Ankara24.com
close
up
Menu

Türkiye Danimarka kültürel miras iş birliği Cenevre de anlatıldı

Sağanak yağışlar 4 ilimizde hayatı felç etti: Yollar göle döndü, araçlar sürüklendi

Trump tan Grönland açıklaması: Süresiz anlaştık

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı, yeni dönem başladı! Şehirlerde teknoloji atılımı başlıyor

Sadece oynatmıyor, kendi de atıyormuş: Italiano nun efsane golü yeniden gündem oldu

Süper Lig de 4 0 lık maç sonrası flaş yorum: Hak ettiğimiz bir mağlubiyet...

Emekli promosyon kampanyaları Eylül 2026: En yüksek emekli promosyonu hangi banka veriyor? (Ziraat, Yapı Kredi, Garanti, Akbank ve İş Bankası) Hangi banka ne kadar promosyon veriyor?

Trabzonspor Galatasaray maçı sonrası Süper Lig de gol kralı değişti!

AB ye üye devletten itiraf gibi açıklama: Rusya NATO savaşı isteniyor

Katar dan ortalığı karıştıran Hamas iddiasına yanıt: İsrail in onayıyla yapıldı!

Otomobil ile pikap çarpıştı: 3 kişi yaralandı

Osmaniye de 2 otomobilin çarpışması kamerada; 3 yaralı

Türkiye den ortalığı karıştıran Somali iddiasına yalanlama

İlk Evim konut kredisi başvuruları ne zaman başlıyor? 2026 1,20 düşük faizli İlk Evim kredisi şartları neler, hangi bankalar kredi verecek?

Bakan Güler: ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini titiz şekilde yürütmekteyiz

Diyanet, lüks termal otelden vazgeçmiyor Sözcü Gazetesi

Türkiye, Pakistan da cami yakınında meydana gelen saldırıyı kınadı

Yurt çıktı yemek çıkmadı Sözcü Gazetesi

Eski futbolcu Hasan Şaş ın ifadesi ortaya çıktı Sözcü Gazetesi

Sultangazi’de çatı katını arılar bastı: Arıların soktuğu kadın hastanelik oldu

İnsansızlaşma Süleyman Seyfi Öğün

İnsansızlaşma Süleyman Seyfi Öğün

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

İnsanın iki eylem çeşidi olduğunu herkes bilir. Bunlardan ilki kol emeğine ; diğeri ise zihin emeğine dayalı eylemlerdir. Bu ikilinin belli işbirliğine dayalı mesâisinin temel çıktısı ise âletlerdir. Bilhassa zıraat devriminden sonra âletler , avcı topluluklara nispetle daha da çoğalmıştır. Burada âlet, insan vücûdunun uzantısı olarak; ondan kopmaksızın işlev görmüştür. Akıl-el diyalektiği her ne kadar âletler seviyesinde bir işbirliği yapmış olsa da, aralarında bir bölünme de doğurmuştur. El veyâ

İnsanın iki eylem çeşidi olduğunu herkes bilir. Bunlardan ilki kol emeğine ; diğeri ise zihin emeğine dayalı eylemlerdir. Bu ikilinin belli işbirliğine dayalı mesâisinin temel çıktısı ise âletlerdir. Bilhassa zıraat devriminden sonra âletler , avcı topluluklara nispetle daha da çoğalmıştır. Burada âlet, insan vücûdunun uzantısı olarak; ondan kopmaksızın işlev görmüştür.

Akıl-el diyalektiği her ne kadar âletler seviyesinde bir işbirliği yapmış olsa da, aralarında bir bölünme de doğurmuştur. El veyâ kol emeğinden bağımsızlaşan zihin emeği kendi ekseninde çeşitli mahsuller vermiştir. Felsefe , bilim ve sanat bunların başında gelmektedir. Buradaki mesele, zihin emeği ile kol emeği arasındaki çelişkide odaklanmaktadır. Zihnin tam kapasite ile çalışabilmesi ancak kol emeğinin ağır çalışma şartlarından kurtulmasına, ucu açık bir boş zamânın varlığına bağlıdır. Bu da ancak kol emeğinin dağılımında birilerinin çekilmesi, o dâirede kalanların yükünün katlanmasıyla mümkün olabilirdi. . Hâsılı birileri vucûden daha fazla çalışacak, diğerlerine boş zamân sağlayacaklardır. Mülkiyet ilişkileri bunun zeminini inşâ etmiştir. Mülkiyeti ellerinde toplayan ve giderek zenginleşen bir azınlık aynı zamanda boş zamânın sâhibidir. Bu, her zenginden bir filozof veyâ bilim insanı çıkacağı mânâsına gelmez. Ama bir târihsel tecrübe olarak boş zamânı onlara borçlu olduğumuzu biliyoruz. İlk düşünürlerin aristokratik çevrelerden çıkmış olması bir fesâdüf değildir. Thales ve Eflâtun buna misâl verilebilir. Daha modern devirlerde , meselâ Aydınlanma devrinde Ansiklopedistler olarak bilinen entelektüel çevrede de aynı niteliği görebiliyoruz. Voltaire, Diderot, D’holbach vd aristokratik zümrenin insanlarıydı. Zamân içinde hür orta sınıf insanlar da bu kervâna katılacak; hattâ bu faaliyetler onlar için, tutkuyla bağlandıkları bir geçim kaynağı olmaya başlayacaktır. O kadar ki, modern dünyâda , bilhassa 19.Asırdan başlayarak bir orta sınıf hâkimiyeti baskın hâle gelecektir. Uzatmayalım, ez cümle , fikir ve bilim bir boş zamân işidir. Bu da kol emeğinden türetilmiş artık değer üzerine şekillenir.

Akıl/el diyalektiğindeki temel kırılma makineleşmede ortaya çıktı. Binlerce sene âlet-insan ilişkisi herhangi bir yabancılaşma doğurmuyordu. Makineler ise bu durumu kökten değiştirdi. Onları tasarlayan insandı. Bu, zihin emeğiyle çalışan mühendislik bir azınlığın eseriydi. Ama onları üretimde kullananların bilgisi ve görgüsü bunlara yabancıydı. Makinelerin giderek karmaşıklaşması ve farklı uzmanlıkların devreye girmesi, zihin emeğini de onlara görece yabancılaştırdı. Tüketim boyutunda bu tam bir kara cehâlete dönüştü. Bir otomobili herkes kullanabilir. Ama onun nasıl üretildiğini ve çalıştığını ancak bir uzmanlar grubu ; o da ancak herkes kendi uzmanlığının elverdiği kadar bilebilir.

Kapitalizm en temelde hudutsuz bir üretim ideolojisi olarak zuhûr etti. Bu da ancak keşif ve icâtların da hudutsuz gelişimine olan iştahlı yatırımlarla mümkün olabilirdi. Tahayyül boyutunda bunun en ileri safhası, kol emeğine olan ihtiyâcın sıfırlanmasıydı. Modern düşünürlerin kâhir ekseriyeti bunu bir ideal olarak değerlendirdi. Bunun hâricinde kalan bir ekâliyet , gidişâtın derin bir yabancılaşma ve telâfisi kâbil olmayan bir insânî boyut kaybına yol açacağını öngörüp karşı bir duruş geliştirdi. Onlara da romantik muhafazakârlar olarak bakıldı. Küçümsendiler ve dışlandılar. Meselâ Engels, bilimsel sosyalizmi romantik sosyalistlerin eleştirisi üzerine inşâ etti. Bilimsel sosyalistler kapitalizmi büyük bir ilerleme olarak görüyor; eğer ona sosyalist bir ayarlama yapılırsa târihin amacına ulaşacağına inanıyorlardı. Ütopik komünist bir modern toplum, kol emeğine olan ihtyâcın mutlak olarak tasfiye edildiği, cümle bireylerin akıl ve ruh şubelerini tam kapasite çalıştırabilecekleri bir dünyâ cenneti olarak tasvir ediliyordu. Yâni herkesin filozoflaşacağı, sanatçılaşacağı bir dünyâ cennetiydi bu.

Gelişmeler hiç de öyle olmadı. Kapitalizm yaşadığı ağır krizlerden güçlenerek çıktı. Hudutsuz kâr duygusuyla teknolojik gelişmeleri alabildiğine kışkırttı. Bunların hasadını da topladı. Son on seneler boyunce , elektronik ve dijital dönüşümler sâyesinde çok ileri bir otomasyon devrine doğru tam istim yol alıyoruz. Kol emeğine olan ihtiyaç hızla düşüyor. Ama ortada gârip bir durum var. Belki geçen asırlarda mâhiyeti pek de anlaşılamayan bir çelişki bu. Âlet-insan münâsebeti de kökten değişiyor. Âletler uzun asırlar boyu vücutlarımızın bir uzantısı olarak kaldı. Saban-İnsan münâsebetini hatırlayalım. Üretimde bu kesin olarak böyleydi. Daha sonra, sanâyileşmeyle berâber bir kopuş yaşandı. Ama sanayi üretiminin mahsülleri olan âletler , nasıl yapıldıklarını ve çalıştıklarını bilmesek de bizler için bir âlet olarak kaldı. Meselâ elektrik devrimi , petrol türevi mâmulat vb hâlâ bizler için birer âlet hükmündeydi. Kritik dönüşüm elektronik devrimde başladı ve dijital devrim ile derinleşti. Bu evreler aynı zamanda tüketim toplumu ve kültürü eşleşti ve harmanlandı. Aynı süreç, zihin emeğinin felsefî iddialarının zayıfladığı , mühendisliklerin mutlak hâkimiyet kurduğu bir devre işâret ediyor. İdrâk ettiğimiz zamanlar, zihin emeğinin çeşitliliğini ve derinliklerini kaybettiği zamanlar.( Yaygın ve yoğun çocuklaşmalar bunun eseri). Mühendisliğe tahvil edilmeyen fikirlerin artık bir mânâsı yok. Diğer taraftan kol emeğine olan ihtiyaç yok oluyor. Burada açığa çıkan, yegâne eylemi kendisini göstermek olan vücutlar oluyor. Onlar da birer tüketim nesnesi olmaktan fazla bir şey değil.

Hâsılı katlanan bir insansızlaşmaya doğru evriliyoruz. Zihnimizi ve ellerimizi eş anlı kaybediyoruz. Açıkta sâdece güdülenmelerle sürüklediğimiz vücutlarımız var. Artık önümüzde içini nasıl dolduracağımızı bilemediğimiz ancak güdülenmelerle dolduracağımız boş zamanlar uzanıyor. İnsan, o eşref-i mahlûkat olarak şereflendirilen varlık târihinin mutlak nesnesi olarak sönümleniyor. Tuhaf olan herkes bunun şu veyâ bu derecede farkında.Kaderci bir kabulleniş hüküm sürüyor. .Bu meselelerin bahsi geçtiğinde verdiği tepki ise tuhaf bir şekilde sırıtmak..Kadercilik bile soylu bir tevekkülden uzaklaştı ve bir sırıtışa tahvil oldu. En acısı da bu…

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:145
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Mayıs 2026 04:08 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Türkiye Danimarka kültürel miras iş birliği Cenevre de anlatıldı

19 Eylül 2026 00:00see199

Sağanak yağışlar 4 ilimizde hayatı felç etti: Yollar göle döndü, araçlar sürüklendi

19 Eylül 2026 00:22see189

Trump tan Grönland açıklaması: Süresiz anlaştık

19 Eylül 2026 01:34see188

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı, yeni dönem başladı! Şehirlerde teknoloji atılımı başlıyor

19 Eylül 2026 00:40see183

Sadece oynatmıyor, kendi de atıyormuş: Italiano nun efsane golü yeniden gündem oldu

19 Eylül 2026 00:31see181

Süper Lig de 4 0 lık maç sonrası flaş yorum: Hak ettiğimiz bir mağlubiyet...

20 Eylül 2026 00:41see178

Emekli promosyon kampanyaları Eylül 2026: En yüksek emekli promosyonu hangi banka veriyor? (Ziraat, Yapı Kredi, Garanti, Akbank ve İş Bankası) Hangi banka ne kadar promosyon veriyor?

19 Eylül 2026 01:34see172

Trabzonspor Galatasaray maçı sonrası Süper Lig de gol kralı değişti!

20 Eylül 2026 01:00see171

AB ye üye devletten itiraf gibi açıklama: Rusya NATO savaşı isteniyor

20 Eylül 2026 00:05see171

Katar dan ortalığı karıştıran Hamas iddiasına yanıt: İsrail in onayıyla yapıldı!

19 Eylül 2026 00:07see169

Otomobil ile pikap çarpıştı: 3 kişi yaralandı

19 Eylül 2026 00:00see168

Osmaniye de 2 otomobilin çarpışması kamerada; 3 yaralı

19 Eylül 2026 00:20see166

Türkiye den ortalığı karıştıran Somali iddiasına yalanlama

19 Eylül 2026 03:42see166

İlk Evim konut kredisi başvuruları ne zaman başlıyor? 2026 1,20 düşük faizli İlk Evim kredisi şartları neler, hangi bankalar kredi verecek?

19 Eylül 2026 01:34see166

Bakan Güler: ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini titiz şekilde yürütmekteyiz

18 Eylül 2026 20:24see162

Diyanet, lüks termal otelden vazgeçmiyor Sözcü Gazetesi

20 Eylül 2026 04:36see160

Türkiye, Pakistan da cami yakınında meydana gelen saldırıyı kınadı

18 Eylül 2026 22:00see160

Yurt çıktı yemek çıkmadı Sözcü Gazetesi

20 Eylül 2026 04:56see159

Eski futbolcu Hasan Şaş ın ifadesi ortaya çıktı Sözcü Gazetesi

19 Eylül 2026 01:25see159

Sultangazi’de çatı katını arılar bastı: Arıların soktuğu kadın hastanelik oldu

19 Eylül 2026 12:41see153
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları