Ankara24.com
close
up
Yeni adına eskiye veya eski adına yeniye düşmanlık Ömer Türker

Yeni adına eskiye veya eski adına yeniye düşmanlık Ömer Türker

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.

Düşünce tarihi çok ilginç olgulara tanıklık eder. Bir zamanlar “herkesin” karşı çıktığı görüşler bir dönem gelir yaygın kabullere dönüşebilir. Yahut bir zamanlar “herkesin” benimsediği görüşler bir dönem gelir kimse tarafından kabul edilmez hale gelir. Özellikle kuruluş veya dönüşüm dönemlerinde ya henüz bir gelenek oluşmadığından ya da gelenekler etkisini kaybedip çözülmeye maruz kaldığından neredeyse her meselede farklı veya zıt görüşler ileri sürülür. İslam’da düşüncenin tarihi özellikle kuruluş

Düşünce tarihi çok ilginç olgulara tanıklık eder. Bir zamanlar “herkesin” karşı çıktığı görüşler bir dönem gelir yaygın kabullere dönüşebilir. Yahut bir zamanlar “herkesin” benimsediği görüşler bir dönem gelir kimse tarafından kabul edilmez hale gelir. Özellikle kuruluş veya dönüşüm dönemlerinde ya henüz bir gelenek oluşmadığından ya da gelenekler etkisini kaybedip çözülmeye maruz kaldığından neredeyse her meselede farklı veya zıt görüşler ileri sürülür.

İslam’da düşüncenin tarihi özellikle kuruluş döneminde yani Hicrî ilk iki asırda birinci kabilden büyük değişimlere şahitlik etmektedir. Bu dönemde her ne kadar ilim halkaları oluşmuş olsa da her bölgede hatta büyük şehirlerin her mahallesinde müçtehit fakihlere, mütekellimlere, muhaddislere vb. rastlamak mümkündür. Hicrî ikinci yüzyılın ikinci yarısından itibaren bir takım görüş ve tavırlar öne çıkıp diğerlerini başlangıçta gölgede bırakacak ve süreç içinde tamamen unutturacak şekilde gelenekleşmeye başlamıştır. Mesela ilk iki asırda pek çok müçtehit fakih bulunmasına rağmen dört mezhep imamının görüşleri öne çıkmış ve diğer müçtehitlerin görüşleri artık kitaplarda ilgili yerlerde zikredilegelmiştir. Bazen gelenekleşip büyük bir ekole dönüşen görüşler birkaç yüzyıl sonra tamamen unutulmuştur. Mesela Hicrî ilk üç asırda Mutezile mezhebi o denli şöhretliydi ki Fahreddin er-Râzî sonrasında neredeyse taraftarı hiç kalmayan -tek tük Mutezile olduğu söylenen şahıslara Milâdî on dördüncü yüzyıla kadar rastlanmaktadır- bir mezhebe dönüşeceği muhtemelen o dönemlerde önde gelen hiçbir Mutezile imamının aklına gelmemiştir.

İslam’ın kuruluş dönemlerine benzer bir durum, son iki asırda da yaşanmaktadır. Tam bir dönüşüm dönemindeyiz. Hepimizin çok iyi bildiği üzere on dokuzuncu ve yirminci yüzyıl, önceki yüzyıllarda ortaya çıkıp gelişen ve yerleşik bir tavır haline gelen uzlaşıların önemli ölçüde çözüldüğü bir döneme tekabül ediyor. Her ne kadar Batı düşüncesinden aktarılan görüş ve tavırların çok etkili olduğu bir döneme girdiysek de çözülen uzlaşıların yerini aslında belli bir düşünce geleneği henüz alamadı yahut düşüncenin yeni sorunlarına tutarlı ve ikna edici bir açıklama getiren yeni ekoller ortaya çıkmadı. Bu süreç de hala devam ediyor.

Hem kuruluş hem dönüşüm dönemlerinde çoğunlukla eskiye nispetle yeniye yahut yeniye nispetle eskiye düşmanlık zuhur eder ve bir eski-yeni tartışması başlar. Kuruluş dönemlerinde şayet kurucu metinler varsa eski-yeni tartışması kendisini kaynaklara uygunluk-aykırılık ikiliğinde gösterir; kurucu metinler yoksa eski kendisini alışılagelmiş kabuller olarak gösterir. Dönüşüm dönemlerinde ise eski-yeni ikiliği kendisini eleştirilen ve çözülmeye maruz kalan gelenekler ile yeni fikir ve uygulamalar şeklinde gösterir. Ortaya çıkan görüşlerin kaynaklara nispetle sorgulanması özellikle İslam’ın erken döneminde yaşandı. Antikler-modernler tartışması bilhassa on yedinci yüzyılda modern Batı düşüncesinin oluşum sürecinde yaşandı. Yine İslam dünyasında geleneksel inşaların çözülmeye başladığı on dokuzuncu yüzyılda da benzer bir eski-yeni tartışması yaşandı.

Başta Osmanlı coğrafyası olmak üzere on dokuzuncu yüzyıl İslam dünyasında başlayan eski-yeni tartışmaları, neredeyse tüm sıcaklığını koruyarak devam ediyor. Gerçi eski adına yeniyi eleştirme epeyce modası geçmiş bir tavra dönüştü. Artık gelenekten hareketle moderne eleştiri yönetenler yoğurdu üfleyerek yeme ihtiyacı hissediyorlar. Fakat eğitim sistemimiz hala yeni adına eskiye düşmanlık yapmayı paye zanneden eğitimli insan tipi üretmeyi başarıyor. İslam düşünce geleneğinin çok meşhur düşünürlerinin bırakın eserlerini okumayı adını bilmeyen pek çok insan, birikimsizliğini bir avantaj gibi görerek İslam’ın klasik dönemini eleştirmekle kalmayıp tahkir edebiliyor. Dahası, bu durum dile getirildiğinde herhangi utanç duygusu da yaşamıyor.

Halbuki şimdiye kadar yaşan eski-yeni tartışmalarının günübirlik kazananlarına değil de uzun erimli serencamına bakıldığında hepsinin ortak bir özelliği vardır: Bir görüş veya uygulamanın varlığını ve etkisini sürdürmesinde belirleyici olan şey, eski yahut yeni oluşu değil, ilgili olduğu alanda sorunları çözme becerisidir. Bu bağlamda hem kuruluş hem de dönüşümlerinin temel sorunu tahkiktir. Yani o günün cari sorunlarının kaynaklarını, ortaya çıkış tarzlarını, etki ve sonuçlarını, ilişkili oldukları sorunlar öbeğini ve çözüm yollarını serdederek idraki dakikleştirmek ve kolektif zihnin duçar olduğu müşküllere kelimenin hakiki anlamıyla bir çözüm önerisi sunabilmek. Bu ise tarafların görüş ve önerileri hakkında derin ve dakik bir kavrayışı gerektirir. Evet, tarafgirlik günübirlik tartışma ve kavgalarda işe yarabilir ama bilim ve düşünce söz konusu olduğunda uzun vadede kesinlikle sonuç vermez ve farkında bile olmadan düşmanlık yaptığımız görüşlerin yılmaz savunucusuna dönüşebiliriz. Hem resmi eğitim kurumlarımızın hem de destek kurumlarımızın bu durumu dikkate almalarında fayda var.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:123
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Ekim 2025 04:55 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

24 yıllık sessizlik sona erdi: İlk söyledikleri kelimeler duygulandırdı

12 Eylül 2026 19:03see150

Varol Yaşaroğlu; Çocukların hayal kurmasına engel olmayın

12 Eylül 2026 17:33see149

Antalya da rüşvet operasyonu: 2 emniyet müdürü gözaltında

12 Eylül 2026 20:03see147

Aynı Mavinin Altında İstanbul Modern de

12 Eylül 2026 19:29see146

Kendinize zihinsel ve fiziksel olarak nasıl bakabilirsiniz?

12 Eylül 2026 17:25see145

Muş ta gölete giren 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 20:44see145

5 gollü zafer sonrası Uğur Uçar Beni çok üzüyor diyerek açıkladı!

12 Eylül 2026 21:19see144

KKTC deki faciada yeni görüntüler: O sorunun yanıtı merak edildi

13 Eylül 2026 00:56see141

Bitcoin’de borsa rezervleri iki yılın zirvesinde Son Haberler

13 Eylül 2026 03:24see140

Sosyal medya fenomeni Semil Varol a polis memurlarına hakaret soruşturması

12 Eylül 2026 21:23see140

Zayıflamak için aç gezdiği günler çoktan bitti... Yemek yemeyi seven kocayla evlendi... Şişmanladı ama mutluluğu da buldu

12 Eylül 2026 18:16see139

Yeni salgında kabus büyüyor! Binlerce kişi hayatını kaybetti

12 Eylül 2026 17:00see139

Gül Onat taburcu Oldu

12 Eylül 2026 18:18see138

Kamyonet ile tır çapıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

12 Eylül 2026 20:34see138

Hull City, Premier Lig de tarih yazıyor! Chelsea ye de geçit yok Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 19:26see138

Deli dumruldan kasaya 699 milyar Sözcü Gazetesi

13 Eylül 2026 03:36see138

Joao Pereira: Alanya’ya karşı bazı şeyler daha kolay yapılabiliyor!

13 Eylül 2026 00:22see137

Samsunspor Çorum FK MAÇ SONUCU İşte Samsun Çorum maçı özeti ve golleri (Süper Lig 5. hafta)

12 Eylül 2026 18:59see136

Temizlemek için girdiği su kuyusunda rahatsızlanan kişi ile onu kurtarmak isteyen arkadaşı metan gazından zehirlenerek öldü

13 Eylül 2026 00:32see136

Kaşif Kozinoğlu nun ölümüne ilişkin 3 şüpheliye tutuklama talebi

13 Eylül 2026 00:27see135
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları