Sürekli olumsuz haberlere bakmak beynimize bunu yapıyor! İzledikçe endişeleniyor, endişelendikçe izliyoruz... Bu döngü sandığınızdan çok daha tehlikeli
Hurriyet sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Medyaya maruz kalmanın psikolojik bedeli
Psikoloji ve tıp profesörü Roxane Cohen Silver, medyanın psikolojik olarak ne kadar yıkıcı olabileceğini ilk kez 1999'daki Columbine Lisesi saldırısı ve ardından gelen 11 Eylül saldırıları sırasında fark etti.
Silver'ın üç yıl boyunca takip ettiği kişiler üzerinde yaptığı araştırmalar, terör saldırılarıyla ilgili haberlere daha fazla maruz kalanların, zamanla daha fazla ruhsal ve fiziksel sağlık sorunu rapor ettiğini ortaya koydu.
20 yıl sonra, bugün elimizde şu gerçek var: Acımasız haber döngüleri vücudun stres tepkisini bozabiliyor ve yıllarca sürebilecek psikolojik sorunlara yol açabiliyor.
Haberler stres tepkinizi nasıl tetikler?
İnsan beyni tehditlere odaklanmaya programlıdır. Binlerce yıl önce bu içgüdü bizi yırtıcı hayvanlardan koruyordu; bugün ise bizi korkunç manşetlere hapsediyor.
Bir tehdit gördüğünüzde, savaş ya da kaç tepkiniz devreye giriyor ve vücudunuz kortizol ve adrenalin salgılıyor. Bu iki hormon size söz konusu çatışmayla başa çıkmak için gereken enerjiyi ve zihinsel keskinliği sağlıyor.
Normalde tehdit geçince vücut normale döner. Ancak sürekli olumsuz habere maruz kalmak, bu sistemi "açık" konumda kilitli tutuyor.
Bu durum beynin ödül sistemini bozuyor. Eskiden sevdiğiniz hobiler veya arkadaşlarınız daha az çekici gelmeye başlıyor; kendinizi sürekli yorgun, umutsuz ve kaygılı hissetmeye başlıyorsunuz.
Travmatik olaylara dolaylı maruz kalma, Travma Sonrası Stres Bozukluğunu (TSSB) tetikleyebilir
2013 Boston Maratonu bombalaması üzerine yapılan bir araştırma, sosyal medyanın etkisini çarpıcı bir şekilde ortaya koydu.
Günde 6 saatten fazla bu olayla ilgili medyaya maruz kalan kişiler; olay yerinde bizzat bulunanlardan daha fazla akut psikolojik belirti (kabuslar, uyku güçlüğü, davetsiz anılar) rapor etti.
Bunun nedeni, olay yerindekiler için travmanın olay bitince sona ermesiydi; ancak ekran başında olanlar için her yeni manşet ve görüntü travmayı tekrar tekrar canlandırdı.
Covid-19 pandemisi, kasırgalar, Ebola salgını, Büyük Doğu Japonya Depremi ve tsunami gibi diğer felaketler üzerine yapılan çalışmalar da benzer şekilde, insanların üzücü haberleri izlediklerinde stres seviyelerinin yükseldiğini ve hem o an hem de gelecekte ruh sağlıklarının olumsuz etkilendiğini ortaya koydu.
Silver'ın ekibi, tekrarlanan maruz kalmanın beyni bir düşünme döngüsüne soktuğunu da buldu. Her rahatsız edici başlık veya görüntü travmayı yeniden tetikliyor ve zihni tekrar tekrar onu gözden geçirmeye zorluyor.
Sürekli gelen kötü haberler bizi travmanın içine hapsediyor
Boston Maratonu bombalamasından sonra Silver şunu öğrenmek istedi: Travmatik olaylar sırasında medyaya en çok kim başvuruyor?
Bunu öğrenmek için ekibiyle birlikte, 2016'da Orlando, Florida'daki Pulse gece kulübü saldırısının medyada nasıl yer aldığını inceledi. Ortaya çıkan şey, kendi kendini besleyen bir döngüydü. İnsanlar rahatsız edici bir haber gördüler, üzüldüler, daha fazla habere tıkladılar ve daha da üzüldüler.
Bu döngü herkesi etkileyebilir ve etkiliyor da ancak kurbanların kimlikleriyle özdeşleşenler veya zaten korku ve kaygıya yatkın olanların bu döngüye kapılma riski daha da yüksek görünüyor. Ardından, kaygılarını azaltmak için gelecekteki tehditler konusunda aşırı tetikte oluyorlar.
Psikolog E. Alison Holman "Sürekli olarak kötü bir şeyin tekrar olup olmayacağı konusunda endişelenmeye başlıyorsunuz" dedi.
Silver'a göre bu durum, bir sonraki felaket yaşandığında doğrudan medyaya yönelme ve tekrar aynı olayların içine çekilme olasılığını artırıyor. Silver, “Bu, kırılması mümkün olmayan bir döngü gibi. Bunu ‘felaket haberlerine sürekli bakma’ (doomscrolling) olarak adlandırıyoruz” diye konuştu.
İşte art arda gelen stres faktörlerinin bizi nasıl etkilediği
Silver'ın araştırmasına ilk başladığı zamandan beri medya ortamı değişti. Bugün, ceplerimizdeki telefonlardan sürekli bir haber akışı geçiyor ve her an kötü haberler geliyor. Holman'a göre, sosyal medyada görseller her zamankinden daha çarpıcı ve algoritmalar, tıkladığımız anda daha fazlasını görmemizi sağlıyor.
2020 yılı, korkunç haber döngülerinin ne kadar zararlı olabileceğini ortaya koydu. Pandemi, ekonomik durgunluk ve hava olaylarına bağlı felaketler yaşandı. Son yıllar da farklı değildi: Gazze ve Ukrayna'daki savaşlar, siyasi çalkantılar, toplu gözaltılar, seller ve kasırgalar, izleyicileri bir kriz döngüsüne hapsetti.
Holman, "Art arda olaylar yaşandığında, vücudunuz kendini düzenleyemez. Kanıtlar yadsınamaz; birden fazla platformda yayınlanan bu birikmiş travmalar bizi psikolojik olarak zarara uğratıyor” dedi.
Haberleri ‘bilinçli’ tüketme rehberi
Haberlerden tamamen kopmadan ruh sağlığınızı korumak için uzmanlar şu yöntemleri öneriyor:
Bedensel farkındalık: Telefonunuzu elinize almadan önce derin bir nefes alın. Kaydırırken kalp atışınız hızlanıyor veya omuzlarınız geriliyorsa, durma vaktiniz gelmiş demektir.
Zaman sınırı koyun: Gün boyu haberlere bakmak yerine, günde bir veya iki kez 15-20 dakikalık pencereler belirleyin ve zamanlayıcı kullanın.
Görsellerden kaçının: Profesör Silver, haberleri okurken grafik veya kanlı görüntülerin üzerini eliyle kapatıyor. Bu, dünyadan haberdar kalırken beyninizi görsel travmadan korumanın basit ama etkili bir yoludur.
Peki, haber izledikten sonra yaşanan uykusuzluk veya kaygı ne zaman 'normal bir tepki' olmaktan çıkıp profesyonel tedavi gerektiren bir 'ikincil travma' haline gelir? Kişinin bunu anlaması mümkün müdür?
“Olumsuz haber içeriklerine uzun süreli maruziyet, gündelik yaşam olayları hakkında daha fazla endişelenme, kaygı düzeyinde artış, keyifsizlik, mutsuzluk, isteksizlik, olumlu duygular yaşama beklentisinde azalma, umutsuzluk ve ümitsizlik gibi depresif belirtilere, dikkat ve odaklanma güçlüğü, unutkanlık, eski bilgileri hatırlayamama, yeni bilgileri öğrenme güçlüğü gibi bilişsel belirtilere neden olabilir” diyen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman ekledi:
“Bunun dışında kas gerginliği, halsizlik, yorgunluk, uykuya dalma güçlüğü, uykuyu sürdürme güçlüğü gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Kişi, çarpıntı, nefes darlığı, titreme, terleme gibi bedensel belirtileri daha fazla yaşadığını gözlemleyebilir. Bu durumun yaşam kalitemizde, sosyal, mesleki ve aile işlevselliğimizde bozulmalara neden olduğunu fark ediyorsak bu içeriklere maruziyetimizi azaltmamızda ve gerekirse psikiyatrik destek almamızda fayda olabilir.”
Neden bazı insanlar dijital travmaya karşı daha duyarlı?
Doç. Dr. Tuman, “Depresyon ve anksiyete bozukluğu nedeniyle tedavi gören kişilerin daha duyarlı olduklarını söyleyebiliriz. Bunun dışında travma sonrası stres bozukluğu öyküsü olanlar, anksiyete duyarlılığı ve algılanan stres düzeyi yüksek olanlar, mükemmeliyetçilik, belirsizliğe tahammülsüzlük gibi kişilik özelliklerine sahip olanlar daha duyarlıdır diyebiliriz” ifadelerine yer verdi.
Stres yanıtını azaltmak için bunları yapın
“Haberler nedeniyle bozulan stres tepkisi ve artık hiçbir şeyden zevk alamama durumunu biyolojik olarak nasıl sıfırlayabiliriz?” diye sorduğumuz Doç. Dr. Taha Can Tuman, “Uzun süre olumsuz haber içeriklerine maruz kalma sonucunda oluşan stres yanıtı, uzun vadede hipokampüs hacminde azalmaya neden olarak bizi strese daha duyarlı hale getirebilir. Özellikle belirsizliğe tahammülsüzlüğü yüksek olanlar, anksiyete duyarlılığı ve algılanan stres düzeyleri fazla olanların daha fazla etkilendiklerini söyleyebiliriz” diye cevap verdi ve şunları söyledi:
-- Öncelikle yapılması gereken tekrarlayan stres yanıtını azaltmak için olumsuz içeriklere maruziyeti azaltmak olacaktır.
-- Sonrasında gündelik yaşamımıza daha fazla odaklanmak, farkındalık egzersizleri yapmak, kendimiz için amaçlar ve hedefler belirlemek, sosyalleşmek, egzersiz yapmak kronik strese bağlı ortaya çıkan belirtilerin azaltılmasında yardımcı olacaktır.
-- Ancak yaşam kalitemizin ve işlevselliğimizin bozulduğu durumlarda, yaygın anksiyete bozukluğu, orta veya ağır şiddette depresyon gibi psikiyatrik hastalıkların varlığında ilaç tedavisi ve psikoterapi desteği gerekebilir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:94
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Ocak 2026 08:28 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















