Ankara24.com
close
up
Menu

Konserde feci olay! Denize giren genç hayatını kaybetti Sözcü Gazetesi

Kaza sonrası can pazarı: Çok sayıda yaralı var Sözcü Gazetesi

Bilal Erdoğan: Eğitim, tüm toplumun ortak sorumluluğu olarak ele alınmalı

Alkollü araç kullanan sürücüye toplam 92 bin 500 lira ceza Bursa Haberleri

Köpek saldırısında yaralanan 3 yaşındaki bebek 34 gün sonra evine kavuştu Türkçe bilmeyen babaya mahalle bakkalı aracığıyla para teklif etmişler Kayseri Haberleri

Kaleci kırmızı kart gördü! Rakibine yumruk attı

İsrail askerinden çirkin provokasyon: Bozuk Türkçesiyle Türkiye yi hedef aldı

Maltepe de meydana gelen zincirleme kazada 4 yaralı İstanbul Haberleri

Bebeğini öldürdüğü iddia edilen anne tutuklandı

Fatih Tekke: Bizim için üzücü bir akşam oldu Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke: Şu an için ilk düşüncem 3. lüğü garantilemek. Trabzonspor un Avrupa da olması gerekiyor Konya Haberleri

Soylu ilk kez konuştu: Ucu nereye giderse gitsin Sözcü Gazetesi

Benzin ve motorine zam var mı? 26 Nisan Pazar İstanbul, Ankara, İzmir benzin, LPG, motorin ne kadar?

Gazeteci Mürsel Acay İzmir Kitap Fuarında okurlarıyla buluştu Diyarbakır Haberleri

GALATASARAY FENERBAHÇE CANLI Süper Lig de kritik derbi! İşte Galatasaray Fenerbahçe maçının 11 leri...

İran ın başkenti Tahran da bugüne kadar ki en büyük gösteri

Maltepe’de sürücüyü darbedip motosikletine el koydular

İlhan Palut: Sonuna kadar götürelim!

Fatih Tekke: Kariyerimin en kötüsü Sözcü Gazetesi

KDK dan sağlık kuruluşlarında denetim güçlendirilsin tavsiyesi

Piyasalar barış çıkmazında karışık seyretti

Hayat mektebinde pişmek Mahmut Ay

Hayat mektebinde pişmek Mahmut Ay

Yenisafak sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

-Tiyatro oynayan mutsuz komedyen miyiz; tencerede pişen nohut muyuz? - İnsan olmak zor şey… Hayat, türlü acılar ile çeşitli sevinçlerin birbirine karıştığı, gözlerden akan hüzün yaşlarının sevinç yaşları ile yarıştığı bir varoluş biçimi. Hayatımızda yaşadığımız, isteyerek ya da istemeyerek tecrübe ettiğimiz hadiselere baktığımızda çoğunlukla istediklerimizin daha az, istemediklerimizin daha çok gerçekleştiğini görürüz. Geçmişe bakıp yaptığımız yanlış tercihlerden ya da hatalarımızdan ötürü üzüntü

-Tiyatro oynayan mutsuz komedyen miyiz; tencerede pişen nohut muyuz? -

İnsan olmak zor şey… Hayat, türlü acılar ile çeşitli sevinçlerin birbirine karıştığı, gözlerden akan hüzün yaşlarının sevinç yaşları ile yarıştığı bir varoluş biçimi. Hayatımızda yaşadığımız, isteyerek ya da istemeyerek tecrübe ettiğimiz hadiselere baktığımızda çoğunlukla istediklerimizin daha az, istemediklerimizin daha çok gerçekleştiğini görürüz. Geçmişe bakıp yaptığımız yanlış tercihlerden ya da hatalarımızdan ötürü üzüntü ve pişmanlık duyarız. Geleceğe baktığımızda da bizi bekleyen pek çok ihtimalden hangisinin gerçekleşeceğini bilemediğimiz için kaygı ve endişe duyarız. “İnsan nedir?” sorusuna “Bir damla kan; yüz bin endişeden ibaret bir varlık (Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe)” diye cevap vermiş büyük şair Sa’dî Şirâzî.

Hayatta neredeyse her gün birkaçını yaşadığımız hastalık, yakınlarımızın ölümü, dost zannettiklerimizin ihaneti, dürüst sandıklarımızın sahtekârlığı, maddî imkânsızlıklar, ekonomik sıkıntı ve krizler, mal varlığımızın azalması, ruhsal/psikolojik sıkıntı ve bunalımlar, toplumsal sorunlar, ansızın başımıza gelen olumsuzluklar, hasetlikler, fesatlıklar, dedikodular, aşağılamalar, trafikte yaşadığımız nezaketsizlikler vs. gibi hadiseler, hakikaten bizi zorlar ve bize belirli ölçüde ıstırap verir. Bu zorluklar, kimini yıkar kimini de yapar; nicesini bitirir nicesini de pişirir. Bu büyük fark, yaşadığımız olumsuzluklara nasıl bir anlam yüklediğimizle alakalıdır. Yaşadıklarımıza ve varoluşumuza yükleyeceğimiz anlam, her şeyden evvel bu kâinatı ve beni yaratan bir yüce kudrete inanıp inanmamakla ilişkilidir. Şayet evreni yaratan ve yaşatan bir Allah’a inanıyorsam, tüm yaşadıklarım bu Allah inancım çerçevesinde anlam bulacaktır. Eğer böyle bir inancım yoksa ya kendime göre yapay, cılız ve geçici anlamlar üretip kendimi avutmaya çalışırım ya da “anlamsızlık zindanı”nda manevî ve ruhsal bir acı ve ıstırap sarmalında heba olup giderim.

Yaşadığımız güzellikler ve mutlulukları anlamlandırmak kolay ama kötülükler, zorluklar ve musibetleri anlamlandırmak pek kolay değil. Tarih boyunca, insanoğlu yaşadığı kötülükler ve sıkıntıları iki şekilde değerlendirmiş. Peygamberler ve bilgeler, bunları dünya hayatının sınavları olarak görmüş ve bizi yaratan Yüce Allah’ın bu sıkıntılar aracılığıyla bizi sınadığını söylemişler. Sınavda olduğumuzun farkındalığına varmayı ve sabretmeyi öğütlemişler. Buna mukabil ateist, deist ve agnostikler ise böyle bir aşkın/dikey anlamlandırmadan mahrum oldukları için dünyevî/yatay anlamlandırma gayretleri içine girmişlerdir. İçlerinden epey bir kısmı, kötümserliği (pesimizm) benimsemiş ve dünyanın türlü kötülüklerle dolu berbat bir yer olduğunu, dünyaya geldikleri için kendilerini çok talihsiz hissettiklerini ve dünyaya yeni kurbanların gelmemesi için kimsenin çocuk yapmamasını tavsiye etmişlerdir. Gerçi teistler içinde de kötümserliğe meyilli düşünürler çıkmıştır ancak kötümserlerin ekseriyeti teist değildir.

Bir deist olan Voltaire (1694-1778), Hristiyan bir teist olan Leibniz’in dünyadaki kötülükleri önemsiz gören ve “Yaşadığımız hayat, mümkün olan hayatların en mükemmelidir.” şeklinde özetlenebilecek iyimser düşüncesine karşı yazdığı “Candide ve İyimserlik” adlı romanında, Tanrı’nın iyi bir âlem yarattığı düşüncesini hicvetmiştir. Dünyada kötülüğün olmadığını söyleyenleri, hastanelere ve hapishanelere gidip oradaki insanların çektikleri acıyı görmelerini tavsiye etmiştir.

Ateist olan Schopenhauer (1788-1860) kötümser düşüncenin belki de en önemli temsilcisidir. Ona göre dünya kötülüğün hâkim olduğu berbat bir yerdir: “Dünyada genel olarak hâkimiyet kötülüğün, söz budalalığındır. Kader acımasız, insanlar zavallıdır.” (Arthur Schopenhauer, Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar, s. 32). İnsanlardan öyle nefret eder ki “İnsanları tanıdığımdan beri hayvanları daha çok sevmeye başladım.” der.

Schopenhauer’a göre dünya, her insanın mutsuz bir komedyen olarak oynadığı bir tiyatro sahnesi gibidir. Roller farklı farklıdır ama mutsuzlukta herkes aynıdır. Şöyle der: “Sahnede biri prensi, diğeri milletvekilini, üçüncü biri hizmetkârı veya askeri veya generali oynar. Ama bu farklılıklar sadece dışarıda mevcuttur. Bu görünüşün çekirdeği olarak içeride herkeste aynı şey bulunur: acıları ve açlıklarıyla zavallı bir komedyen. Hayat da böyledir. Mevki ve zenginlik farklılıkları herkese oynayacak bir rol verir ama bu role asla bir içsel mutluluk veya huzur farklılığı karşılık gelmez.” (Schopenhauer, Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar, s. 11).

Bizim medeniyetimizde, başta Gazzâlî olmak üzere âlim ve âriflerimiz ‘Âlemin, şu ankinden daha iyi olması mümkün değildir (leyse fi’l-imkân, ebdeu mimmâ kân)’ anlayışındadırlar. Âlemde kötülüğün varlığının farkındadırlar ancak bunu Allah’ın bu âlemi imtihan için yaratmasıyla anlamlı hâle getirmeye çalışırlar. Tabi medeniyetimizde Maarrî ve Hayyam gibi kötümserler de çıkmıştır. Onların sözleriyle Batı’nın pesimistlerinin sözleri birbirine çok yakındır. Mesela kötümserlerin çoğu, çocuk edinmeye karşıdırlar. Hiç evlenmemiş olan Maarrî de dünyaya gelişini babasının suçuna bağlamış ve evlat edinme suçunu işlememekle övünerek mezar taşına şunu yazdırmıştır: “Hâza cenâhu ebî aleyye/Vemâ ceneytu alâ ahad (Ben, babamın işlediği bir suç sonucunda dünyaya geldim/Ama hiç kimse aleyhinde o suçu işlemedim).”

Yazımızın başlığında hayatı mektebe benzettik. “Gerçekten hayat, mektep olmakla nitelendirilebilir mi?” sorusuna Kur’ân-ı Hakîm zaviyesinden bakıldığında “Evet” cevabını verebiliriz. Zira Hikmetli Kitap, dünya hayatının imtihan için var edildiğini ve Allah ile peygamberlerin insana bu hayatın amacını ve yapması gerekenleri öğrettiğini bildirir (Mülk 67/2, Rahman 55/2, Bakara 2/151, 282). Demek ki bir mektepte olması gereken şu iki şey hayatta da vardır: Öğretim ve sınav. O hâlde mümin, bu hayatta yaşadıklarının tamamının bir sınama biçimi olduğunu idrak etmeli ve peygamberleri aracılığıyla Yüce Yaratıcı’nın öğrettiklerini dikkate alarak yaşamalıdır. Bu hayatın bir mektep olduğunu idrak edemeyenler ise, mektep kaçkınlarıdır.

Peki, bu sınamanın amacı nedir? Âriflere göre pişmek ve olmaktır. Yaşadığımız her bir olumsuzluk ve kötülük, aslında bizi olgunlaşmaya (kemâl) doğru götürmek için vesilelerdir. Hayata mümince bakmak, bir kemâl yolculuğu (seyr ü sülûk) içinde olduğunun farkına varmaktır. Yaşadığımız her kötülük kemâl yolculuğumuzda mesafe katetmemize yardımcı olacak manevî bir fırsattır aslında. “Müminin başına gelen her türlü yorgunluk, hastalık, keder, üzüntü, acı ve sıkıntı, hatta ayağına batan bir diken dahi onun hatalarına keffâret olur.” (Buhârî) buyurur Resûl-i Zîşân Efendimiz. Başka bir kutlu sözünde de şöyle ifade edilir: “Bazen Allah, kulunu bir makam yükseltmeği diler. Ancak kul, kendi amelleriyle o makama erişemez. Bu sebeple Allah o kişiyi o makama ulaşıncaya kadar hoşlanmadığı şeylerle imtihan eder” (Heysemi, Mecmau’z-Zevaid).

Hz. Mevlânâ, musibetler karşısındaki insanı tencerede pişen nohuda benzetir. Nohudu pişiren, onu hamlıktan çıkarıp cana karışarak can olması için pişirir. Nohut, kaynar suda piştiğini fark edince feryat edip zıplamaya başlar; kaçmak ister pişmekten. Lâkin pişiren, amacının ona eziyet etmek olmadığını anlatmaya çalışır. Şöyle der Mevlânâ: “Müminin bir belâya uğrayınca sabırsızlık edip kaçması, nohudun ve sair yiyecek şeylerin tencerede kaynarken sıçrayıp dışarı çıkmaya çalışmalarına benzer. Bir bak… Nasıl çömlekte nohut ateşten kaynayıp mağlup olarak yukarı çıkar. Her an hareket hâlinde olup tencerede yüzlerce coşkunluk gösterir/“Niçin ateşte durur, beni kaynatırsın? Madem beni satın aldın, bu başa kalkış neden?” der/Pişiren de onu kepçeyle karıştırıp der ki: “Muradım, seni pişirmektir”/Hamsın, ayrılık ateşiyle piş de bir lezzetin olsun/Gıda olunca cana karışılır. Yoksa bu imtihan kahır için değil/Bostanda sular içip yeşerdin. O içiş ve yeşeriş bu ateş içindi/Bu yüzden Hakk’ın rahmeti, imtihan ehlinin rahatı bulması için kahrından ileridedir/Varlık sırrının sermayesi belli olsun diye rahmeti kahrından ileridedir/Çünkü lezzet olmadan et ve deri hâsıl olmaz. Onlar hâsıl olmadıkça da dostun aşkı onları nasıl yakabilir?/Kader kahırda bulunursa üzülme. Bu yüzden sermayeni bağışlarsın. Ey nohut! Baharda safa sürdün. Şimdi eziyet sana misafirdir, onu hoş tut…Ey nohut! Sen belalara düşüp kayna da sende varlık da benlik de yok olsun (Mesnevî, trc. Süleyman Nahifî, III. Cilt, 4180-4210. beyitler).

Dostlar! Hayatın zorluklarını hepimiz bilfiil yaşıyoruz. Acaba bunları nasıl anlamlandırıyoruz? Tiyatrodaki mutsuz komedyen gibi mi yoksa tencerede pişen nohut gibi mi? Karar sizin.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:134
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Ekim 2025 04:01 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Konserde feci olay! Denize giren genç hayatını kaybetti Sözcü Gazetesi

27 Nisan 2026 00:39see164

Kaza sonrası can pazarı: Çok sayıda yaralı var Sözcü Gazetesi

27 Nisan 2026 01:00see163

Bilal Erdoğan: Eğitim, tüm toplumun ortak sorumluluğu olarak ele alınmalı

27 Nisan 2026 01:58see159

Alkollü araç kullanan sürücüye toplam 92 bin 500 lira ceza Bursa Haberleri

27 Nisan 2026 01:50see158

Köpek saldırısında yaralanan 3 yaşındaki bebek 34 gün sonra evine kavuştu Türkçe bilmeyen babaya mahalle bakkalı aracığıyla para teklif etmişler Kayseri Haberleri

27 Nisan 2026 01:01see156

Kaleci kırmızı kart gördü! Rakibine yumruk attı

27 Nisan 2026 01:29see151

İsrail askerinden çirkin provokasyon: Bozuk Türkçesiyle Türkiye yi hedef aldı

28 Nisan 2026 00:22see142

Maltepe de meydana gelen zincirleme kazada 4 yaralı İstanbul Haberleri

28 Nisan 2026 00:36see141

Bebeğini öldürdüğü iddia edilen anne tutuklandı

27 Nisan 2026 00:59see138

Fatih Tekke: Bizim için üzücü bir akşam oldu Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke: Şu an için ilk düşüncem 3. lüğü garantilemek. Trabzonspor un Avrupa da olması gerekiyor Konya Haberleri

28 Nisan 2026 00:06see136

Soylu ilk kez konuştu: Ucu nereye giderse gitsin Sözcü Gazetesi

27 Nisan 2026 03:40see135

Benzin ve motorine zam var mı? 26 Nisan Pazar İstanbul, Ankara, İzmir benzin, LPG, motorin ne kadar?

27 Nisan 2026 00:45see134

Gazeteci Mürsel Acay İzmir Kitap Fuarında okurlarıyla buluştu Diyarbakır Haberleri

26 Nisan 2026 19:44see133

GALATASARAY FENERBAHÇE CANLI Süper Lig de kritik derbi! İşte Galatasaray Fenerbahçe maçının 11 leri...

26 Nisan 2026 19:01see133

İran ın başkenti Tahran da bugüne kadar ki en büyük gösteri

28 Nisan 2026 00:27see132

Maltepe’de sürücüyü darbedip motosikletine el koydular

26 Nisan 2026 21:14see132

İlhan Palut: Sonuna kadar götürelim!

28 Nisan 2026 00:11see127

Fatih Tekke: Kariyerimin en kötüsü Sözcü Gazetesi

28 Nisan 2026 00:01see127

KDK dan sağlık kuruluşlarında denetim güçlendirilsin tavsiyesi

27 Nisan 2026 11:18see125

Piyasalar barış çıkmazında karışık seyretti

28 Nisan 2026 02:57see124
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları