Ankara24.com
close
up
Bir medeniyet müdâfisi olarak Muallim Naci Dursun Gürlek

Bir medeniyet müdâfisi olarak Muallim Naci Dursun Gürlek

Yenisafak sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Kırk yıldan fazla bir süreden beri tanıdığım ve hakkında da daima hüsn-ü zan beslediğim Bekir Oğuz Başaran Bey’in Necip Fazıl hakkında yapacağı sohbeti dinlemek için -ben de- geçenlerde Çemberlitaş’taki Birlik Vakfı’na gittim. İçerisi hayli kalabalıktı ve dinleyicilerin birçoğu bizim nesilden kimselerdi. Aralarında benim derslerimin ve sohbetlerimin müdavimlerinden bazıları da bu salonda yer almıştı. Bekir Oğuz Bey, yakından tanıdığı, diğer bir ifadeyle yakınında bulunduğu merhum Necip Fazıl’ı çeşitli

Kırk yıldan fazla bir süreden beri tanıdığım ve hakkında da daima hüsn-ü zan beslediğim Bekir Oğuz Başaran Bey’in Necip Fazıl hakkında yapacağı sohbeti dinlemek için -ben de- geçenlerde Çemberlitaş’taki Birlik Vakfı’na gittim. İçerisi hayli kalabalıktı ve dinleyicilerin birçoğu bizim nesilden kimselerdi. Aralarında benim derslerimin ve sohbetlerimin müdavimlerinden bazıları da bu salonda yer almıştı.

Bekir Oğuz Bey, yakından tanıdığı, diğer bir ifadeyle yakınında bulunduğu merhum Necip Fazıl’ı çeşitli yönleriyle, özellikle edebî cephesiyle ve arada şiirlerinden örnekler vermek suretiyle anlattı. Allah’tan bu sefer mikrofon sıkıntısıyla karşılaşmadık, ayarı düzenlenmiş mikrofondan çıkan seslerle kulaklarımızı ziynetlendirdik. Sohbetin bitiminde soru-cevap faslına geçildi. Hatibe yöneltilen çeşitli suallere hatibin verdiği cevaplarla biz de dinleyiciler olarak bazı yeni bilgiler öğrenmiş olduk. Hitâmülmisk olmak üzere, sahneye davet edildik ve topluca bir fotoğraf çektirdik.

Programın böylece bittiğini sanıyorsanız, yanıldığınızı söyleyebilirim. Daha dar bir çerçevede ikinci bir sohbet meclisi kuruldu ki bu da süre itibariyle birinci toplantıdan aşağı değildi. Bu ikinci içtimada daha çok hatıralara yer verildi. MTTB gençliğinden, o zamanki hizmetlerden, kültür sanat faaliyetlerinden, üstadın Milli Türk Talebe Birliği’nde verdiği konferanslardan bahsedildi. Prof. Dr. Abdullah Uçman Bey, hatıralarını bu ikinci fasılda da anlattı. Söz arasında o yıllarda çıkarılan bir dergiden, aylık Yeni Sanat dergisinden de söz etti. Eh, bu derginin sayıları mücelled bir halde benim de kütüphanemde bulunduğu için haliyle biraz heyecanlandım. Zaman zaman sayfalarını çevirerek ülfet ve ünsiyet tazelediğim mavi ciltli bu dergiler külliyatını o akşam eve gelince bir kere daha gözden geçirdim.

Bu kadar ipucu verdikten sonra bahismevzûu dergiden de biraz bahsetmek gerekiyor. Yeni Sanat’ın ilk sayısı Aralık 1973’te “Çıkarken” başlığıyla yayınlandı. Sahibinin Bekir Oğuz Başaran, yazı işleri müdürünün Salih Diriklik olduğunu da bu arada belirtelim. Abdullah Uçman, Alemdar Yalçın, Salih Gökmen, E. Eroğlu, Mustafa Miyasoğlu gibi yazarların ve şairlerin yazıları ve şiirleri bu ilk sayıda yer alıyor. Müteakip sayılarında da -tabii ki- daha başka ediplerimizin ve şairlerimizin kalem ürünlerine rastlıyoruz.

Asıl söylemek istediğim konuya gelince, Yeni Sanat’ın en önemli sayısını “Muallim Naci Özel Sayısı” oluşturuyor. Bu özel ve güzel sayının en mühim yazısını da -elbette ki- Cemil Meriç’le yapılan Muallim Naci röportajı teşkil ediyor. Hem Muallim Naci’ye duyduğum muhabbet dolayısıyla, hem de Cemil Meriç’in uzun süre yanında bulunmuş olmam hasebiyle bu röportajı birkaç defa hatmettim ve gördüm ki, Cemil Meriç’in Naci konusunda kendisine yöneltilen sorulara verdiği cevaplar büyük bir önem arz ediyor.

Röportajın tamamını burada nakledemeyeceğimize göre son iki bölümü okumakla yetinelim.

“Soru: Hayatındaki talihsizlikleri, yerini bulamamışlıkları, kısaca hataları ve sevapları göz önüne alındığında Muallim Naci’yi, getirdikleri veya kavgasını yaptığı değerler açısından, kültür ve medeniyet değişiminde nereye koyarsınız?

Cevap: Çeşitli Batı kültürlerinin taarruzu karşısında en mükemmel müdafaa, Doğu kültürüyle silahlanmaktı. Bu itibarla Naci Efendi, Türk insanını tehlikeden koruyacak gerçek müdafaa hattını büyük isabetle tesbit etmiştir. Diyebilirim ki, Türk irfanında işgal ettiği müstesna bir yeri vardır Naci’nin. Taarruza taarruzla mukabele. Müteakip nesillerin Batı irfanı karşısında paspas kadar haysiyetsizleşmeleri, daha önceki nesillerin bu müdafaa hattını Avrupa’yla ittifak halinde tahrip etmeleri budalalığıdır. Eğer İslam dünyası kendi değerlerine de sadık kalsaydı, daha doğrusu kendi değerlerine taassup derecesinde sadık kalsaydı, şarkla garp arasında mesut bir terkip imkânı bulunabilirdi belki. Zira o zaman ezilmez, küçülmez ve batıdan gelenleri irfan âbidemize harç olarak katabilirdik. Ben de Naci gibi düşünüyorum. Kendi dilini, kendi tefekkürünü, kendi imanını sadakatle koruyabilenler için yabancı kültürlerin taarruzu hiçbir tehlike teşkil etmez. Evet, kapılarımızı Avrupa irfanına ister istemez açacaktık ve açmalıydık. Ama onun istediklerini, onların istediği kadar ve onların istediği biçimde okumamalıydık. Bu bir fetih olmalıydı, istilâya uğradık.

Soru: Efendim, son bir sorumuz daha var: Kültür tarihimizde inkâr edilemeyecek bir yeri olan Naci’nin, siz de dahil, Türk entelijansiyası tarafından bugüne kadar üzerinde niçin durulmadı?

Cevap: Entelijansiya, yabancılaşan insandır. Yabancılaşan, yani bütün hızıyla batıya teveccüh eden, tek hakikat olarak batıyı gören ve batıyı terennüm eden insan. Bu yabancılaşan insanın İslâm irfanının son kalelerinden biri olan Naci ile uyuşması abesti. Naci’den yine bahsedecektik. “Nasıl bir taze marifetle eskiler alayım?” diyorduk. Naci, temsil ettiğimiz düşüncenin zıddıydı. Açılmış, daha doğrusu açılmadan kapanmış bir sahife idi kültür tarihimizde. Düşüncemize hâkim olan hocalar Naci’nin düşmanlarıydı. Naci’yi ancak kendimize dönerken hatırlayacaktık. Kendimize dönmek için de yabancılaşmanın zirvesine varmak lazımdı. Hepimizin dediği gibi, belli bir yere vardıktan sonra zıddına tahavvül etmek. Naci’yi unutmak bir ihanetti. Yanlış anlaşılmasın: Naci unutulan eski bir dost benim için. İlk kullandığım lügat onunki. Istılâhât-ı Edebiyye başucu kitaplarımdan biriydi çocukken. Mütercem, Nevâdirü’l-Ekâbir muhabbetle tanıdığım kitaplardı. Sonra batı, Naci’yi tamamen unutturdu. Bütün bir toplumla beraber, o dünya ile alâkamızı kestik. Sizin Naci’yi hatırlamanız son derece mânâlıdır. Mâzinin karanlıkları içinde kaybolan bir ışık, Naci. Yalnız unutmayalım ki, muallimimiz bir rüşdiye muallimidir ve 43 yaşında hayata gözlerini yummuştur. 1893. Dünyamız çok değişti ve Naci bu çetin, bu dikenli, bu uzun yolda tek mürşid olamaz. Güzel olan, kelâma kazandırdığı haysiyet, doğu irfanına gösterdiği muhabbet, yani Türk insanına yaptığı ihtardır. Kendin olarak kal! Naci’yi tamamlamak, zenginleştirmek, yani doğu medeniyetini bir bütün olarak ele almak, yalnız mazideki hazinelerimize eğilmek değil; (bu bile birkaç neslin himmetini yutacak büyük ve çetin bir iştir) bugünkü doğunun buhranlarını, mücadelelerini, arayışlarını bulduğu veya bulduğunu sandığı hakikatleri tanımak ve tanıtmak da lazımdır. Naci bir medeniyet müdafaasıdır. O müdafaa iflas etti. Naci, Naci olarak değil; daha geniş, daha büyük, daha cihanşümul bir tecessüs olarak ba’süba’delmevte kavuşabilir. Biz neyi ihmal etmedik ki... Ama bugünün işi karşılıklı ithamlar değil, hatalarımızı tanımaktır. Hâlâ yalnızız, hâlâ hakikatleri söylemek tehlikelidir, hâlâ küfür cephesi müttehid. Hâlâ dost bî-pervâ, felek bî-rahm, devrân bî-sükûn...

Mârifet, iltifata tâbidir

İltifat görmeyen mal zâyidir.”

Bu yazıyı, Muallim Naci’nin kendi mezar taşında yazılı, kendi kaleminden çıkan şu beytiyle bitirelim:

Hakperestim, arz-ı ihlâs ettiğim dergâh bir

Bir nefes Tevhid’den ayrılmadım Allah bir.

Merhumun kabri, Sultan İkinci Mahmud Haziresi’ndedir.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:147
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Temmuz 2026 04:13 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Belçika da Nathan Ngoy: Skor 3 0 ve en önemlisi bu!

03 Ekim 2026 00:30see207

Özdağ dan Fatma Betül Sayan Kaya ya “163 milyon sorusu: Bu parayı nerden buldunuz?

03 Ekim 2026 00:58see206

TBB Başkanı Çakar dan fon soruşturması açıklaması

03 Ekim 2026 00:40see196

212 Photography Istanbul kapsamında Pera Müzesi’nde üç ücretsiz etkinlik

03 Ekim 2026 00:06see193

Trump: İran meselesi çözülürse petrol fiyatları düşecek

03 Ekim 2026 00:00see193

Yıllardır beklemişlerdi! ABD den Tayvan a kritik F 16 teslimatı

03 Ekim 2026 04:19see191

Satıcının Ölümü 3 temsille sahnede

03 Ekim 2026 00:12see189

Cezalı duruma düştü! Arda Güler den kötü haber Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

03 Ekim 2026 00:02see188

Netanyahu nun seçim planı ifşa oldu! İsrail in eski lideri açıkladı! Adım adım savaşa

03 Ekim 2026 03:30see186

İDSO sezonu 9 ekimde açıyor

03 Ekim 2026 00:06see186

2026 nın en büyük darbesi: 3 milyon 800 bin TL’lik kaçak içki yakalandı

03 Ekim 2026 00:49see185

Bilinmezlikten girişimciliğe uzanan hayat öyküsü Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 05:31see180

Mark van Bommel: Türkiye elinden gelenin fazlasını yaptı!

03 Ekim 2026 01:13see179

Fransa ya İtalya freni! Puanları paylaştılar

03 Ekim 2026 00:14see178

Yasa dışı bahiste 33 tutuklama

03 Ekim 2026 01:04see173

619 gün geçti ama acımız geçmedi! Adalet nöbeti Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 05:40see170

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Çakar dan fon açıklaması Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 00:22see165

Mersin den acı haber: Denize giren 3 gençten biri hayatını kaybetti

02 Ekim 2026 19:14see164

Aziz Yıldırım 3 4 haftaya açılacak demişti! Lukaku ilk golünü Türkiye ye attı

03 Ekim 2026 00:06see163

Belçika da Romelu Lukaku dan Fenerbahçe sözleri!

03 Ekim 2026 00:44see163
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları