Ankara24.com
close
up
İbrahim Kalın: Yeryüzündeki ikametimiz şiirseldir bizim Yeni Şafak Kitap Eki Haberleri

İbrahim Kalın: Yeryüzündeki ikametimiz şiirseldir bizim Yeni Şafak Kitap Eki Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

İbrahim Kalın’ın Heidegger’in Kulübesine Yolculuk adlı eseri İnsan Yayınları arasında okurla buluştu. Kalın, Todtnauberg köyündeki Heidegger’in meşhur kulübesine Heidegger’in torunu Arnulf Heidegger’le birlikte 2019 yılında yaptığı ziyaret etrafında kuruyor anlatısını.

NESLİHAN ÜNSAL

İbrahim Kalın’ın Heidegger’in Kulübesine Yolculuk adlı eseri, Heidegger’in uzun yıllar yaşadığı mekâna yapılan bir ziyaretin anlatısı olmakla kalmayıp düşünmenin, sessizliğin ve varoluşun imkânlarını sorgulamamızı sağlıyor. İnsan Yayınları tarafından Saliha Şişman’ın kıymetli editörlüğüyle yayımlanan kitap, yazarın hem felsefi birikimini hem de düşünceyle kurduğu ilişkiyi gözler önüne seriyor.

Yazar, Almanya’nın Kara Orman bölgesinde yer alan Todtnauberg köyündeki Heidegger’in meşhur kulübesine Heidegger’in torunu Arnulf Heidegger’le birlikte 2019 yılında yaptığı ziyaret etrafında kuruyor anlatısını. 1922 yılından itibaren neredeyse yarım asır Heidegger’in felsefesinin merkezinde yer alan bu mekân, yalnızca bir yapı değil düşüncenin şekillendiği bir alan hatta filozofun yaşamında bir başrol niteliğinde. Heidegger’in Kulübesine Yolculuk, varlıkla temas kurmamıza, insanın kendi iç dünyasını nasıl keşfedeceğine yönelik yollar anlatıyor bizlere.

DÜŞÜNCE EYLEMİNİ YENİDEN HATIRLAMAK

Kulübeye yapılan yolculuğu yalnızca inceleme ve keşif gezisinden ziyade Kalın’ın varlık karşısındaki sessiz duruşu ve derin tefekkürünün göstergesi olarak anlayabiliriz. Yazar, modern dünyanın hız ve gürültü içinde unuttuğu “düşünme eylemini” hatırlatmak için bu sessiz mekânı merkeze alıyor.

Felsefenin yalnızca kitapların sayfalarında değil, insanın yaşam biçiminde, kendi benliğiyle ve doğayla kurduğu ilişkide, nefes alıp verdiği mekânda anlam kazandığını görüyoruz. Anlama ulaşabilmek için sessizlikten bir yöntem olarak bahsediyor yazar, sessizliği anlamın en yoğun hâli olarak tanımlıyor.

SESSİZLİĞİN ETRAFINDA DÜŞÜNMEK

Heidegger’in “Düşünmek, sessizce dinlemektir,” sözünden hareketle çağımızın gürültüsünün karşısında konumlandırıyor kendisini. Burada sessizlik daha az konuşmak ancak daha çok anlamak gibi bir düşünce etiği hâline geliyor. Modern hayatta düşünce, anlama çabasından çok “veri işleme” etkinliğine dönüşüyor. Bu durumun, insanın varlıkla kurduğu bağı kopardığını ifade ediyor yazar.

Halbuki Kalın’a göre “düşünmek için kelime ve kavramların işaret ettiği Varlık’ı, hakikati, gerçekliği sade ve yalın bir gözle izlememiz ve kavramamız gerekir.” Zira Varlık’ı anlama çabası ona sahip olarak değil ancak ona “komşu” olarak mümkündür, onun “yakınında olmak” ve onunla “konuşmak” gerekmektedir. Sahip olmak ilişkisi bir “şeyin efendisi olmak, onu köleleştirmek ve metalaştırmak anlamına gelir. (…) Sahip olmaya çalıştığınız şeyi alır, kullanır ve işiniz bittiğinde atarsınız.” Öte taraftan “sahip çıktığınız şeyi ise – hiçbir karşılık beklemeden ve sonunu düşünmeden – koruyup kollarsınız.” Yazar bu durumu Peygamber Efendimizin “sahabesi” ile olan ilişkisiyle açıklar. Zira sahabe kelimesi, Peygamber ile sohbet ve dostluk içinde olma manasını taşıdığı gibi aynı zamanda hakikatin elçisine yakın olmak ve sahip çıkmak manalarını da bünyesinde barındırmaktadır.

BATI’DAN DOĞU’YA BİR DÜŞÜNCE YOLCULUĞU

Bu minvalde, eserin dikkat çekici yönlerinden biri de Heidegger’in düşüncesinin Doğu’nun sezgisel geleneğiyle birlikte ele alınmasıdır. Yazar, Heidegger’in “dünyada ikamet etmek” kavramını Yunus Emre’nin, Nesimî’nin, Âşık Veysel’in varlıkla bütünleşme anlayışıyla yan yana getiriyor. Böylece Batı’nın varlık analizine Doğu’nun varlıkla iç içe olma hâli eşlik ediyor. Bu yaklaşım kitabın felsefi sınırlarını özgünleştirip genişletiyor. Kalın, düşünceyle sezgiyi, kavramla duyguyu, teoriyle tefekkürü buluşturuyor ve okura daha yavaş ama daha dikkatli bir varlık deneyiminin olabileceğini haber veriyor.

Modernliğe yöneltilen eleştiri de eserde yoğun bir şekilde yer buluyor. Heidegger’in “Tekniğe İlişkin Soruşturma” metninden esinle, modern insanın dünyayı nasıl “kullanılabilir kaynak” olarak gördüğünü hatırlatıyor. Hız çağında insanın varlığa bakışı yüzeyselleşiyor, anlam yerini işlevselliğe bırakıyor. İnsanla varlık arasındaki bağın kaybolmasını modern çağın en büyük problemlerinden biri olarak belirtiyor. Bu bağlamda kulübe, bir tür “karşı-mekân” olarak öne çıkıyor. Modernliğin hızına karşı yavaşlık, bilgi yığınının karşısında derin düşünme, tüketimin karşısında sadeleşme, küresel kentlerin karşısında patika yoldan gidilen kulübe…

DÜŞÜNMEK BAĞ KURMAYI ÖĞRETİR

Kitapta “yer” kavramı da anlatıda belirleyici bir rol oynuyor. Kalın, Heidegger’in “Dil varlığın evidir,” cümlesiyle düşünmenin bir yere ait olmayı zorunlu kıldığını hatırlatıyor bizlere. Düşünmek, köksüz bir etkinlik değil bir bağ kurma biçimi hâline geliyor. Modern insanın dijitalleşen, hızla değişen dünyasında kaybettiği “yer duygusu” metinde yeniden anlam kazanıyor, varlıkla kurulan ilişkinin zeminini oluşturuyor.

Öne çıkan temalardan bir diğeri de insanın dünyadaki varoluşunun şiirsel ve deneyimsel boyutu. Eserdeki bölüm adlarından olan “Yeryüzündeki ikametimiz şiirseldir bizim,” cümlesinden yazarın varlıkla ilişkisine gösterdiği özen ve dikkati anlıyoruz. Düşünce, yaşamın kendisine duyulan dikkat ve özenle şekilleniyor. Yeryüzündeki ikametimiz insanın yaşamla, doğayla ve kendi iç dünyasıyla kurduğu ilişkinin toplamında anlam kazanıyor.

Modern insanın hayatı çoğu zaman işlevsellik ve verimlilik ölçütleriyle deneyimlediğini hatırlatıyor ancak anlamın dikkatin derinliğinde, düşüncenin sükûnetinde, içerinin dinginliğinde olabileceğini açıklıyor. Bu bağlamda metin, okuru kendi iç dünyası ve varlık hakkında düşünmeye çağırıyor.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:81
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Kasım 2025 07:18 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Belçika da Nathan Ngoy: Skor 3 0 ve en önemlisi bu!

03 Ekim 2026 00:30see206

Özdağ dan Fatma Betül Sayan Kaya ya “163 milyon sorusu: Bu parayı nerden buldunuz?

03 Ekim 2026 00:58see205

TBB Başkanı Çakar dan fon soruşturması açıklaması

03 Ekim 2026 00:40see196

Trump: İran meselesi çözülürse petrol fiyatları düşecek

03 Ekim 2026 00:00see192

212 Photography Istanbul kapsamında Pera Müzesi’nde üç ücretsiz etkinlik

03 Ekim 2026 00:06see191

Yıllardır beklemişlerdi! ABD den Tayvan a kritik F 16 teslimatı

03 Ekim 2026 04:19see190

Satıcının Ölümü 3 temsille sahnede

03 Ekim 2026 00:12see189

Cezalı duruma düştü! Arda Güler den kötü haber Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

03 Ekim 2026 00:02see187

İDSO sezonu 9 ekimde açıyor

03 Ekim 2026 00:06see185

2026 nın en büyük darbesi: 3 milyon 800 bin TL’lik kaçak içki yakalandı

03 Ekim 2026 00:49see184

Netanyahu nun seçim planı ifşa oldu! İsrail in eski lideri açıkladı! Adım adım savaşa

03 Ekim 2026 03:30see183

Bilinmezlikten girişimciliğe uzanan hayat öyküsü Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 05:31see180

Mark van Bommel: Türkiye elinden gelenin fazlasını yaptı!

03 Ekim 2026 01:13see179

Fransa ya İtalya freni! Puanları paylaştılar

03 Ekim 2026 00:14see177

Yasa dışı bahiste 33 tutuklama

03 Ekim 2026 01:04see172

619 gün geçti ama acımız geçmedi! Adalet nöbeti Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 05:40see170

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Çakar dan fon açıklaması Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 00:22see164

Mersin den acı haber: Denize giren 3 gençten biri hayatını kaybetti

02 Ekim 2026 19:14see162

Belçika da Romelu Lukaku dan Fenerbahçe sözleri!

03 Ekim 2026 00:44see162

Aziz Yıldırım 3 4 haftaya açılacak demişti! Lukaku ilk golünü Türkiye ye attı

03 Ekim 2026 00:06see162
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları