Bu tuzağa dikkat! Dolandırıcılar süreci nasıl yürütüyor? Bir yılda kaptırılan para şaşırttı İşte önemli işaretler
Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Bir sosyal medya reklamı, tanıdık bir yüz ve birkaç dakikada büyük kazanç vaadi… İlk bakışta sıradan görünen bir içerik, aslında iyi kurgulanmış bir dolandırıcılık zincirinin ilk adımı olabilir.
Dolandırıcılar artık yalnızca sahte internet siteleri ya da gerçek dışı yatırım vaatleriyle değil, insanların güven duyduğu şirketlerin ve yöneticilerin kimliğine bürünerek karşılarına çıkıyor.
Peki bu sistem nasıl işliyor, mağdur daha para göndermeden önce hangi aşamalardan geçiyor ve yapay zeka bu oyunun neresinde?
DOLANDIRICILARIN HEDEFİNDE BU KEZ BAYKAR VAR
Bu yöntemin son örneklerinden biri Baykar’ın adı üzerinden ortaya çıktı. Şirket, sosyal medya platformları başta olmak üzere çeşitli mecralarda Baykar’ın adı ve logosunun yanı sıra yöneticilerinin yapay zekayla oluşturulmuş sahte görüntülerinin kullanıldığı yatırım dolandırıcılıklarına karşı kamuoyunu uyardı.
Sahte içeriklerde yatırım fırsatı ve hisse satışı adı altında yüksek kazanç vaat edildiğini belirten şirket, Baykar’ın halka arz edilmiş bir şirket olmadığını ve bireysel yatırımcılardan kesinlikle yatırım kabul etmediğini açıkladı.
Ancak Baykar’ın yaptığı uyarı, tek başına bir şirketin adının kötüye kullanılmasından ibaret değil. Asıl dikkat çekici nokta, dolandırıcıların güven oluşturmak için hangi yöntemi kullandığı ve bir sosyal medya reklamının nasıl olup da yatırım yapmaya ikna eden bir düzeneğe dönüştüğü. Bu noktadan sonra meselenin odağı şirketten çıkıyor; kullanılan yöntem, kurulan güven mekanizması ve yapay zekânın bu sistemdeki rolü öne çıkıyor.
Baykar resmî kanallarından konuya dair açıklamalarda bulundu
SÜRECİN AŞAMASINDAKİ ÇOK ÖNEMLİ BİR DETAYA DİKKAT!
“Bugünkü yatırım dolandırıcılıkları eskiden olduğu gibi sadece şu hesaba para gönderin, çok kazanacaksınız şeklinde gerçekleştirilmiyor. Artık baştan sona tasarlanmış bir müşteri yolculuğu gibi çalışan suç ekonomisi var” diyen Bilişim Uzmanı Osman Demircan, sürecin nasıl ilerlediğine şu bilgilerin altını çizdi:
-- İlk aşamada vatandaş, sosyal medyada son derece profesyonel hazırlanmış bir reklam görüyor. Reklamda çok bilinen şirketlerin logoları, yöneticilerinin yapay zeka ile hazırlanmış görüntüleri veya güvenilir bir haber kuruluşunun web sayfaları ve sahte ekranları kullanılabiliyor. Vatandaş reklama tıkladığında genellikle doğrudan para istenmiyor. Önce güven oluşturuluyor. Kendisini gerçek bir haber sitesindeymiş gibi hissedebileceği bir sayfaya yönlendiriliyor.
-- Örneğin hayali bir röportaj ile ‘Cumhurbaşkanlığı’ndan sınırlı yatırım fırsatı’, ‘Selçuk Bayraktar yeni yatırım modelini açıkladı’ ya da ‘Vatandaşlar bu projeyle ek gelir elde edebilecek’ gibi başlıklar kullanılabiliyor. Sonra kişiden küçük bir form doldurması isteniyor. Ad-soyad, telefon numarası ve e-posta bilgileri vatandaştan talep ediliyor. Burada çok önemli bir durum oluşuyor. Artık dolandırıcı amacına ulaşmış oluyor ve vatandaş, dolandırıcının satış sistemine potansiyel müşteri olarak kaydolmuş oluyor.
‘ÖNCE 5 BİN VEYA 10 BİN TL İLE DENEYEBİLİRSİNİZ’ ŞEKLİNDE YAKLAŞIYORLAR
Ardından kişinin genellikle sözde bir yatırım danışmanı, portföy uzmanı veya müşteri temsilcisi olduğunu söyleyen biri tarafından arandığını söyleyen Osman Demircan, “Son derece profesyonel konuşabiliyor bu dolandırıcılar. İlk etapta çok büyük bir para istemiyorlar. Örneğin, ‘Önce 5 bin veya 10 bin TL ile deneyebilirsiniz’ şeklinde yaklaşıyorlar vatandaşa” dedi.
“Vatandaşın bir dolandırıcıyla konuşmadığına ikna olduğu anlardan biri de yüksek meblağlarda para talep edilmemesi oluyor” diyen Demircan, “Kişiye, gerçek yatırım platformuna benzeyen bir internet sitesinde veya uygulamada hesap açtırılıyor. Para yatırıldıktan sonra ekranda 10 bin TL’nin 12 bin, sonra 15 bin TL olduğu gösteriliyor. Fakat ekrandaki paranın gerçekte var olmayan bir para olduğunu vatandaş maalesef anlamıyor. Sahte yatırım platformlarında kişiye özel kurgulanmış kazançlar gösteriliyor. Hatta bazen güven kazanmak amacıyla küçük miktarda para çekmesine izin bile verilebiliyor. Daha sonra vatandaşın daha büyük yatırım yapması isteniyor” dedi.
‘ASIL VURGUN TÜM BUNLARIN SONUNDA GELİYOR’
“Bu tarz bir organize suç vakasında da mağdurlar küçük yatırımlarla sisteme çekilmiş, sahte grafiklerle yüksek kâr gösterilmiş ve sözde brokerlar tarafından daha büyük para yatırmaları için baskı altına alınmış oluyor” diyen Osman Demircan, şöyle devam etti:
-- Asıl vurgun tüm bunların sonunda geliyor. ‘50 bin TL daha yatırırsanız VIP yatırımcı olacaksınız’, ‘Bu fırsat gece yarısı kapanıyor’, ‘Portföyünüz yüzde 70 kazandı, şimdi büyütme zamanı’ gibi söylemler kullanılıyor. Hatta mağdura kredi çektirmeye çalışan vakalar bile görülebiliyor. Kişi, tüm bu yalan vaatlerin sonunda parasını çekmek istediğinde ise dolandırıcılar ikinci aşamayı başlatıyor. ‘Vergi ödemeniz gerekiyor’, ‘Bloke kaldırma ücreti var’, ‘Komisyon yatırmanız gerekiyor’, ‘MASAK doğrulaması gerekiyor’ gibi taleplere maruz kalıyor.
-- Mağdur, 20 bin TL’sini kurtarmak için 5 bin TL daha gönderiyor; sonra 10 bin TL daha. Talep edilen bu ek paralar sözde toplam kazancın hep altında kalıyor. Yani vatandaş zaten kazandığını düşündüğü için bu talepleri sorgulamıyor. Böylece kayıp gittikçe büyüyor ve dolandırıcılar vatandaştan alabileceği en büyük rakamı alıp tüm iletişimi kesiyor.
İNSANLAR BU TUZAKLARA NEDEN İNANIYOR?
Osman Demircan, “Bir reklamda tanımadığınız bir kişinin, örneğin Selçuk Bayraktar’ın ya da Baykar şirketinin ‘Bana 20 bin TL gönderin’ demesi, aslında çok tanınan bir şirketin ya da CEO’nun bunu söylüyor gibi görünmesi, psikolojik olarak vatandaşı tuzağa çekiyor. Baykar gibi bilinen bir marka kullanıldığında insanın zihninde şu bağlantılar oluşabiliyor: Baykar → büyük şirket → teknoloji → devlet projeleri → bilinen yöneticiler → güvenilirlik. Dolandırıcı, bütün bu güveni kendisi sıfırdan üretmek yerine markanın yıllardır biriktirdiği itibarı çalıyor. Bu psikolojik dolandırıcılık silahı, sosyal kanıtlarla da vatandaşın gözünde doğrulanmaya devam ediyor” dedi.
BENZER DOLANDIRICILIK GİRİŞİMLERİ ARTIYOR! 2025 YILINDA 2,1 MİLYAR DOLAR DOLANDIRICILARA KAPTIRILDI
Hem Türkiye’deki resmî uyarıların hem de uluslararası verilerin problemin büyüdüğünü ve yöntemlerin çeşitlendiğini çok açık biçimde gösterdiğini ifade eden Osman Demircan, “SPK’nın sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık girişimlerinin giderek çeşitlendiğine dikkat çekmesi, İletişim Başkanlığı’nın da sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarında yapay zeka destekli içeriklerle kişisel ve finansal bilgilerin ele geçirilmeye çalışıldığı konusunda düzenli uyarılar yapması, Türkiye’de faaliyet gösteren diğer otoritelerin de benzer uyarılar yayımlaması, olayın büyüklüğünü gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.
Verilere dair bilgiler de paylayan Demircan, “Uluslararası veriler ise 2020 yılında dolandırıcılara kaptırılan para miktarı 261 milyon dolar olarak açıklanırken, 2025 yılında bu rakamın 2,1 milyar dolara, yani yaklaşık 8 katına çıkmış olmasının çok ciddi bir yükselişe işaret ettiğini gösteriyor. 2025 verileri, sosyal medyada başlayan dolandırıcılıkların yol açtığı kayıpların 1,1 milyar dolarının yatırım dolandırıcılıklarından kaynaklandığını gösteriyor” şeklinde konuştu.
VATANDAŞIN PARASINI GÖNDERMEDEN ÖNCE YAPABİLECEĞİ EN BASİT VE ETKİLİ KONTROLLER NELER?
“Bu şirket gerçekten yatırım kabul ediyor mu? Araştırması mutlaka yapılmalı” diyen Osman Demircan şu işaretlere dikkat çekti.
-- Sosyal medyada karşılarına çıkan reklamın doğruluğu kesinlikle verilen bağlantıya tıklanarak kontrol edilmemeli. Reklamlar arama motorlarında bile karşımıza çıksa, bunların gerçek ve doğru olduğunu varsaymamak gerekiyor. Tarayıcılarımıza şirketin resmî web adresini mutlaka kendimiz yazmalı veya doğrulanmış resmî sosyal medya hesaplarına giderek kontrollerimizi yapmalıyız. Örneğin, yatırım dolandırıcılıklarında adı en sık kullanılan kurumlar arasında bulunan Baykar’ın çıkan reklamlarının gerçek olup olmadığı, Baykar’ın halka açık bir şirket olmadığı ve böyle bir teklifi yapmadığı, şirketin web sayfasından ya da doğrulanmış sosyal medya hesaplarından hızlıca öğrenilebilir.
-- Bir diğer doğrulama yöntemi de yatırım hizmeti sunduğu iddia edilen firmanın SPK tarafından yetkilendirilip yetkilendirilmediğinin kontrol edilmesi olacaktır. Tüm dolandırıcılık sürecinin sonunda, talep edilen paranın transferi için genellikle IBAN’a EFT yöntemi kullanılıyor. Burada ‘Parayı kime gönderiyorum?’ sorusu mutlaka sorulmalı. ‘Baykar yatırımı’ deniliyor ancak IBAN’da hiç tanımadığınız bir kişinin adı çıkıyorsa, bunun dolandırılmak üzere olduğunuzu açıkça gösteren önemli bir işaret olduğu unutulmamalı.
PEKİ, KİŞİ TUZAĞA DÜŞTÜĞÜNÜ FARK ETTİĞİNDE NE YAPMALI?
“Ben bunu ‘ilk 10 dakika-ilk saat-sonrasında’ diye ayırabilirim. İlk iş, dolandırıcıyla para trafiğini kesin. Ayrıca ‘Paranızı kurtarmak için son bir ödeme yapın’, ‘Vergiyi yatırırsanız paranız açılacak’, ‘Blokeyi kaldıracağız’ denildiğinde bir kuruş dahi para göndermeyin. Çünkü mağduriyet fark edildiğinde dolandırıcının ilk amacı genellikle son bir ödeme daha almak olacak” diyen Osman Demircan, iki önemli aşamaya daha dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:
-- İkinci olarak bankayı hemen arayın ve müşteri hizmetlerinin dolandırıcılık/güvenlik birimine durumu mutlaka bildirin. Yapılan işlemlerin dolandırıcılık nedeniyle gerçekleştiğini, işlemin geri çağrılması/iptali için mümkün olan sürecin başlatılmasını ve alıcı hesabın dolandırıcılık şüphesiyle değerlendirilmesini talep edin.
-- Burada saniyeler ve dakikalar önemli olabilir. Para, karşı hesaptan başka hesaplara veya kripto varlıklara aktarılmadan yakalanabilirse müdahale ihtimali artabilir. Ancak banka havale/EFT işlemini her durumda tek taraflı olarak geri çevirebilir demek doğru değildir. İşlemin durumu ve hukuki süreç belirleyici olabilir. Kart bilgileri verilmişse kartın da derhâl kapatılması gerekir. İnternet bankacılığı şifresi, SMS kodu veya başka kimlik doğrulama bilgileri paylaşılmışsa bunlar da hemen değiştirilmeli ve bankaya bildirilmelidir.
-- Üçüncü olarak delilleri kesinlikle silmemek gerekiyor. Bu, gerçekten en kritik noktalardan biri. Reklamın ekran görüntüsü, internet adresi, mesajlaşma uygulamalarındaki yazışmalar, telefon numaraları, IBAN, hesap sahibinin adı, dekontlar, e-postalar, sahte yatırım sitesindeki hesap bilgileri ve varsa kripto cüzdan adreslerinin tamamı saklanmalıdır. Konuyla ilgili adli süreç başlatıldığında bu deliller ışığında süreç daha sağlıklı ilerleyebilecektir. Bu tarz bir dolandırıcılıkla karşılaşıldığında güvenlik amacıyla telefonu formatlamak ve tüm delilleri yok etmek kesinlikle doğru değildir. Telefon kapalı konuma getirilerek delil niteliğinin korunması sağlanmalıdır.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:109
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Ağustos 2026 11:53 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















