Ankara24.com
close
up
Menu

Osmaniye de şiddetli yağış ve fırtına hayatı olumsuz etkiledi Osmaniye Haberleri

Türkiye nin rakipleri kim oldu, Uluslar Ligi maçları ne zaman oynanacak? A Milli Takım ın UEFA Uluslar Ligi nde rakipleri belli oldu!

Cuma namazı saat kaçta? Diyanet ile il il Cuma namazı saatleri belli oldu! 13 Şubat 2026 İzmir, Ankara, İstanbul Cuma vakitleri

Brentford ile Arsenal puanları paylaştı!

Filistin Esirler Cemiyeti: İsrail hapishanelerindeki Filistinli kadın tutuklu sayısı 66 ya çıktı

En güzel cuma mesajları 2026: En güzel, ayetli, anlamlı, kısa, uzun, yeni, resimli cuma mesajları

Bir başkan daha AKP yolunda Sözcü Gazetesi

CHP li Yavuzyılmaz açıkladı: AKP kamuya ait 7 otoyolu özelleştirmek istiyor

Ankara da çocuklar için Şiir ve Müzik Dinletisi programı düzenlendi

Çalışanlara verdiği rekor ikramiyeyle bankaları alt üst eden otomobil şirketi şaşırttı!

TMSF kayyum olarak yönettiği şirketi satışa çıkardı

Edirne de diplomatik plakalı araçla insan kaçakçılığı iddiası: 6 tutuklama

Ayak egzersizleri nelerdir?

Büyükelçi atamaları Resmi Gazete de

Küçükçekmece de trafikte kaynak tartışması! Otomobil sürücüsü kamyoneti yumrukladı

Filistinlilerin ikameti iptal ediliyor Ortadoğu Haberleri

Filistin Ramazan a mahzun giriyor Ortadoğu Haberleri

Beşiktaş ta Park Tartışması Kanlı Bitti

Ordu’da bulunan İHA Rusya’ya ait olabilir Yerel Gündem Haberleri

Türkiye ile Suriye arasında iletişim alanında koordinasyon mekanizması kurulacak

‘İstanbul’un kaosu beni tüketse de bir yazar olarak çok besliyor’

‘İstanbul’un kaosu beni tüketse de bir yazar olarak çok besliyor’

Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Hakan Bıçakcı yeni öykü kitabı ‘Geçici Manzara’yla okuyucusunu kimsenin fark etmediği küçük arızaların, ani sarsıntıların, geçip giden anların peşine düşürüyor. Gürültünün içinde duyulan bir alarm, yıkılan bir bina, yarım kalan bir çizim ya da ‘geçici bir manzara’... Gündelik hayatın içinden sıradan insan anlatılarının gerçekle bağını ustalıkla koparan, sonra kopardığı yerden yeniden bağlayan yazarla buluştuk, öykülerindeki karakterleri ve yeni çalışmasını konuştuk: “Yazdıklarımı herkes okumalı gibi bir duygum bir an için bile olmadı.”

‘Geçici Manzara’nın ortaya çıkış hikâyesi nedir?

Yazdığım yeni öyküler bir klasörde birikiyordu son birkaç yıldır. Bu yazın başında “Artık bu öykülerle vedalaşma vaktim geldi” dedim. Hepsini tekrar okudum, bazılarını eledim, bazılarına eklemeler yaptım, sonunda tek bir dosya haline getirdim. Orada da ilginç bir süreç devreye giriyor; öyküler birbiriyle konuşmaya başlıyor. Bağımsız olarak yazarken hiç düşünmediğim ayrıntılar ekleniyor, öyküler birbirine gönderme yapıyor. Bazen bariz, bazen yalnızca dikkatli okurların yakalayacağı şekilde.

Kitapla aynı isimde bir öykü var. Kitabın adını ondan yana kullanmanızın özel bir sebebi var mı?

Daha önceki öykü kitaplarımda bütün öykülerin ruh halini yansıtacak bağımsız bir çatı isim belirleyip onu kitap ismi yapıyordum. Bu öyküleri yazarken yedekte birkaç ismim vardı. Uzun bir süre çalışma dosyamın adı da kitabın son öyküsüyle aynı olan ‘Alarmı Dikkate Almayın’dı. Sonra ‘Geçici Manzara’nın tam bir öykü kitabı ismi olduğunu düşündüm.

Öykülerinizdeki karakterler sizin gündelik hallerinizi yansıtıyor mu?

Öyküler tabii ki bazı durumları dramatize ediyor ve abartıyor. Ama çıkış noktalarının çoğu başımdan geçen şeyler. Geriye dönüp baktığımda, yazarlığımın ilk döneminde başka kitapların ve filmlerin etkisinin daha baskın olduğunu görüyorum. Zaman içinde yaşadıklarımın, etrafta gördüklerimin, sosyal medyada karşılaştığım haberlerin etkisi baskınlaşmaya başladı. Film ve kitapların etkisi hâlâ var ama daha çok atmosfer ve anlatım tekniklerinde. Öykülerdeki pek çok çıkış noktası bizzat yaşadığım veya yaşandığını gördüğüm durumlar.

Mekânın İstanbul olduğu öykülerinizde çoğunlukla gürültü, alarm sesleri, yoğunluk, kalabalık gibi öğeler baskın. İstanbul’la ilişkiniz nasıl?

İstanbul’un Anadolu Yakası’nda, Suadiye’de doğup büyüdüm. Üniversite dönemi dışında hep buradaydım. İstanbul’la bir tür aşk-nefret ilişkim var diyebilirim. İstanbul’suz olmaz ama İstanbul’la da olmuyor bazen hali... Şehrin kaosu beni vatandaş olarak tüketiyor, yazar olarak besliyor. Çünkü siber-punk anlatı geleneğini, bilimkurgu filmlerini ve distopyaları seven biri olarak bazen klişe bir distopya konusu olacak şeyler yaşadığımızı görüyorum. Sonra bu yaşananlar edebiyata nasıl dönüşür, nelerin üstüne gidilebilir gibi bir bakış açısı geliştirmeye başladım. Bir yazarın ilham bulmasını kolaylaştıran bir şehir burası.

Ankara’da iktisat okudunuz, döner dönmez 2002 yılında ‘Romantik Korku’yla yazarlığa adım attınız. Yazarlığa geçiş süreciniz nasıl oldu?

Biraz plansız gelişti. O dönem puan nereye tutarsa oraya gidilen bir sistem vardı. İktisat pek de istediğim bir bölüm değildi. Okuduğuma pişman değilim ama bana göre olmadığını erken fark ettim. Sosyoloji ağırlıklı derslere yöneldim ve Bilkent’in muhteşem kütüphanesi sayesinde edebiyata iyice yaklaştım. İlk romanımın taslağını üniversitedeyken yazdım. ‘Yazar olmaya karar verdim’ gibi bilinçli bir an hiç olmadı. Bir kenara öyküler yazarken bunların birbirine benzemeye başladığını fark ettim ve onları birleştirip bir romana dönüştürdüm.

Sinemayla her zaman iç içe oldunuz. Hâlâ sinema yazıları yazıyorsunuz. İlk romanınızda da ünlü yönetmen David Lynch’in sinemasından esinlendiğinizi söylüyorsunuz...

Film üzerine yazmam neredeyse edebiyatla tanışmam kadar eski. Eskiden çok sinema dergisi vardı. Onlara yazardım. Sonra sinema dergileri gitgide buharlaştı, yok oldu ama yazmaya devam ediyorum. Ben hikâyelerden, kurmaca dünyalardan çok etkilenen, neredeyse o dünyalarda soluk alıp veren biri olarak ne kadarıyla romanlardan ya da öykülerden, ne kadarıyla filmlerden etkilendiğimi tam bilemiyorum. Bunun ayrımını yapamıyorum ama neredeyse yarı yarıya bir etkisi var.

Kendinize has bir tarzınız var. Sizi ilk defa okuyacak bir okuyucuya bunu nasıl anlatırsınız?

Gerçekle karakterin zihninden geçenlerin birbirine karıştığı anlatıları seviyorum. Fantastik, gerçeküstücü falan deniyor bu tür anlatılara ama aslında zihnin çalışma biçimine çok yakın, yani fazlasıyla gerçekçi bir yanıyla da. Kafka’nın ve Lynch’in etkisi çok büyük yazdıklarımda. Büyülü gerçekçilikten farklı bir durum bu; oradaki masalsı konfor yok. Benim alanım daha tekinsiz, gerçeklikle düşün arasındaki muğlak bölge. Bu da özel ve meraklı bir okura hitap ediyor. “Herkes okumalı yazdıklarımı, herkese hitap eder” gibi bir duygum ilk kitaptan beri bir an için bile olmadı.

‘BANA MEDİTATİF GELİYOR’

Gençlik yıllarınızda sıkı bir metal müzik dinleyicisi olduğunuzu biliyorum. Hâlâ dinliyor musunuz? Kimleri takip ediyorsunuz?

Evet, hâlâ dinliyorum. Ortaokulda başka hiçbir şey dinlemezdim. 90’lar, 2000’ler thrash metali çok severim. Black metal, death metal, grindcore gibi ekstrem türleri de dinliyorum, bana meditatif geliyor. Şu sıralar daha çok Kuzey Avrupalı gruplardan In Flames, At The Gates ve Dark Tranquillity’yi dinliyorum.

‘ASIL YAZMA KAFADA OLUYOR; YÜRÜRKEN, TOPLU TAŞIMADA, MİSAFİRLİKTE...’

Bir videonuzda “İki tür yazma şekli var” diyorsunuz.  Bu türler neler?

Masa başında yazmak işin çok küçük kısmı. Asıl yazma kafada oluyor; yürürken, toplu taşımada, misafirlikte... Hikâye zihinde dönüyor. Bir klasör var, gündelik hayatın akışında doluyor. Fiziksel yazma işi daha kısa ve yorucu.

Bu durumun sizi yazmaktan uzaklaştırdığı oluyor mu?

Hayır çünkü hiçbir zaman kendimi yazmak zorunda hissetmedim. İçimden gelmediği halde yazmak üzere masaya oturmanın düşüncesi bile korkunç. Yazmak istediğim bir şey olursa bir yazıp bakayım, bir karşıma alayım... Bazen vazgeçtiğim ya da bir kenara ayırdıklarım da oluyor.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:95
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Kasım 2025 07:49 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Osmaniye de şiddetli yağış ve fırtına hayatı olumsuz etkiledi Osmaniye Haberleri

13 Şubat 2026 02:17see162

Türkiye nin rakipleri kim oldu, Uluslar Ligi maçları ne zaman oynanacak? A Milli Takım ın UEFA Uluslar Ligi nde rakipleri belli oldu!

13 Şubat 2026 00:40see161

Cuma namazı saat kaçta? Diyanet ile il il Cuma namazı saatleri belli oldu! 13 Şubat 2026 İzmir, Ankara, İstanbul Cuma vakitleri

13 Şubat 2026 00:23see160

Brentford ile Arsenal puanları paylaştı!

13 Şubat 2026 01:30see159

Filistin Esirler Cemiyeti: İsrail hapishanelerindeki Filistinli kadın tutuklu sayısı 66 ya çıktı

13 Şubat 2026 00:26see156

En güzel cuma mesajları 2026: En güzel, ayetli, anlamlı, kısa, uzun, yeni, resimli cuma mesajları

13 Şubat 2026 01:44see154

Bir başkan daha AKP yolunda Sözcü Gazetesi

13 Şubat 2026 03:13see153

CHP li Yavuzyılmaz açıkladı: AKP kamuya ait 7 otoyolu özelleştirmek istiyor

13 Şubat 2026 03:03see151

Ankara da çocuklar için Şiir ve Müzik Dinletisi programı düzenlendi

13 Şubat 2026 01:00see144

Çalışanlara verdiği rekor ikramiyeyle bankaları alt üst eden otomobil şirketi şaşırttı!

12 Şubat 2026 19:07see141

TMSF kayyum olarak yönettiği şirketi satışa çıkardı

13 Şubat 2026 01:46see138

Edirne de diplomatik plakalı araçla insan kaçakçılığı iddiası: 6 tutuklama

13 Şubat 2026 00:36see137

Ayak egzersizleri nelerdir?

13 Şubat 2026 02:05see136

Büyükelçi atamaları Resmi Gazete de

14 Şubat 2026 00:19see135

Küçükçekmece de trafikte kaynak tartışması! Otomobil sürücüsü kamyoneti yumrukladı

14 Şubat 2026 00:13see134

Filistinlilerin ikameti iptal ediliyor Ortadoğu Haberleri

13 Şubat 2026 04:05see134

Filistin Ramazan a mahzun giriyor Ortadoğu Haberleri

14 Şubat 2026 04:04see133

Beşiktaş ta Park Tartışması Kanlı Bitti

14 Şubat 2026 00:10see132

Ordu’da bulunan İHA Rusya’ya ait olabilir Yerel Gündem Haberleri

13 Şubat 2026 04:04see131

Türkiye ile Suriye arasında iletişim alanında koordinasyon mekanizması kurulacak

13 Şubat 2026 00:16see125
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları