Ankara24.com
close
up
Kime güveneceğiz? Ersin Çelik

Kime güveneceğiz? Ersin Çelik

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Bir takipçim, Instagram’dan mesaj atarak içini dökmüş. Samimi ve hayal kırıklarıyla dolu satırlar. Belli ki malum son olaylardan sonra üzülmüş, sarsılmış. Başkalarının özel hayatlarına atıf yaptığı için birebir aktarmayacağım ancak duyguları şu sitemli soruyla bitiyordu: “Şaştık kaldık, kime güveneceğiz?” Nasıl yanıt vereceğimi bilemedim. Ne desem diye düşündüm bir süre. Nihayetinde, “Tanış olduğunuz, görüştüğünüz insanlara güvenmelisiniz. Uzaktan tanıdığınız kişilere ise aranızdaki mesafe kadar

Bir takipçim, Instagram’dan mesaj atarak içini dökmüş. Samimi ve hayal kırıklarıyla dolu satırlar. Belli ki malum son olaylardan sonra üzülmüş, sarsılmış. Başkalarının özel hayatlarına atıf yaptığı için birebir aktarmayacağım ancak duyguları şu sitemli soruyla bitiyordu:

“Şaştık kaldık, kime güveneceğiz?”

Nasıl yanıt vereceğimi bilemedim. Ne desem diye düşündüm bir süre.

Nihayetinde,

“Tanış olduğunuz, görüştüğünüz insanlara güvenmelisiniz. Uzaktan tanıdığınız kişilere ise aranızdaki mesafe kadar yakınlık duymalısınız”

diyebildim.

Soru ise kafama takıldı...

Sahi, kime güveneceğiz?

“İçeriden” yani ekrandan, sosyal medyadan biri olarak gözlemlerim var elbette.

Bu, aslında çağın sorusu ve sorunu. Bu kadar yakıcı olmasının sebebi, yaşananların sadece bir “yanılma” veya “yanlış tanıma” olmaması. Asıl kırılma,

güven duygusunun yanlış bir zeminde tesis edilmesi.

***

YILIN KELİMESİ, ÇAĞIN TEŞHİSİ

Daha çok yeni, bir kavram üretildi. İmdadımıza yetişebilir belki.

Sözlükte durduğu gibi durmayıp, çağın bir hastalığının teşhisini koyuyor.

Cambridge Sözlüğü, 2025 senesi için Yılın Kelimesi olarak “

Parasosyal

kavramını seçti.

Telaffuzu biraz çaba istiyor fakat manası hayli ağır. Kavramdaki “Para” mani anlamında değil. Yunancadan İngilizceye geçmiş, “

Benzeri ama tam olmayan

” demek.

İlk bakışta akademik bir terim gibi dursa da gündelik hayatımızın orta yerindeki bir kırılmaya işaret ediyor.

Parasosyal

ilişki

; insanların ünlülerle, fenomenlerle, ekran yüzleriyle hatta artık yapay zekâ botlarıyla

tek taraflı, karşılıksız ama yoğun duygusal bağlar kurması anlamına geliyor.

Biraz daha açmam gerekirse, en kaba tabiriyle,

“karşılıksız dijital aşk”

ya da

“tek taraflı dostluk”

diyebiliriz. Sizin onu tanıdığınızı, sevdiğinizi, hatta ailenizden biri sandığınız, ama

onun sizin varlığınızdan, isminizden, derdinizden haberdar bile olmadığı ilişki biçimi…

Böyle bir ilişkinin temelinde “emek” de yok, “karşılık” da. Durup dururken gelişmez elbette. O duygu “

maruz kalmaktan

” beslenir. Televizyon kanallarında sürekli izlemek, sürekli duymak, kayan ekranlarda sürekli görmek

kişiyi “tanımanın” yerini alır.

Bilmekle tanımak, izlemekle şahit olmak aynı şeyler olmasa da

insan oturduğu yerden kendini böyle bir yönelimin içinde bulur.

Ekrandaki “

o kişi

” ise izleyicisini tanımaz, bilmez. Hatta merak etmez. Hayatlarına dair herhangi bir sorumluluk taşımaz.

Gücünü izleyicisinden alır, egosunu tatmin eder lakin karşılık vermez.

Ama izleyicisi, takipçisi onu tanıyormuş gibi hisseder. Onun adına sevinir, onun adına üzülür,

öyle ki onu eleştireni kendisine saldırılmış sayar.

Çünkü aslında ortada bir insandan ziyade, zihinlerde inşa edilen bir karakter vardır.

***

“MIŞ” GİBİ YAPAN SAMİMİYET

Peki bu nasıl oldu? Tek taraflı ilişkiler yumağı nasıl örüldü?

Hatırlayalım,

eskiden “hayran” olunurdu.

Yeşilçam yıldızları ulaşılmazdı mesela. Adı üstünde yıldızdı.

Uzaktan parlar, çok uzaklardan sevilirlerdi.

Şimdikiler öyle mi? Spikerler, sunucular, başroller, fenomenler, influencer’lar evin baş köşesinde, kahvaltı masamızda, cebimizdeler.

Sabah uyanır uyanmaz “günaydın canlarım” diyorlar.

Takipçiyle yiyor, izleyiciyle içiyor,

“her an sizinleymiş gibi”

yapıyorlar.

İşte Cambridge, Parasosyal kavramını seçerek bu tehlikeli yanılgıya dikkat çekiyor. Çünkü bu

“mış” gibi yapan samimiyet, en savunmasız

yerden, “güven” duygusundan yakaladı.

***

KUSURSUZLUK BEKLENTİSİ VE YIKIM

Konuyu Cambridge’den alıp Türkiye’nin şu günlerde içinden geçtiği sosyal travmaya getireceğim.

Memlekette bu kırılganlığın daha sert yaşanmasının bir başka nedeni de zaten var olan güven krizi olsa gerek. Kurumlara, yapılara, otoritelere duyulan güvenin zayıfladığı bir dönemdeyiz. Bu zayıflamayı da biraz sosyal medya besledi. Toplumlara rehberlik edecek, yol gösterecek; öğretmenin, âlimin, kanaat önderinin insanlar üzerindeki etkisi azalırken, ortaya çıkan boşluk hızla ekranlar tarafından dolduruldu. Görünür olan, konuşan, duygusunu paylaşan herkes bir referans noktasına dönüştü.

“Bizden biri” hissi, mesafeleri ortadan kaldırdı. Mesafe kalkınca da duygular karıştı.

Mesele sadece yasa dışı bahis, kara para, uyuşturucu tüketimi veya diğer suçlar değil. Artçı mesele,

milyonlarca insanın yaşadığı o büyük hayal kırıklığı.

Burada “sorun” tam olarak insanların kusurlu olması değil. İnsan zaten kusurludur. Büyüklerimizin dilinden düşmeyen

“İnsan beşer, durmaz şaşar”

sözü öylesine söylenmemiştir. Burada sorun,

kusursuzluk beklentisinin ekranlar üzerinden oluşturulmasında.

Bir hata ortaya çıktığında yaşanan öfke, çoğu zaman hatanın kendisinden değil, ona yüklenen anlamın yıkılmasından kaynaklanıyor. Tartıştığımız ve içinden çıkılmayan,

“o böyle biri çıktı” değil, “ben ona böyle bir anlam yüklemiştim”

kırgınlığı değil midir? Bu yüzden travma derin, bu yüzden hayal kırıklığı tüm topluma sirayet etmiş.

***

İNSANDAN UMUDU KESİP MAKİNEYE SIĞINMAK

Tam bu noktada Cambridge editörleri bir tehlikeye daha işaret ediyor:

Yapay Zekâ

.

İnsandan umudunu kesen,

“İnsan insana bunu yapar mı?”

diye kahrolanlar, şimdi de teselliyi yapay zekâ botlarında aramaya başladı.

Neden mi? Çünkü yapay zekâ yalan söylemiyor (şimdilik), sizi yargılamıyor, her dediğinizi onaylıyor ve sizi terk etmiyor. İnsan insandan kaçıyor, makineye sığınıyor. Yalnızlık, “

teknolojik konfor

” ambalajıyla pazarlanıyor ve alıcısını hızla buluyor.

Yargılamayan, terk etmeyen, hep anlayan sanal varlıklarla kurulan bağlar da Parasosyal ilişkinin yeni biçimi oysa. Bu durum, güven duygusunu daha da mekanikleştiriyor. Güven, artık insani bir tecrübe olmaktan çıkıp algoritmalar eliyle inşa ediliyor.

***

GÜVEN EKRANA SIĞMAZ

Peki o hâlde:

Gerçekten kime güveneceğiz?

Cevabı aslında çok basit, sadece unuttuk.

Ekranın arkasındakine değil, omzuna başımızı yaslayabildiğimiz, dokunabildiğimiz, gözünün içine bakabildiğimiz, yüzünü gözünü “

filtresiz

görebildiğimiz, acısını ve sevincini hissedebildiğimiz insanlara güveneceğiz.

Uzaktan kurulan bağlar sadece hayranlık üretir. Yakından kurulanlar ise imtihandır. Hayatımıza hiç dokunmamış, bizimle

aynı yükü taşımamış, aynı bedeli ödememiş insanlardan “sarsılmaz” bir rol modellik beklemek, daha büyük kırılmaların kapısını aralar.

Eğer gerçekten bir çıkış yolu arıyorsak, sanaldan “takip ettiklerimize” değil,

kapı komşumuza, çocukluk arkadaşımıza, ailemize sarılacağız.

Efendimiz (s.a.v.) çağlar öncesinden “

Mümin müminin

aynasıdır

” diyor. O halde, güvenmek için aynamıza bakmamız gerekiyor. Ekran maddenin muhtevası olarak bir “aynadır” fakat o bize bakmaz.

Meslek icabı ekranlarda olan biri olarak şunu samimiyetle ifade ederek bitireyim: Güven, kalp ile tasdik, göz ile teyit edilen çok güçlü bir hissiyattır.

Bu duygu gerçek anlamda, hiçbir ekrana sığmaz.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:121
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Aralık 2025 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Şampiyonlar Ligi nde finalin adı belli oldu

07 Mayıs 2026 00:05see153

Kenyalılar yeraltı sularını kirlettiği suçlamasıyla BP ye dava açtı

07 Mayıs 2026 00:46see152

Aracın hurdaya döndüğü kazayı burnu bile kanamadan atlattı Antalya Haberleri

07 Mayıs 2026 00:18see151

Polis memuru feci kazada yaşamını yitirdi

07 Mayıs 2026 00:57see150

AKP li Selman Öğüt Aile Bakanını hedef aldı! Bosch un silinen reklam filmini istediği gibi eleştirmemişti

07 Mayıs 2026 00:48see145

Ranzadan düşen iki yaşındaki çocuk yaralandı: Hayati tehlikesi bulunuyor Bursa Haberleri

07 Mayıs 2026 00:46see144

Ermenistan dan kritik Türkiye açıklaması! Normalleşme mesajı

06 Mayıs 2026 03:45see143

Türkiye nerede CHP nerede! Yerel Gündem Haberleri

07 Mayıs 2026 04:04see142

Yapay zekâ devleri sınıfları ele mi geçiriyor?

06 Mayıs 2026 11:08see138

Hastaneleri bırakın 28 milyarı alın Sözcü Gazetesi

07 Mayıs 2026 05:22see138

Yeni ‘first lady’ de kurasız hacca gitti Sözcü Gazetesi

06 Mayıs 2026 04:28see137

Gülistan Doku cinayeti dosyasında Google detayı: Zeinal Abarakov genç kızı adım adım böyle izlemiş!

06 Mayıs 2026 15:08see136

Orduevi yasağında, Anayasa Mahkemesi kararı da dinlenmedi Sözcü Gazetesi

06 Mayıs 2026 05:03see133

Hantavirüslü gemiye demirleme izni çıkmadı Gündem Haberleri

07 Mayıs 2026 04:04see131

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı duyurdu: 680 sözleşmeli personel alınacak Sözcü Gazetesi

07 Mayıs 2026 00:32see130

Baharın kadim buluşması Hıdırellez: Tüm Türk coğrafyasında coşkuyla kutlanıyor!

06 Mayıs 2026 20:14see130

Elazığspor Teknik Direktörü Erkan Sözeri: Kupayı hepimiz çok istiyoruz

06 Mayıs 2026 20:59see128

TRT ortak yapımı Şehzade Büyük Şenlik filmi vizyonda

06 Mayıs 2026 15:31see128

2 kardeş yan yana defnedildi

06 Mayıs 2026 07:09see127

YILDIRIMHAN hamlesi İsrail de geniş yankı uyandırdı: Türkiye kıyamet canavarını tanıttı

06 Mayıs 2026 11:07see126
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları