Ankara24.com
close
up
Tuhaf yakınlaşmalar Süleyman Seyfi Öğün

Tuhaf yakınlaşmalar Süleyman Seyfi Öğün

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Alıştığımız dünyânın yapı taşları yerinden çıkıyor. Bunu büyük ölçüde Trump’ın ikinci devrinde yaptıklarına borçluyuz. Çok değil , bir sene evveline kadar hiç kimse kolay kolay AB ile ABD’nin bir kopuş sürecine gireceğini tahmin edemezdi. Evet, Duvar yıkılıp Sovyetler çöktükten sonra bu iki dünyâyı birleştiren NATO, kendisini var eden düşman ortadan kalktığı için büyük bir boşluğa düşmüştü. Ama Yugoslavya’nın parçalanmasından sonra yaşanan hâdiseler ve 11 Eylül’ü tâkip eden günlerde Afganistan’

Alıştığımız dünyânın yapı taşları yerinden çıkıyor. Bunu büyük ölçüde Trump’ın ikinci devrinde yaptıklarına borçluyuz. Çok değil , bir sene evveline kadar hiç kimse kolay kolay AB ile ABD’nin bir kopuş sürecine gireceğini tahmin edemezdi. Evet, Duvar yıkılıp Sovyetler çöktükten sonra bu iki dünyâyı birleştiren NATO, kendisini var eden düşman ortadan kalktığı için büyük bir boşluğa düşmüştü. Ama Yugoslavya’nın parçalanmasından sonra yaşanan hâdiseler ve 11 Eylül’ü tâkip eden günlerde Afganistan’ a ve Libyâya karşı düzenlenen operasyonlarda olduğu üzere hâlâ birlik olarak hareket etmek reflekslni devâm ettiriyordu. Lâkin manzara eskisinden farklıydı. Sovyetler sâbit, müesses bir düşmandı. Yeni düşmanlar ise bir devâmlılık taşımıyor, konjonktürel olarak değişiyordu. İki vuruş arasında NATO’nun diriliğini sorgulatan boşluklar yaşanıyordu. NATO’nun bu hâlini avara kasnağa benzetiyorum. Kasnağa zaman zaman bir şeyler takılıyordu. Ama aradaki boşluklarda kasnak boşa dönüyordu. Bu teklemeler bâzen de uzun müddet devâm edebiliyordu. Son tekleme hâli uzun devâm etmişti. Macron’un bu duruma bakıp “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti” demesini bu çerçevede anlamak doğru olacaktır.

Ama dikkat çeken husus, bu teklemeler içinde NATO’nun bir genişleme programını yürütmesidir. Evet, Soğuk Savaş devrindeki NATO’nun üyeleri belliydi. Ama NATO’nun varlığının temelsiz kaldığı Soğuk Savaş sonrasında , târihinin en büyük hacmine ulaşması son derecede çelişkili bir durumdu.

NATO’nun sahneye dönmesi Biden ve Demokratlar devrinde yaşandı. Biden bir NATO restoratörüydü. Eski düşman Sovyetler’in yerini alan Rusya yeniden hedefe oturtuldu. Rusya-Ukrayna savaşı bunun için biçilmiş bir kaftandı. İki kıt’ayı birleştiren cihazın pas tutan çarkları temizlendi ve yağlandı.Anglosakson bir çekirdek etrâfında Kıt’a Avrupası ortak bir misyon etrâfında yeniden birleştirildi. Sovyetler çökmüş olsa da Rusya, nihâyetinde Rusya’ydı. Otokrasi onun temel niteliği idi. Rejim değişmiş olsa da bu siyâsî kültürel niteliği değişmezdi. O hâlde Soğuk Savaş kodları yeniden ısıtılmalı, “Hür”, “demokratik” Batı , müzmin , başına buyruk (otarşik) Rusya’ya haddi bildirmeliydi.

Kıt’a Avrupa’sının ana dinamosu Almanya’ydı. Ekonomik bir güç olarak târih sahnesine çıkması ve ilk sanâyî devriminin tartışmasız en büyük gücü olan Birleşik Krallığı geçmesine yol açan başarısı çelik, kimyâ vb yeni sektörlerde bir farklılığı yakalamasıydı.İlki tekstil vb sektörlerde ve buharlı kazanlarda takılı kalırken ,Almanya çok daha ileri bir teknoloji üzerinden bir ivme yakalamıştı. Bu durum petrol ve daha sonra doğal gaz temel enerji kaynağı hâline geldikten sonra hayli değişecekti. I.Paylaşım Savaşı’nı kaybettikten sonra Almanya yeni enerji kaynaklarına uzak düşmüştü. Birleşik Krallık ise, savaşta varını yoğunu ortaya dökerek bu yeni enerji kaynakları açısından son derecede zengin olan Ortadoğu’yu ele geçirerekti Almanya’nın II.Umûmî Harp esnâsında gözünü karartıp Rusya’ya saldırması biraz da bu yüzden olmalıdır. Çünkü Ortadoğu hayli uzağına düşüyordu. Hâlbuki, aynı kaynaklara sâhip Rusya daha yakınındaydı. Rusya’nın zengin petrol kaynaklarına sâhip olarak durumunu sağlama alabilirdi. Ama tıpkı zamânında Napolyon’un yaşadığı felâketi o da yaşadı ve yenildi.

II.Umûmî Harp sonrasında , makine/ kimyâ, İlâç ve otomotiv sâhalarında yeniden kalkınan Almanya’nın enerji bağımlılığı son derecede büyük bir meseleydi. Bunu iki şekilde halletmeye gayret etti. İlki, bilhassa Yumuşama devrinin avantajlarını kullanarak Sovyetler ile yakınlaştı ve oradan hayli ucuz enerji ithâlâtını sağladı. İkinci olarak ise nükleer enerjiye yöneldi. Lâkin 1980’lerde yükselen Yeşiller Hareketi buna mânî oldu. Pek çok reaktörü kapattılar. Almanya yeşil enerjiye yöneldiyse de buradan istediği verimi alamadı. Hâsılı Rusya’ya bağımlı olarak gemisini yüzdürmekten başka bir seçeneği kalmadı.

NATO’nun yeniden Rusya’yı hedefe koymasına en fazla Almanya’nın direnç göstermesi beklenirdi. Ama öyle olmadı. Tam aksine Almanya Rusya karşıtı kampanyanın liderlerinden birisi oldu. Brandt çoktan ölmüş, Merkel ve Schröder gibilerin devri kapanmıştı. Artık Almanya kukla idâreciler tarafından idâre ediliyordu. Kuzey Akım hattının sabotajını seyretti; hattâ alkışladı. . Hindistan üzerinden Rus enerjisini bir kaç kat fazla mâliyetle almaya devâm etti. ABD’den , Rus petrol ve gazina göre aşırı pahalı olan sıvılaştırılmış gaz almayı da kabûl etti.

Pekiyi , Almanya göz göre göre kendi ayağına neden sıktı?Muhtemelen bunda , eski ve ihtiraslı bir rüyânın canlanması, derinlerde bir yerlerde Rusya’nın çöküşünden nemâlanmak , Drang Nach Osten’i diriltmek arzusu vardı.

Bu arada sular akıyor ve yepyeni bir mühendislik ve teknoloji üzerinden Çin, Almanya ve diğer AB pazarlarına giriyor ve muazzam bir üstünlük kazanıyordu. AB ve Almanya Çin’e yatırım yapmışlar ve bu büyük pazardan nemâlanmak için fırsatları değerlendirmişlerdi. Ama yeni mühendislik normları yakalayamamış, Çin onların pazarı olmaktan çıkmış; tam aksine onlar Çin’in pazarı hâline gelmişlerdi. Ama en kesin darbeyi Trump’ın iktidara gelmesiyle aldılar. Trump Rusya ile anlaştı ve NATO’nun Ukrayna’daki bütün yatırımlarını bir anda boşlukta bıraktı. Avrupa ve onun ana kuvveti olan Almanya bir anda sudan çıkmış balığa döndü. Terk edilen sâdece Kıt’a Avrupası değildi. BREXIT ile AB’den kopmuş olan Birleşik Krallık da iyot gazı gibi açığa çıktı. Bir müddet Trump’ı iknâ etmek için müşterek çalıştılar. Ama şu günlerde yolları yeniden ayrılmış görünüyor. Trump’ın Kanada’ya gözünü dikmesi ve Kral Charles’la alay eder gibi “Kral Benim” demesi iki kadim ortağı birbirinden koparıyor. Kanada buna reaksiyon olarak Çin ile müzâkereleri başlattı. Şu aralar Starmer da Çin’de. Çin-Kanada-Birleşik Krallık üçgeni, eldeki dengesiz ticâret oranları içinde işleyecek mi, bilemiyoruz. Tam da bunlar yaşanırken AB-Hindistan arasında kapsamlı bir serbest ticâret anlaşmasının devreye sokulduğu haberiyle şaşırdık. . Bunun da AB’ye ne kadar fayda sağlayacağı bir tartışma konusu. Anlaşılıyor ki Birleşik Krallık ve AB ayrı ayrı hareket ediyor ve kendi çıkış yollarını aramanın derdine düşmüş durumdalar. Ben gerek Birleşik Krallık, gerek AB’nin bu arayışların nâfile olduğunu düşünenlerdenim. Hâdiselere daha çok savrulmalar olarak bakıyorum..

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:292
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Ocak 2026 04:06 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

24 yıllık sessizlik sona erdi: İlk söyledikleri kelimeler duygulandırdı

12 Eylül 2026 19:03see149

Varol Yaşaroğlu; Çocukların hayal kurmasına engel olmayın

12 Eylül 2026 17:33see145

Antalya da rüşvet operasyonu: 2 emniyet müdürü gözaltında

12 Eylül 2026 20:03see144

Kendinize zihinsel ve fiziksel olarak nasıl bakabilirsiniz?

12 Eylül 2026 17:25see144

Muş ta gölete giren 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 20:44see144

Aynı Mavinin Altında İstanbul Modern de

12 Eylül 2026 19:29see142

5 gollü zafer sonrası Uğur Uçar Beni çok üzüyor diyerek açıkladı!

12 Eylül 2026 21:19see141

Gül Onat taburcu Oldu

12 Eylül 2026 18:18see138

Hull City, Premier Lig de tarih yazıyor! Chelsea ye de geçit yok Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 19:26see138

Yeni salgında kabus büyüyor! Binlerce kişi hayatını kaybetti

12 Eylül 2026 17:00see138

Sosyal medya fenomeni Semil Varol a polis memurlarına hakaret soruşturması

12 Eylül 2026 21:23see138

Zayıflamak için aç gezdiği günler çoktan bitti... Yemek yemeyi seven kocayla evlendi... Şişmanladı ama mutluluğu da buldu

12 Eylül 2026 18:16see138

Kamyonet ile tır çapıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

12 Eylül 2026 20:34see137

Samsunspor Çorum FK MAÇ SONUCU İşte Samsun Çorum maçı özeti ve golleri (Süper Lig 5. hafta)

12 Eylül 2026 18:59see134

AK Partili Şen: Anayasa çalışmalarına hız verilecek

12 Eylül 2026 17:30see132

Frank Bowling’in eserleri Pera Müzesi nde

12 Eylül 2026 19:30see132

Dışişleri nden, ABD nin GKRY ye silah ambargosunu kaldırma kararını uzatmasına ilişkin açıklama

12 Eylül 2026 20:26see132

Bülent Arınç a Melih Gökçek ten sert yanıt: Herkes, kimin kimlerle yan yana geldiğini iyi görsün

12 Eylül 2026 20:15see132

Zeydi, Sincar da PKK bağlantılı grupların silahlarını devlete teslim edeceğini açıkladı

12 Eylül 2026 18:26see131

Google, İsrail için harekete geçti! Tüm dünyaya Tel Aviv den gidecek

12 Eylül 2026 21:10see131
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları