:57see169

Kavganın ardından evine gitti, tüfekle geri döndü! Sokakta dehşet saçtı Sözcü Gazetesi

23 Ağustos 2026 00:40see153

Kayseri de yabancı uyruklu kadın evinde ölü bulundu

22 Ağustos 2026 01:42see152

Espanyol 1 2 Real Madrid (LaLiga) Arda Güler...

23 Ağustos 2026 00:56see149

Tersine göçün altından gizli plan çıktı: Belki de aile faciası olacak!

22 Ağustos 2026 17:56see149

Bilecik teki yangının elektrik teline çarpan kuştan çıktığı belirlendi Bilecik Haberleri Habertürk Yerel Haberler

21 Ağustos 2026 21:26see147

Dünya Kupası finalinde rakip futbolculara saldıran Paredes e tarihi ceza

21 Ağustos 2026 20:59see147

Yunan dan alçak provokasyon: İsrail olası savaşta oradaki Türk askerini hedef alabilir

23 Ağustos 2026 00:41see142
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları