Ankara24.com
close
up
Menu

Diyarbakır da yükümlüler mekan mefhumuna bakılmaksızın kitap okuyor Diyarbakır Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

TÜBİTAK ve ÇOMÜ işbirliğiyle turizm öğrencilerinin kariyer yetkinlikleri geliştirildi Çanakkale Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Hakan Fidan, Marco Rubio ile görüştü: Masada İran, Gazze ve Ukrayna vardı

673 milyon insan yetersiz besleniyor, 1 milyardan fazlası obeziteyle yaşıyor Antalya Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Rus ruleti tuttu! Batrakov Süper Lig tarihine geçti

Firari suç örgütü üyesi, MİT ve polisin ortak operasyonuyla yakalandı

Yargıtay, araba alımında kullanılan 7 bileziğin kadına iadesine hükmetti

Havayollarından Türklere acil çağrı: Yarın itibarıyla bu ülkeye vize şartı geliyor Sözcü Gazetesi

Yatırımcının haftalık bilançosu açıklandı! Borsa, altın ve euroda son durum

Çanakkale de 3. Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı sancak tevcih töreni yapıldı Çanakkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Brezilya nın hazinesi artık Türkiye de: İki ilde üretim üssü kuruldu Sözcü Gazetesi

Yargıtay dan düğünden sonra araç hayali kuran kocalara kötü haber Milyonları ilgilendiriyor; araç alırken eşten alınan bilezikler iade edilecek Altın bozdurup otomobil alma dönemi bitiyor mu? Bursa Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Kayınvalideme ev aldım demişti! Ebru Şallı davasında Uğur Akkuş a yargı şoku!

Antalya da kaybolan Alman turistin cansız bedeni günler sonra bulundu

Trump: Binance’e yönelik saldırıyı inceliyoruz Sözcü Gazetesi

Yabancı öğrenciler ilk kez kangal gördü, hayranlığını gizleyemedi Sivas Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

SON DAKİKA HABERİ: Arnavutköy’de gece yarısı 3 okuldan birden müzik ve marş sesleri yükseldi: Mahalleli şaşkına döndü Son dakika haberleri

Aynı şırıngayı 78 öğrenciye kullandılar, soruşturma başlatıldı Sözcü Gazetesi

Tek eli ve 3 parmağıyla yapay zekayla film üretti! Yüzde 90 engelli yönetmenin filmi Altın Portakal da gösterildi

Binance saldırısında akılalmaz detay! Tarihi vurgunun izleri bir çalışanın bilgisayarına çıktı

Necip Fazıl ve “Bir Adam Yaratmak” Dursun Gürlek

Necip Fazıl ve “Bir Adam Yaratmak” Dursun Gürlek

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

Merhum üstadımız Necip Fazıl’ın, edebi türlerin hemen hepsinde eserler kaleme aldığını ve bu eserlerin büyük bir ilgiyle, hatta heyecanla okunduğunu biliyoruz. Okurken, ama özellikle sahnede yahut beyaz perdede seyrederken insanı metafizik âlemin derinliklerinde veya yüceliklerinde cûşu hurûşa getiren bir eseri var ki, “Bir Adam Yaratmak” adını taşımaktadır. Bu piyes üstadın tiyatro eseri yazma konusunda da tam bir otorite olduğunu göstermektedir. Ölüm ve kadere teslimiyeti konu alan bu piyes ilk

Merhum üstadımız Necip Fazıl’ın, edebi türlerin hemen hepsinde eserler kaleme aldığını ve bu eserlerin büyük bir ilgiyle, hatta heyecanla okunduğunu biliyoruz. Okurken, ama özellikle sahnede yahut beyaz perdede seyrederken insanı metafizik âlemin derinliklerinde veya yüceliklerinde cûşu hurûşa getiren bir eseri var ki, “Bir Adam Yaratmak” adını taşımaktadır. Bu piyes üstadın tiyatro eseri yazma konusunda da tam bir otorite olduğunu göstermektedir. Ölüm ve kadere teslimiyeti konu alan bu piyes ilk defa Muhsin Ertuğrul tarafından 1938’de sahneye kondu ve seyircinin büyük bir ilgisine mazhar oldu. Daha sonraki yıllarda olduğu gibi günümüzde de sahne saltanatını sürdürüyor. Şimdilerde sinemaya da uyarlandı. Ben de beş altı yıl önce Sancaktepe Belediyesinde sahnelenen bu harika piyesi seyretmiştim. Geçen pazartesi günü Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen galasına da davetliydim ama rahatsızlığım dolayısıyla gidemedim.

“Bir Adam Yaratmak”ın ilk baskısı kütüphanemde de yer alıyor. Eseri Suhûlet Kitabevi 1938’de yayınladı. Fiyatı da 50 kuruştur. Kitabın hemen giriş bölümünde göze çarpan cümle şöyle: “Eserimi ‘Hüsrev’ tipinin sahibi dostum Muhsin Ertuğrul’a ithaf ediyorum.

Başta da belirttiğim gibi bu üç perdelik piyes ilk defa sahneye konduğu zaman çok büyük bir ilgi gördü ve hakkında yazılar kaleme alındı. Bu konuda kalem oynatan akademisyen ilim adamlarımızdan biri de Prof. Dr. Ziyâeddin Fahri Fındıkoğlu’dur. Fındıkoğlu’nun 1938’de İş Mecmuası’nın 14. sayısında “Bir Adam Yaratmak’a Dair” başlığıyla neşrettiği makaleyi -geliniz- beraber okuyalım:

“Bu yılın tiyatro mevsiminde Necip Fazıl’ın ‘Bir Adam Yaratmak’ adını taşıyan eserini temâşâ ettik. Eserin mevzuunu burada anlatacak, mesleğimizi aşarak teknik bakımdan tiyatro tenkidi yapacak değiliz. Şairin bu piyesinde bizi alakadar eden nokta muayyen bir felsefi telakkinin sanat çevresinde nasıl yaşatıldığıdır.

O halde Necip Fazıl feylesof mu diye soracaksınız. Şüphesiz ki hayır. Fakat o, bütün hakiki sanatkârların feylesof oluşu tarzında bir feylesoftur. Felsefenin onda ‘Düşünce’si değil, ‘Sezgi’si vardır. Eserin ‘Hüsrev’ine söyletilen bütün sözler işte bu ‘Sezgi’nin dile gelişinden başka bir şey değildir.

‘Bir Adam Yaratmak’ piyesinin bize göre belli başlı noktaları şunlardır: Sanatkârın mahremiyetine giren günlük dedikodulardan mütevellit ızdırap, ilmin sanat karşısındaki tahlilciliğine karşı isyan, ilahi kudretle boy ölçüşmek isteyen sanatın hudud duygusu.

Gerçekten, ‘nasılsa karaya vurmuş garip bir deniz hayvanı’ olan sanatkâr ‘merak simsarı’ gazete ve efkâr-ı umumiye elinde hüviyetini kaybediyor. ‘Mahremiyete bu kadar girilmesini istemem’ feryadını koparan Hüsrev’de kalabalık ve onun organı olan gazeteden nefret hissi vardır. (sh.18) Böyle olan sanatkâr karşısında doktor adını taşıyan tip hemen bir yafta takıyor: Marazi, gayr-i tabii. Aynı Hüsrev, yaftayı takana hitap ediyor:

* Boyuna tabii olmayan insanı tarif ediyorsunuz. Bir de tabii insanı tarif etsenize! Kim bilir, meydana nasıl bir insan çıkar? İnsan şeklinde bir odun. Hafızasız, hayali, teessürü yok. Bütün insanlığın eşsiz bir manzara gibi seyrettiği bir başa, idrak ızdıraplarıyla alev alev yanan bir başa hükmünüzle takabileceğiniz yafta: Marazilik verasetle geliyor. Nasıl ki bir tablonun kıymeti en az çerçevesindedir, çerçeve ile ne uğraşırsın, tabloya bak!

Bu tablo bir arı kovanıdır. İçinde ölüm ihtizazları duyuluyor. İhtizazların topu birden tek bir ızdırap, ölüm ve yokluk ızdırabını ifade ediyor.

* Allah’ım, ben yok olamam, her şey olurum, yok olamam! Parça parça doğranabilirim. Nokta nokta lekelere dönebilirim. Tütün gibi kurutulabilir, ince ince kıyılır, bir çubuğa doldurulur, içilir, havaya savrulabilirim. Fakat yok olamam. (sf.77)

Fakat sanatkârın daha büyük bir ızdırabı, ilahi kudretin işine karışmış olmaktan, kalabalıktan ayrılmış, dünyasından uzaklaşmış bulunmaktan ileri gelmektedir. ‘Salıverin beni kalabalıklara, verin bana artık dünyamı… Bir adam yaratmak… Ona bir kafa, bir çift göz, bir burun, bir ağız uydurmak. Bu adama bir de kader çizmek lazım! Ben Allah mıyım? Bu yolu açan, bu ateşi bizde yakan da o, biz değiliz. Biz Allah’ın murâdı nisbetinde kemaline bürünebiliriz. Fakat o Allah olabilir miyiz? (sf.92)

Burada ilahi kudret ile bedii kudretin birbirine temas ettiğini, ikincisinin birinciyi aşmaktan mütevellit acısını hissediyoruz. İşte eserin üç esaslı felsefi noktası.”

Prof. Dr. Ziyâeddin Fahri Fındıkoğlu, genç Necip Fazıl’la arasında geçen bir hatırayı da şöyle anlatıyor:

“Bundan on beş yıl kadar önce, bir mecmuanın idarehanesinde bana baştan başa hareket ve ateş olan bir delikanlı tanıtmışlardı. Bu, ismi o zamanlar yeni yeni parlayan Necip Fazıl’dı. Biraz sonra delikanlı cebinden çıkardığı bir kâğıdı, masanın üstüne koydu. Bir beklediği yerden, birkaç misli nimete konan bahtiyar adam gibi idik. Çünkü masaya bir değil, dört şiir konmuştu. Orada ilk defa tanıdığım şair, dört şiirini de okudu. Bir an için hürriyet ve güzellik dünyasına hicret etmiş gibi olduk. Bir beklediği yerden birkaç misli nimet elde eden Mecmua, dört şiiri de hep birden aynı nüshaya koymuştu. (Bak. Anadolu Mecmuası 1924 Sayı 5)

Aradan yıllar geçti. Mekânın verdiği mekânsızlıktan dolayı şairi kaybetmiştim. Aradan geçen bu kadar yıl içinde şair ne gibi derûni istihâleler geçirdi? Bu sorunun cevabını bana ‘Bir Adam Yaratmak’ verdi ve anladım ki Necip Fazıl, bedii şahsiyetlerinin ana çizgileri her türlü zaman ve mekân hayatlarından uzak, ezelde çizilmiş sanatkârlardan biridir. Zaman onun ruhunda yalnız hafif kıvrımlar vücuda getirmiştir. 1924’te bir mecmuada, birden çıkan dört şiiri, mesela ‘Allah’ başlıklı olanı okuyunuz. 1938’de yazılan ‘Bir Adam Yaratmak’ aynı şiirlerin, açılmış, serpilmiş, nesirleşmiş şekillerinden başka bir şey değildir. Zaman ve mekân içinde terakki ve tekâmül eden ‘âlim’ tipinin aksine olarak, zaman ve mekân içinde kendisinde tekâmül ettirecek âmillere çok ihtiyacı olmayan hakiki ‘sanatkâr’ın bir nümunesini Necip Fazıl’da görüyoruz. Sanat, şelalesi hep aynı renk ve âhenk ile, beyaz ve serinletici köpükleriyle kâh mısra olarak, kâh cümlelerle kayalardan akıp taşmakta devam ediyor.

Necip Fazıl’ı, tiyatro tekniği bakımından müşkülpesent, bir eserde aranacak mantıki vahdet gözüyle belki haklı olan münekkitler ve temâşâkerler değil, yalnız ve yalnız yüzlerini ve ruhlarını bu serin köpüklü dalgalar karşısında serinletenler ve sanatkâr bir şahsiyetin arzettiği bu ‘bedii vahdet’i kavrayanlar anlayabileceklerdir.”

Fındıkoğlu’nun “bak” diyerek adını ve tarihini verdiği mecmuanın, eski harflerle yayınlanmış olan “Anadolu Mecmuası”nın kütüphanemde mevcut olduğunu biliyordum, ama kim bilir, nereye sıkışmıştı ve nasıl bulacaktım. Endişe etmeye gerek yokmuş. Raflara göz atınca hemen karşıma çıktı. Necip Fazıl’ın ilk kalem denemeleri olup da bu mecmuada yayınlanan dört şiiri de sizlerle paylaşıyorum:

ALLAH

Böyle haykırmamı çok görme bana

İçime işleyen aşkındır Allah!

Çektiğim dertleri atma yabana

Dertlerim başımdan aşkındır Allah

Boynuna asılıp kaldı bir deli

Adımı dolaşık, gözü perdeli

Yetmeyen gücüdür, ermeyen eli

Bu kulun, yolu şaşkındır Allah

Beni kim anlasın kimler dinlesin

İçde bir çığlık gibidir sesin

İçimde çalkanan sen misin nesin?

Bu gönlüm o kadar taşkındır Allah.

BEN

Yeryüzünde yalnız benim serseri

Yeryüzünde yalnız ben derbederim

Herkesin dünyada varsa bir yeri

Ben de bütün dünya benimdir derim

Ne anamı gördüm, ne kardeşimi

Yıllarca gezdirdim bu dik başımı

Ölsem kimse koymaz mezar taşımı

Bahtıma ben bile hayret edelim

Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar

Ne başkasına yâr, ne kendine yâr;

Canım isteyince ben diyar diyar

Gölgemin peşimde yürür giderim…

RÜZGÂR

İçerimde yüce bir dağ gizlidir

Rüzgâr döne döne çıkar mı bilmem?

Yârim ince, uzun, saz benizlidir

Başımı göğsünde sığar mı bilmem?

Hey, ne kimsesiz bu uzun yollar

Gözlerim yollarda birini kollar

Bir yavru kuş gibi gönlümü yonlar

Kollaya kollaya yıkar mı bilmem?

İçlensem, içlensem, içimden kursam

Deli gibi koşup çığlık savursam

İçimdeki dağı dağlara vursam

Bu vuruş gönlümü yıkar mı bilmem?

AYDINLIK

Uyan yârim uyan, söndü yıldızlar

Gün karşı tepeden doğmak üzeredir

Her sabah güneşi seyreden kızlar

Mahmur gözlerini oğmak üzeredir

Uyan yârim sesler geldi derinden

Zulmet kımıldadı! Kalktı yerinden

İlk ışık kapının eşiklerinden

Şimdi bir gölgeyi koğmak üzeredir

Sevgilim kapını çaldı aydınlık,

Sonsuz gözlerimi aldı aydınlık

İçimde tıkandı kaldı aydınlık

Bu aydınlık beni boğmak üzeredir!

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:113
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Mayıs 2026 04:36 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Diyarbakır da yükümlüler mekan mefhumuna bakılmaksızın kitap okuyor Diyarbakır Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ekim 2026 09:26see184

TÜBİTAK ve ÇOMÜ işbirliğiyle turizm öğrencilerinin kariyer yetkinlikleri geliştirildi Çanakkale Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

30 Ekim 2026 15:05see183

Hakan Fidan, Marco Rubio ile görüştü: Masada İran, Gazze ve Ukrayna vardı

31 Ekim 2026 00:19see170

673 milyon insan yetersiz besleniyor, 1 milyardan fazlası obeziteyle yaşıyor Antalya Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ekim 2026 10:31see169

Rus ruleti tuttu! Batrakov Süper Lig tarihine geçti

31 Ekim 2026 09:22see169

Firari suç örgütü üyesi, MİT ve polisin ortak operasyonuyla yakalandı

31 Ekim 2026 10:01see169

Yargıtay, araba alımında kullanılan 7 bileziğin kadına iadesine hükmetti

31 Ekim 2026 10:31see168

Havayollarından Türklere acil çağrı: Yarın itibarıyla bu ülkeye vize şartı geliyor Sözcü Gazetesi

31 Ekim 2026 09:24see168

Yatırımcının haftalık bilançosu açıklandı! Borsa, altın ve euroda son durum

31 Ekim 2026 10:30see167

Çanakkale de 3. Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı sancak tevcih töreni yapıldı Çanakkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ekim 2026 10:28see167

Brezilya nın hazinesi artık Türkiye de: İki ilde üretim üssü kuruldu Sözcü Gazetesi

31 Ekim 2026 09:44see166

Yargıtay dan düğünden sonra araç hayali kuran kocalara kötü haber Milyonları ilgilendiriyor; araç alırken eşten alınan bilezikler iade edilecek Altın bozdurup otomobil alma dönemi bitiyor mu? Bursa Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ekim 2026 09:52see165

Kayınvalideme ev aldım demişti! Ebru Şallı davasında Uğur Akkuş a yargı şoku!

31 Ekim 2026 09:26see164

Antalya da kaybolan Alman turistin cansız bedeni günler sonra bulundu

31 Ekim 2026 10:01see163

Trump: Binance’e yönelik saldırıyı inceliyoruz Sözcü Gazetesi

31 Ekim 2026 00:21see162

Yabancı öğrenciler ilk kez kangal gördü, hayranlığını gizleyemedi Sivas Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ekim 2026 10:25see162

SON DAKİKA HABERİ: Arnavutköy’de gece yarısı 3 okuldan birden müzik ve marş sesleri yükseldi: Mahalleli şaşkına döndü Son dakika haberleri

31 Ekim 2026 10:16see162

Aynı şırıngayı 78 öğrenciye kullandılar, soruşturma başlatıldı Sözcü Gazetesi

31 Ekim 2026 10:40see161

Tek eli ve 3 parmağıyla yapay zekayla film üretti! Yüzde 90 engelli yönetmenin filmi Altın Portakal da gösterildi

31 Ekim 2026 10:42see160

Binance saldırısında akılalmaz detay! Tarihi vurgunun izleri bir çalışanın bilgisayarına çıktı

30 Ekim 2026 08:09see158
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları