Ankara24.com
close
up
Yapay zekâ eleştiri becerimizi öldürüyor Yeni Şafak Pazar Eki Haberleri

Yapay zekâ eleştiri becerimizi öldürüyor Yeni Şafak Pazar Eki Haberleri

Yenisafak sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Bozkurt artık hayatımızın bir parçası olan yapay zekayı son sözü söyleyen bir bilirkişiden ziyade bir asistan gibi düşünmek gerektiğini söylüyor ve ekliyor: “Yapay zeka karşısında eleştirel düşünme becerilerinin zayıflamasına yol açıyor.Her soruyu yapay zekaya sorarsanız, mantıksal analiz becerileriniz zayıflar. Tıpkı her yere arabayla giderseniz bacak kaslarınızın erimesi gibi. Kullanıcılar, yanlış bilgileri fark etmeden kabul ediyor. Bilişsel beceriler yavaş yavaş ölüyor.”

Neslihan Ünsal

Yapay zekâ, kısa sayılabilecek bir sürede katettiği mesafeyle bizlere tarihin en hızlı dönüşümlerinden birini yaşatıyor. Günlük hayatın rutinlerinden akademik çalışmalara, iş dünyasından sanata kadar her alanda etkisini hissettiren bu teknoloji güven, istihdam, özgünlük ve etik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Konuyu değerlendirmek üzere T.C. Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Bozkurt ile kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik.

Yapay zekâ denildiğinde çoğu kişinin aklına robotlar geliyor. Yapay zekâ tam olarak nedir?

En popüler yanlış anlamadan başlayalım. Yapay zekâ (YZ) denince gözümüzün önüne Terminatör geliyor. Ama gerçek şu ki, Robot sadece kostüm, Yapay zeka ise içindeki oyuncudur. Yani yapay zeka bir program. Ama “sadece program” demek, Mozart’a “sadece notalar” demek kadar haksızlık olur. Çünkü bu programlar öğrenebiliyor, karar verebiliyor, çoğu zaman bizden iyi satranç oynayabiliyor!

O zaman yapay zeka deyince gözümüzde tam olarak neyin canlanması gerekiriyor?

Yapay zeka üç şekilde karşımıza çıkabiliyor: Birincisi fiziksel beden (robot) hâli. Tesla’nın fabrika robotları, ameliyat yapan Da Vinci sistemleri. Program ve donanımın bir araya gelmesi akıllı robotları ortaya çıkarıyor. İkincisi dijital yapay zeka dediğimiz ChatGPT, Google Translate, Midjourney gibi. Bunların fiziksel bedeni yok. Sadece kod ve veri sistemine sahipler. Üçüncüsü ise cebinizde saklanan hibrit yani telefonunuzdaki Siri, Google Asistan, fotoğraf düzenleme uygulamaları bunlara örnek verebiliriz. Bunlar hem donanımda (telefonunuzda) hem yazılımda var.

Sonuç olarak yapay zekâ nedir?

En kısa cevap, zeki davranışları taklit edebilen matematiksel sistemlerdir.

100 milyon kişi ChatGPT kullanıyor

Yapay zekâ lüks bir teknoloji mi yoksa herkesin hayatına giren bir araç mı?

Günümüzde üretken ChatGPT gibi ücretsiz yapay zeka kullanıcı sayısı 100 milyonları buldu. Türkiye’de yapay zeka kullanım oranı düzenli olarak artıyor. Özellikle üniversite öğrencileri arasında kullanmayanlar yok denilecek kadar azaldı.Eskiden internet böyleydi hatırlayın, “askerî proje” diyorduk. Daha küçük bir grup kullanıyordu. Şimdi yaşlılarımız da Instagram’da kendi sayfalarına sahipler. Elbette ücretli versiyonları daha ileri özelliklere sahip ve bunların fiyatları sağlanan özelliklere göre 20 ile 200 dolar arasında. En azından en popüler yapay zeka olan ChatGPT için durum bu.

Yapay zekâ artık hayatımızın bir parçası

“Ben yapay zekâ kullanmıyorum” diyen birine şunları sormanızı isterim. Netflix’te film önerisi alıyor musunuz? Google Maps’den en hızlı yol önerisi alıyor musunuz? Ya da telefonunuzda Siri/Google Asistan kullanıyor musunuz? Aslında bunların hepsi yapay zekadırdır.

Yapay zekâ artık elektrik gibi. Evdeki her prizde var ama “Bugün 10 kere elektrik kullandım,” demiyoruz. Benzer durum yapay zeka için de geçerli. Yapay zeka bugün lüks değil, hayatın doğal bir parçası. Sadece farkında değiliz. Aslında yapay zekâya erişimin önündeki en büyük engel artık finansal maliyet değil, teknik okuryazarlık. Özellikle “prompt mühendisliği” denilen şey kritik. Yani yapay zekaya nasıl soru soracağımızı bilmemiz gerekiyor.

Yapay zekâya güven konusunda tereddütler yaşıyoruz. Bilgi edinme ve yönlendirilme süreçlerinde ona ne ölçüde güvenmeliyiz?

Yapay zekâya “dünyayı kurtaracak melek” ya da “insanlığın sonunu getirecek şeytan” gözüyle bakmak doğru değil. Gerçek bunların arasında bir yerde. Tıpkı bir bıçağın hem ekmek kestiği hem de yaralayabildiği gibi. Yapay zekâ, milyarlarca sayfayı asla unutmayan ama okuduklarının doğruluğunu veya ahlakını sorgulama yeteneği olmayan, inanılmaz parlak bir papağandır.

Doğru cevabı değil en olası cevabı verir

Yapay zeka size istatistiksel olarak en olası cevabı verir, doğru cevabı değil.

Size kendinden çok emin bir ses tonuyla, Harvard’dan bir profesör uydurur, olmayan bir makaleye atıf yapar. Siz de inanırsınız çünkü “Bu kadar eminse doğrudur,” diye düşünürsünüz. İşte asıl tehlike burada! Bir yanıyla yapay zekâ bir “kara kutu” gibi. Bu, şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından büyük sorun. Bir yapay zeka size yanlış bir yönlendirme yaptığında, “Neden böyle düşündün?” diye soramazsınız. O da bilmiyor çünkü! Sadece istatistiksel kalıpları takip ediyor.

Eleştirel gücü zayıflatıyor

Kaynaklarda dikkat çekilen tehlikelerin başında yapay zekaya aşırı güven geliyor. Bu durum eleştirel düşünme becerilerinin zayıflamasına yol açıyor.Her soruyu yapay zekaya sorarsanız, mantıksal analiz becerileriniz zayıflar. Tıpkı her yere arabayla giderseniz bacak kaslarınızın erimesi gibi. Kullanıcılar, yanlış bilgileri fark etmeden kabul ediyor. Bilişsel beceriler yavaş yavaş ölüyor.

Ama her şey kötü değil! Doğru kullanıldığında yapay zeka -otorite değil- harika bir asistan. Örneğin; veri sentezi, beyin fırtınası, hipotez oluşturma, taslak hazırlama, dilbilgisi, üslup, kelime seçimi düzeltme, temel etik ihlalleri tespit konularında hayli başarılı.

Ancak son söz asla yapay zekanın olmamalı! Meşhur söz var ya, “Tıpkı Wikipedia gibi, ilk adım olarak harika, son söz olarak felaket.”

Bazı insanlar yapay zekânın iş hayatlarında kolaylık sağlayacağını düşünürken bazıları işsiz kalmaktan endişe duyuyor. Yapay zekâ iş hayatında insana duyulan ihtiyacı nasıl değiştirecek?

“Robotlar işimizi elimizden alacak!” korkusu, sanayi devriminden beri her yeni teknolojiyle hortlayan bir klasik. At arabası sürücülerinin otomobiller çıktığında ne hissettiğini bir düşünün. Ya da dokumacıların makine tezgahlarını görünce yaşadıklarını. Ya da daktilografların bilgisayarları ilk gördüklerinde... Her seferinde aynı korku, her seferinde aynı dönüşüm yaşandı. Evet, bazı meslekler yok oldu. Ama yenileri ortaya çıktı.

Hiç sıkılmayan bir stajyer gibi

Bu açıdan bakanlar, yapay zeka asistanlarının verimliliği artırdığını, daha az deneyimli çalışanları güçlendirdiğini, yazma gibi bilişsel görevlerde üretkenlik ve kalitede sıçrama sağladığını söylüyorlar. Hiç yorulmayan, sıkılmayan, şikâyet etmeyen, maaş istemeyen bir stajyer olarak düşünün yapay zekayı. Sizin sıkıcı bulduğunuz angarya işleri o yapacak. Peki size ne kalacak? İnsani beceriler yani yaratıcılık, stratejik düşünme, empati ve eleştirel akıl yürütme.

Yaratıcı bir özelliği yok

Yapay zekâ, akademi ve sanat alanlarında da bilgiye ulaştırıyor. Peki özgünlük ve hayal gücü söz konusu olduğunda ne kadar başarılı?

Yapay zeka, gerçekten “yaratıyor” mu yoksa milyonlarca sanat eserini analiz edip yeniden mi düzenliyor? Yaptığı ikinci şık. Tıpkı binlerce lego parçasından yeni bir şekil yapmak gibi. Etkileyici mi? Kesinlikle. Özgün mü? Tartışmalı. Bilindiği gibi tek bir yaratıcılık türü yok. Yapay zeka, bilinen fikirleri yeni şekillerde birleştirmek konusunda çok yaratıcı. Buna karşılık keşifsel yaratıcılıkta yani mevcut alanın sınırlarını zorlamada aynı performansı gösteremiyor. Şimdilik sınırları tanıyor ama zorlamakta çekingen. Yapay zeka size Bach tarzında beste veya Shakespeare üslubunda şiir sunabilir. Ama özgün olduğu söylenemez. Yapay zeka size mükemmel bir resim çizebilir ama o resme bakıp neden ağladığınızı asla anlayamaz. O, tekniğin ustasıdır; ruhun değil.

Yapay zekâ hızla gelişiyor; bir sürümünü öğrenemeden yeni versiyonları çıkıyor. ‘Tamam, bu yeter,’ diyebileceğimiz bir sürüm mümkün mü?

Şu anda okuduğunuz cümleyi bitirene kadar bir yerlerde yeni bir yapay zeka modeli doğuyor, şaka değil. “Yeterli” dediğiniz an, geride kalıyorsunuz. Tıpkı koşu bandında koşmak gibi: Durmadan koşuyorsunuz ama yer değiştirmiyorsunuz. Ya da daha kötüsü, durduğunuz anda geriye gidiyorsunuz. “Tamam, bu bana yeter,” diyebileceğimiz bir sürüm... Maalesef hiç gelmeyecek. Neden? Çünkü bu, “Tamam, bu telefon bana ömür boyu yeter,” demek gibi bir şey. Apple her yıl yeni iPhone çıkarınca, 2 yıllık telefonunuz hâlâ mükemmel çalışsa bile kendinizi “eskimiş” hissediyorsunuz. Bu bir tür teknolojik anksiyete. Sürekli en yeniyi takip etme telaşı. Sürekli vitrinlere bakarak ömür tüketme hâli. Asıl düşünülmesi gereken soru: “Araç mı olmak istiyorsunuz, yoksa aracı kullanan mı?”Mesele en yeni sürümü kovalamak değil, ihtiyacınızı en iyi karşılayan aracı bulmak. Son söz olarak şunu hatırlatmakta fayda var. Yapay zeka çok dinamik bir teknoloji. Bu söylediklerimiz, Ekim 2025 itibarıyla geçerlidir. Yapay zeka yarın yeni özellikler kazandığında bütün bu söylediklerimi yeniden gözden geçirmek gerekebilir.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:156
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 26 Ekim 2025 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Pluxee, 191 markayla 201 kampanya hayata geçirdi

27 Temmuz 2026 12:38see164

Bahçeli: CHP Yeni Parti hattındaki tüm tartışmaları Türkiye’nin ana gündem maddesi haline getirmemektir

27 Temmuz 2026 17:08see159

Bakan Güler, Nijerli mevkidaşı Mody ile görüştü

27 Temmuz 2026 17:44see157

Kedi uyuşturucu kuryesi olarak yakalandı Sözcü Gazetesi

27 Temmuz 2026 16:23see156

Orta Doğu ülkesini ateşe verdiler: Sokaklarda çok sert protesto!

29 Temmuz 2026 00:42see156

Avustralya nın en küçük kasabası satışa çıktı, sahibi aynı zamanda patron olacak

28 Temmuz 2026 18:01see155

Corendon Alanyaspor da Güven Yalçın ile yollar ayrıldı

27 Temmuz 2026 20:04see154

900 tanesini helikopterle gökyüzünden bıraktılar: Tek amacı var Sözcü Gazetesi

27 Temmuz 2026 12:24see154

İzmir den yeni yurt dışı rotası! SunExpress Taşkent e direkt uçuş için tarih verdi

27 Temmuz 2026 10:34see152

Orlando Bloom, Katy Perry ayrılığının ardından 21 yaş küçük sevgilisi Luisa Laemmel ile görüntülendi

28 Temmuz 2026 17:59see152

Japonya da 7,1 büyüklüğündeki depremin ardından sarsıntılar sürüyor

28 Temmuz 2026 18:18see152

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ten önemli açıklamalar (CANLI)

27 Temmuz 2026 16:38see151

İran dan Erbil de gece yarısı füze saldırısı

28 Temmuz 2026 01:01see151

Yengesini pompalı tüfekle öldürdü

27 Temmuz 2026 18:56see151

Şampiyonluk için toplandılar! Amigonun ettiği dua gülümsetti

28 Temmuz 2026 18:14see151

Elazığ da 5 katlı bina korna sesi ile yıkıldı

27 Temmuz 2026 20:09see150

CHP deki figüran iddiası! Özgür Özel: Bizim konumuz değil

27 Temmuz 2026 20:29see149

Nazlı Sabancı, ikinci kez mezun oldu

28 Temmuz 2026 19:47see146

Otomobil, traktöre arkadan çarptı: 1 ölü, 2 yaralı

29 Temmuz 2026 00:57see144

Galatasaray ın istediği Can Uzun için resmi açıklama

29 Temmuz 2026 00:14see141
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları