Endişelendiren büyük değişim: Tüm Avrupa’yı sarıyor! Türkiye’yi nasıl etkileyecek? Bu yaz nasıl bir hava olacak?
Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Avrupa Birliği’nin yer gözlem programı olan Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından derlenen Avrupa İklim Durumu (European State of the Climate) raporuna göre, son 30 yıllık verilerde dünya genelinde ortalama sıcaklıklar her 10 yılda yaklaşık 0,27 derece arttı. Avrupa’daki bu artış ise 0,56 dereceye kadar yükseldi.
Bugün gelinen noktada, dünya genelinde sıcaklıklar sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,4 derece artmış durumda. Avrupa’da ise bu artış 2,5 dereceyi buluyor. Uzmanlara göre bu fark, yalnızca istatistiksel bir veri değil; doğrudan yaşamı etkileyen sonuçlar ortaya çıkarıyor.
2025 VERİLERİ KORKUTUCU: TARİHİN EN SICAK YILLARINDAN BİRİ
Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, 2025 yılı Avrupa’da şimdiye kadar kaydedilen en sıcak üçüncü yıl oldu. Kıta genelinde ortalama sıcaklık 10,41 derece olarak ölçüldü. Bu değer, 2024 yılında kırılan rekorun yalnızca 0,30 derece altında kaldı.
Daha dikkat çekici olan ise Avrupa’nın neredeyse tamamında yıl boyunca sıcaklıkların ortalamanın üzerinde seyretmesi. Reading Üniversitesi’nden Prof. Hannah Cloke, Daily Mail’e bu durumu şu sözlerle açıkladı:
“Avrupa’nın yüzde 95’inin tek bir yılda ortalamanın üzerinde sıcaklıklar yaşaması, artık bölgesel aşırılıklardan değil, tamamen değişmiş bir iklim düzeninden söz etmemiz gerektiğini gösteriyor.”
SICAK HAVA DALGALARI YAYGINLAŞIYOR
Avrupa’nın neredeyse tamamında hissedilen sıcaklığın 32 derecenin üzerine çıktığı gün sayısında ciddi artış gözlemlendi. Özellikle İspanya’da bu tür aşırı sıcak günlerin sayısı ortalamanın 50 gün üzerine çıktı. Daha da çarpıcı bir gelişme, normalde serin iklimiyle bilinen kuzey bölgelerinde yaşandı. İskandinavya’nın kutup altı bölgelerinde üç hafta süren sıcak hava dalgası sırasında sıcaklıklar 30 derecenin üzerine çıktı.
AVRUPA NEDEN DAHA HIZLI ISINIYOR?
Uzmanlara göre Avrupa’nın küresel ortalamadan daha hızlı ısınmasının üç temel nedeni var.
1- Arktik’e yakınlık: Dünyanın en hızlı ısınan bölgesi olan Arktik, son 30 yılda 0,75 derece ısındı. Bu durum Avrupa’yı doğrudan etkiledi.
2- Hava kirliliğinin artması: 1980’lerden bu yana uygulanan çevre politikaları sayesinde hava kirliliği arttı. Bu durum, güneş ışınlarını yansıtan aerosol miktarını düşürerek daha fazla ısınmaya yol açtı.
3- Geri besleme döngüleri: Azalan kar örtüsü ve artan sıcaklıklar, daha fazla ısınmayı tetikleyen zincirleme etkiler yarattı. Özellikle kar örtüsündeki azalma dikkat çekici. 2025 yılı mart ayında Avrupa’daki kar örtüsü, 1983’ten bu yana ölçülen en düşük üçüncü seviyeye geriledi.
ISI ADALARI ARTIYOR
Genel olarak bu konuyu Meteoroloji Mühendisi Adil Tek’e danıştığımda, sorunun temel nedenlerinden birinin sera gazları olduğunu vurguladı. Tek, “Küresel iklim değişikliğinin başlıca kaynağı sera gazlarıdır. Bu gazlar sıcaklıkların artmasına yol açar. Sıcaklık yükseldikçe ise iklimin diğer bileşenleri de değişime uğrar; yağış rejimleri ve rüzgâr sistemleri tamamen farklı bir yapıya bürünür” ifadelerini kullandı.
Avrupa’daki artan sıcaklık ve kuraklıkların daha derin bir atmosferik sürece dayandığını ifade eden Tek, “Ekvator bölgesinde ısınan hava yükselir ve kuzeye doğru ilerledikçe soğumaya başlar. Ancak bu hava kütleleri 25-30 derece enlemleri arasında çöker ve bu bölgelerde yüksek basınç alanları oluşur. Kutuplar da ısınıyor ancak enerji açısından en güçlü ısınma ekvatorda gerçekleşiyor. Son yıllarda bu çökme kuşağı daha kuzeye, yani Akdeniz havzasına doğru kaymaya başladı” diye konuştu.
Yüksek basınç sistemlerinin etkilerine dikkat çeken Tek, “Bu yüksek basınç alanları çöktüğünde yağışları azaltır ve kuraklığı artırır. Özellikle yaz aylarında ‘ısı kubbesi’ dediğimiz yapılar oluşur. Avrupa kıtasında son yıllarda artan aşırı sıcaklıkların ana nedenlerinden biri de bu mekanizmadır” ifadelerini kullandı.
‘TÜM BUNLAR SON DERECE ENDİŞE VERİCİ’
Artan sıcaklıkların bir diğer sonucu da buzulların hızla erimesi. Avrupa genelinde buzullar geri çekilirken, İzlanda son yılların en yüksek ikinci buzul kaybını yaşadı. Daha geniş ölçekte bakıldığında, Grönland Buz Örtüsü yalnızca bir yıl içinde 139 milyar ton buz kaybetti. Bu kayıp, doğrudan deniz seviyesinin yükselmesine katkı sağlıyor.
Reading Üniversitesi’nden Dr. Akshay Deoras, bu gelişmeleri “son derece endişe verici” olarak nitelendirerek şu bilgilerin altını çizdi:
“1950’lerden bu yana iklim koşulları dramatik şekilde değişti. Daha kısa kışlar, azalan kar örtüsü ve artan aşırı sıcaklıklar, iklim sisteminin dengesinin bozulduğunu gösteriyor.”
Adil Tek de sürecin tehlikeli bir hal almaya başladığının altını çizerek, “Uzun yıllardır deneyimlediğimiz ve alıştığımız bir iklim döngüsü vardı. Ancak hafızamızdaki bu iklim koşulları artık değişmeye başladı; hatta bazı yönleriyle tamamen değişti. Örneğin kar yağışı sayıları belirgin biçimde azaldı. Bu yıl doğu bölgelerimizde nispeten daha fazla yağış görülse de bu miktar yeterli değil. Batı bölgelerimizde ise neredeyse hiç kar yağışı gözlemlenmiyor. Tüm bu gelişmeler, bizim de bu yeni duruma göre davranmaya başlamamıza yol açtı. Genel olarak bu döngüdeki bozulma çok tehlikeli bir durum” ifadelerini kullandı.
Meteoroloji Mühendisi Adil Tek
TÜRKİYE’Yİ BU YAZ NASIL BİR İKLİM VE HAVA KOŞULLARI BEKLİYOR?
Adil Tek, mevcut iklim modellerine göre bu yazın geçen yıla kıyasla daha ılımlı geçmesinin beklendiğini belirterek, “Bugünden mevcut iklim modellerine baktığımda, bu yıl geçen seneki gibi aşırı sıcak bir yaz beklenmiyor. Sıcaklıkların, önceki yılların ortalamalarının yaklaşık 0,5 ila 1 derece üzerinde seyredecek gibi görünüyor. Çok uzun soluklu sıcak hava dalgaları şu anki verilerle görünmüyor ancak süreç içerisinde değişkenlik elbette olabilir” dedi.
Yağış rejimine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tek, “Yağışlar açısından bakıldığında bazı bölgelerimizde mayıs ortasından ağustos sonuna kadar bazı aralıklarla yağış geçişleri bekleniyor. Mayıs ayı genel olarak mevsim normallerinde olacak, Orta Karadeniz ise yer yer normallerin biraz altında kalabilir. Haziran ayında sıcaklıklar mevsim normallerinin yaklaşık 1 derece üzerine çıkabilir, Karadeniz bölgesi ise bir miktar daha sıcak olabilir” ifadelerini kullandı.
Yazın ilerleyen dönemlerine dikkat çeken Tek, “Temmuz ayında özellikle kuzey kesimler, Marmara, Batı Karadeniz ve Doğu Anadolu’da sıcaklıkların mevsim normallerinin yaklaşık 1 derece üzerinde olma ihtimali var. Ağustos ayında ise Marmara, Batı Karadeniz ile Güney ve Doğu Anadolu bölgelerinde yine ortalamaların yaklaşık 1 derece üzerine çıkan değerler görülebilir. Özetlemek gerekirse, geçen yıl bazı ilçelerde 50 dereceyi bulan rekor sıcaklıklar yaşanmıştı. Ancak bugünden bakıldığında bu yaz için benzer ekstrem değerler görülmüyor” diye konuştu.
İklim değişikliğiyle mücadelede en önemli uluslararası adımlardan biri olan Paris Anlaşması, küresel sıcaklık artışını sınırlamayı hedefliyor. Anlaşmanın temel hedefleri şöyle özetleniyor:
* Küresel sıcaklık artışını 2°C’nin altında tutmak
* Artışı mümkünse 1,5°C ile sınırlamak
* Emisyonların en kısa sürede zirveye ulaşmasını
sağlamak
* Bilimsel veriler doğrultusunda hızlı emisyon azaltımı gerçekleştirmek
Bilim insanları, özellikle 1,5 derece hedefinin kritik olduğuna dikkat çekiyor. Araştırmalara göre, bu eşik aşıldığında dünyanın dörtte birinde ciddi kuraklık riskleri ortaya çıkabilir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:75
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Mayıs 2026 07:08 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















