Sıcak olaylarda sanal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat
Dha sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
AÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Mustafa Akbayır, sanal medyanın herkesin kolaylıkla bilgi üretebildiği ve paylaşabildiği bir alan haline geldiğini söyledi. Akbayır, açıklamasında, “Anın getirmiş olduğu şiddetle beraber hepimiz bilgiye aç bir şekilde sanal medyaya koşuyoruz ama unutmamak gerekir ki en kirli bilgi, sanal medya mecralarından paylaşılıyor" dedi.
Akbayır, vatandaşlara kriz anlarında sanal medya yerine doğrulanmış ana akım ve resmi kaynakları takip etmeleri çağrısında bulundu. Cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla herkesin saniyeler içerisinde görüntü çekip bilgi paylaşabildiğini belirten Dr. Akbayır, bu durumun iletişimi kolaylaştırırken, bilgi kirliliği ve dezenformasyonun da hızla yayılmasına neden olduğunu söyledi. Sanal medyada özellikle 'yankı odaları' olarak adlandırılan ortamlarda, yanlış bilgilerin kısa sürede çok sayıda kullanıcıya ulaşabildiğini ifade eden Akbayır, bir bilginin geniş kitleler tarafından paylaşılmasının, onun doğru olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.

'AFETTE SANAL MEDYADAN BİLGİ TEYİT ETMEK CİDDİ HATA'
Sıcak olaylarda bilgiye hızlı ulaşma isteğinin vatandaşları sanal medyaya yönelttiğini belirten Dr. Akbayır, bunun özellikle afetlerde ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Deprem dönemlerinde yaşanan bilgi kirliliğine dikkati çeken Dr. Akbayır, "Afet olayları gerçekleştiği zaman sanal medyaya insanlar hızlıca koşuyor, bilgileri oradan teyit etmeye, gelişmeleri takip etmeye çalışıyor ama bu ciddi bir hata" diye konuştu.
6 Şubat 2023 depremlerinde yaşanan bilgi kirliliğinin toplumsal korkuyu artırdığını ifade eden Dr. Akbayır, "Orada gerçekleşen bilgi kirliliği dolayısıyla insanların korkuya teşvik edildiğini, ciddi bir dezenformasyon üretildiğine hepimiz şahit olmuştuk" dedi.
Kriz anlarında paylaşım yapan kişilerin toplumsal sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini belirten Dr. Akbayır, yanlış bilginin yalnızca bireyleri değil, toplumun tamamını etkileyebileceğini söyleyerek, "Öncelikli olarak teyitlenmiş, doğrulanmış ana akım kaynakları tercih etmemiz gerekiyor, resmi kanallardan bu bilgileri takip etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

'HER BİLGİYİ DOĞRU KABUL ETMEYİN'
Sanal medyada karşılaşılan bilgilerin kaynağının mutlaka sorgulanması gerektiğini vurgulayan Dr. Akbayır, "Her bilgiyi sanal medyada paylaşıldığında, geniş kitlelere ulaştığında doğru olarak kabul etmeyeceğiz. Öncelikli olarak bunu teyit etmemiz gerekiyor. Bu bilgi hangi kaynaktan ortaya çıkmış diye sorgulamamız gerekiyor" dedi.
Kullanıcıların sanal medya platformlarının sunduğu doğrulama araçlarından da yararlanabileceğini belirten Dr. Akbayır, farklı kaynaklardan karşılaştırma yapılmasının önemine dikkati çekti.
'KİŞİSEL VERİLER DE RİSK ALTINDA'
Sanal medyadaki tehlikenin yalnızca yanlış bilgiyle sınırlı olmadığını belirten Dr. Akbayır, kişisel verilerin ve özel hayatın da kontrolsüz paylaşımlar nedeniyle risk altında olduğunu söyledi. Sanal medya mecralarında paylaşılan içeriklerin çoğu zaman herhangi bir süzgeçten geçirilmediğini ve doğrulanmadığını ifade eden Dr. Akbayır, "İnsanların kişisel verilerinin de özel hayatının da ihlal edilebileceğini unutmamak gerekiyor" dedi.
Bir kişinin adresinin veya özel görüntüsünün kısa sürede çok geniş kitlelere ulaştırılabileceğini dile getiren Dr. Akbayır, bu tür paylaşımların hukuki sonuçları olabileceğine dikkati çekerek, vatandaşların sanal medyada içerik paylaşırken 'Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nu ve kişilerin özel hayatına ilişkin sınırları göz önünde bulundurması gerektiğini söyledi.

'VATANDAŞ GAZETECİLİĞİ RİSKLER BARINDIRIYOR'
Cep telefonlarının kamera ve ses kayıt özelliklerinin gelişmesiyle, vatandaş gazeteciliğinin de yaygınlaştığını ifade eden Dr. Akbayır, olay yerindeki kişilerin görüntü ve bilgileri anında sanal medyada paylaşabildiğini söyledi. Vatandaş gazeteciliğinin önemli işlevi bulunduğunu, ancak bunun beraberinde bazı riskler getirdiğini belirten Dr. Akbayır, gazetecilik mesleğinin belirli mesleki ve etik ilkeler çerçevesinde yürütülmesi gerektiğine değinerek, "Vatandaş gazeteciliği yürüten arkadaşlarımızın yaptıkları iş değerli, bunu bir kenara atamayız ama diğer taraftan da ürettikleri içeriklerle dezenformasyona sebep olabilirler" diye konuştu.
Özellikle afet ve kriz dönemlerinde doğrulanmamış görüntü ve bilgilerin paylaşılmasının insanları yanlış yönlendirebileceğini belirten Dr. Akbayır, bazı içeriklerin toplumsal güvenlik açısından da risk oluşturabileceğini söyledi.
Medya profesyonellerinin eğitim ve mesleki deneyim yoluyla haber üretim süreçlerine hazırlandığını belirten Dr. Akbayır, vatandaşların ise sanal medyada karşılaştıkları bilgileri değerlendirirken daha bilinçli olması gerektiğini söyledi. Sanal medyanın bilgiye ulaşmayı kolaylaştıran önemli bir araç olduğunu, aynı zamanda ciddi riskler taşıdığını belirten Dr. Akbayır, vatandaşların sanal medyada gördükleri içerikleri sorgulaması, kaynağını araştırması ve doğrulamadan paylaşmaması gerektiğini vurguladı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:122
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Eylül 2026 15:47 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















