Ankara24.com
close
up
Menu

Türkiye de vaka görüldü mü? Sağlık Bakanlığından son dakika Hantavirüs duyurusu

T.C. GAZİANTEP KADASTRO MAHKEMESİ

İstanbul da kaybolarak otobüse binen çocuk İETT şoförü sayesinde ailesine kavuştu

Kırklareli de 6 kişinin öldüğü sel felaketiyle ilgili davada 5 kamu görevlisine yurt dışı çıkış yasağı Kırklareli Haberleri

Devlet korumasındaki 3 engellinin askerlik hayali gerçek oldu

Prostat büyümesi, 40 yaş sonrası erkekleri tehdit ediyor

Şimdi kendisi de iki çocuğuyla birlikte büyüyor... 19 yaşında hamile olduğumu öğrenince annemlere söylemekten çok korktum!

Komşu korkuya girdi! Türkiye nin gerisinde kaldık

Küresel Sumud Filosu Konvoyu yeniden yola çıktı Dış Haberler

Down sendromlu Servet’in asker eğlencesi yürekleri ısıttı VİDEO İZLE

Ankara’da bir buçuk ton kaçak zeytinyağı ele geçirildi

İngiltere de kriz büyüyor! Sağlık Bakanı istifa etti, Starmer a baskı büyüdü

İşgalci İsrailli grupların Doğu Kudüs’te provokatif bayrak yürüyüşü başladı

Beşiktaş ta Oh ve Uduokhai, Rizespor maçında yok!

Katil İsrail in Lübnan da sağlık merkezine saldırdı: 3 ü sağlık görevlisi 6 kişi hayatını kaybetti

Bursa’da gizemli mezar! Köylü ikiye bölündü, bakanlığa başvuru yapıldı

Evlerden hırsızlık yapan iki kadın kıskıvrak yakalandı

Trump’ın Çin dönüşü İran planı! Masada 2 seçenek var Sözcü Gazetesi

Bursaspor, Batuhan Yayıkcı ile sözleşme uzattı!

Ajdar, sahnede seyircilere sinirlendi: Hadi yuh çekin, çekin lan

İstanbul’un ağaçları Mustafa Kutlu

İstanbul’un ağaçları Mustafa Kutlu

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

“Eski İstanbul’da mimarinin saltanatına rekabet eden bir başka güzellik varsa o da ağaçlardı. Fakat buna rekabet denilebilir mi? Doğrusu istenirse, ağaç, mimarimizin ve bütün hayatımızın en lütufkâr yardımcısıdır... Mimarlarımız daima eserlerinin yanı başında birkaç çınar veya serviyi eksik etmezlerdi; gür yaprağın tezadı onların en güzel terkiplerinden biriydi. Bazıları daha ileriye gider; cami veya medrese avlusunun hendesi cenneti ortasında, çınarın servinin yetişmesi, gülün açması sarmaşığın

“Eski İstanbul’da mimarinin saltanatına rekabet eden bir başka güzellik varsa o da ağaçlardı. Fakat buna rekabet denilebilir mi? Doğrusu istenirse, ağaç, mimarimizin ve bütün hayatımızın en lütufkâr yardımcısıdır... Mimarlarımız daima eserlerinin yanı başında birkaç çınar veya serviyi eksik etmezlerdi; gür yaprağın tezadı onların en güzel terkiplerinden biriydi. Bazıları daha ileriye gider; cami veya medrese avlusunun hendesi cenneti ortasında, çınarın servinin yetişmesi, gülün açması sarmaşığın halkalanması için yer ayırırdı... Küçük, büyük her çeşmeyi iri gövdeli bir çınar yahut da servi beklerdi... Mimarın veya hayrat sahibinin diktiği ağacın büyüdüğünü görüp görmemesinin ehemmiyeti yoktu. Dikilmiş olduğunu bilmesi yeterdi. Bilirdi ki toprağa emanet edilmiş bir ağaç, mahalleye, semte, şehre, hatta cemiyete ve bütün bir imana emanet edilmiş bir değerdir”.

Tanpınar’ın söz konusu ettiği “iman”ın ne kadar yerinde durduğuna etrafımızdaki ağaç varlığı şehadet edecektir.

Biz Topkapı’dan başlayan yolculuğumuzda “Millet Caddesi” boyunca ağaçlar gördük. Lakin bunlar boynu bükük, muzdarip ağaçlardı. “Bulvar”ın iki yanında sıraya geçmiş, hepsi askerî orta mektep çocukları gibi ense traşı olmuşlardı. Gövdeleri ile dalları arasındaki oran kaybolmuştu. İki yandaki yüksek apartmanların önünü örtmesinler diye garip bir biçimde budanarak cendereye alınmışlardı. Kimse bunlara çınar diyemezdi. O kadar terbiye edilmişlerdi ki birer top akasya hüviyetine girmişlerdi.

Ölümü “şeb-i arus” diye karşılayan, bu dünyadan öbürüne belki de hayatta iken “ölmeden önce ölünüz” fehvasınca geçmiş olan, mezarlıkla evini yan yana, kucak kucağa inşa eden insanımız servilere de şans tanıyordu. Servilerin koyu yeşil yükseltisi “uzun ince bir yol” gibi bize mezarlıklardan öteleri gösteriyordu. Mezarlıkları şehrin içinden sürüp çıkardığımız bize, uzak köşelere attığımız gibi, servilerin de kökünü kesmişiz. Ölümü hatırlatıyor diye servileri sevmeyenlerin işidir bu.

Evet, İstanbul’un ağaçları üç kişilik bir ordudur: Çınar, servi, ıhlamur. Hadi biz baharda buna erguvanı da katalım.

Dediğimiz gibi servinin nesli tükendi. Kenarda köşede kalan birkaç örnek ise üst dalları, yanı yöresi kurumuş, felçli ihtiyarlar gibi ölümü bekliyor.

Ihlamur galiba unutuldu. Artık dikilmiyor mu ne? Yoksa zor yetişir olduğunu göze alıp fırsat verilmiyor mu?

Beyazıt Camii’nin büyük cenaze merasimlerinde namaz kılınan tarafında, iki duvarının bitiştiği köşeye iyice yaklaşmış bir iri ıhlamur var. Taş duvarları yeşil pelerini ile örtmüş, onları ısıtmaya çalışan bir hâli var. Ağacı kendi keyfine bırakmışlar anlaşılan, o da duvarla uzun süren bir arkadaşlık kurmuş. Taşın yaprak ile izdivacı bu kadar güzel olabilir. Zıtlık diye bildiğimiz unsurların aslında bir bütünün parçaları olduğunu bu ıhlamura bakarak anlayabiliriz.

Benim aslında bu ağaç bahsinde söyleyeceklerim kavaka dair. Kavak. Hani şu Anadolu bozkırlarında, dere yatakları peşi sıra giden ağaç. Cinsi çoktur ya, servi, kavak en makbulü. Yine de İstanbul’a göre değil. Hele Kanada Kavağı türünden, odunluk diye yetiştirilenleri.

Bunlar çürük, iri ve çirkin yapraklı, dağınık dallı, eğri gövdeli, baharda pamukçuklarını sağa sola savurup etrafı kirleten, gövde ve dallarından yapışkan sıvılar akıtan ağaçlardır. Tek hünerleri var. Neredeyse sanayi kavağı diyeceğim. Kârlı, çabuk büyür, nesli bozuk bir ağaç.

Önüne gelen İstanbul sokaklarına bu kavaktan dikmeye başladı. Vatandaşı suçlamak yersiz. Bilen var, bilmeyen var. Ya bu işle ilgili olanlar!..

Beyazıt Camii duvarına doğru yükselen o yalnız ıhlamur. Duvarın soğuk taşları üzerine yeşil yapraklarını sermiş, ısıtmış onu.. Mimaride ağacın yerini gösteren en güzel örneklerden biri... (1986)

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:84
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 31 Aralık 2025 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Türkiye de vaka görüldü mü? Sağlık Bakanlığından son dakika Hantavirüs duyurusu

15 Mayıs 2026 00:17see161

T.C. GAZİANTEP KADASTRO MAHKEMESİ

15 Mayıs 2026 00:05see157

İstanbul da kaybolarak otobüse binen çocuk İETT şoförü sayesinde ailesine kavuştu

15 Mayıs 2026 01:23see149

Kırklareli de 6 kişinin öldüğü sel felaketiyle ilgili davada 5 kamu görevlisine yurt dışı çıkış yasağı Kırklareli Haberleri

15 Mayıs 2026 00:41see144

Devlet korumasındaki 3 engellinin askerlik hayali gerçek oldu

14 Mayıs 2026 17:08see140

Prostat büyümesi, 40 yaş sonrası erkekleri tehdit ediyor

14 Mayıs 2026 11:12see140

Şimdi kendisi de iki çocuğuyla birlikte büyüyor... 19 yaşında hamile olduğumu öğrenince annemlere söylemekten çok korktum!

14 Mayıs 2026 16:56see139

Komşu korkuya girdi! Türkiye nin gerisinde kaldık

15 Mayıs 2026 00:25see136

Küresel Sumud Filosu Konvoyu yeniden yola çıktı Dış Haberler

16 Mayıs 2026 02:03see135

Down sendromlu Servet’in asker eğlencesi yürekleri ısıttı VİDEO İZLE

15 Mayıs 2026 00:56see135

Ankara’da bir buçuk ton kaçak zeytinyağı ele geçirildi

14 Mayıs 2026 17:10see134

İngiltere de kriz büyüyor! Sağlık Bakanı istifa etti, Starmer a baskı büyüdü

14 Mayıs 2026 17:23see134

İşgalci İsrailli grupların Doğu Kudüs’te provokatif bayrak yürüyüşü başladı

14 Mayıs 2026 17:31see134

Beşiktaş ta Oh ve Uduokhai, Rizespor maçında yok!

14 Mayıs 2026 16:10see133

Katil İsrail in Lübnan da sağlık merkezine saldırdı: 3 ü sağlık görevlisi 6 kişi hayatını kaybetti

16 Mayıs 2026 00:50see132

Bursa’da gizemli mezar! Köylü ikiye bölündü, bakanlığa başvuru yapıldı

14 Mayıs 2026 12:51see132

Evlerden hırsızlık yapan iki kadın kıskıvrak yakalandı

14 Mayıs 2026 21:02see132

Trump’ın Çin dönüşü İran planı! Masada 2 seçenek var Sözcü Gazetesi

15 Mayıs 2026 00:46see132

Bursaspor, Batuhan Yayıkcı ile sözleşme uzattı!

14 Mayıs 2026 23:48see131

Ajdar, sahnede seyircilere sinirlendi: Hadi yuh çekin, çekin lan

14 Mayıs 2026 16:02see130
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları