Aile arabuluculuğu Ayşe Keşir
Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Aile arabuluculuğu konusunun, ülkemizde yeterince konuşulmadığı ve anlaşılmadığı kanaatindeyim.
Arabuluculuk kurumunun ortaya çıkışı bile 1970’li yıllarda ABD’de aile arabuluculuğu ile olmuştur. Aile arabuluculuğu, arabuluculuğa en elverişli alanlardan biridir aslında. Temelde, özellikle boşanma sürecindeki aile içi uyuşmazlık, velayet, mal paylaşımı, nafakadan kaynaklı çatışmayı azaltmayı hedefler ve aile mahremiyetini korumayı sağlar. Ailede uyuşmazlıklar, taraflar arasındaki ilişkiler daha fazla gerginleşmeden çözülebilir. Bu süreçte amaç, özellikle çocukların yüksek yararı ve tarafların daha fazla yıpranmamasıdır.
Boşanma zaten başlı başına zor bir süreç. Özellikle çekişmeli boşanmalarda artan ve uzun süreli çatışma ortamı çocuklar için ise çoğu zaman daha ağır sonuçlar doğuruyor.
Son dönemlerde aile arabuluculuğu konusunda yapılan çalışmalar bize gösteriyor ki:
Arabuluculuk mekanizması uyuşmazlıkların çözümündeki başarı oranı yüzde 68, tarafların memnuniyet oranı ise yüzde 81’dir (2024 yılında Ottawa Üniversitesinde hazırlanan bir rapora göre).
Dünyadaki uygulamalara baktığımızda ise:
ABD’de aile arabuluculuğu eyaletlere göre farklılık gösterse de geniş bir kesimde uygulanmaktadır. Arabuluculuk süreci ortalama 3 ay iken mahkeme süreci iki yıla yakın sürmektedir.
Almanya, Hollanda ve İtalya’da ise aile arabuluculuğu boşanma öncesi zorunludur.
1980’li yıllardan itibaren İngiltere’de boşanma sürecinde taraflar önce arabuluculuk konusunda bilgilendirilir, arabuluculuğa başvurulması teşvik edilir. Ardından hâkim boşanma kararını verir.
Avusturalya’da ise, boşanma sürecindeki çiftlerin mahkemeye gitmeden arabuluculuk sistemi ile anlaşmaya varma oranı yüzde 74’dür.
Diğer yandan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin ilgili kararında, aile uyuşmazlıklarının duygusal olarak yıpratıcı olduğu, başta çocuklar olmak üzere tüm aile bireylerini etkilediği vurgulanır. Bu nedenle aile içi uyuşmazlıklarda arabuluculuğu taraf ülkelere tavsiye edilir.
TÜRKİYE’DE ÇEKİŞMELİ BOŞANMALAR HALA ÇOK FAZLA
Ülkemizde boşanma davalarında artış devam ediyor. Hukuk sistemimize göre; tarafların “kusurluluk hali’’, özellikle nafaka ve velayet konusunda belirleyici oluyor. Çekişmeli boşanmalarda, kusurluluk halinin ispatı, taraflar için çok yıpratıcı bir süreç.
Diğer yandan aile hukuku hele bir de çocuk var ise mahremiyetin en fazla korunması gereken bir alan. Çekişmeli boşanmalarda ise bunun tam tersi bir süreç yaşanıyor. Eşler, boşanma davalarında kusurluluğu ispatlamak için birbirlerinin geçmişte kalan, bazen de unuttukları, en mahrem konuları dilekçelere yazıyor. Bu dilekçeyi okuyan diğer taraf ise çoğu zaman daha sert karşılık veriyor. Böylece çatışma daha da derinleşiyor.
Boşanma sürecindeki derin çatışmalar ne yazık ki kadına ve çocuğa yönelik şiddeti de tetikleyen bir süreç.
Türkiye’de, 2025 yılı itibarıyla boşanmaların yüzde 55,5’i anlaşmalı, yüzde 40,9’u çekişmeli, yüzde 3,6’sı ise akıl hastalığı ve terk etme gibi sebepler ile açılmış.
Ülkemizde anlaşmalı boşanma oranlarının geçen yıllar boyunca arttığını görüyoruz. Mevcut sistemde, anlaşmalı boşanmalarda, aile arabuluculuk eğitimi almamış bir avukat tarafları uzlaştırabiliyor.
2025 yılında 126 bin çiftin çekişmeli boşanma davası açtığını düşünürsek, uzlaşma imkanının yeterince kullanılmadığını söylemek yanlış olmaz.
AİLE ARABULUCULUĞU HANGİ BAŞLIKLAR İÇİN ELZEM?
Gerekli eğitimi almış arabulucular ve onlara destek olan sosyal çalışmacı, psikolog vb meslek elemanları ile oluşan aile arabuluculuğu mekanizması ile çatışmanın en çok görüldüğü ve çekişmeli boşanmaya sebep olan:
* Çocukların velayeti ve çocukla kişisel ilişki tesisi,
* Mal paylaşımı,
* Nafaka konusunda çatışmalar azaltılabilir, boşanma süreci daha da sağlıklı yönetilebilir.
Böylece hem aileler hem de devlet açısından ekonomik ve sosyal maliyetler de azalır. Dünya örneklerine baktığımızda arabuluculuk sürecinin, mahkeme sürecine göre yüzde 60 daha ucuz olduğu ifade edilir. Sosyal maliyetler ise çok daha uzun bir yazının konusu…
Aile arabuluculuğu, sadece bir alternatif çözüm yolu değildir.
Aynı zamanda hem taraflar hem çocuklar hem de tarafların çevresi ve sosyal barış açısından daha insani, daha koruyucu ve daha sürdürülebilir bir yöntemdir.
Tarafların, varsa çocukların, boşanma sonrası hayatlarını da düşündüğümüzde sağlıklı bir boşanma süreci daha da önem kazanıyor aslında.
Özetle: Velayet, mal paylaşımı ve nafaka konularında aile arabuluculuğu mekanizması boşanma sürecindeki çekişme ve çatışmayı azaltacaktır. Kadına yönelik şiddetin azalması, çocuğun üstün yararı açısından aile arabuluculuğu mekanizması, Türk hukuk sistemine bir an evvel kazandırılmalıdır.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:112
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Nisan 2026 04:05 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















