Ankara24.com
close
up
Menu

Türkiye İtalya voleybol final maçı TRT 1 canlı izle: Türkiye İtalya maçı hangi kanalda? Avrupa Şampiyonası Filenin Sultanları maçı izle

Çanakkale nin 52 lezzet noktası festivalde ziyaret edildi

Serhat Kılıç’ın 8 yıllık aşkından yürek yakan sözler: Beni hasretine mahkum ettin

Endonezya da yanardağ patladı! Kül bulutu 15 kilometreye yükseldi, 6 havalimanında uçuşlar durdu

Alanyaspor da Rizespor hazırlıkları tamam!

Netanyahu, Batı Şeria da Yahudilerin işgal ettiği yerleşim noktalarından bazılarının boşaltılmasına yönelik talimat verdi

Emniyet ve belediye GTA 6 için birbirine girdi Sözcü Gazetesi

Damlar kırmızıya boyandı! 300 TL den alıcı buluyor

Savaşta sıcak saatler: Türkiye ve İran dan son dakika görüşmesi

Bakan Gürlek: Ormanlarımızı yakanlar adaletten kaçamayacak

Gizem Örge: Hep birlikte buradan kupayla ayrılmak istiyoruz

DEM in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

Emre Belözoğlu: Maçın sonunda o penaltının verilmemesi başlı başına bir skandal

Sıcak olaylarda sanal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat

Şimşek ile fotoğrafı gündem olmuştu: İhale kralı fuhuştan tutuklandı Sözcü Gazetesi

Haysiyet in ritmi daha şimdiden tuttu

Milli yüzücü İbrahim Burhan dan dünya üçüncülüğü

Karim Benzema ya sözleşme engeli! Lyon da bedava oynamaya hazırdı Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

Luka Modric e 40 yaşında sürpriz davet Sözcü Gazetesi

Sıcak yemekler hemen dolaba konur mu?

Târihin doğru yerinde durmak Süleyman Seyfi Öğün

Târihin doğru yerinde durmak Süleyman Seyfi Öğün

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Bu ifâdeye zamân zamân herkes rast gelmiştir. Bu vurgunun ahlâkî kaygıları pratik menfaatlerin önüne geçiren bir durumu anlattığı mâlumdur. İfâdenin iç derinliğine bir miktâr baktığımızda her şey daha berrak görülebilir. Yâni temelde, siyâsî bir tercih yaparken reel politik hesaplardan arınmışlık hemen dikkat çeker. İfâdenin en ileri yorumunda, reel politik düzlemde kazanmak mevzubahis iken bile bunu elinin tersi ile itip moral ilkeleri esas alıp davranmak yer alır. Târihin doğru yerinde durmak

Bu ifâdeye zamân zamân herkes rast gelmiştir. Bu vurgunun ahlâkî kaygıları pratik menfaatlerin önüne geçiren bir durumu anlattığı mâlumdur. İfâdenin iç derinliğine bir miktâr baktığımızda her şey daha berrak görülebilir. Yâni temelde, siyâsî bir tercih yaparken reel politik hesaplardan arınmışlık hemen dikkat çeker. İfâdenin en ileri yorumunda, reel politik düzlemde kazanmak mevzubahis iken bile bunu elinin tersi ile itip moral ilkeleri esas alıp davranmak yer alır. Târihin doğru yerinde durmak ifâdesi, kısa vâdeli düşünerek fırsatları değerlendirmek ve kazanmak mümkün iken, uzun vâdeli düşünüp “kaybeden” tarafta olmayı seçmek mânâsına da gelebilir. Bu istikâmetteki tercihleri târih kayda alır ve günü geldiğinde şeref listesine yerleştirir. Evet, bu tercih uzun vâdeli düşünmeyi icâp ettirir. O gün kaybeden, istikbâlde kazanan olarak selâmlanacaktır.

Moral politik modern dünyâda çok örselenmiştir. Modern târihlerde, insanlara siyâsetin moral dünyâsının bir yanılsama olduğunu, her şeyin reel menfaatlere tekâbül ettiğini telkin eden; gâyeye giden yolda her çeşit âletin mübâh olduğunu söyleyen Makyavelizm keskin bir hâkimiiyet kurmuştur. Modern dünyâda elbette buna itirazlar da ihmâl edilmeyecek kadar seslendirilmiştir. Friedrich’in yazdığı reddiye bu kabil itirazların ilk misâllerdinden birisidir. Ben şöyle düşünürüm: Keskinleşen her unsur, diyalektik olarak kendi karşıtını da er geç keskinleştirecektir. Günümüzde yaşanan hâdiselere bu cihetten baktığımda gördüğüm budur.

Duvar yıkılıp Sovyetler Birliği çöktükten sonra dünyânın kültürel iklimi Makyavelizmi en jiletimsi hâle getirdi. İkili bir iş bölümüne sâhip olan müesses dünyânın çözülmesinden doğan boşluklar her devlet tarafından bir fırsatlar manzûmesi olarak değerlendirildi. Zihinlerimiz 1990’larda bunu besleyen manzaralarla kuşatılmıştı. Sâdece duvarlar değil onları yükselten ideolojiler de çökmüştü. Ben ideolojileri moral politik varlıkların en yoz, en donuk, en resmî yorumları olarak değerlendiririm. İdeolojilere olan itimâdın azalması, onlara yapılan yatırımları bir anda sönümlendirdi. Zihinlerin yaşadığı boşluğu fırsatları değerlendirmeye hasredilmiş bir özgürlükçülük (libertinizm) esrikliği aldı. Özgürlükçülük burada, her nev’i ahlâkî yükümlülük almayı, mes’uliyet üslenmeyi reddeden, özgürlük değerini merkezkaççılık, marjinalizm ve mikroskopizm ile eşlendiren, ahlâkçı anarşizmden kopuk bir anarşizanlığın giderek yozlaşan yorumları yapan bir eylemler dizisine indirgenmiştir. Sartre’ın varoluşcu derin özgürlük kavrayışının üzerinde tepinmek gibidir bu. Büyük anlatıların, özcülüğün reddi, postmodernizm, post yapısalcılık, yapısökümcülük, yapıbozumculuk bu eylemlerin ateşleyici nazarî desteğini vermektedir. Ama bunlara paralel işleyen dikkat çekici başka bir kulvar daha işlemekteydi. Liberteryanizm olarak bilinen, Oyun Teorisi, işlemci zekâyı bileyen finansal ekonomizm ve onunla evlenen işletmeci mühendislik vb. nazarî yatırımlar; özgürlüğü kendi kendisinin gâyesi hâline getiren libertinizme eşlik ediyordu. Entelektüel dünyâya düşen ise maalesef bunların şampiyonluğunu yapmak oldu. Kendi günah hücrelerinden püritan bir tecrübe yaşıyorlar ve ideolojik geçmişlerinin yüklerinden gûya arınıyorlardı. Eski solcular ağırlıklı olarak libertinizmi, eski sağcılar ise liberteryanizmi seçtiler. Gevşek bir farklılıktı bu. Geçişler son derecede kolaydı. Liberteryen eski sağcılar ile libertinist eski solcuların bir araya gelip gevrek gevrek kahkahalarla birbirlerine cıvıdıkları sofralara denk gelmişliğim çoktur.

Esâsen bu evrede küreselleşme kavramı bunlara şemsiye vazifesini yapıyordu. Sınıfsal / toplumsal dayanışma ağlarının paramparça edildiği bir evreydi bu. Yalnızlaşan bireylere güvenceleri boş vermesi, risk alması, rekâbetçi davranması, gözlerini fırsatlara açması telkin ediliyordu. Libertinizm ve liberteryanizm ittifâkı zihinlere çökmüştü. Şüpheler “görünmez el” veyâ Nash Equilibrum, win-win safsatalarıyla aşılıyordu. Moral politik ve moral ekonomi arayışlarının yerinde yeller esiyordu.

Küreselleşme ABD Hegemonyasının en keskin zaferiydi. Evropa ile Amerika arasındaki işbölümü bir farklılık üzerine oturuyordu. Evropa’da hâlâ Üretim İnsanı (Homo Faber) zihniyeti hâkimdi. Tüketime karşı mesâfeli, kuvvetli müesses/sosyal/sınıfsal bir jeokültürdü bu. ABD’de ise Üretim İnsanı (Homo Faber) geriliyor , Tüketim İnsanı (Homo Consumens) yükseliyordu. Esâsen kapitalizmin sistemik krizinin bir işleviydi bu. Sovyetler’in çöküşü sâdece onunla ve Doğu Avrupa ile sınırlı değildi. ABD’nin de içinde bulunduğu bir sistemik krizdi bu. İşin sonunda bu krizin ABD’yi de vuracağını o günlerde de görenler vardı. Meselelerini yoğun bir finansallaşma ile aşmayı denediler. Hem libertinizm hem de liberteryanizm bu krizin ve onu çözmek adına yaşananların çocuklarıydı. Dünyâ kamuoylarını bunlarla avuttular. Tüketim insanı artık küresel bir kutsamanın mevzuuydu.

Ne tuhaf , ABD’nin ekonomik gücü erirken hegemonik gücü zirveye ulaşıyordu. Hâsılı, yine diyalektiğin bir cilvesi olarak kültürel hegemonyanın en yükseldiği yerde ekonomik hâkimiyet kaybedilmeye başlıyor. Başlangıçta anlaşılmayan da buydu. Zincirlerinden boşalan Rusya, Doğu Avrupa ve Balkanlar bu tuzağa tıpkı uçuruma koşan koyun sürüleri gibi koştular. Kıt’a Avrupası uzun müddet direndi. Ama neticede onlar da büyük ölçüde teslim oldular. Entelektüelleri, üniversiteleri kan kaybettiler. Ne ara Sartre ve Russell’dan Zizek ve Habermas’a geldik suali bunu izaha kâfi geliyor. Artık libertinizm kavramı bile onlar için soylulaştırıcı kalıyor. Wokizm libertinizmin en yoz evresini temsil ediyor.

2008 Krizi sonrasındaki dünyâ hem libertinizmin hem de liberteryanizmin iflâsına işâret ediyor. Artık sistemik kriz en ileri evresinde seyrediyor. Görünmez el veyâ Nash Equilibrum işlemedi. Hayek’in, Mises’in, Buchanan’ın kapağını kaldıran yok. Önümüzde çok kritik bir on sene var. Sistemik/hegemonik güç çökerken doğan boşluklarda yeni ve silik, ucûbe; dahası güdümlü olduğunu düşündüğüm bir kavram seti yüzmeye başladı: Orta boy süper güçlerin yükselişi. Polemik doğurmaması için isimlerini saymayacağım, Sizler kimler olduğunu biliyorsunuz. Tuhaf olan, bu devletlerin kâhir ekseriyetinde, onca kırılgan iç yapılarına bakmadan, fırsatçılığa adanmış bir ego şişmesinin yaşanmakta olduğudur. Hâlbuki onlardan beklenen, sistemik çöküşün farkındalığı üzerinden moral politik eksende târihte doğru yerde durmak, ufukta kurulan yeni dünyânın risklerini karşılayacak bir pozisyon almalarıdır. İspanya’nın Gazze savaşındaki pozisyonu, Arnavutluk halkının Sazan Adası meselesinde ortaya koyduğu asil tavır gibi… Bildiğim bir şey var; “Orta Boy Süper Devletleri”nin önündeki “fırsatlar” seraptan farksızdır. Gün bunların büyüsüyle fırsatçılık yapmak günü değil; evet tam da târihin doğru yerinde durmak günüdür.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:67
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Haziran 2026 04:09 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Türkiye İtalya voleybol final maçı TRT 1 canlı izle: Türkiye İtalya maçı hangi kanalda? Avrupa Şampiyonası Filenin Sultanları maçı izle

06 Eylül 2026 18:53see146

Çanakkale nin 52 lezzet noktası festivalde ziyaret edildi

06 Eylül 2026 18:20see144

Serhat Kılıç’ın 8 yıllık aşkından yürek yakan sözler: Beni hasretine mahkum ettin

06 Eylül 2026 19:58see143

Endonezya da yanardağ patladı! Kül bulutu 15 kilometreye yükseldi, 6 havalimanında uçuşlar durdu

06 Eylül 2026 15:42see143

Alanyaspor da Rizespor hazırlıkları tamam!

06 Eylül 2026 19:59see142

Netanyahu, Batı Şeria da Yahudilerin işgal ettiği yerleşim noktalarından bazılarının boşaltılmasına yönelik talimat verdi

06 Eylül 2026 21:34see142

Emniyet ve belediye GTA 6 için birbirine girdi Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:08see141

Damlar kırmızıya boyandı! 300 TL den alıcı buluyor

06 Eylül 2026 16:22see140

Savaşta sıcak saatler: Türkiye ve İran dan son dakika görüşmesi

06 Eylül 2026 16:21see140

Bakan Gürlek: Ormanlarımızı yakanlar adaletten kaçamayacak

06 Eylül 2026 15:58see137

Gizem Örge: Hep birlikte buradan kupayla ayrılmak istiyoruz

06 Eylül 2026 15:49see137

DEM in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

06 Eylül 2026 16:18see136

Emre Belözoğlu: Maçın sonunda o penaltının verilmemesi başlı başına bir skandal

06 Eylül 2026 20:42see136

Sıcak olaylarda sanal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat

06 Eylül 2026 15:47see136

Şimşek ile fotoğrafı gündem olmuştu: İhale kralı fuhuştan tutuklandı Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:03see135

Haysiyet in ritmi daha şimdiden tuttu

06 Eylül 2026 15:46see135

Milli yüzücü İbrahim Burhan dan dünya üçüncülüğü

06 Eylül 2026 17:35see134

Karim Benzema ya sözleşme engeli! Lyon da bedava oynamaya hazırdı Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

06 Eylül 2026 15:51see134

Luka Modric e 40 yaşında sürpriz davet Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:03see134

Sıcak yemekler hemen dolaba konur mu?

06 Eylül 2026 16:46see134
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları