Küresel sistemin dönüşümü: Güçlü liderlik ve bölgesel paktlar Düşünce Günlüğü Haberleri
Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Abdulkadir Aksöz / Doktorant, İstanbul Medeniyet Üniversitesi
Uluslararası sistemin temel taşı mahiyetindeki kurumların meşruiyet krizine girdiği, İkinci Dünya Savaşı sonrası inşa edilen normatif yapının çözülmeye yüz tuttuğu bir tarihsel dönemeçten geçiyoruz. 2026 Antalya Diplomasi Forumu’nda, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack tarafından dile getirilen mülahazalar, küresel siyasetin yeni kodlarını okumak bakımından hayati ipuçları barındırmaktadır. Şurası bir gerçek ki, Birleşmiş Milletler merkezli çok taraflı sistemin artık günümüzün karmaşık güvenlik sorunlarına çözüm üretme kabiliyeti ciddi ölçüde aşınmış durumda. Barrack’ın vurguladığı üzere, küresel yönetişimin hantal yapısı karşısında devletlerin kendi bölgesel havzalarında kuracakları güvenlik ve ekonomi paktları, geleceğin nizamının asli unsurları olmaya aday görünmektedir.
GÜÇ POLİTİKALARI DİPLOMASİNİN MERKEZİNE YERLEŞTİ
Bu yeni konjonktüre uluslararası ilişkiler teorileri zaviyesinden bakıldığında, liberal enternasyonalizmin geri çekildiği ve katı realizmin yeniden başat hale geldiği bir tabloyu önümüze koyuyor. Liberal dünyanın vadettiği “kurallara dayalı düzen” anlatısının yerle yeksan olduğu bu süreçte, güç politikaları diplomasi masasının merkezine yerleşti. Öyle ki, Trump dönemiyle kristalize olan ve “önce kendi ülkem” felsefesiyle şekillenen bu yaklaşım, devletlerin artık küresel vaatlerden ziyade somut güç kapasitelerine ve liderlik karizmalarına odaklanmalarına sebebiyet vermektedir. Barrack’ın Türkiye’yi de “güçlü liderlik” örneği üzerinden taltif etmesi, aslında realist ekolün “devlet kapasitesi” ve “karar alıcı iradesi” üzerine kurulu olan o kadim prensibine dayanmaktadır.
Teorik çerçevede bu tablo, neoklasik realizm ekolünün devlet kapasitesi ve gücün kullanımı üzerine geliştirdiği tezlerle tam bir uyum sergilemektedir. Fareed Zakaria’nın da ifade ettiği üzere, bir devletin dış dünyadaki dalgalanmalara karşı duruşunu belirleyen esas unsur eldeki imkânları ne ölçüde verimli bir şekilde aksiyona dökebildiğidir. İşte burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sergilediği kararlı liderlik profili, devlet mekanizmasının ortak bir vizyon etrafında kenetlenmesini sağlayarak stratejik bir kılavuz işlevi görmektedir. Nihayetinde bir ülkenin sahip olduğu potansiyel, ancak bürokratik hantallıktan arınmış ve bütüncül bir iradeyle birleştiği takdirde uluslararası alanda gerçek bir ağırlığa ulaşmaktadır.
NADİR BİR KESİŞİM KÜMESİ: TÜRKİYE
Türkiye örneğinde bu kapasite artışı bölgesel denklemlerde “istikrar limanı” bir aktör olarak tebarüz etmektedir. Francis Fukuyama’nın modern devlet inşasında mütalaa ettiği “güçlü yürütme kapasitesi”, Ankara’nın kriz anlarında refleks hızını ve manevra kabiliyetini perçinlemektedir. Stratejik kararların hızla alınabilmesi ve devletin kurumlarının bu tercihler etrafında uyumlu bir şekilde mobilize edilmesi, belirsizliklerle dolu küresel sistemde Türkiye’ye önemli bir hareket kabiliyeti kazandırmaktadır. Bu bağlamda Ankara, jeopolitik vakumları doldururken stratejik kararlarını bürokratik hantallıklara kurban etmeden kurumlararası eş güdümle uygulamaya koymaktadır. Öyle ki, savunma sanayiindeki teknolojik atılımlardan insani diplomasi hamlelerine kadar uzanan geniş yelpaze, devlet aklının kararlı bir iradeyle bütünleştiği o nadir kesişim kümesini temsil etmektedir.
Bununla birlikte Türkiye’nin bu dönüşen dünyadaki konumu geleneksel ittifak yapılarına hapsolmanın çok ötesinde bir stratejik özerklik arayışını temsil etmektedir. Ankara’nın son yıllarda izlediği dış politika çizgisi münhasıran Batı eksenli bir güvenlik anlayışına eklemlenmek yerine, kendi coğrafyasında bir "odak güç" olma idealini yansıtmaktadır. Dolayısıyla Türkiye, bölgesel istikrarı korumak adına hem Balkanlar’da hem Orta Doğu’da hem de Kafkasya’da çok katmanlı güvenlik mimarileri inşa etme potansiyeline sahiptir. Kurulacak bu nevi paktlar, klasik askeri ittifakların hilafına, ekonomik entegrasyonu ve enerji güvenliğini de bünyesinde barındıran esnek ve işlevsel yapılar olmak durumundadır. Kuşkusuz ki, Türkiye’nin savunma sanayiinde elde ettiği teknolojik üstünlük bu bölgesel paktların caydırıcılık zeminini oluşturacak en önemli enstrüman niteliğindedir.
YENİ BÖLGESEL REALİZM
Küresel sistemin bu denli türbülanslı olduğu bir vasatta Ankara için en makul seçenek bölgesel iş birliği platformlarını kurumsallaştırmaktır. Türk Devletleri Teşkilatı gibi yapılar yahut Karadeniz ve Akdeniz havzasındaki yeni enerji ortaklıkları somut birer kalkan işlevi görebilir. Nitekim savaş ve çatışmaların ortasında Türkiye’nin uzlaştırıcı ve arabulucu rolü, bölgenin daha büyük bir kaosa sürüklenmesini engelleyen bir emniyet sübapı mahiyetindedir. Bu durum, liberal kurumların boşluğunu dolduran yeni bir bölgesel realizm örneğidir.
Tom Barrack’ın altını çizdiği “güçlü liderlik ve bölgesel güvenlik” perspektifi, önümüzdeki on yıllarda Washington’ın takip edeceği ana stratejik rotanın bir izdüşümü olarak okunabilir. Küresel sistemin yapısal çatlaklarından sızan belirsizlikler karşısında Türkiye, kendi göbeğini kesecek bir iradeyi diplomatik ve askeri sahada tahkim etmelidir. Bu strateji, dünyadaki sert güç rekabetinin yarattığı olumsuzluklara karşı geliştirilen maceradan uzak, rasyonel ve gerçekçi bir dış politika olmalıdır. Bu noktada Ankara, geleneksel ittifaklarını muhafaza ederken eş zamanlı olarak iç barışını kalıcılaştırıp yakın coğrafyasında kuracağı paktlar vasıtasıyla güvenlik ve refahını pekiştirmeye odaklanmalıdır. Nihayetinde, bu türbülanslı dönemeçte dengeli bir odak güce dönüşmek ancak bu tarz bir zemin üzerinde mümkün hale gelebilir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:45
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Mayıs 2026 04:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















