Sinsi salgın Ayşe Keşir
Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Daha evvel ABD’de, Avrupa’da seyrettiğimiz okul baskınları ne yazık ki kapımıza dayandı. İki şehrimizde peş peşe ilk defa tanıklık ettiğimiz bu olay 86 milyonu derinden sarstı.
Bile isteye meslek olarak iletişimi seçmiş, eğitimini almış biri olarak çok uzun zamandır, farklı platformlarda “sosyal öğrenme’’ başta olmak üzere medya eleştirileri yazıyorum, dile getiriyorum. Konvansiyonel medyada kanun ve etik ilkeler ile kısmen de olsa disipline edilen alan yeni medya, sanal medya ile artık koca bir kara delik. Gayri nizamı, hukuksuz bir alan…
Türkiye’de sanal medya kullanımı haftalık ortalama 41 saat 37 dakika ile dünya ortalaması olan 33 saati geride bırakmış durumda.
TÜİK verilerine göre 6-15 yaş grubundaki çocukların %91,3’ü internet kullanıyor. Sosyal medya kullanımları ise %61,1 seviyesine ulaştı.
Common Sense Media’nın Şubat 2025 raporuna göre, son 4 yılda dijital oyun süresi %65 arttı. Çocukların yarısından fazlası 3 yaşından evvel ekranla tanışıyor. Öğretmenlerin %50’den fazlası aşırı ekran kullanımı süresinin çocukların okula başlarken dil gelişimi ve dikkat becerisini olumsuz etkilediğini belirtiyor.
ÇOCUKLAR NEYİ, KİMİ REFERANS ALIYOR?
Dijital medyanın kontrolsüz kullanımının çocukların fiziksel ve zihinsel sağlığına etkisi, gerçeklik algısının bozulması uzun zamandır tartışma konusu.
Anne babalarını veya
öğretmenlerini referans alan çocuklardık biz. Artık çocuklar uzun zaman geçirdikleri sanal mecralardaki kişileri
referans alıyor.
Kısacası çocuklarımızı sanal medya terbiye ediyor, yetiştiriyor.
Modern dünyanın iddialı anne babaları, çocuklarının neredeyse tüm hayatını planlarken ne yazık ki bu gerçeği göz ardı ediyor.
Medya içeriklerinin her şeyi eğlence unsuru olarak sunduğunu artık biliyoruz. Şiddet başta olmak üzere hemen her şey eğlenceye dönüşmüş durumda. Haz, eğlenme öncelikli olunca da sorumluluk, görev kavramlarını öğrenmek ve öğretmek de güçleşiyor.
İnsanlık, haftada 41 saat ile bir çeşit dijital afyona, salgına maruz kalıyor. Bağımlılığın, uyuşmanın, esir alınmanın bir başka hali… Yasadışı bahis, fuhuş sitelerini de eklediğimizde sanal medyanın arka sokakları, suç örgütleri tarafından tutulmuş durumda… Acı olan ise, mahremiyet için evinin perdelerini örtenlerin, çocuklarının odasına suç örgütlerinin sızdığını fark etmemesi.
“300 MİLYON ÇOCUK ÇEVİRİM İÇİ TACİZE MARUZ KALIYOR’’
Geçtiğimiz salı günü, Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde “Çocukların Dijital Ortamlarda Korunması: Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı” toplantısı Ankara’da yapıldı.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile BM Genel Sekreterliği Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilciliği ve UNICEF’in iş birliği ile düzenlenen toplantıda tüm dünyaya önemli mesajlar verildi.
Sayın Erdoğan konuşmasında tüm paydaşların ortak sorumluluğunu ifade ederek, teknoloji şirketlerini de hesap verebilir ve çocuk dostu olmaya davet etti. “Günlük 8,5 saate varan ekran süresi, dijital bir bitkisel hayat demek’’ tespiti ile birlikte can alıcı bir soru da sordu: “Bugün bir çocuk kalkıp gece yarısı tek başına sokağa çıkmak istese ona izin verir miyiz?”
Sayın Emine Erdoğan’ın, “Küresel olarak yılda 300 milyondan fazla çocuk çevirim içi istismara ve tacize maruz kalıyor. Vakaların sıklığının her 10 saniyede 1’e kadar düşmesi, aslında her ülkeyi, her haneyi, her okulu saran bu ‘gizli salgının’ boyutlarını açıkça ortaya koyuyor” diyerek ifade ettiği gerçek, insanlık için sözün bittiği yerdir… Güçlü bir irade ile gerçekleşen toplantının çıktılarının çocuklarımız için umut olacağına inanıyorum.
HEDEF: GÜÇLÜ BİREY
Aile, bireyi topluma hazırlayan yegâne kurum.
Uzmanlar güçlü aileyi, bir sorun ile karşılaştığında (velev ki o soruna katılmasınlar) bir araya gelip çözüm üretebilen aileler olarak ifade eder. Keza aynı şekilde bireyi de güçlü kılan, kriz yönetme becerisi, çözüm üretme kapasitesi. Aile bireyi topluma hazırladığına göre, güçlü bireyler için güçlü ailelere ihtiyacımız var.
Kadim doğrulardan güç alarak yeni gerçeklerle yüzleşmek ve yeni çözümler üretmek gerekiyor.
Sosyal olaylarda elbette tek bir neden ve sonuç ilişkisi olamaz. Akademi ve ilgili tüm paydaşlar ile multidisipliner bir çalışma ile “Aile kurumunun çözüm üretme kapasitesini nasıl güçlendiririz?” sorusuna acilen cevap aranmalı. Doğruyu yanlıştan ayıran, çözüm üretme kapasitesi yüksek, güçlü bireyler yetiştirmeliyiz.
Son söz:
15 yaş altı çocuklara daha güvenli dijital alan sunmak amacıyla hazırlanan düzenleme, doğum izinleri ile birlikte çarşamba günü kanunlaştı. CHP’nin tüm engellemelerine rağmen, uzun mesailer ile çıkan bu kanunu, gayri nizami medya açısından, ilk olması hasebiyle önemli buluyorum. Hayırlı olsun.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:43
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Nisan 2026 04:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















