Ankara24.com
close
up
Menu

Endonezya da yanardağ patladı! Kül bulutu 15 kilometreye yükseldi, 6 havalimanında uçuşlar durdu

Sıcak olaylarda sanal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat

Emniyet ve belediye GTA 6 için birbirine girdi Sözcü Gazetesi

Gizem Örge: Hep birlikte buradan kupayla ayrılmak istiyoruz

Karim Benzema ya sözleşme engeli! Lyon da bedava oynamaya hazırdı Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

Şimşek ile fotoğrafı gündem olmuştu: İhale kralı fuhuştan tutuklandı Sözcü Gazetesi

Bakan Gürlek: Ormanlarımızı yakanlar adaletten kaçamayacak

Savaşta sıcak saatler: Türkiye ve İran dan son dakika görüşmesi

Luka Modric e 40 yaşında sürpriz davet Sözcü Gazetesi

Kremlin’deki kırmızı dosyanın gizemi: Putin’in önüne bırakıldı, içeriği merak uyandırdı

Haysiyet in ritmi daha şimdiden tuttu

Fenerbahçe Beşiktaş maçı öncesi yasa dışı bahis operasyonu! 1200 banka hesabına el konuldu

Damlar kırmızıya boyandı! 300 TL den alıcı buluyor

Okullarda uyum haftası yarın başlıyor

Laboratuvarda unutulan deney kabından çıktı: İstenmeyen küf milyonların hayatını böyle kurtardı Sözcü Gazetesi

Şaşırtan araştırma: Baldırlarda bulunan kaslar, ikinci kalp işlevi görüyor

İktidar, Gökçeklerin elinden 5 milyar doları geri alacak Sözcü Gazetesi

DEM in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

Yeni çeviri özellikleri duyuruldu: Translate artık dil bilmeyenleri kurtaracak Sözcü Gazetesi

Canlı yayında eve polis baskını: Gitti Hürrem, aldılar onu

Târihin avanağı veyâ tedirgini olmak arasında Süleyman Seyfi Öğün

Târihin avanağı veyâ tedirgini olmak arasında Süleyman Seyfi Öğün

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Diyalektik bize her şeyi tersten düşünmeyi öğretir. Onun için bu metod pek de hoş karşılanmaz. Çünkü işletildiğinde pek ağız tadı bırakmaz. Terletici ve yıpratıcıdır. Hiçbir kavramı tek başına bırakmaz. Eskilerin dediği gibi “mefhûm-u muhalifini, yâni karşıtını düşünmeyi dayatır. Tam da bir kavramın hakkının verildiğini düşündüğünüz anda, “acaba hakkı verilen onun zıddı olmasın?” diye sordurur. Dia, çok katmanlı mânâları ihtiva eden bir kelimedir. Orijinal olarak Grekçeden gelir. Fotoğrafçılıkta

Diyalektik bize her şeyi tersten düşünmeyi öğretir. Onun için bu metod pek de hoş karşılanmaz. Çünkü işletildiğinde pek ağız tadı bırakmaz. Terletici ve yıpratıcıdır. Hiçbir kavramı tek başına bırakmaz. Eskilerin dediği gibi “mefhûm-u muhalifini, yâni karşıtını düşünmeyi dayatır. Tam da bir kavramın hakkının verildiğini düşündüğünüz anda, “acaba hakkı verilen onun zıddı olmasın?” diye sordurur.

Dia, çok katmanlı mânâları ihtiva eden bir kelimedir. Orijinal olarak Grekçeden gelir. Fotoğrafçılıkta dia, fotoğrafın pozitif tarafını ifâde eder. Meselâ İngilizce day, yâni aydınlığın hüküm sürdüğü gün kelimesi de oradan türemiştir. Ama matematiksel mânâsı daha köklüdür. İki, iki katı ve çap gibi mânâları besler. Meselâ İngilizcede two, Fransızca deux -dö okunur-, Almanca zwei gibi kelimeler hep dia’nın bozulmuş halleridir.

Dia’nın teolojik mânâları ise çok çarpıcıdır. Müslümânlar olarak biliriz ki şeytân ikiliklerde gizlenir. Kulları ikilikler üzerinden şaşırtır ve yoldan çıkarır. Batı lisanlarında da şeytân benzer bir algılamanın mevzuudur. Demon İngilizcede buradan neşet eder. Fransızcadaki karşılığı olarak diabolique, şerri, yâni şeytanî olanı anlatır. Yâni onlar da şeytânî olanı anlatmak için ikiyi veyâ ikiliği kullanırlar. Aldoux Huxley, Kadim Felsefe başlıklı kitabında bunu uzun uzun anlatır.

Hâl böyleyken, bize her şeyin karşıtını düşündüren diyalektik akıl veyâ metodu şeytâni akıl olarak görmek, yargılayıp reddetmenin önünde sanki hiçbir mâni kalmaz. Kategorik olarak Allah’ın birliği meselesi tam da burada karşılığını buluyor. Bizi doğru yola, Sırât-ı Müstakime taşıyacak olan da budur. Muvahhid, yâni birleyici olmak olmak da bunu anlatır. Ama meselenin bu kadar basit olduğu kanaatinde değilim. Bize, her şeyin zıddı ile kâim olduğuna işâret eden tasavvufî bilgeliğin ikâzı tam da burada yerine oturuyor. Çünkü sûfîlere göre birliğe, yâni selâmete ermek zıddiyetlerin iyi anlaşılması, kavranması vahdete ermenin ön şartıdır. Birliğe ermek ancak ikilikler arasındaki şaşırtıcı geçişlerde saklı olan tuzakların aşılması ile kâbildir. Tasavvufî metodlara göre birliğe ulaşmak bir aşkınlık meselesidir. Yâni doğrudan bir süreç değildir. Bu bakışa göre katı analitik ayırımlar yapıp, cetveller çıkararak işin içinden sıyrılamayız. Bizler için şaşırtan aklı ancak onu tanıyarak aşmak kâbildir. İşte diyalektik metod bunu sağlayan metottur. Hallâc-ı Mansûr, “Şeytân benim yol arkadaşımdır” dediğinde dar kafalılar tarafından büyük bir günah işlediğine, şeytân ile iş birliği yaptığına hükmedilmiş ve acımasızca cezâlandırılmıştır. Evet, pek çok kaynağın işâret ettiği üzere, Hallâc bunu söylerken şeytanın Âdem’e secde emr-i ilâhisine olan itaatsizliğini, onun Allah’a duyduğu kesin ve mutlak aşkın bir neticesi olarak görür ve kendi içinde takdir eder. Ama bu ifâdenin ikinci bir boyutu olduğunu ve şeytanın aklını çözmekle alâkalı olduğunu düşünmüşümdür.

Târihin işleyişi de diyalektir. Bâzı hayırlı neticelere vâsıl olduğumuz, bâzı hayırlı emellere nâil olduğumuzu bize en derinden hissettiren zamanların büyüsüne kapılıp kendimizi rahatlattığımız çok olmuştur. Yakın târihten bir misâl vereyim: 1870-1914 arasında yaşanan ve Güzel Zaman (Belle Epoque) Yaldızlı Zaman (Gilded Era) olarak târif edilen zaman dilimindeki hava tam da böyleydi. Hiçbir savaşın yaşanmadığı Güzel Zaman’da kamuoyları artık Aydınlanmanın tekâmül ettiğine inanıyor, Kant’ın müjdesini verdiği Ebedî Barış’a kavuştuklarını düşünüyordu. Bilimler, fenler patlamış, buluşlar zirve yapmış, sanatlar uçuşa geçmişti. 1914 târihinde patlayan ve dört sene zarfında milyonlarca insanın ölümüne sebep olan I. Umûmî Harp bu rüyâyı bir kâbusa dönüştürdü. Tam yaralar sarılırken, on sene kadar sonra 1929 Buhranı patlak verdi ve onu tâkip eden on sene sonra 1939’da ilkine rahmet okutan II. Umûmî Savaş cereyan etti. Sonradan anlaşıldı ki, Güzel Zaman olarak bilinen zaman fırtına evveli bir sessizlikten ibâret imiş.

II. Umûmî Harb’in ardından kurulan ve Soğuk Savaş ve Dehşet Dengesi gibi kavramlarla ifâde edilen, herkesin evine çekildiği, endişe ve korku içinde yaşadığı dünyâ târihi 1990’larda çözüldü. Yeni bir Güzel Zaman algısı kapladı her yanı. Ümitler tâzelendi. Kimileri târihin sonuna gelindiğini, yâni târihsel zamanların çelişkilerinin aşıldığını; bundan sonrasının bir Yeryüzü Cenneti olacağını ilân etmekten çekinmedi. Üniversitedeki bir hoca, hızını alamayıp verdiği konferanslarında ve yazılarında küreselleşmenin bile aşıldığını, artık kare bir dünyâda yaşamaya başladığımızı heyecanla anlatırdı. Bu hava 2008’e kadar devâm etti. 2008 Krizi ve onu tâkip eden diğer krizler yeni Güzel Zaman’ın da çöp olduğunu hissettirmeye başladı. 2020’deki Pandemi insanlığın üzerinden bir silindir gibi geçti. 2030’lara uzandığımız günümüzdeki hâller yeni bir felâleketin eşiğinde olduğumuza işâret ediyor. Rahmetli Alev abla paçozlaşma derdi. Evet küresel düşler küresel bir paçozlaşma veyâ pespâyeleşmeyle seyrediyor.

1990-2010 arasındaki Güzel Zaman serâbını gerçek zanneden entelijensiyalar, Yeni Sol’dan Yeni Sağ’a, yeri göğü inletirler, kamuoyunu büyülerlerdi... Büyük bir kısmı artık susuyor, kendi kahır dünyâlarına çekilmiş durumda... Hâlâ konuşan serâbın gerçek olmamasının sebebini, kendi çarpık bakışlarına yormayıp, hâriçte, başkalarında aramaya devâm edenler de mevcût. Ama eskisi kadar müşteri bulamıyorlar. Onların yerini, büyük kısmı düpedüz câhil olan pespâye stratejistler aldı. Pek çoğunun entelektüel bir derinliği yok. Geçenlerde İran hâdiseleri gündeme geldiğinde bunlardan birisi, iştirak ettiği bir programda, 17. asırdaki Kasr-ı Şirin anlaşmasıyla birlikte Türk-İran savaşlarının bittiğini söylüyordu. Siyâsî târihten o kadar kopuk ki, 18. asırda yaşanan ve ağır neticeleri olan en az iki büyük İran-Osmanlı harbinden haberi bile yok. Pespâye dünyânın sâdece siyâsetçileri pespâyeleşmiyor. Entelijensiyalar da bundan nâsibini alıyor. Zihinlerinin fişini güncel gelişmelere takmış, buralardan habire mutlu neticeler türeten; aşırı yorumlara dayanan müjdeler veren bu zevattan kendinizi muhafaza edin derim. Siz yine siz olun; mümkün mertebe diyalektik düşünmeye, her gelişmenin karşıt ihtimâlini yapmaktan, dağınık hâdiseleri birbiriyle ilişkilenmekten vazgeçmeyin. Dialektik metod şeytân ile işbirliği yapmayı değil; onun aklını çözmeyi anlatır. Biliyorum, çok tedirgin edici bir yoldur bu. Ama târihin avanağı olmaktansa tedirgini olmak evlâdır.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:102
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Ocak 2026 04:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Endonezya da yanardağ patladı! Kül bulutu 15 kilometreye yükseldi, 6 havalimanında uçuşlar durdu

06 Eylül 2026 15:42see120

Sıcak olaylarda sanal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat

06 Eylül 2026 15:47see115

Emniyet ve belediye GTA 6 için birbirine girdi Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:08see115

Gizem Örge: Hep birlikte buradan kupayla ayrılmak istiyoruz

06 Eylül 2026 15:49see115

Karim Benzema ya sözleşme engeli! Lyon da bedava oynamaya hazırdı Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

06 Eylül 2026 15:51see114

Şimşek ile fotoğrafı gündem olmuştu: İhale kralı fuhuştan tutuklandı Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:03see114

Bakan Gürlek: Ormanlarımızı yakanlar adaletten kaçamayacak

06 Eylül 2026 15:58see114

Savaşta sıcak saatler: Türkiye ve İran dan son dakika görüşmesi

06 Eylül 2026 16:21see113

Luka Modric e 40 yaşında sürpriz davet Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:03see111

Kremlin’deki kırmızı dosyanın gizemi: Putin’in önüne bırakıldı, içeriği merak uyandırdı

06 Eylül 2026 15:41see111

Haysiyet in ritmi daha şimdiden tuttu

06 Eylül 2026 15:46see111

Fenerbahçe Beşiktaş maçı öncesi yasa dışı bahis operasyonu! 1200 banka hesabına el konuldu

06 Eylül 2026 15:41see111

Damlar kırmızıya boyandı! 300 TL den alıcı buluyor

06 Eylül 2026 16:22see110

Okullarda uyum haftası yarın başlıyor

06 Eylül 2026 15:59see107

Laboratuvarda unutulan deney kabından çıktı: İstenmeyen küf milyonların hayatını böyle kurtardı Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:07see106

Şaşırtan araştırma: Baldırlarda bulunan kaslar, ikinci kalp işlevi görüyor

06 Eylül 2026 15:40see106

İktidar, Gökçeklerin elinden 5 milyar doları geri alacak Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:08see105

DEM in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

06 Eylül 2026 16:18see105

Yeni çeviri özellikleri duyuruldu: Translate artık dil bilmeyenleri kurtaracak Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:02see105

Canlı yayında eve polis baskını: Gitti Hürrem, aldılar onu

06 Eylül 2026 15:41see105
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları