Ankara24.com
close
up
Menu

Halı saha dönüşü kaza; 4 ü çocuk 5 kişi yaralandı Sözcü Gazetesi

Beşiktaş, Hradec Kralove maçının hazırlıklarına devam etti

Akbank Sanat ta Hikâyelerle Yüzleşmek serisi başlıyor

İki şehir arasını 9 dakikada uçtu: Elektrikli hava taksisi görücüye çıktı Sözcü Gazetesi

Bakan Gürlek: Çocuklarımızın her türlü şiddetten korunması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz

Komşuda kırmızı alarm verildi: Ekipler teyakkuza geçti Sözcü Gazetesi

Fuat Göktaş: Amacımız Türk futbolunu her alanda daha ileriye taşımaktır!

Bir cemaati anlatan ihanet ve aşk filmi kara çarşafı hedef alıyor: Aybüke Pusat başrolde

Butlancılardan kurtulun partimize gelin Sözcü Gazetesi

İsrailli siyasetçi, Mamdani yi ringe çağırdı: Sen ve ben bebeğim, yüz yüze

Yol kenarında kadın cesedi bulundu! 6 kişi gözaltında Son dakika haberleri

Mutlu Aile için önce iyi bir çift gerekir! Bu 4 özellik sizde var mı?

Doğalgaz kullanan herkesi ilgilendiriyor: O abonelerin faturası iki kat artacak

İsmail Kartal dan N Golo Kante ve Mason Greenwood sözleri!

Dr. Öğr. Üyesi Fatıma Nurefşan Yumuşak: Doğru tercih kendini tanımakla başlıyor

Sandalyeye oturarak kadın sürücünün park etmesini engelledi

Bu kadarına pes: Üsküdar seçimlerinde kameraya yansıyan şaibe ve gasp anları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, suikastçı FETÖ cü Burkay Karatepe den şikayetçi oldu

Cevdet Yılmaz: Güçlü iç cephemiz ile bölgemizdeki emperyalist tuzakları boşa çıkarmaya devam edeceğiz

Şenkaya Belediye Başkanı Görbil Özcan CHP den istifa etti

Âriflerin miracı (4) Mahmut Ay

Âriflerin miracı (4) Mahmut Ay

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Geçtiğimiz haftalarda Bâyezid’in ve İbn Arabî’nin miraçlarını özetle aktarmıştık. Onların miracı hakkında kısa bir değerlendirme yapmak faydalı olacaktır. Bâyezid’in miracında şu hususlar dikkat çekmektedir: 1 . Bâyezid, her bir semada peygamberlerle değil meleklerle karşılaşmıştır. 2 . Bâyezid’in miracında en dikkat çeken özellik, onun bu miracın imtihan olduğunu düşünmesidir. Kendisine sunulan manevî makam ve mertebelerin de aslında bir imtihan olduğunun farkındadır ve bu makamlara iltifat etmenin

Geçtiğimiz haftalarda Bâyezid’in ve İbn Arabî’nin miraçlarını özetle aktarmıştık. Onların miracı hakkında kısa bir değerlendirme yapmak faydalı olacaktır. Bâyezid’in miracında şu hususlar dikkat çekmektedir:

1

. Bâyezid, her bir semada peygamberlerle değil meleklerle karşılaşmıştır.

2

. Bâyezid’in miracında en dikkat çeken özellik, onun bu miracın imtihan olduğunu düşünmesidir. Kendisine sunulan manevî makam ve mertebelerin de aslında bir imtihan olduğunun farkındadır ve bu makamlara iltifat etmenin kendisini bunlarda takılı kalmaya mahkûm edeceğini bilir ve asıl maksudunun ve muradının Hak Teâlâ olduğunu her bir yükselişte vurgular. Bu yönüyle, onun miracı tasavvuftaki seyr ü sülûku andırmakta ve adeta sâliklere şöyle bir uyarıda bulunmaktadır: Ey sâlik! Bir manevî mertebeye yükseldiğini hissettiğinde sakın onun ruhânî güzelliğine aldanma. Bu da bir imtihandır. Asıl maksadın Hak Teâlâ’ya vâsıl olmaktır. O’na vâsıl olana dek durma, yolculuğa devam et.”

3

. Bâyezid, her bir semada meleklerle karşılaştığında onlar Bâyezid’e hayran kalmakta ve onun üstünlüğünü itiraf etmektedirler. Bu da Bâyezid’in ve onun yolundan giden sûfîlerin, ruhunu güçlendiren ve manevî makamlarda yükselen insanın meleklerden üstün bir makamda olacağına inandığını gösterir.

4

. Bâyezid, yedinci semada peygamberlerle buluşmuş ve onlardan sonra da Hz. Muhammed’in (sav) huzuruna çıkmıştır. Hz. Peygamber, kendisini vazifelendirerek yeryüzünde davet ve irşada devam etmesini emretmiştir. Buradan şunu anlıyoruz ki, onun manevî mertebelerdeki miracının nihâî noktası Hz. Peygamber’in kendisini insanları İslam’a davet etmesiyle sonuçlanmıştır. Yani manevî yolculuğa başladığı yere geri dönmüştür; tarikat ve marifette zirveye çıktığı hâlde şeriattan uzaklaşmamıştır.

İbn Arabî’nin miracında ise şu hususlar dikkat çekmektedir:

1

. İbn Arabî, Hz. Peygamber’in (sav) miracında görüştüğü peygamberlerle, aynı sıralamayla görüşür.

2

. Onun miracında peygamberlerle diyaloglarının entelektüel seviyesi oldukça yüksektir. Bâyezîd, tamamen yaşadığı ve müşahede ettiği manevî tecrübeleri aktarırken İbn Arabî’nin miracı, varlıkla ilgili konular başta olmak üzere âdeta peygamberlerle entelektüel ve mistik diyaloglar şeklindedir. Bu yönüyle onun miracı “entelektüel bir miraç” görünümündedir. Bayezîd’in miracı ise aşk ve muhabbet basamaklarında yükselen bir miraçtır.

3

. İbn Arabî’nin miracında, kendisinin peygamberler tarafından “vâris-i Muhammedî” ve “mükemmel vâris” olarak tasdik edilmesi dikkat çekicidir. Onun miracı, sanki “hâtemu’l-evliyâ” olduğuna dair inancının peygamberler tarafından teyidi gibidir.

4

. Özellikle Kitâb’ul-İsrâ’daki miraç anlatısının merkezinde, âlemin ruhânî imamının Hz. Muhammed (sav) olduğunu ispatlamak vardır. Her fırsatta Hz. Muhammed’in (sav) diğer peygamberlerden üstünlüğü vurgulanır.

Görüldüğü gibi, ikisinin miracı, detaylarda farklılıklar arz etmektedir. Zaten İbn Arabî de her ârifin miracının, kendine mahsus özellikler taşıdığını söyler. Ancak ikisinin miraç anlatılarında pek çok ortak nokta da vardır. Mesela:

1

. Her ikisi de rüyada gerçekleşmiştir.

2

. Yeni bir bilgi, yeni bir şeriat/kanun getirmemişlerdir. Bilakis miracın son aşamasında Hz. Peygamber ile görüşmüşler, O’nun tarafından İslam’ı yaşadıkları bu manevî tecrübenin feyziyle, yeni bir ruh ve şuurla insanlara tebliğ etmekle görevlendirilmişlerdir. Bir nevi “Hz. Peygamber’in elçisi” konumunda olmuşlardır.

3

. Her ikisi de yaşadıkları miraçtaki feyz ve nurun Hz. Peygamber’e (sav) tabi olmaktan kaynaklandığını ve yaşadıkları tecrübenin mertebesinin, onun miracının mertebesine asla yükselemeyeceğini vurgulamışlardır.

4

. Her iki miraç da “vahdet” ile nihayetlenir. Miracın nihâî hedefi, “vahdet” şuuruna nail olmaktır.

Ârifler, Efendimiz’in (sav) miracının, ancak onun yaşayabileceği derecede yüksek bir tecrübe olduğu ancak velilerin ve salihlerin de manevî konumlarına göre miraç tecrübesi yaşayabileceği kanaatindedirler. Onlar, bunu sadece bir kanaat olarak belirtmekle yetinmemiş; kendi miraç tecrübelerini veya önde gelen âriflerin miraç tecrübelerini aktararak, bunun fiilî olarak yaşandığını göstermek istemişlerdir. Âriflerden, miraç tecrübesinden ilk bahseden kişi Bâyezîd-i Bistâmî olmuştur. Bu tecrübesini en detaylı anlatan ise İbn Arabî’dir. Ayrıca âriflerin anlattıkları bazı manevî tecrübeler, kendileri tarafından “miraç” diye adlandırmasa da bir miraç tecrübesi olarak okunabilir. Mesela İmam Rabbânî, Mektûbât’ının bir nevi özeti mahiyetindeki “Mebde ve Meâd” isimli eserinin girişinde naklettiği manevî tecrübeler, bir nevi miraç tecrübesidir. Öte yandan, ârifler, “seyr u sülûk” tabir ettikleri manevî yolculuğun kendisini de bu yolculuğun “dikey” olması hasebiyle miraç olarak isimlendirirler. 16. yüzyılın sonları ile 17. yüzyılın başlarında yaşamış olan Kastamonulu Muslihiddîn Vahyî’nin “Miracu’l-Beyân” isimli manzum eseri, seyr u sülûkun “miraç tecrübesi” şeklinde anlatımına güzel bir örnektir.

Bizzat yaşadıkları miraç tecrübelerini aktaran ârifler olduğu gibi, hayal dünyası geniş olan şair ve mütefekkirlerin de çeşitli miraç anlatıları vardır.

Mesela Muhammed İkbal’in, mesnevî formunda yazdığı Câvidnâme, kendi ifadesiyle miracın bir nevi felsefesidir. İkbal, bu eserinde kendisini, içinde Mevlânâ’nın, Efgânî’nin, Said Halim Paşa’nın vs. olduğu miraç yolculuğunda hayal eder; bu vesileyle dinî, ahlâkî ve felsefî görüşlerini açıklar. Esasen, “yükseliş” motifi ve tecrübesi, hemen her dinde görülen bir olgudur. Zira dindarlığın özü, manevî tecrübe ve yükseliş deneyimleridir.

Burada şu temel soruyu cevaplandırmakta fayda görüyoruz: Peygamber (sav) dışında herhangi birinin miraç tecrübesi yaşaması mümkün müdür? Miracı, “kişinin, manevî mertebesine göre yaşadığı ruhânî bir tecrübe” olarak anlarsak, elbette mümkündür. O zaman bu soru şu soruya benzer: “Hz. Peygamber dışındaki insanlar, namazdan manevî bir feyiz alabilirler mi?” Nasıl ki bu soruya verilecek cevap “Evet; Hz. Peygamber gibi olmasa da her insan kendi manevî mertebesine göre namazdan feyiz alabilir; namazda manevî hâller yaşayabilir.” şeklinde olmalı ise diğer soruya da benzer bir cevap vermek gerekir.

Allah’a kulluk etmek, muhabbet etmek ve yakınlaşmak gibi manevî tecrübeler, sadece peygamberlere mahsus olamaz. Öyle olsa, onların diğer insanlara dini tebliğ etmelerinin bir anlamı olmazdı. Ancak sâir insanların manevî tecrübeleri, onların tecrübelerinden mertebe bakımından düşük olabilir. Yüce Yaratıcı’nın, manevî tecrübeleri sadece peygamberlere has kıldığını düşünmek, O’nun cömertliği ve rahmetinin kapsayıcılığıyla da bağdaşmaz.

Peygamberlere gelen vahyi, sanki o vahyi kabul etmek pek rasyonel bir şeymiş gibi telakki edip de peygamber vârisi âlimlere ve âriflere gelen ilhamı kabul etmemek tutarlı değildir. Enbiyâya verilen mucizeleri, bunlar çok mantıklı imiş gibi kabul edip evliyâya verilen kerametlerle alay eden zihniyet kendisini sorgulamalıdır. Sadede gelirsek, nebilerin miracını kabul edip velilerin miracını reddetmek, isabetli değildir. Hak Teâlâ’nın lütuf ve keremi sadece enbiyasıyla sınırlı değildir ki. Kullarına, manevî istidatlarına göre ruhânî tecrübeler yaşatabilir.

Kur’an’da “Göklerin kapılarının açılması”ndan söz edilir. “Âyetlerimizi yalanlayıp onlara karşı kibirlenenlere göklerin kapıları açılmaz.” buyurulur (A’raf/41). Bu âyetin tefsirinde Elmalılı şöyle der: “Ruhları yükselemez, biraz fırlasalar bile yücelere nüfuz edemezler, esrâr-ı melekûta eremezler; düşerler.” (Hak Dini, 3/2161).

Nâziât Suresi’nin ilk beş âyetinde ise şöyle buyurulur: “Derinlerden çekip çıkaranlara, kolaylıkla çekip götürenlere, kâinatta hızlıca dolaşanlara, yarışıp geçenlere, işleri yürütüp idare edenlere yemin olsun ki.” Burada zikredilenlerin kimler olduğu hakkında genelde iki görüş vardır: Melekler veya ruhlar. Elmalılı bu âyetlerin muhtemel manalarından biri olarak şunu zikreder: “Ölümden önce seyr u sülük hâlinde bulunan, zâhir ve bâtınını ibadet ve mücâhede ile temizleyen, ilâhî marifetlerde yükselen üstün nefslerdir. Bu nefsler, şehvetlerinden sıyrılır, kudsî âleme özlem duyar, kemâlâta yükselme mertebelerinde yüzer, sonra da düşük nefslerin terbiyecisi ve olgunlaştırıcısı olur.” (Hak Dini, 8/555). Her iki âyetin tefsirinde Elmalılı’nın bahsettiği şey; ister ömür boyu süren seyr u sülük şeklinde olsun ister bir anlık yaşanan dikey bir tecrübe olsun, kişinin manevî yükselişi yani miraçtır.

Öyle anlaşılıyor ki âriflerin miracı, tevhid ve vahdet bilincinin coşması neticesinde cezbe hâlinde zevk edilen manevî bir tecrübedir. Nitekim Niyazî-i Mısrî “Mâverây-ı ins u cinni seyredip arşa çıkar/Kim ki miraç eylediyse cezbe-i tevhîd ile” der. Said Nursî’nin “tevhidde istiğrak hâli” dediği şey de bu olsa gerektir. Bu manada miraç, birçok kere yaşanabilir. Hatta İbn Arabî’nin “İnsanın göğe/ruhânî âleme her yönelişi miraç, yere/ /dünyaya her yönelişi düşüştür.” mealindeki sözünü dikkate alırsak, belki de her gün çeşitli mertebelerde defalarca yaşanabilen bir manevî tecrübedir.

Âriflerin miraç anlatılarından çıkarılması gereken sonuç şudur: İnsanda, muhteşem manevî güzellikleri tecrübe edebilecek bir potansiyel mevcuttur. Mesele, bu potansiyelin farkına varıp ona göre temel tercihi belirlemektir. İnsan, gözünü ve gönlünü manevî âleme yönlendirir, ruhuna yatırım yapar ve Mevlâ’sını maksud ve matlub edinirse, Kerîm olan Hak Teâlâ onun bu meylini karşılıksız bırakmaz.

Varlığı maddeye indirgeyen modern insan, tıpkı A’râf/176’da anlatılan kişi gibi göklere de manaya da gönlünü kapatarak yükselme fırsatını kullanmayıp yere/maddeye saplanmış gibi görünüyor. Maddî hazlara odaklanıp manevî hazlardan ümidini kesmiş gibi duruyor. Geçmişteki âriflerin ve mistiklerin anlattıkları ruhânî zevkler modern insan tarfından birer mit ve efsane gibi okunuyor. Ama yine de insandan ümidi kesmemeli. Zira her kim olursa olsun ve her ne türlü manevî yoksunluk içinde olursa olsun nihayetinde her insan, içinde “Ona ruhumdan üfledim.” (Hicr/29, Sâd/72) buyuran Hak Teâlâ’nın nefesini taşıyor.

Ruhumuza üflenen o Rahmânî nefesin farkına varıp gözünü ve gönlünü ruhânî âleme çevirenlerden olabilmek niyazıyla.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:72
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Şubat 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Halı saha dönüşü kaza; 4 ü çocuk 5 kişi yaralandı Sözcü Gazetesi

05 Ağustos 2026 00:36see196

Beşiktaş, Hradec Kralove maçının hazırlıklarına devam etti

04 Ağustos 2026 16:46see193

Akbank Sanat ta Hikâyelerle Yüzleşmek serisi başlıyor

05 Ağustos 2026 01:14see189

İki şehir arasını 9 dakikada uçtu: Elektrikli hava taksisi görücüye çıktı Sözcü Gazetesi

05 Ağustos 2026 00:29see189

Bakan Gürlek: Çocuklarımızın her türlü şiddetten korunması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz

05 Ağustos 2026 00:29see175

Komşuda kırmızı alarm verildi: Ekipler teyakkuza geçti Sözcü Gazetesi

04 Ağustos 2026 19:58see170

Fuat Göktaş: Amacımız Türk futbolunu her alanda daha ileriye taşımaktır!

04 Ağustos 2026 17:45see166

Bir cemaati anlatan ihanet ve aşk filmi kara çarşafı hedef alıyor: Aybüke Pusat başrolde

04 Ağustos 2026 20:56see165

Butlancılardan kurtulun partimize gelin Sözcü Gazetesi

05 Ağustos 2026 05:36see164

İsrailli siyasetçi, Mamdani yi ringe çağırdı: Sen ve ben bebeğim, yüz yüze

05 Ağustos 2026 10:08see162

Yol kenarında kadın cesedi bulundu! 6 kişi gözaltında Son dakika haberleri

05 Ağustos 2026 02:50see161

Mutlu Aile için önce iyi bir çift gerekir! Bu 4 özellik sizde var mı?

06 Ağustos 2026 00:30see161

Doğalgaz kullanan herkesi ilgilendiriyor: O abonelerin faturası iki kat artacak

05 Ağustos 2026 16:09see157

İsmail Kartal dan N Golo Kante ve Mason Greenwood sözleri!

06 Ağustos 2026 00:26see155

Dr. Öğr. Üyesi Fatıma Nurefşan Yumuşak: Doğru tercih kendini tanımakla başlıyor

05 Ağustos 2026 17:27see154

Sandalyeye oturarak kadın sürücünün park etmesini engelledi

05 Ağustos 2026 21:14see152

Bu kadarına pes: Üsküdar seçimlerinde kameraya yansıyan şaibe ve gasp anları

06 Ağustos 2026 02:06see151

Cumhurbaşkanı Erdoğan, suikastçı FETÖ cü Burkay Karatepe den şikayetçi oldu

05 Ağustos 2026 19:13see150

Cevdet Yılmaz: Güçlü iç cephemiz ile bölgemizdeki emperyalist tuzakları boşa çıkarmaya devam edeceğiz

05 Ağustos 2026 22:18see143

Şenkaya Belediye Başkanı Görbil Özcan CHP den istifa etti

05 Ağustos 2026 15:00see141
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları