Ankara24.com
close
up
İnsanlığın ontolojik yok oluş felâketi! Yusuf Kaplan

İnsanlığın ontolojik yok oluş felâketi! Yusuf Kaplan

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Gazze’de yaşanan ve sadece bütün dünya tarafından seyredilen televizyonlarda adeta canlı yayınlanan ürpertici soykırım ile 500 bin çocuğun çalınması, katledilmesi, kanlarının emilmesi, sonra da yenilmesi, bunun da, Batı uygarlığını kuran Noam Chomsky, Stephen Hawking, Richard Dawkins, Joe Biden, Bill Clinton, Obama gibi büyük düşünürler, bilim adamları, sanatçılar ve siyasetçiler tarafından gerçekleştirilmesi Batı uygarlığını bir çıkmaz sokağın eşiğine getirip kilitledi. O da şu: Batılıların insanlığa

Gazze’de yaşanan ve sadece bütün dünya tarafından seyredilen televizyonlarda adeta canlı yayınlanan ürpertici soykırım ile 500 bin çocuğun çalınması, katledilmesi, kanlarının emilmesi, sonra da yenilmesi, bunun da, Batı uygarlığını kuran Noam Chomsky, Stephen Hawking, Richard Dawkins, Joe Biden, Bill Clinton, Obama gibi büyük düşünürler, bilim adamları, sanatçılar ve siyasetçiler tarafından gerçekleştirilmesi Batı uygarlığını bir çıkmaz sokağın eşiğine getirip kilitledi.

O da şu: Batılıların insanlığa verebileceği bir şey yok: İnsana, hayata, hakikate dair dikkate değer söyleyebileceği bir şey yok.

Bunu iliklerine kadar hisseden belki de ilk kişi Nietzsche’ydi. Aynen şöyle diyor’du büyük çilekeş düşünür: Batı uygarlığı olarak “insanlığa söyleyebileceğimiz tek yeni şey, yeni bir şey söyleyemeyeceğimiz gerçeğidir.”

Neden böyle bir cümle kuruyordu büyük düşünür? 

Nietzsche, gelen ontolojik yok oluş felâketini görüyordu çünkü.

Ontolojik yok oluş felâketi dediğim şey ne peki?

ONTOLOJİK YOK OLUŞ FELÂKETİ

Öncelikli olarak, sâbitelerin yitirilmesi, değişkenlerin sâbite katına yükseltilmesi. Bu, insanın hakikati, dolayısıyla kendini keşfetme konusunda sürgit bir Sisifos Efsanesi yaşamasına yol açıyor insanın. En iyi şekilde Camus’nün anlattığı ve üstelik de iliklerine kadar yaşayarak anlattığı üzere, kayayı en tepeye taşımaya çalışıyor modern yalnız insan ama her seferinde paldır küldür aşağıya yuvarlanıyor kaya.

Hakikat’in, iki cephesi var. İster ilâhî (=tenzîlî / “soyut” / örtük) hakikat olsun, ister beşerî (tekvînî / teşbîhî / “somut” / açık) hakikat olsun, fark etmez bu.

Hakikatin bir sâbit / görünmeyen yönü vardır. Bir de değişken / görünen yönü.

Tanrı fikrini yitiren toplumlar, hakikati bütün veçheleriyle, bütün cepheleriyle idrak etme imkânlarını da melekelerini de yitirirler.

Hakikatin dış cephesini, hakikatin kendisi olarak konumlandırırlar. Konum fikirleri olmadığı için. Konumlarını, yerlerini yitirdikleri için.

Nereye, nasıl konuşlandıklarını da bilemezler. Mevziniz, mevzunuzu belirler. Konuşlandığınız yer, konuşmanızın dilini, yerini ve yönünü tayin eder.

‘Değişken’e, dış cepheye konuşlanırsanız, hakikatin sadece görünen yüzünü, üstelik de size görünen yüzünü görebilirsiniz. Hakikatin iç yüzünü göremezsiniz.

Sâbitelere konuşlanırsanız, hakikatin iç cephesini her şeyiyle idrak edersiniz, yaşarsınız, solursunuz iliklerinize kadar. O yüzden ne konuşacağınızı da; neyi, nasıl konuşacağınızı da iyi bilirsiniz.

KANT’IN

AVRUPA’YI KURAN, HAKİKATİ YOK EDEN BÜYÜK YANILGISI

Ontolojik yok oluş felâketinin ikinci boyutu, epistemolojinin yani “kuru bilgilenme çabası”nın bizi hayatı ve hakikati kavramaya götürebileceği yanılgısıdır.

Sonuç: İnsanın yüzeylere mahkûm olmasıdır. Zihninin de hayatının da yüzeyselleşmesidir.

Araçların amaç katına yükseltilmesi, iradesini araçlara (bilim, teknoloji vesaire gibi güç üreten araçlara) kaptıran modern yalnız insanın özgürlüğünü yitirme tehlikesinin eşiğine sürüklen-mesidir. Kant’ın gördüğü ama çözebileceği halde çözemediği sorunu bu, modern Avrupa’nın. 

Avrupa kurulurken, Avrupa’yı yanlış temeller / değişkenler (numenleri atlayarak fenomenler) üzerinden kurmak bile olsa, dahası Avrupa’nın tarihe yanlış temeller üzerinden de olsa girişini sağlayacak yapı taşlarını alelacele de olsa döşemek varken, dâhî filozof Kant’ın, felsefenin derinliklerinde yüzmek yerine dünyanın yüzeylerine hükmetme güdüsüne yenik düştüğünü görüyoruz.

Niceliğin niteliği yutmasının önünü açtı Kant büyük yanılgısıyla.

HÂKİMİYET KURMA KAYGISI: BATI UYGARLIĞINI KURAN DİNAMİKLERİN YIKAN DİNAMİTLERE DÖNÜŞMESİ

Ontolojik yok oluş felâketinin üçüncü boyutu da, Batı uygarlığının olma kaygısı ile değil, sahip olma güdüsüyle hareket etmesi, hâkimiyet kurma kaygısını (Tanrı üzerinde, insan üzerinde, tabiat üzerinde, güçlülerin zayıflar üzerinde hâkimiyet kurması olarak tezâhür eden güçlü olanın haklı ve hâkim olduğu inancına dayanan “survival of the fittest” olarak tarif edilen sosyal darwinizm ilkesini ya da daha iyi bir ifadeyle, ilkesizliğini) hayata yön veren temel itici güç olarak belirlemesi.

Böylelikle manevî boyutu izafileşen, zamanla da devre dışı kalan, o yüzden de dindışı kutsallıklarda (cinsellikte, haz teknolojisinde, futbol, müzik gibi popüler kültür endüstrisinde ve ikonografisinde) patlama yaşanmasına yol açan maddî boyutun tek katmanı olması hayatın. 

Hayatın ve hakikatin sadece madde derekesine indirgenmesi, yüzeyin her şeye hükmetmesi, onun için de estetiğe yani ayartıya başvurulması, baştan çıkarıcı bir hız, haz ve ayartı teknolojisi üretilerek insanların kitleler hatta kütleler hâlinde stadyumlara, müzik konserlerine adeta paketlenerek sürülmesi ve güdülmesi. 

Modern yalnız insan, kendini merkeze alarak hayatı yüzeye, hız, haz ve ayartıya kilitledi, hakikati de sığlığa yem etti.

Dünya devâsâ bir çorak ülkeye dönüştü. 

İnsan ruhunu yitirdi, hız, haz ve ayartının kölesi zavallı bir canlı cenaze olup çıkıverdi.

Hakikat, hakikatinden soyuldu, anlamsızlaştı ve buharlaştı. 

İnsanlık büyük bir ontolojik yok oluş felâketinin eşiğine sürüklendi. Buradan sonrası yok.

Buradan sonrası cehennem.

Şunu söyleyeyim: Küresel ölçekte yaşanan bu gelişmeler, İslâm’ın önünü açtı ama Müslümanları yok İslâm’ın.

Henüz yok. 

Ama yarın, bizim olacak: Biz varız sadece insanın acısını yüreğinde hisseden bütün soykırımlara direnen ve insanlığın yükünü omuzlarında taşıma yükümlülüğünü varoluş şartı bilen. “Önce ben, değil; önce sen,” diyen.

Vesselâm.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:121
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Haziran 2026 04:23 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Orta Doğu ülkesini ateşe verdiler: Sokaklarda çok sert protesto!

29 Temmuz 2026 00:42see192

Otomobil, traktöre arkadan çarptı: 1 ölü, 2 yaralı

29 Temmuz 2026 00:57see192

Avustralya nın en küçük kasabası satışa çıktı, sahibi aynı zamanda patron olacak

28 Temmuz 2026 18:01see190

Galatasaray ın istediği Can Uzun için resmi açıklama

29 Temmuz 2026 00:14see189

Japonya da 7,1 büyüklüğündeki depremin ardından sarsıntılar sürüyor

28 Temmuz 2026 18:18see187

Orlando Bloom, Katy Perry ayrılığının ardından 21 yaş küçük sevgilisi Luisa Laemmel ile görüntülendi

28 Temmuz 2026 17:59see187

Şampiyonluk için toplandılar! Amigonun ettiği dua gülümsetti

28 Temmuz 2026 18:14see186

Nazlı Sabancı, ikinci kez mezun oldu

28 Temmuz 2026 19:47see180

Erdoğan duyurdu: Irak ile tarihi anlaşma! Günde 1 milyon varil petrol gelecek

28 Temmuz 2026 20:32see172

Nuh un Gemisi nin sırrı nihayet çözülüyor! Araştırma başladı

28 Temmuz 2026 17:08see164

2 yaşındaki Kadir ölü bulundu! Annenin acı çığlıkları yürekleri dağladı Sözcü Gazetesi

28 Temmuz 2026 19:09see161

Terörsüz Türkiye sürecinde 10 maddelik planın detayları belli oldu

28 Temmuz 2026 16:59see160

Çankırı’da feci kaza: 3 kişi öldü, 2 kişi yaralandı!

28 Temmuz 2026 19:03see160

Askeri kampta keşfedildi: Kazı derinleştikçe toprağın altından peş peşe sürprizler çıktı Sözcü Gazetesi

30 Temmuz 2026 01:05see160

AK Parti den 25. yıla özel logo! Simgeler dikkat çekti

28 Temmuz 2026 13:16see156

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, BM Genel Sekreteri Guterres ile bir araya geldi

28 Temmuz 2026 14:14see153

Makana Baku: Takımıma güvenim var!

28 Temmuz 2026 22:28see150

BM: Gazze de yerinden edilmiş kişilerin yaşadığı yerlerin yüzde 83 ü kemirgen ve parazit istilası altında

29 Temmuz 2026 21:42see148

Pera Müzesi Halil Paşa’nın Stüdyosunda yaratıcı bir deneyim

29 Temmuz 2026 00:16see147

KÜÇÜKÇEKMECE 5. AİLE MAHKEMESİ

30 Temmuz 2026 00:05see144
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları