Köpeğin annesi de köpektir! Ersin Çelik
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Baba
: “Benim güzel kızım. Sen ne kadar merhametlisin, hayvan seviyorsun, güzel ama bu hayvanlara verdiğin parayla, Afrika’da bir çocuğu veya beş çocuğu, on çocuğu bir ay beslersin.”
Kızı
: “Çocuklar beni ilgilendirmiyor.”
İki yıl önce, Mustafa Merter Hoca ile yaptığımız Bir Başka Mesele programında yukarıdaki diyaloğu konuşmuştuk. Kendisinden bir psikiyatr olarak, şahit olduğu “sevgi manipülasyonunun” nedenlerini anlatmasını istemiştim. Hekaton’la Son Tango kitabında da değindiği “
tetiklenmiş merhamet
sapmasını
” şöyle açıklıyordu:
“Hayvanlarla kurulan ilişki daha az sorumluluk gerektiriyor; daha konforlu, bir çeşit ‘kendini kandırma’ çünkü bir insanın kendi yavrusu ile kurabileceği ilişkinin inceliklerini taşımıyor bu ilişki. İstendiği kadar hayvan sevilsin; bu sevgi, insanlar arası sevginin, mesela bir annenin bebeği ile yaşadığı sevginin yerini tutamaz. Hayvan sevgisi bir süreliğine idare eder ama sonunda yetmez ve sıkıntı, varoluş anksiyetesi başlar.”
Bosch’un reklam filminde olduğu gibi kediler, köpekler artık “
aile fertleri
” ilan ediliyor. Öyle ki “
kedi fobim var
” veya “
köpeklerden korkuyorum
” demek bile insanın vicdanını sorgulatacak noktaya taşındı.
Geçtiğimiz aylarda İzmit’teki bir AVM’de asansör beklerken önümde yaşananlar ise film sahnesi değildi.
Orta yaşlarda bir kadın… Bir elinde bebek arabası, kucağında küçük cins bir köpek. Yanına yaklaşan 13-14 yaşlarında bir kız çocuğu hayvanı sevmeye çalışırken, kadın “Rahat durmuyor. Kucak istiyor” dedi. Bebek arabası sandığım şeyin aslında
“köpek arabası”
olduğu ile yüzleşmiştim ki, genç kız “Çok tatlı. Kaç yıldır besliyorsunuz?” diye sordu. Kadın sesini yükselterek şöyle dedi:
“Sensin beslenen. O benim kızım. Beraber yaşıyoruz.”
Karşımdaki “
insan evladı
” da şoke olmuş, sus pus uzaklaşırken, bir yandan kadına baktım. Kucağındaki o küçük canlıya sanki fiziki bir saldırı olmuş da korumuş gibiydi.
İnsan ile hayvan arasındaki o keskin fark bu sahnede silinmişti.
Gördüklerim bir istisna değildi. Bosch’un reklamı bunun artık norm haline getirildiğini gösterdi.
Bosch Türkiye’nin Anneler Günü için hazırladığı reklam filmi, satış beklentisini aşan bir anlam taşıyor. Çünkü
insani yönlerimiz, duygularımız, merhametimiz günden güne yontuluyor.
Bu arada malum reklam büyük tepki çekti. Aile Bakanı açıklama yaptı, RTÜK inceleme başlattı. Marka bu arada filmi geri çekti.
Ancak…
Tam burada dikkatlerden kaçan detaylar var. Küresel bir marka, “iletişim” stratejisine aykırı bir sessizliğe büründü. Açıkçası açıklama yapamazlar! Çünkü reklamı kaldırsalar da vazgeçemeyecekleri bir “
yatırım
” söz konusu.
Batı’da “
pet humanization
” yani evcil hayvanları insancıllaştırma eğilimi artık kültürel değişim olmanın ötesine geçerek
devasa bir ekonomiye
dönüştü.
Haliyle, bugüne kadar hedef kitlesi daha çok kadınlar olan Bosch’un, köpeklerin “
evlatlaştırıldığı
” o filmi Anneler Günü gibi sembolik bir günde yayımlaması, “toplumsal gelecek” yatırımıydı.
Tıpkı bebek arabalarının yerini köpek arabalarının almaya başlaması gibi, pazar payı giderek “
insanlaştırılan hayvanlara
” kayıyor.
Bakınız: Küresel evcil hayvan sektörü 2025 yılı sonunda 2
43,5 milyar dolara
ulaştı. Bloomberg, bu rakamın 2030’da
500 milyar dolara
yaklaşacağını öngörüyor. Türkiye’de de tablo farklı değil. TÜİK’e göre tüketici fiyatlarında en yüksek artış evcil hayvan ürünlerinde.
Bu denkleme doğum oranlarının hızla düşmesi eklenince; mahalle aralarındaki ana okulu veya kreş işletmecileri kapılarına kilit vurmak yerine buraları evcil hayvan bakım merkezlerine dönüştürecektir.
O halde sadece duygusal değil,
ekonomik olarak desteklenen ve sosyolojik olarak da beslenen bir dönüşümden
söz ediyoruz.
Bütün bu dehşet sosyolojisinin asıl kırılması ise burada başlıyor.
Çocukla hayvan arasındaki fark aşındırılıyor. Sadece yeni kuşakların değil yetişkinlerin de merhametleri sapma eğiliminde. Böyle böyle Gazze’de çocukların katledilmesine üzülecek, Filistinli annelerin acılarını yüreklerde hissedecek insani refleksler yok olacak.
Çünkü fıtrattan gelen duygularını yaşayamaz hale gelen insan, Mustafa Hoca’nın tabiriyle bir “
kerb
” (daralma, tasa) hali yaşar ve başkasının acısına karşı giderek körleşir.
Köpeğin annesi köpektir, insanın annesi ise “evlat” doğurur. Merhametin, bağın ve de neslin devamı anneden gelir. Annelik duygusu manipüle edilirse sonumuzun nasıl olacağının fragmanını izledik zaten. Değil mi?
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:36
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Mayıs 2026 04:09 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















