Ankara24.com
close
up
Tuhaf medeniyet târifleri Süleyman Seyfi Öğün

Tuhaf medeniyet târifleri Süleyman Seyfi Öğün

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Münih Konferansına hâkim olan bir kelime vardı. Hem çeşitli başlıklarda, hem konuşmalarda çok sık vurgulandı: Yıkım… Esâsen ABD kaynakları hanidir bunu dile getiriyordu. Yakın zamanda, ABD’nin hatırı sayılır kurumlarında bu minvâl üzere; bir medeniyetin çöküşüne işâret eden bâzı raporlar neşredildi. Hedeflenen Avrupa’ydı.. Üstelik imâ yollu bir değerlendirme değildi bu. Adres doğrudan , hedef çok açık olarak ifâde ediliyordu. Esâsen birkaç sene evvel buna benzer bir târif, daha geniş bir

Münih Konferansına hâkim olan bir kelime vardı. Hem çeşitli başlıklarda, hem konuşmalarda çok sık vurgulandı: Yıkım… Esâsen ABD kaynakları hanidir bunu dile getiriyordu. Yakın zamanda, ABD’nin hatırı sayılır kurumlarında bu minvâl üzere; bir medeniyetin çöküşüne işâret eden bâzı raporlar neşredildi. Hedeflenen Avrupa’ydı.. Üstelik imâ yollu bir değerlendirme değildi bu. Adres doğrudan , hedef çok açık olarak ifâde ediliyordu.

Esâsen birkaç sene evvel buna benzer bir târif, daha geniş bir çerçevede bizzat Avrupa kaynaklarında da kendisine yer bulmuştu. Avrupa’nın en büyük ekonomik gücü olan Almanya’da, çok üst seviyedeki bâzı isimler, modern dünyâ târihinin bir “Batısızlaşma” devrine doğru sürüklendiğini ifâde ediyordu. Bununla kıyaslandığında ABD’nin Avrupa’ya dâir husûsî vurgusunun bilhassa dikkat çekici olduğunu rahatlıkla görebiliriz.

Dünyâ işbölümünde kendisine merkezî ve hâkim bir rol biçmiş ; evrensel medeniyet değerlerini taşıyan ve bunları diğer halklara empoze eden Batı’nın bu itirafını nasıl değerlendirebiliriz? Doğrusu ben evvelâ kendi medeniye algımızdan yola çıkmak istiyorum.

Türkiye’deki medeniyet algısı çok karmaşıktır. Bir türlü karar verememişizdir. Bu kavramın bir ucunda tamâmen ahlâkî değerler; yâni mâneviyat hesapları yatarken ; diğer ucunda ise bununla alâkası tartışmalı olan entelektüel ve hiç alâkası olmadığını düşündüğüm maddî başarılar yer alır. Bu kıstasları münâvebeli olarak , seçmeci yakınlıklar üzerinden devreye sokarız. . Meselâ Batılıları, toplumsal ölçekte sağladıkları temizlik, nizâm veyâ intizam üzerinden gıptayla değerlendirip; Batılı birey ve toplumların “ ne kadar da medenî olduklarından ” bahsedenler çoktur. Tıpkı bunun gibi topraklarımızda Batılı bireylerin ekonomik ve kültürel ilişkilerinde sergiledikleri mes’uliyet duygularına imrenen; “ah keşke biz de onlar gibi olsak” kabilinden hayıflananlara tesâdüf etmek hiç de hayret verici değildir. En Batı karşıtı çevreler bile onların çalışkanlıkları , vazife ahlâkları ve kâidelere gösterdikleri hassâsiyetleri, “yiğidi öldür , ama hakkını teslim et” kabilinden medhiyelerle selâmlamaktan kendilerini alamaz.

Batı’nın ulûm ve fünûnda, felsefe ve sanatta sergilediği “başarı grafiği” için de bu böyledir. Bu gibi mevzularda bir başabaş noktası yakalanmaya çalışılır. Mâzideki başarılarımız hasretle hatırlanır. Hattâ onların başarılarının arkasında bizim atalarımızın kadim başarıları olduğunu dile getirerek rahatlamayı pek severiz. Boğazlarımız düğümlenerek , ahlı vahlı perdelerden eski âlimlerimizi, feylozoflarımızı yâd ederiz. Sanatta ise bizim kendimize has , onlarda olmayan inceliklerimiz yüceltilir.

Ama iş ahlâka geldiğinde iklim derhâl değişir. Bilhassa Batı’daki sorunlu âile yapıları, kadın-erkek münâsebetlerinin rahatlığı bizi hemen bozar. Toplumsal ilişkilerindeki maddîlik , duygusuzluk ve ruhsuzluk fenâ hâlde canımızı sıkar. Bunları Batı’nın ahlâki iflâsına ; o pek şık bulduğumuz Frenkçe tâbirle dekadansına veririz. O saat Batı medhiyelerinin yerini menfî hükümler alır. Bir ahlâk medeniyeti olarak Batı’nın çürümüşlüğünü bir çırpıda ilân ediveririz.

Batı’nın siyâset sâhasında çevirdiği insafsız, merhametsiz dolaplar hatırlandığında lânetleyici bir söylem daha da keskinleşir. . Bilhassa sömürgecilik ve emperyalizmin tatbikatları mevzubahis edilirse kıyâmet kopar. Aslında Batı’nın hakkâniyet ve adâletten zerre miskâl nasibini alamamış , vahşî, gaddar bir dünyâ olduğuna hükmedilir. Zihnimizde bir yere kadar taşıdığımız medenî Batı yerini vahşi, gaddar Batı algısına bırakıverir.

Hâsılı zihinlerimiz medeniyet meselesinde hayli karışıktır. En kolaycı çözüm olarak,” onların maddî medeniyetini alalım; ama kültürel ve ahlâkî sâhalarda kendimizi koruyalım” düsturuna sarılıveririz. . Bu düsturu şizoid bulduğumu da ifâde etmeliyim. Ben târihin siyah-beyaz karelerden değil, sayısız tonla karşımıza çıkan grilerden müteşekkil olduğuna kâniyim. Gâliba Batı’yı anlamak, zihnimizde köşeli duran hususların işçiliğine soyunmak, onlar arasındaki münâsebetleri kurmaktan geçiyor. Bilim, felsefe ,sanat sâhalarını melekselleştirmenin bir hayrı yok. Mesele Batı’nın o müthiş ilmî, fennî ve aklî başarılar dizisinin , elbette çok haklı olarak pek sorunlu bulduğumuz, sonsuz ekonomik iştahlarla idâre ettiği sömürgecilikle bağını kurabilmek. Maharet, Batı’nın o çok gıpta ettiğimiz üretkenlik başarısı ve vazife şinaslık duygusu ile yine Batı’da yaşanan âile değerlerindeki aşınma arasında, birbirini emziren ilişkileri aydınlatabilmek.

Evet hayât çeşitli odalardan meydana geliyor. Ama hayât bir odadan başkasına geçerek akıyor. Geçirgenlik ve ilişkisellik hakikaten de başdöndürücü. Odaların kapıları kilitli değil. Kilitli odaları hayâtın olağan akışına aykırı olarak zihinlerimizde peydahlıyoruz. Mesele onları kırmak ve zihnimizi yeniden hayâtın olağan akışına uyumlu hâle getirmek. .

Pekiyi yakın zamânlarda bizzat Batı’dan gelen medenî çöküş itirâfını nasıl değerlendireceğiz? Efendim, onlar da kendi zihinlerinde kurdukları ve sıkı sıkı kilitledikleri odalarla baktılar dünyâya. Kendilerini dünyâya bu şekilde takdim ettiler. Ulûm, fünûn, felsefe, sanat , nizam, kâideli hayât gibi sâhalardaki başarılarını en yüksek perdeden pazarladılar. Bunları pazarlarken hiç sıkıntı yaşamadılar. Çünkü müşterileri hazırdı. Onları satın almakta hiç beis görmedik zâten Şikâyet ettiğimiz taraflarını ise özgürlük, hukuk, insan hakları vb değerlerle jöleleyip bizleri, yâni kendi dünyâlarının dışında mahkûm ettikleri ve horladıkları milletleri terbiye etmek için kullandılar. Artık bunu devâm ettiremeyecek hâle geldiler. Durumlarından târihî bir ders çıkarıp , kendilerini ıslah edeceklerine, odalarını yeni kilitlerle donatıyorlar. ABD Avrupa medeniyetinin çöküşünü ilân ederken bu yaşlı kıt’anın Beyaz Adam’ın üstünlüğü fikrinden uzaklaşmış olmasını kastediyor. İspâtı ise Avrupa’yı göçmenlerin istilâ etmesi ve buna göz yummalarıymış. Eğer harekete geçip, Trump’ın ABD’de yapıldığı gibi onları kovarlarsa medeniyetlerini ihyâ edebileceklermiş.

Gandhi, kendisine Batı medeniyeti hakkında ne düşünüyorsunuz diye soran gazeteciye gülümseyerek “ Belki de iyi bir fikir olabilirdi” yollu taşlamasıyla cevap verirken ne kadar haklıymış.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:208
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Şubat 2026 04:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Roma, Fiorentina karşısında 4 golle galip!

25 Ağustos 2026 00:08see172

İsmet Taşdemir: Kaybettiğimiz puan tamamen bana yazılır!

25 Ağustos 2026 00:56see169

İşçi İntihar Girişiminde Bulundu

26 Ağustos 2026 01:39see165

Hendek te Kimyasal Sızıntı: 2 Yaralı

26 Ağustos 2026 01:06see164

Ahlat ta anlamlı buluşma! Erdoğan şehit aileleriyle bir araya geldi

26 Ağustos 2026 00:14see164

Beşiktaş’ta denizde boğulma tehlikesi geçiren Azerbaycanlı turisti vatandaşlar kurtardı

24 Ağustos 2026 22:50see161

T.C. SAKARYA 2. İCRA DAİRESİ

26 Ağustos 2026 00:06see159

Sırt çantasına sığan rüzgar türbini üretildi: Telefonu sadece 35 dakikada şarj ediyor Sözcü Gazetesi

26 Ağustos 2026 00:22see159

İlk maçı 3 0 kaybetmişlerdi! Hiç kimse şans vermiyorken Şampiyonlar Ligi bileti aldılar

26 Ağustos 2026 00:47see159

TÜİK yeni rakamı açıkladı: Türkiye nin nüfusu arttı! Gençleştik mi, yaşlandık mı?

26 Ağustos 2026 00:54see156

Bankalar arasındaki fark 8 bin TL yi aştı: 1 milyon TL nin 32 günlük getirisi baştan aşağı değişti Sözcü Gazetesi

25 Ağustos 2026 09:22see155

Azerbaycan ekibi Sabah, Şampiyonlar Ligi bileti aldı!

26 Ağustos 2026 00:06see155

Karahantepe’de 11 bin yıllık keşif: Benzerine daha önce hiç rastlanmadı Sözcü Gazetesi

25 Ağustos 2026 17:44see155

8 gündür kayıp olarak aranan Mehmet tin cansız bedeni bulundu

24 Ağustos 2026 21:08see154

NOTER ÜCRET TARİFESİ 2026 Noterlik ücreti ne kadar oldu, kaç TL? 2026 noter ücretleri zamlandı mı? Resmi Gazete de yayımlandı!

26 Ağustos 2026 01:06see153

CHP temyiz başvurusunu geri çekti

25 Ağustos 2026 18:25see148

Aydın dan dünyaya yayılan lezzet: İncir Cipsi

25 Ağustos 2026 00:03see144

Gaziler terörle mücadeleyi anlatıyor Sözcü Gazetesi

26 Ağustos 2026 05:37see141

Ordu’da 2 gün denize girme yasağı

24 Ağustos 2026 21:04see140

Vedat Muriqi: Elimizden geleni yapacağız

25 Ağustos 2026 20:33see138
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları