Ankara24.com
close
up
Menu

Türkiye Danimarka kültürel miras iş birliği Cenevre de anlatıldı

Sağanak yağışlar 4 ilimizde hayatı felç etti: Yollar göle döndü, araçlar sürüklendi

Trump tan Grönland açıklaması: Süresiz anlaştık

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı, yeni dönem başladı! Şehirlerde teknoloji atılımı başlıyor

Sadece oynatmıyor, kendi de atıyormuş: Italiano nun efsane golü yeniden gündem oldu

Süper Lig de 4 0 lık maç sonrası flaş yorum: Hak ettiğimiz bir mağlubiyet...

Emekli promosyon kampanyaları Eylül 2026: En yüksek emekli promosyonu hangi banka veriyor? (Ziraat, Yapı Kredi, Garanti, Akbank ve İş Bankası) Hangi banka ne kadar promosyon veriyor?

AB ye üye devletten itiraf gibi açıklama: Rusya NATO savaşı isteniyor

Trabzonspor Galatasaray maçı sonrası Süper Lig de gol kralı değişti!

Katar dan ortalığı karıştıran Hamas iddiasına yanıt: İsrail in onayıyla yapıldı!

İlk Evim konut kredisi başvuruları ne zaman başlıyor? 2026 1,20 düşük faizli İlk Evim kredisi şartları neler, hangi bankalar kredi verecek?

Otomobil ile pikap çarpıştı: 3 kişi yaralandı

Türkiye den ortalığı karıştıran Somali iddiasına yalanlama

Osmaniye de 2 otomobilin çarpışması kamerada; 3 yaralı

Yurt çıktı yemek çıkmadı Sözcü Gazetesi

Diyanet, lüks termal otelden vazgeçmiyor Sözcü Gazetesi

Eski futbolcu Hasan Şaş ın ifadesi ortaya çıktı Sözcü Gazetesi

Sultangazi’de çatı katını arılar bastı: Arıların soktuğu kadın hastanelik oldu

Dockers derbisinde kazanan çıkmadı (ÖZET) Milwall West Ham United maç sonucu: 2 2 Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

Putin: Kiev yönetiminin müzakere etme niyeti yok

Âriflerin miracı (4) Mahmut Ay

Âriflerin miracı (4) Mahmut Ay

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Geçtiğimiz haftalarda Bâyezid’in ve İbn Arabî’nin miraçlarını özetle aktarmıştık. Onların miracı hakkında kısa bir değerlendirme yapmak faydalı olacaktır. Bâyezid’in miracında şu hususlar dikkat çekmektedir: 1 . Bâyezid, her bir semada peygamberlerle değil meleklerle karşılaşmıştır. 2 . Bâyezid’in miracında en dikkat çeken özellik, onun bu miracın imtihan olduğunu düşünmesidir. Kendisine sunulan manevî makam ve mertebelerin de aslında bir imtihan olduğunun farkındadır ve bu makamlara iltifat etmenin

Geçtiğimiz haftalarda Bâyezid’in ve İbn Arabî’nin miraçlarını özetle aktarmıştık. Onların miracı hakkında kısa bir değerlendirme yapmak faydalı olacaktır. Bâyezid’in miracında şu hususlar dikkat çekmektedir:

1

. Bâyezid, her bir semada peygamberlerle değil meleklerle karşılaşmıştır.

2

. Bâyezid’in miracında en dikkat çeken özellik, onun bu miracın imtihan olduğunu düşünmesidir. Kendisine sunulan manevî makam ve mertebelerin de aslında bir imtihan olduğunun farkındadır ve bu makamlara iltifat etmenin kendisini bunlarda takılı kalmaya mahkûm edeceğini bilir ve asıl maksudunun ve muradının Hak Teâlâ olduğunu her bir yükselişte vurgular. Bu yönüyle, onun miracı tasavvuftaki seyr ü sülûku andırmakta ve adeta sâliklere şöyle bir uyarıda bulunmaktadır: Ey sâlik! Bir manevî mertebeye yükseldiğini hissettiğinde sakın onun ruhânî güzelliğine aldanma. Bu da bir imtihandır. Asıl maksadın Hak Teâlâ’ya vâsıl olmaktır. O’na vâsıl olana dek durma, yolculuğa devam et.”

3

. Bâyezid, her bir semada meleklerle karşılaştığında onlar Bâyezid’e hayran kalmakta ve onun üstünlüğünü itiraf etmektedirler. Bu da Bâyezid’in ve onun yolundan giden sûfîlerin, ruhunu güçlendiren ve manevî makamlarda yükselen insanın meleklerden üstün bir makamda olacağına inandığını gösterir.

4

. Bâyezid, yedinci semada peygamberlerle buluşmuş ve onlardan sonra da Hz. Muhammed’in (sav) huzuruna çıkmıştır. Hz. Peygamber, kendisini vazifelendirerek yeryüzünde davet ve irşada devam etmesini emretmiştir. Buradan şunu anlıyoruz ki, onun manevî mertebelerdeki miracının nihâî noktası Hz. Peygamber’in kendisini insanları İslam’a davet etmesiyle sonuçlanmıştır. Yani manevî yolculuğa başladığı yere geri dönmüştür; tarikat ve marifette zirveye çıktığı hâlde şeriattan uzaklaşmamıştır.

İbn Arabî’nin miracında ise şu hususlar dikkat çekmektedir:

1

. İbn Arabî, Hz. Peygamber’in (sav) miracında görüştüğü peygamberlerle, aynı sıralamayla görüşür.

2

. Onun miracında peygamberlerle diyaloglarının entelektüel seviyesi oldukça yüksektir. Bâyezîd, tamamen yaşadığı ve müşahede ettiği manevî tecrübeleri aktarırken İbn Arabî’nin miracı, varlıkla ilgili konular başta olmak üzere âdeta peygamberlerle entelektüel ve mistik diyaloglar şeklindedir. Bu yönüyle onun miracı “entelektüel bir miraç” görünümündedir. Bayezîd’in miracı ise aşk ve muhabbet basamaklarında yükselen bir miraçtır.

3

. İbn Arabî’nin miracında, kendisinin peygamberler tarafından “vâris-i Muhammedî” ve “mükemmel vâris” olarak tasdik edilmesi dikkat çekicidir. Onun miracı, sanki “hâtemu’l-evliyâ” olduğuna dair inancının peygamberler tarafından teyidi gibidir.

4

. Özellikle Kitâb’ul-İsrâ’daki miraç anlatısının merkezinde, âlemin ruhânî imamının Hz. Muhammed (sav) olduğunu ispatlamak vardır. Her fırsatta Hz. Muhammed’in (sav) diğer peygamberlerden üstünlüğü vurgulanır.

Görüldüğü gibi, ikisinin miracı, detaylarda farklılıklar arz etmektedir. Zaten İbn Arabî de her ârifin miracının, kendine mahsus özellikler taşıdığını söyler. Ancak ikisinin miraç anlatılarında pek çok ortak nokta da vardır. Mesela:

1

. Her ikisi de rüyada gerçekleşmiştir.

2

. Yeni bir bilgi, yeni bir şeriat/kanun getirmemişlerdir. Bilakis miracın son aşamasında Hz. Peygamber ile görüşmüşler, O’nun tarafından İslam’ı yaşadıkları bu manevî tecrübenin feyziyle, yeni bir ruh ve şuurla insanlara tebliğ etmekle görevlendirilmişlerdir. Bir nevi “Hz. Peygamber’in elçisi” konumunda olmuşlardır.

3

. Her ikisi de yaşadıkları miraçtaki feyz ve nurun Hz. Peygamber’e (sav) tabi olmaktan kaynaklandığını ve yaşadıkları tecrübenin mertebesinin, onun miracının mertebesine asla yükselemeyeceğini vurgulamışlardır.

4

. Her iki miraç da “vahdet” ile nihayetlenir. Miracın nihâî hedefi, “vahdet” şuuruna nail olmaktır.

Ârifler, Efendimiz’in (sav) miracının, ancak onun yaşayabileceği derecede yüksek bir tecrübe olduğu ancak velilerin ve salihlerin de manevî konumlarına göre miraç tecrübesi yaşayabileceği kanaatindedirler. Onlar, bunu sadece bir kanaat olarak belirtmekle yetinmemiş; kendi miraç tecrübelerini veya önde gelen âriflerin miraç tecrübelerini aktararak, bunun fiilî olarak yaşandığını göstermek istemişlerdir. Âriflerden, miraç tecrübesinden ilk bahseden kişi Bâyezîd-i Bistâmî olmuştur. Bu tecrübesini en detaylı anlatan ise İbn Arabî’dir. Ayrıca âriflerin anlattıkları bazı manevî tecrübeler, kendileri tarafından “miraç” diye adlandırmasa da bir miraç tecrübesi olarak okunabilir. Mesela İmam Rabbânî, Mektûbât’ının bir nevi özeti mahiyetindeki “Mebde ve Meâd” isimli eserinin girişinde naklettiği manevî tecrübeler, bir nevi miraç tecrübesidir. Öte yandan, ârifler, “seyr u sülûk” tabir ettikleri manevî yolculuğun kendisini de bu yolculuğun “dikey” olması hasebiyle miraç olarak isimlendirirler. 16. yüzyılın sonları ile 17. yüzyılın başlarında yaşamış olan Kastamonulu Muslihiddîn Vahyî’nin “Miracu’l-Beyân” isimli manzum eseri, seyr u sülûkun “miraç tecrübesi” şeklinde anlatımına güzel bir örnektir.

Bizzat yaşadıkları miraç tecrübelerini aktaran ârifler olduğu gibi, hayal dünyası geniş olan şair ve mütefekkirlerin de çeşitli miraç anlatıları vardır.

Mesela Muhammed İkbal’in, mesnevî formunda yazdığı Câvidnâme, kendi ifadesiyle miracın bir nevi felsefesidir. İkbal, bu eserinde kendisini, içinde Mevlânâ’nın, Efgânî’nin, Said Halim Paşa’nın vs. olduğu miraç yolculuğunda hayal eder; bu vesileyle dinî, ahlâkî ve felsefî görüşlerini açıklar. Esasen, “yükseliş” motifi ve tecrübesi, hemen her dinde görülen bir olgudur. Zira dindarlığın özü, manevî tecrübe ve yükseliş deneyimleridir.

Burada şu temel soruyu cevaplandırmakta fayda görüyoruz: Peygamber (sav) dışında herhangi birinin miraç tecrübesi yaşaması mümkün müdür? Miracı, “kişinin, manevî mertebesine göre yaşadığı ruhânî bir tecrübe” olarak anlarsak, elbette mümkündür. O zaman bu soru şu soruya benzer: “Hz. Peygamber dışındaki insanlar, namazdan manevî bir feyiz alabilirler mi?” Nasıl ki bu soruya verilecek cevap “Evet; Hz. Peygamber gibi olmasa da her insan kendi manevî mertebesine göre namazdan feyiz alabilir; namazda manevî hâller yaşayabilir.” şeklinde olmalı ise diğer soruya da benzer bir cevap vermek gerekir.

Allah’a kulluk etmek, muhabbet etmek ve yakınlaşmak gibi manevî tecrübeler, sadece peygamberlere mahsus olamaz. Öyle olsa, onların diğer insanlara dini tebliğ etmelerinin bir anlamı olmazdı. Ancak sâir insanların manevî tecrübeleri, onların tecrübelerinden mertebe bakımından düşük olabilir. Yüce Yaratıcı’nın, manevî tecrübeleri sadece peygamberlere has kıldığını düşünmek, O’nun cömertliği ve rahmetinin kapsayıcılığıyla da bağdaşmaz.

Peygamberlere gelen vahyi, sanki o vahyi kabul etmek pek rasyonel bir şeymiş gibi telakki edip de peygamber vârisi âlimlere ve âriflere gelen ilhamı kabul etmemek tutarlı değildir. Enbiyâya verilen mucizeleri, bunlar çok mantıklı imiş gibi kabul edip evliyâya verilen kerametlerle alay eden zihniyet kendisini sorgulamalıdır. Sadede gelirsek, nebilerin miracını kabul edip velilerin miracını reddetmek, isabetli değildir. Hak Teâlâ’nın lütuf ve keremi sadece enbiyasıyla sınırlı değildir ki. Kullarına, manevî istidatlarına göre ruhânî tecrübeler yaşatabilir.

Kur’an’da “Göklerin kapılarının açılması”ndan söz edilir. “Âyetlerimizi yalanlayıp onlara karşı kibirlenenlere göklerin kapıları açılmaz.” buyurulur (A’raf/41). Bu âyetin tefsirinde Elmalılı şöyle der: “Ruhları yükselemez, biraz fırlasalar bile yücelere nüfuz edemezler, esrâr-ı melekûta eremezler; düşerler.” (Hak Dini, 3/2161).

Nâziât Suresi’nin ilk beş âyetinde ise şöyle buyurulur: “Derinlerden çekip çıkaranlara, kolaylıkla çekip götürenlere, kâinatta hızlıca dolaşanlara, yarışıp geçenlere, işleri yürütüp idare edenlere yemin olsun ki.” Burada zikredilenlerin kimler olduğu hakkında genelde iki görüş vardır: Melekler veya ruhlar. Elmalılı bu âyetlerin muhtemel manalarından biri olarak şunu zikreder: “Ölümden önce seyr u sülük hâlinde bulunan, zâhir ve bâtınını ibadet ve mücâhede ile temizleyen, ilâhî marifetlerde yükselen üstün nefslerdir. Bu nefsler, şehvetlerinden sıyrılır, kudsî âleme özlem duyar, kemâlâta yükselme mertebelerinde yüzer, sonra da düşük nefslerin terbiyecisi ve olgunlaştırıcısı olur.” (Hak Dini, 8/555). Her iki âyetin tefsirinde Elmalılı’nın bahsettiği şey; ister ömür boyu süren seyr u sülük şeklinde olsun ister bir anlık yaşanan dikey bir tecrübe olsun, kişinin manevî yükselişi yani miraçtır.

Öyle anlaşılıyor ki âriflerin miracı, tevhid ve vahdet bilincinin coşması neticesinde cezbe hâlinde zevk edilen manevî bir tecrübedir. Nitekim Niyazî-i Mısrî “Mâverây-ı ins u cinni seyredip arşa çıkar/Kim ki miraç eylediyse cezbe-i tevhîd ile” der. Said Nursî’nin “tevhidde istiğrak hâli” dediği şey de bu olsa gerektir. Bu manada miraç, birçok kere yaşanabilir. Hatta İbn Arabî’nin “İnsanın göğe/ruhânî âleme her yönelişi miraç, yere/ /dünyaya her yönelişi düşüştür.” mealindeki sözünü dikkate alırsak, belki de her gün çeşitli mertebelerde defalarca yaşanabilen bir manevî tecrübedir.

Âriflerin miraç anlatılarından çıkarılması gereken sonuç şudur: İnsanda, muhteşem manevî güzellikleri tecrübe edebilecek bir potansiyel mevcuttur. Mesele, bu potansiyelin farkına varıp ona göre temel tercihi belirlemektir. İnsan, gözünü ve gönlünü manevî âleme yönlendirir, ruhuna yatırım yapar ve Mevlâ’sını maksud ve matlub edinirse, Kerîm olan Hak Teâlâ onun bu meylini karşılıksız bırakmaz.

Varlığı maddeye indirgeyen modern insan, tıpkı A’râf/176’da anlatılan kişi gibi göklere de manaya da gönlünü kapatarak yükselme fırsatını kullanmayıp yere/maddeye saplanmış gibi görünüyor. Maddî hazlara odaklanıp manevî hazlardan ümidini kesmiş gibi duruyor. Geçmişteki âriflerin ve mistiklerin anlattıkları ruhânî zevkler modern insan tarfından birer mit ve efsane gibi okunuyor. Ama yine de insandan ümidi kesmemeli. Zira her kim olursa olsun ve her ne türlü manevî yoksunluk içinde olursa olsun nihayetinde her insan, içinde “Ona ruhumdan üfledim.” (Hicr/29, Sâd/72) buyuran Hak Teâlâ’nın nefesini taşıyor.

Ruhumuza üflenen o Rahmânî nefesin farkına varıp gözünü ve gönlünü ruhânî âleme çevirenlerden olabilmek niyazıyla.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:82
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Şubat 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Türkiye Danimarka kültürel miras iş birliği Cenevre de anlatıldı

19 Eylül 2026 00:00see200

Sağanak yağışlar 4 ilimizde hayatı felç etti: Yollar göle döndü, araçlar sürüklendi

19 Eylül 2026 00:22see190

Trump tan Grönland açıklaması: Süresiz anlaştık

19 Eylül 2026 01:34see189

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı, yeni dönem başladı! Şehirlerde teknoloji atılımı başlıyor

19 Eylül 2026 00:40see183

Sadece oynatmıyor, kendi de atıyormuş: Italiano nun efsane golü yeniden gündem oldu

19 Eylül 2026 00:31see181

Süper Lig de 4 0 lık maç sonrası flaş yorum: Hak ettiğimiz bir mağlubiyet...

20 Eylül 2026 00:41see178

Emekli promosyon kampanyaları Eylül 2026: En yüksek emekli promosyonu hangi banka veriyor? (Ziraat, Yapı Kredi, Garanti, Akbank ve İş Bankası) Hangi banka ne kadar promosyon veriyor?

19 Eylül 2026 01:34see172

AB ye üye devletten itiraf gibi açıklama: Rusya NATO savaşı isteniyor

20 Eylül 2026 00:05see171

Trabzonspor Galatasaray maçı sonrası Süper Lig de gol kralı değişti!

20 Eylül 2026 01:00see171

Katar dan ortalığı karıştıran Hamas iddiasına yanıt: İsrail in onayıyla yapıldı!

19 Eylül 2026 00:07see169

İlk Evim konut kredisi başvuruları ne zaman başlıyor? 2026 1,20 düşük faizli İlk Evim kredisi şartları neler, hangi bankalar kredi verecek?

19 Eylül 2026 01:34see168

Otomobil ile pikap çarpıştı: 3 kişi yaralandı

19 Eylül 2026 00:00see168

Türkiye den ortalığı karıştıran Somali iddiasına yalanlama

19 Eylül 2026 03:42see166

Osmaniye de 2 otomobilin çarpışması kamerada; 3 yaralı

19 Eylül 2026 00:20see166

Yurt çıktı yemek çıkmadı Sözcü Gazetesi

20 Eylül 2026 04:56see161

Diyanet, lüks termal otelden vazgeçmiyor Sözcü Gazetesi

20 Eylül 2026 04:36see160

Eski futbolcu Hasan Şaş ın ifadesi ortaya çıktı Sözcü Gazetesi

19 Eylül 2026 01:25see159

Sultangazi’de çatı katını arılar bastı: Arıların soktuğu kadın hastanelik oldu

19 Eylül 2026 12:41see153

Dockers derbisinde kazanan çıkmadı (ÖZET) Milwall West Ham United maç sonucu: 2 2 Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

19 Eylül 2026 16:39see144

Putin: Kiev yönetiminin müzakere etme niyeti yok

19 Eylül 2026 02:54see144
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları