Ankara24.com
close
up
Menu

Katliam gibi kaza: Tur minibüsü şarampole yuvarlandı, 4 kişi öldü Sözcü Gazetesi

Son dakika Türkiye’nin istediği FETÖ cü hainlerin iade listesinde 10 kritik isim daha deşifre oldu! SABAH detaylara ulaştı

Muş’ta 60 kilogram uyuşturucu ele geçirildi: Şüpheli gözaltına alındı Gündem Haberleri

Son dakika Başkan Erdoğan dan önemli açıklamalar

80 yaşındaki babasına böbreğini verdi

TBMM Başkanı Kurtulmuş, MTTB Siyaset Okulu Kapanış ve Sertifika Programı nda konuştu

21 Haziran Yaz Gündönümü nasıl kutlanır?

Mersin de tatil sitesinde kılık kıyafet engeline soruşturma Mersin Haberleri

İsrail basını: Netanyahu, bakanlarından Trump ı eleştirmemelerini istedi

A Milli Futbol Takımımızın elenmesinin ardından Hacıosmanoğlu ndan ilk görüntü

Pakistan Başbakanı Şerif ve Genelkurmay Başkanı Munir, ABD İran görüşmelerine katılmak için İsviçre’ye gitti

Rüşveti böyle savundu: Depremzede öğrencilere burs Yerel Gündem Haberleri

ABD ile masaya oturacak olan İran heyeti İsviçre ye ulaştı, Vance de yolda

Avrupalı gazeteciler Polatlı da Gordion u ziyaret etti

Soykırımcı Netanyahu kendisine küfür eden Trump için bakanlarından istekte bulundu: Şahsen eleştirmeyin Dünya Haberleri

Beyoğlu ve Şişli de Trafik Düzenlemesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye nin gayesi, bölgemizde gerilim üretmek değil, barışı, adaleti, huzuru güçlendirmektir

Süper Lig karması Almanya ya 90+4 te yenildi Sözcü Gazetesi

CHP’li belediyeler arasında pankart krizi: Ankara Büyükşehir Belediyesi astı, Haymana Belediyesi kaldırdı

Luis de la Fuente den Lamine Yamal açıklaması! Doğru zamanda en iyi süreyi alacaktır

Hata neredeydi? (1) Mahmut Ay

Hata neredeydi? (1) Mahmut Ay

Yenisafak sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Medeniyetlerin yükseliş ve çöküş süreçleri birbirine benzer. Siyasî, askerî, ekonomik, kültürel ve sanatsal güç nerede toplanırsa, “medeniyet” denen şey orayı kendisine merkez edinir; bu hususlarda zayıflık gördüğü yerlerden de uzaklaşır. İslam medeniyeti Haçlı seferleri, Sicilya’nın kaybı, Moğol istilası, Endülüs’ün düşmesi gibi çok ciddi siyasî ve askerî badireler atlattı ancak bunların etkisi tüm İslam dünyasını ve medeniyetini etkileyecek boyutta değildi. Müslümanlar bir şekilde bu badireleri

Medeniyetlerin yükseliş ve çöküş süreçleri birbirine benzer. Siyasî, askerî, ekonomik, kültürel ve sanatsal güç nerede toplanırsa, “medeniyet” denen şey orayı kendisine merkez edinir; bu hususlarda zayıflık gördüğü yerlerden de uzaklaşır. İslam medeniyeti Haçlı seferleri, Sicilya’nın kaybı, Moğol istilası, Endülüs’ün düşmesi gibi çok ciddi siyasî ve askerî badireler atlattı ancak bunların etkisi tüm İslam dünyasını ve medeniyetini etkileyecek boyutta değildi. Müslümanlar bir şekilde bu badireleri atlatıp yeni devletlerle medeniyet yolculuklarında ilerlemeye devam ettiler. Ancak Osmanlı’nın 1683’teki Viyana bozgunu sonrasında toparlanma bir türlü başarılamadı ve yaklaşık iki buçuk asır sonra Osmanlı Devleti yıkıldı. Tabii, yıkılan sadece bir devlet değildi; onun yıkılmasıyla İslam medeniyeti de tarihindeki en büyük darbeyi almış oldu. Peki ne oldu da İslam medeniyeti Batı karşısında tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir yenilgi tattı? Hata neredeydi?

İşte bu sorunun cevabını arayanlardan biri Yahudi asıllı İngiliz tarihçi Bernard Lewis’tir. Lewis, pek çok eserinde olduğu gibi “Hata Neredeydi?” isimli kitabında da – bazı istisnalar olmakla birlikte- bir oryantalistten pek beklenmeyecek bir objektiflikle meseleye yaklaşmıştır. Ancak Lewis’in Doğu hakkındaki görüşlerinde eleştirilecek noktalar da yok değildir. Mesela Edward Said, onu Ortadoğu ile ilgili değerlendirmelerinde Batı’yı merkeze alarak düşünmekle eleştirir. (Bu konuda, E. Said ile B. Lewis’in youtube’ta mevcut bir tartışmasına bakılabilir).

Lewis’in verdiği bazı konferanslar ve sunduğu tebliğlerden oluşan bu kitap birbiriyle bağlantılı yedi bölümden müteşekkildir. Kitabın ilk bölümünü şöyle özetleyebiliriz: İslam medeniyeti, ortaya çıkışından Orta Çağ’ın sonuna kadar felsefe, bilim, teknoloji ve sanatta Batı’nın hocasıydı. Batı medeniyeti iyi bir talebeydi; İslam da iyi bir hocaydı. Batı, İslam’dan alacağını aldı ve kendini geliştirerek uygarlık konusunda İslam dünyasını geçti. Artık hoca ile talebenin yeri değişmişti. Dün iyi bir hoca olan İslam medeniyeti bu sefer kötü bir talebe olmuştu. Batı’daki gelişmenin farkına çok geç varmış, Batı’dan alması gerekenleri zamanında ve geniş bir kapsamda alamamıştı. İslam medeniyeti (O gün için “İslam medeniyeti”nden büyük oranda Osmanlı Devleti’ni anlamak gerekiyor ki Lewis’in kanaati de budur) Batı’dan alması gerekenleri almakta iki hata yapmıştı: 1. Ne olup bittiğinin geç farkına varmak/öngörü eksikliği, kurumsal hantallık ve cesaret yetersizliği nedeniyle alması gerekenleri gecikmeli bir şekilde ve çok yavaş aldı. 2. Aldığı şeyler geniş değil dar kapsamlıydı. İlk başta sadece askerî aletler ve kurumlar alındı. Zira Batı, kâfirdi. İtikadı bozuk olandan hayır gelmezdi. Batı’nın dinî ve kültürel kimliği dolayısıyla ondan bilim ve düşünce almaktan çekinip sadece onların geliştirdiği bilim ve düşüncenin kendi işine yarayan ürünlerini aldı. Lewis’in verdiği şu örnek gerçekten çok ilginç ve düşündürücüdür: “On sekizinci yüzyılın sonlarına kadar sadece bir tıp kitabı bir Ortadoğu diline çevrilmişti, o da sifilis üzerine Sultan IV. Mehmed’e 1655’te Türkçe sunulan bir on altıncı yüzyıl eseriydi” (s. 13). Bunun anlamı şudur: Osmanlı, 16-18. yüzyıllar arasında Batı’daki bilimsel çalışmalardan ve düşünsel yapıtlardan bîhaber kalmıştır. Halbuki Batı medeniyetini başarıya taşıyan, bu üç asırdaki bilimsel ve düşünsel faaliyetlerdir.

Lewis, Osmanlı’nın uzun yıllar süregiden bir mağlubiyet sürecinin akabinde “mağlubiyetin nedeni” hakkında aslında diğer devletlerin kolay soramadığı bir soruyu sorduğunu, gayet insaflı bir şekilde şöyle dile getiriyor: “Bir toplumda bir şeyler artık gizlenemeyecek veya görmezden gelinemeyecek kadar yanlış gitmeye başladığında sorulabilecek çeşitli sorular ortaya çıkar. Dün Avrupa bugün ise Ortadoğu için en yaygını şudur: “Bunu bize kim yaptı?” Bu soruya verilen cevap genellikle dış veya iç günah keçilerine yani yurtdışındaki yabancılara veya yurtiçindeki azınlıklara suç atmaktır. Tarihlerindeki en büyük krizle yüz yüze gelen Osmanlılar farklı bir soru sordu: “Hata neredeydi?” Türkiye’de bu iki soru üzerine tartışmalar Karlofça Antlaşması’nın imzalanmasının hemen sonrasında başladı ve Küçük Kaynarca’nın ardından daha da bir önem kazanarak devam etti” (s. 32).

Lewis, Osmanlı’nın üç asırdır sorduğu “Hata neredeydi?” sorusuna kendi cevabını net bir şekilde vermez ama satır aralarından onun cevabını anlamak mümkündür. Ona göre Batı’nın başarısının temelinde “modernite” vardır (s. 76). Peki, modernite nedir? Lewis, “modernite”ye dair ilginç bir tanım getirir ve şöyle der: “Tarih boyunca ‘modernite’, egemen ve genişleyen uygarlığın tuttuğu yollar, normlar ve standartlar anlamına gelmiştir ve her baskın uygarlık, kendi modernliğini en olgun çağında dayatmıştır” (174). Bundan anlaşılan şudur: Osmanlı, Batı uygarlığını yükselten modernitenin “değerlerini” almak yerine “ürünlerini” alarak yanılmıştır. Net olarak söylemese de Lewis’in yazdıklarından çıkan netice şudur: Osmanlı, savaş aletleri başta olmak üzere askerî kıyafetler, askerî kurumlar, askerî bando, bazı teknolojik araç-gereçler, çok geç de olsa meydan ve duvar saatleri, kağıt para, pul vs. gibi şeyleri Batı’dan ihraç etti. Ancak Batı’daki bilime, felsefî düşünceye, edebiyata, sanata ve eğitime verilen önem, devlet idaresinin liyakatli kimselere tevdi edilmesi, kadının eğitimi ve kadın-erkek eşitliği, din-devlet ilişkilerinin belirgin bir şekilde ayrılması (laiklik) gibi hususları almamakta ısrar etti. Hâlbuki Osmanlı’nın yapması gereken şey, Batı uygarlığını yükselten bunlar gibi temel saikleri bulup almaktı. Lewis’in bu görüşü tartışmaya açıktır. Zira Cemil Meriç’in de ifade ettiği üzere gelişmiş Batılı ülkeler ile gelişmemiş ülkeleri ayıran temel faktör endüstrileşmektir. Mesele uygarlaşıp uygarlaşmama değil endüstrileşip endüstrileşememedir. Batı’nın endüstrisini ve o endüstriyi kurmaya götüren bilimsel ve düşünsel merakı ve çabayı almak faydalı, hatta gereklidir. Zira bunlar evrensel değerlerdir. Lakin kadın algısı, din ve devlet algısı gibi hususlar Batı’nın kültürü olup ona özgüdür ve evrensel değildir. Dolayısıyla endüstrileşmek isteyen Doğulu devletler, Batı’nın kültürünü almak zorunda değildir. Nitekim Lewis de bazen Osmanlı’nın, Batı uygarlığını adapte etmeye çalışırken askere pantolon ve ceket giydirmek gibi Batılılaşma özentisi dışında pek de bir anlamı olmayan şeyleri aldığını (s. 157), hatta bugün Batı karşıtı olan İran’da bile Batılı asker kıyafetlerinin benimsendiğini söyler.

Lewis’in laiklik hakkındaki tespitlerine de kısaca yer verelim. O, çok isabetli bir şekilde şu tespiti yapar: İslam’da devletin kendisi dinin koruyucusu olduğu için devlet ile kilise arasındaki gibi bir ayırım olmamıştır. Hristiyanlık ise kuruluşundan itibaren “Sezar’ın hakkı Sezar’a, Tanrı’nın hakkı Tanrı’ya” diyerek din ve devlet işlerini ayırmıştır. Hristiyanlık’ta devletin hukuku ayrı, kilisenin hukuku ayrıdır. İslamiyet’te ise devletin hukuku dinî bir hukuktur ve toplumda tek bir hukuk uygulanır. Durum böyle olunca Fransız devrimi sonrasında yaygınlaşan laikliği Müslümanlar benimsememişlerdir (s. 117-121). Lewis, doğrudan ifade etmese de Müslümanların böyle davranmakla doğru bir tercih yapmadıklarını ima eder ve şu soruyu sorar: “Müslümanlar bir Hıristiyan hastalığına yakalanmış olsalar, Hıristiyanların uyguladığı tedaviyi hesaba katmayacaklar mı?” (s. 135) Bu soruya şu cevap verilebilir: İnsanların bedenlerinde ortaya çıkan hastalıkların tedavisi tüm insanlarda neredeyse aynıdır fakat bir kültürde ve dinde ortaya çıkan sorunun çözümü evrensel olmayabilir. Zira her kültürün ve dinin kendine has bir yapısı vardır. Sözgelimi Hristiyan toplumlarda kilise kurumu aracılığıyla din adamlarının çıkardığı sorunlar, Müslüman toplumlardaki din adamlarının meydana getirdiği sorunlarla aynı değildir. Öyle olunca Hristiyan toplumlarda işe yarayan bir çözüm Müslüman toplumlarda işe yaramayabilir.

(Devam edecek).

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:141
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Mayıs 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Katliam gibi kaza: Tur minibüsü şarampole yuvarlandı, 4 kişi öldü Sözcü Gazetesi

20 Haziran 2026 20:14see148

Son dakika Türkiye’nin istediği FETÖ cü hainlerin iade listesinde 10 kritik isim daha deşifre oldu! SABAH detaylara ulaştı

20 Haziran 2026 11:59see144

Muş’ta 60 kilogram uyuşturucu ele geçirildi: Şüpheli gözaltına alındı Gündem Haberleri

21 Haziran 2026 00:00see142

Son dakika Başkan Erdoğan dan önemli açıklamalar

20 Haziran 2026 14:27see141

80 yaşındaki babasına böbreğini verdi

20 Haziran 2026 11:29see140

TBMM Başkanı Kurtulmuş, MTTB Siyaset Okulu Kapanış ve Sertifika Programı nda konuştu

20 Haziran 2026 16:03see139

21 Haziran Yaz Gündönümü nasıl kutlanır?

21 Haziran 2026 01:36see138

Mersin de tatil sitesinde kılık kıyafet engeline soruşturma Mersin Haberleri

20 Haziran 2026 22:23see138

İsrail basını: Netanyahu, bakanlarından Trump ı eleştirmemelerini istedi

21 Haziran 2026 00:29see137

A Milli Futbol Takımımızın elenmesinin ardından Hacıosmanoğlu ndan ilk görüntü

20 Haziran 2026 11:28see137

Pakistan Başbakanı Şerif ve Genelkurmay Başkanı Munir, ABD İran görüşmelerine katılmak için İsviçre’ye gitti

21 Haziran 2026 01:13see135

Rüşveti böyle savundu: Depremzede öğrencilere burs Yerel Gündem Haberleri

21 Haziran 2026 04:06see135

ABD ile masaya oturacak olan İran heyeti İsviçre ye ulaştı, Vance de yolda

21 Haziran 2026 00:56see135

Avrupalı gazeteciler Polatlı da Gordion u ziyaret etti

21 Haziran 2026 01:08see135

Soykırımcı Netanyahu kendisine küfür eden Trump için bakanlarından istekte bulundu: Şahsen eleştirmeyin Dünya Haberleri

21 Haziran 2026 00:43see134

Beyoğlu ve Şişli de Trafik Düzenlemesi

21 Haziran 2026 00:46see133

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye nin gayesi, bölgemizde gerilim üretmek değil, barışı, adaleti, huzuru güçlendirmektir

20 Haziran 2026 17:10see131

Süper Lig karması Almanya ya 90+4 te yenildi Sözcü Gazetesi

21 Haziran 2026 01:09see131

CHP’li belediyeler arasında pankart krizi: Ankara Büyükşehir Belediyesi astı, Haymana Belediyesi kaldırdı

20 Haziran 2026 22:05see128

Luis de la Fuente den Lamine Yamal açıklaması! Doğru zamanda en iyi süreyi alacaktır

21 Haziran 2026 09:16see127
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları