Ankara24.com
close
up
Kurumsal yozlaşmanın hikâyesi Yeni Şafak Kitap Eki Haberleri

Kurumsal yozlaşmanın hikâyesi Yeni Şafak Kitap Eki Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Türk Hikayesinde Kurumsal Yozlaşma adlı çalışmada M. Fatih Kanter 1870-1950 arasındaki Türk hikâyesine, tarihsel bakımdan pek çok kırılmaya sahne olan yetmiş yıllık geniş bir zaman dilimini kurumsal yozlaşma bağlamında değerlendiriyor.

Erdem Dönmez

Tarih, büyük kırılmalarla şekillenir. Savaşlar, iktidar mücadeleleri, antlaşmalar, fermanlar, rejim değişiklileri gibi hadiseler tarih yazıcılığında dönüm noktaları olarak belirlense de hayatın olağan akışı söz konusu kırılmalardan farklı seyirde ilerler. Dolayısıyla tarihi anlatılar, hayatın gerçek yüzünü yansıtmak bakımından yetersiz kalır. Burada ortaya çıkan boşluğu edebiyat; özellikle roman, hikâye, tiyatro gibi kurmaca türler tamamlar. Roman, geniş çatışma alanı ve sınırsızlığıyla tarihsel anlatılar gibi daha büyük sorumluluklar yüklenebilirken doğası gereği sakinlikten beslenen hikâye, hayatın kılcal damarlarındaki detayları gün yüzüne çıkarmaya daha müsait bir yapıya sahiptir. Bu çerçevede tarih sahnesinde gerçekleşen kırılmalardan farklı şekilde gündelik hayatın akışına dair ayrıntıları hikâye türünün çatışmasızlığında görmek mümkündür.

BÜROKRASİNİN DOĞUŞU

Türk modernleşmesi; siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel sahalarda birbirini tetikleyen pek çok yenileşmenin genel tanımını ihtiva eder. Tarihsel olarak 18. yüzyıla kadar geri götürülebilen Türk modernleşmesi, 19. yüzyılın ortalarında devletin resmî politikası olarak benimsenirken 20. yüzyılın başında demokratikleşme hareketine, aynı yüzyılın ilk çeyreğinde ise yeni bir rejime yol açar. Görüldüğü gibi bir asrı aşkın tarihsel süreç, siyasi olarak pek çok yeniliği beraberinde getirir. Söz konusu süreci Tanzimat Fermanı’ndan itibaren devletle vatandaş arasındaki ilişkiyi düzenleme faaliyeti şeklinde değerlendirmek de mümkündür. Öte yandan Türk modernleşmesi demokratikleşme tarihi olarak okunabilir. Bu da aynı zamanda bürokratikleşme süreci anlamına gelir. Bürokrasi, en genel tanımıyla devletle vatandaş arasındaki ilişkiyi ifade eder. İnsan, topluluk içerisinde yaşarken birtakım kurallar geliştirir. Bu kurallar küçük çaplı toplumlarda sözlü geleneğe ve ahlaki ilkelere bağlı kalırken toplum kendi kendisini denetleyen bir mekanizmaya sahip olur. Demokrasi öncesi toplumlarda ise devletin başı kanunun kendisidir. Toplumun büyümesi ve demokratikleşmesi, kuralların yazılı kanunlara dayanmasını zorunlu kılar. Artık iç denetimden ziyade devletin kurumsal denetimi söz konusu olur. Fakat devletin kanunlarını uygulayacak olanlar yine insanlardır. Denilebilir ki tarihsel bakımdan değişim süreci içerisinde olan toplumların içine düştüğü sancı, ilk olarak yöneten-yönetilen ilişkisi ekseninde varlığını gösterir. Nitekim Türk modernleşmesinin miladı olarak değerlendirilen Tanzimat Fermanı da devlet ile tebaası arasındaki ilişkileri düzenlemeyi hedefleyen hukuksal bir metindir.

EDEBİYATIN İŞLEVİ

Türk edebiyatı, dil estetiğine dair meselelerin ötesinde öncelikle sosyal, siyasal çatışmalardan beslenerek modernleşmiştir. Bu anlamda yenileşme süreci ile alakalı her türlü sorun edebiyatın gündemine yerleşir. Devlet ve vatandaş arasındaki ilişkinin yeni şekli de söz konusu sorunların başında gelir. Devlet, her ne kadar yönetim bakımından demokrasiye doğru evrilse de bu niyet uygulamada karşılık bulamaz. Çünkü demokrasinin uygulayıcısı olması gereken memur ve bürokratlar kurumsal yozlaşmanın temsilcisi olur. Devlet ve vatandaş arasındaki bu sorunlu ilişki modern Türk hikâyesinin en esaslı meselelerinden biri haline gelir. Hikâye, hayattan yakaladığı kesitler üzerine şekillendiğinden kurumsal yozlaşmanın en etkili örnekleri de bu türde varlık gösterir. M. Fatih Kanter de 1870-1950 arasındaki Türk hikâyesine bu nazariyeden yaklaşarak, tarihsel bakımdan pek çok kırılmaya sahne olan yetmiş yıllık geniş bir zaman dilimini kurumsal yozlaşma bağlamında değerlendirir. Devlet kurumlarındaki şekilcilik, tembellik, yönetim ve denetim boşluğu, keyfilik, adaletsizlik, liyakatsizlik, adam kayırma, rüşvet, kırtasiyecilik, dalkavukluk ve nepotizm gibi sorunlara odaklanan Kanter, modernleşmenin gündelik hayatta, detayda kalan problemlerini hikâye türünün imkânlarını dikkate alarak değerlendirir. Devlet, her ne kadar kanun ve nizama dayanarak vatandaşıyla arasındaki gerilimi gidermeye çalışsa da 1870-1950 arasındaki hikâyelerde görüldüğü üzere aracı konumda olan memur ve bürokratlar bu ilişkiyi daha da çıkmaza sürükler. Bir taraftan görevlerini kötüye kullanan, kişisel ikballerini devlet menfaatinin önüne koyan memurların Türk hikâyesindeki işlenişi gözler önüne serilirken diğer taraftan devlet kurumları arasındaki irtibatsızlık da hikâyeler üzerinden örneklenir. Çalışma, geniş bir zaman aralığında kurumsal yozlaşmanın farklı şekillerini ortaya koyar. Buna göre bir Tanzimat metninin ardından 1940’lı yıllara ait bir Cumhuriyet dönemi hikâyesinden örnekle karşılaşmak mümkündür. Böylece tarihsel bakımdan büyük kırılmalar ifade eden dönemlerin gündelik hayatta pek de farklılık arz etmediği, temelde modernleşme krizine dayanan problemlerin kendi içerisinde bir süreklilik çizgisine sahip olduğu anlaşılır. Bu bağlamda kurmaca edebiyatın, özellikle de hikâyenin ayrıntıda kalan gerçeklerle alternatif bir tarih okumasına imkân sağladığından söz edilebilir. Çalışmada kurumsal yozlaşmayı mesele edinen hikâyelerin pek çoğunun ironik bir dili öne çıkardığı da vurgulanır. Ayrıca kitapta seçilen örneklerdeki Memduh Şevket yoğunluğu, muharririn bürokratlığıyla hikâyeciliğinin buluştuğu zemine de işaret eder.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:109
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Ekim 2025 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Katil kana doymuyor! Netanyahu, Trump ın o talebini reddedecek

27 Temmuz 2026 04:31see178

Şekerli içecek içen 25 yıl sonra tansiyon hastası oluyor

27 Temmuz 2026 07:01see155

Fransa Bisiklet Turu nda kazanan Tadej Pogacar!

27 Temmuz 2026 00:08see154

Pluxee, 191 markayla 201 kampanya hayata geçirdi

27 Temmuz 2026 12:38see152

Alkolmetreyi üflemeyi reddeden sürücüye 192 bin 800 TL ceza

27 Temmuz 2026 07:21see147

Bahçeli: CHP Yeni Parti hattındaki tüm tartışmaları Türkiye’nin ana gündem maddesi haline getirmemektir

27 Temmuz 2026 17:08see146

Bakan Güler, Nijerli mevkidaşı Mody ile görüştü

27 Temmuz 2026 17:44see144

Kedi uyuşturucu kuryesi olarak yakalandı Sözcü Gazetesi

27 Temmuz 2026 16:23see143

Corendon Alanyaspor da Güven Yalçın ile yollar ayrıldı

27 Temmuz 2026 20:04see142

900 tanesini helikopterle gökyüzünden bıraktılar: Tek amacı var Sözcü Gazetesi

27 Temmuz 2026 12:24see142

Avustralya nın en küçük kasabası satışa çıktı, sahibi aynı zamanda patron olacak

28 Temmuz 2026 18:01see140

İzmir den yeni yurt dışı rotası! SunExpress Taşkent e direkt uçuş için tarih verdi

27 Temmuz 2026 10:34see140

Yengesini pompalı tüfekle öldürdü

27 Temmuz 2026 18:56see140

Seçim gerilimi! Önde olan aday çekildi! Ortalık karıştı! Vekiller salonu terk etti

27 Temmuz 2026 06:38see139

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ten önemli açıklamalar (CANLI)

27 Temmuz 2026 16:38see138

Elazığ da 5 katlı bina korna sesi ile yıkıldı

27 Temmuz 2026 20:09see138

CHP deki figüran iddiası! Özgür Özel: Bizim konumuz değil

27 Temmuz 2026 20:29see138

Japonya da 7,1 büyüklüğündeki depremin ardından sarsıntılar sürüyor

28 Temmuz 2026 18:18see137

Orlando Bloom, Katy Perry ayrılığının ardından 21 yaş küçük sevgilisi Luisa Laemmel ile görüntülendi

28 Temmuz 2026 17:59see137

Şampiyonluk için toplandılar! Amigonun ettiği dua gülümsetti

28 Temmuz 2026 18:14see136
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları