Sadakat Ali Saydam
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Sağ olsunlar, bazı araştırma şirketleri aylık araştırma raporlarını gönderiyorlar. Böylece, sadece sahada ‘ikili ilişkilerle’ yetinmeyip, halkımızın nabzını geniş kitleler nezdinde yürütülen kantitatif (niceliksel) ölçümlemeler neticesinde yakından izleme fırsatı buluyoruz.
26 Mart günü, bu sütunlarda AREDA ve SONAR’ın araştırmalarından yola çıkarak halkımızın siyasi parti tercihlerine göz atmıştık. AREDA’nın yaptığı “Sosyometre Şubat 2026” adlı çalışmada, AK Parti’nin yüzde 33,3, CHP’nin ise yüzde 29,7 oy oranına sahip olduğu belirtilmişti. Şubat 2026’da yapılan SONAR araştırmasında ise CHP, AK Parti’nin 3,5 puan önündeydi.
SONAR’ın kurucusu Hakan Bayrakçı ayrıca, bayram sonrası tekrarlayacakları anketle ABD/İsrail - İran savaşının etkisinin de gözlemlenebileceğini ifade etmişti.
Hakan Bey’den Bayram sonrası yapılan araştırma sonuçlarını rica ettik. Lütfedip yolladılar. Yüzde 20,7 puan alan CHP, yüzde 20,2 oy oranına sahip AK Parti’nin sadece 0,5 puan önünde. Bu rakamlar, yüzde 34,6 olarak belirlenen ‘kararsız oylar’ dağıtılmadan öncesine ait.
AREDA’nın Mart ayı “Sosyometre Raporu”nda ise; AK Parti’nin oyları; son bir ayda %33,3’ten %34’e yükselmiş. CHP’nin oyları ise; %29,7’den %29,2’ye inmiş. İki parti arasındaki fark; 4,8.
Yani, CHP oy kaybederken, AK Parti’nin oyları yükselmiş.
AK Parti’nin siyasi iletişimden sorumlu kadrolarının özellikle dikkate almaları gereken bir başka sonuç da ASAL Araştırma’dan geldi.
16-24 Ocak 2026 tarihlerinde yapılan ankette; “Kim cumhurbaşkanı olsun” sorusunun cevapları şöyle sıralanmış:
1. Recep Tayyip Erdoğan yüzde 35,8
2. Mansur Yavaş yüzde 20,1
3. Ekrem İmamoğlu yüzde 17,5
4. Selahattin Demirtaş yüzde 5,2
5. Özgür Özel yüzde 4,4
Şimdi, siyasi iletişim uzmanlarının kendilerine sormaları gereken soru şu değil mi: “AK Parti neredeyse CHP ile başa baş giderken, Cumhurbaşkanı nasıl oluyor da, en yakın rakibine bu kadar fark atıyor?”
AREDA’nın Mart Sosyometre’sinde önemli bir tespit daha yer alıyor: “Seçmenlerin oy verdikleri partilere olan sadakatleri.” Bu rakam AK Parti’de yüzde 93,5 ve CHP’de ise yüzde 93 imiş.
Onca suistimal, irtikap, rüşvet, hırsızlık, adam kayırma, ahlaksızlık boyutunda suçlamalara ve davalara rağmen CHP seçmeninin yüzde 93’ünün “Oyumu yine CHP’ye vereceğim” şeklinde irade beyan etmesi, siyasi iletişim uzmanlarının dikkatini çekmiyorsa kimin dikkatini çekmeli?
Markalardan ‘sanatsal’ aksiyonlar
Markaların bilinir ya da tanınır olmaları itibar için tek başına yeterli kabul edilmiyor. İletişim dünyası belirleyicinin, markanın tüketicinin hem zihninde hem de kalbinde bıraktığı iz olduğu konusunda fikir birliğine varmış durumda.
Markanın duygusal sermayesini kuvvetlendirerek hedef kitle nezdinde anlamlı ve kalıcı bir itibar inşa etmesini mümkün kılacak ögelerden birinin ‘sanat’ olduğu söylenebilir. Sanatla harmanlanmış kurumsal duruş, onu ‘ticari yapı’ olmaktan çıkarıp ‘yaşayan bir değer’ hâline getirebilmekte...
Turizm sektörünün millî markalarından Dedeman Hospitality, 60 yıllık birikimini sanatla iç içe bir noktaya evirmiş. Dedeman Art Space adıyla hayata geçirdikleri oluşum, ‘otel lobisine tablo asma’ gibi standart hâline gelmiş bir hareketin ötesine geçmiş görünüyor. Ayrıca projenin bir ekosistem olarak kurgulanması da dikkate değer… Duyguların ötesinde, zihne de hitap etme amacıyla üniversitelerle akademik iş birlikleri, sanatçı konuşmaları da hayata geçirilecekmiş.
Sanat ve estetikle ilgili adımlar atan, toplumsal yaşama katma değer sağlamak için çalışmalar yapan bir diğer marka, DenizBank 8. Uluslararası İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali’nin destekçileri arasında yer alan RAMS Türkiye... Firma, 47 şehirden, 16 ülkeden gelen 5 binin üzerinde gencin projelerinin; Müze Gazhane gibi sembolik mekânlarda sergilenebilmesi için alanlarının üretimini yapmayı üstlenmiş. RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, bir gayrimenkul markası olarak, binaların içinde yaşayacak nesillerin ‘hayal gücüne’ de alan açmayı bir sorumluluk olarak gördüklerinin altını çizmiş.
Bu sözün altını dolduran bir başka aksiyon, Rams Çatısı altında hayata geçecek çok değerli bir proje olan “Kardeş Aile”… Haziran ayında köşe yazımızda bahsettiğimiz çalışma, İstanbul Valiliği koordinasyonunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın katkılarıyla hayata geçiyormuş… Kirada yaşayan ve desteğe ihtiyaç duyan 167 aileyi ev sahibi yapacak projenin temeli Mayıs ayında atılacak, evler bir yıl içinde teslim edilecekmiş…
Sanatı destekleyen markalar arasında önemli bir yeri olan Borusan Holding ise yaşama sanatına “Kuş Gözlemi ve Dijital Müzik Üretimi Atölyesi” ile katkı sunmayı tercih etmiş… 19 Nisan’da düzenlenecek etkinlikte katılımcılar; kuşların izini sürerek doğayla yeniden bağ kurmayı deneyimleyecek, müzisyen ve besteci Akın Orbay’ın maestroluğunda kuş seslerini dijital dokularla birleştirerek kolektif bir eser ortaya çıkaracaklarmış…
Bir markanın, kurum ya da firmanın alanında ‘iyi’ ya da ‘başarılı’ olması elbette çok kıymetlidir. Ancak, onları eşitler arasından birinciliğe taşıyacak olan topluma ve çevreye yaptıkları katkılardır… Burada sanatın gücünden yararlanmak, çok yönlü katma değer sağlayabilir…
Görüntülenme:111
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Nisan 2026 04:07 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar


















