Frankenstein’ın adamları ve Epstein dosyaları: İnsanlığın ve Batı uygarlığının intiharı Yusuf Kaplan
Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Batı uygarlığı, modernlikle birlikte bütün insanlığa meydan okudu. İnsanlığa, bütün medeniyetlere, dinlere, Tanrı fikrine, hakikate, tabiata vs. savaş açtı.
Kendisi dışındaki hiçbir medeniyete, kültüre, inanca kendisine benzemediği veya Batı’ya boyun eğmediği sürece hayat hakkı tanımadı.
Thomas Paine, bunu “insanlığın kökünü kazıma konusunda kimse Batı’yla yarışamaz!” diyerek enfes bir şekilde özetlemişti The Rights of Man başlıklı çığır açıcı kitabında.
İNSANLIĞIN İNTİHARI
Batı uygarlığı, tastamam bir Frankenstein’ı andırıyor: Bir dünya kuruyor ama bu dünyayı öylesine sapkın, öylesine yıkıcı temeller üzerine inşa ediyor ki, Batı uygarlığını vareden dinamik’ler, Batı uygarlığını yok eden dinamit’lere dönüşüyor, kaçınılmaz olarak.
En temelden, felsefî olarak izah etmek gerekirse şu söylenebilir, öncelikle: Schumpeter’in “yaratıcı tahrip” olarak tarif ettiği, -Marx’ın da bu kavramı kullanarak kışkırtıcı analizler yaptığı- kapitalist Batı uygarlığı, insana ne olduğunu unutturdu.
En az iki farklı şekilde okunabilir bu cümle.
Birincisi: Postmodern algı çağında insanın düşünme melekelerini öylesine yok etti, insanı pasif nihilizmin eşiğine öylesine sulu sepken bir şekilde sürükledi ki, insan’ın ne olduğunu, nasıl bir varlık olduğunu unutturdu Batı uygarlığı bütün insanlığa.
İkincisi: İnsanlığı öylesine ayarttı, insanlığı zihnen öylesine felçleştirdi, epistemik kölelere dönüştürdü ki, insan’lık başına ne geldiğini bilemez oldu, adeta mankurtlaştı ve her şeyi unuttu.
Batı uygarlığının insanlığın zirvesi hatta tek ulaşılması gereken yegâne tecrübesi olduğu palavrasını yutturdu bütün dünyaya!
Öteki üzerinden, ürkütücü bir Kötü icat ederek “evrensel Batılı değerler” diye bir masal uydurdu ve bu masala herkesi ayartarak inandırdı: Öylesine güçlü bir propaganda makinası icat etti, öylesine ayartıcı bir ikna mekanizması kurdu ki, herkes kültürün, düşüncenin, medeniyetin sadece Batı›dan ibaret olduğuna ya da en azından Batı uygarlığının dışındaki medeniyetlerin bir değerinin, anlamının ve insanlığın -geçmişinin ve- geleceğinin inşasında hiçbir yerinin olmadığına hükmetti; diğer medeniyetlerin Batı uygarlığıyla karşılaştırıldığında “düşük medeniyetler” olduğu ezberiyle beyninin yıkanmasına müsaade etti ve sonunda bu ezberi gerçek olarak kabul etti
Bu, insanlığın intiharıdır işte!
İnsanlığın medeniyet birikiminin, kültür birikiminin inkârı ve dolayısıyla intiharıdır.
BATI UYGARLIĞI’NIN İNTİHARI
Ama öte taraftan, en az iki asırdır, dünyaya Batılılar, Batı uygarlığı çeki düzen veriyor. Bu da bir gerçek. İşgalle, katliamla, ürpertici savaşlarla ve soykırımlarla çeki düzen veriyor dünyaya.
Batı uygarlığı modernlikle birlikte önce fiilî işgali gerçekleştirdi, sonra da postmodernlikle birlikte zihnî işgali.
Artık adına kültürel sömürgecilik ya da medyatik sömürgecilik diyebileceğimiz ama her tür medya vasıtasıyla gerçekleştirilen zihnî işgal, fiilî işgale gerek kalmadan toplumların aşağılık komplesine sürüklenmelerine, kendilerine güvenlerini yitirmelerine, celladına âşık edilmelerine yetiyor. Hatta bu yöntem daha sinsi olduğu için, kişi, başına ne geldiğini anlamadan zihnen teslim alınıyor, mankurtlaştırılıyor.
Medyaların hükümran olduğu bir çağda algılarımızı şekillendirerek, sanal algılar inşa ederek hegemonyasını inşa ediyor Batılılar.
Epstein dosyalarının çarşaf gibi ortalığa s’açılması sadece Amerikalıları ilgilendirmiyor, bütün dünyayı ilgilendiriyor. Batılıların nasıl bir ahlâkî çürüme yaşadıklarını ve geliştirdikleri dijital medyalarla bu çürümeyi ânında, bütün dünyaya nasıl taşıdıklarını gösteriyor.
Bütün insanlığı insanlığını yitiren, hız, haz ve ayartının kölelerine dönüştüren bir yok oluş felâketinin eşiğine sürüklüyor Batı uygarlığı.
Epstein dosyaları, Batı uygarlığının, Batılıların en eğitimli, en donanımlı, en elit insanlarını, en aşağılık yaratıklara dönüştüren bir insanlık düşmanı, hakikat düşmanı bir uygar barbarlık biçimi olduğunu gözler önüne seren en iğrenç göstergeleridir.
Epstein dosyaları, Yahudilerin ve Yahudiler tarafından rehin alınan Batılıların Gazze’de canlı yayında çocukları, kadınları, yaşlıları, tabiattaki bütün varlıkları gözlerini kırpmadan katledecek, soykırımdan geçirecek, yok edecek kadar aşağılık yaratıklar olmalarının hiç de şaşırtıcı olmadığını göstermesi bakımından manidardır ve ürkütücüdür.
Sözün özü: Savaşlar meydanlarda değil, medyalarda veriliyor algı çağında.
Algı aklı çarmıha gerdi, demiştim.
İnsanlık dijital bir uygarlıkta algılar imparatorluğunun kölesi şimdi!
Bu barbar uygarlıkla savaşmak, insanlığı bu barbar uygarlığın pençesinden kurtarmak boynumuzun borcu olmalı bizim. Hepimizin. Bütün insanlığın.
Vesselâm.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:24
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Şubat 2026 04:08 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















