Ankara24.com
close
up
Kelam geleneği (8) Ömer Türker

Kelam geleneği (8) Ömer Türker

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

Fahreddin er-Râzî 13. Yüzyıl ve sonrasında genel olarak İslam düşünce tarihinin sorunlar kitaplığını belirleyen düşünürdür. İster onunla aynı kanaati paylaşsın ister onun tam karşısında yer alsın sonraki bütün düşünürler bir şekilde Râzî’nin gündeme getirdiği sorunlarla meşgul olmuşlardır. Tahsin Görgün hocanın Kant felsefesiyle ilgili “Kant’tan sonra Almanya’da onu okuyup anlayabilen herkes filozof olmuştur” diye bir tespiti vardır. Aynı durum İslam düşünce tarihinde Fahreddin er-Râzî için geçerlidir.

Fahreddin er-Râzî 13. Yüzyıl ve sonrasında genel olarak İslam düşünce tarihinin sorunlar kitaplığını belirleyen düşünürdür. İster onunla aynı kanaati paylaşsın ister onun tam karşısında yer alsın sonraki bütün düşünürler bir şekilde Râzî’nin gündeme getirdiği sorunlarla meşgul olmuşlardır. Tahsin Görgün hocanın Kant felsefesiyle ilgili “Kant’tan sonra Almanya’da onu okuyup anlayabilen herkes filozof olmuştur” diye bir tespiti vardır. Aynı durum İslam düşünce tarihinde Fahreddin er-Râzî için geçerlidir. Biraz daha geriye gittiğimizde aynı cümleyi İbn Sînâ için de kurmak mümkündür. Fakat Fahreddin er-Râzî’yle oluşan “düşünür” tipi, klasik dönemde bir filozofun bilmesi gereken bilgi hacmini aşarak kelam, fıkıh usulü, belagat gibi şerî ilimler ile yöntem disiplinlerinin tamamını kuşatacak şekilde genişlemiştir. Bu bağlamda sonraki nesillerden Râzî’nin yazılarıyla âlim seviyesinde irtibat kurabilen herkes yeni dönemin düşünürleri arasına girmiştir.

Münhasıran kelam ve felsefenin bir bilim olarak konumu söz konusu olduğunda Râzî sonrasında iki düşünür dikkat çeker. Birincisi, III. Gıyâseddin Keyhüsrev dönemde Anadolu başkadılığı yapan Sirâceddin el-Urmevî’dir. Mevlâna ve Sadreddin el-Konevî’nin çağdaşı olan Urmevî, Konevî’nin Miftâhu’l-gayb adlı eserini de andıracak şekilde kelamın konusunu değiştirmeyi teklif eder. Daha önceki yazılarda belirtildiği üzere kelam, nazarî felsefenin bütününe karşı konumlandığından kelamın konusu mevcut idi. Urmevî, kelamının konusunun Tanrı olmasını teklif eder. Bu durumda kelam, Tanrı’nın zâtını, sıfatlarını ve fiillerini inceleyecektir. Bu teklif gerçekten de farklı okuma ve yorumlara açıktır. Fakat Urmevî yoruma mahal vermeyecek şekilde (i) kelamı kelimenin tam anlamıyla şerî bir disiplin haline getirmek istemekte, (ii) kelamın meselelerinde hiçbir değişiklik öngörmediği ve muhtevayı aynıyla koruduğu için teklifini işlevsizleştirmekte, (iii) bir bilim kendi konusunu ispatlamakla uğraşmayacağından Tanrı’nın varlığını ispatı felsefenin metafizik kısmına havale ederek kelamı mertebece metafiziğin altına yerleştirmektedir. İkinci ve üçüncü madde nedeniyle Urmevî’nin teklifi sonraki mütekellimler tarafından sadece eleştiriyle karşılanmış ve kelam tarihinde olumlu bir etkiye yol açmamıştır.

İkincisi, muhtemelen Râzî’den sonraki dönemin en önemli kelamcısı, Adudüddin el-Îcî’dir. Îcî, hem Kutbüddin er-Râzî, Sadeddin et-Teftâzânî ve Seyyid Şerif el-Cürcânî gibi yeni dönemin yorumlayıcı klasiklerin yazarlarının doğrudan veya dolaylı hocasıdır hem de yirminci yüzyıla kadar devam eden şerh ve hâşiye geleneğinin temel kitaplarının önemli bir kısmının yazarıdır. İster hacimli olsun ister küçük bir risale olsun neredeyse kaleme aldığı her metin müstakil bir şerh ve hâşiye geleneği oluşturmuştur. Yazı üslubu, derinliği ve kendinden eminliği bakımından Fârâbî’yi, inşa gücü bakımından Cüveynî’yi, eleştirel duruşu bakımından Fahreddin er-Râzî’yi hatırlatır. İslam dünyasındaki medreselerin en yaygın okunan ileri düzey nazariyat metni Şerhu’l-Mevâkıf’ın ana metni olan el-Mevâkıf’ın da yazarıdır. el-Mevâkıf aslında Râzî sonrasında bir kelam kitabında görülebilecek bütün bahisleri içerir ve tam bir yeni dönem kitabıdır. Bilgi, yöntem, ontoloji, fizik ve ilahiyat gibi kapsamlı bir kelam kitabındaki bahislerin tamamı kitapta tüm ayrıntılarıyla anlatılır. Îcî kelamın konusuna dair içerikte dönüşümü gerektirecek bir teklifte de bulunmaz. Fakat Îcî, kitaptaki fizik bahislerinin tamamında kelamın mahiyeti ve işlevi konusunda Gazzâlî’yi akla getiren bir tavır sergiler. Her ne kadar astronomi bahislerine varıncaya dek bütün fizik bahislerini oldukça ayrıntılı şekilde anlatmaktan kaçınmasa da gerçekte fizik dünyaya dair olgusal araştırmaların kelamın işi olmaması gerektiğini söyler. Kelamcının asıl vazifesinin yalnızca Allah’ın fâil-i muhtâr olduğunu ispatlayıp her bir oluşun Allah’a dayandığını ilkece göstermekten ibaret olmasında ısrar eder. Yani kelamın şerîlik (veya müsahamalı bir kullanımla dînîlik) vasfını öne çıkarıp saf şerî bir disiplin haline getirilmesi gerektiğini düşünür. Fakat bu düşünce de kelamın yüzlerce sayfa tutan fizik bahisleri içinde yiter gider. Dolayısıyla Îcî’nin teklifi de düşünce tarihimizde karşılık bulmamıştır. Belki kendisi bu maksada uygun bir eser kaleme alsaydı durum değişebilirdi.

Urmevî’nin de Îcî’nin de teklifleri, kelamın Fahreddin er-Râzî sonrasında kazandığı yeni tertibi dönüştürmek bir yana etkilemeyi bile başaramamıştır. Yeni dönem kelamı başta Îcî’nin genç talebesi Teftâzânî ile Cürcânî’nin elinde doğal sınırlarına ulaşmış ve Batı bilimiyle karşılaşmanın geleneksel eğitimi işlevsizleştirdiği döneme kadar kelamî tefekkür bu doğal sınırlar içinde devam etmiştir. Bu durumun İslam düşüncesinin modern varislerine bir maliyeti vardır. Fakat bu maliyeti tahlil etmeden önce Gazzâlî ve Râzî’nin kadim hikmetle hesaplaşmasının İslam düşünce tarihi açısından sonuçlarını özetlemek gerekir.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:145
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Nisan 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Dolmuşta bir kişinin darbedildiği anlar kameradaa

04 Eylül 2026 01:31see157

Üsküdar Belediyesi nde 4 CHP li meclis üyesi AK Parti ye katıldı Son dakika haberleri

04 Eylül 2026 01:50see155

Şırnak taki trafik kazasında yaralanan polis memuru şehit oldu

04 Eylül 2026 00:25see154

Çin tehdidine karşı harekete geçtiler! Gözler Türk İHA larına çevrildi!

04 Eylül 2026 04:31see150

İki geminin çarpıştığı kazada kaptanlar hakkında karar verildi

04 Eylül 2026 00:41see149

Volkswagen 2030 a kadar 100 bin kişiyi işten çıkaracak, 4 Alman fabrikasının akıbeti belirsiz

04 Eylül 2026 00:23see148

Trump: İran ekonomisi çöküyor

04 Eylül 2026 04:44see146

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNDEN

04 Eylül 2026 00:28see145

T.C. GEBZE 3. AİLE MAHKEMESİ

04 Eylül 2026 00:28see145

Volkswagen, 50 bin kişiyi işten çıkaracak

04 Eylül 2026 01:25see144

Satürn ün güney kutbunda gizemli ongen bulut yapısı keşfedildi

04 Eylül 2026 00:13see143

İzmir Buca da psikolojik sorunlu kişi pompalı tüfekle rastgele ateş açtı

04 Eylül 2026 00:02see143

T.C. VAN 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN İLAN

04 Eylül 2026 00:28see141

T.C. İSTANBUL ANADOLU 2. BANKA ALACAKLARI İCRA DAİRESİ

04 Eylül 2026 00:28see138

Ne çektin be İstanbullu! Ev bulmak hayal oldu: Kiralamak için mülakat dönemi

04 Eylül 2026 00:35see136

PFDK Süper Lig ekiplerine ceza yağdırdı!

03 Eylül 2026 23:31see136

Milli güvenliğimizi hedef alan hesaplara geçit yok!

03 Eylül 2026 20:11see136

Afena Gyan coştu, Iğdır FK seri başlattı... (ÖZET) Iğdır FK Manisa FK maç sonucu 4 2 Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

03 Eylül 2026 19:48see133

Süper Lig efsanesi seferberlik ilan etti

04 Eylül 2026 00:27see133

Yaz transfer sezonu sona eriyor! 2026 2027 Süper Lig transfer dönemi bitti mi, ne zaman bitecek?

04 Eylül 2026 00:31see132
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları