Ankara24.com
close
up
Menu

Biberonla süt içerken tanışmışlardı: Şimdi bebeklerini büyütüyorlar... Mutlu ailenin ilk bayram pozu

Öldüğü iddia edilen İran Emniyet Genel Müdürü, Avrupa ya seslendi

Onu hiç böyle görmediniz: Mourinho gözyaşlarını tutamadı

Suudi Arabistan dan açıklama: 1 saat içinde 6 İHA saldırısı!

ABD Başkanı Trump: İran, ABD nin F 35 savaş uçağını vuran ilk ülke oldu

Kenan Yıldız tarihe geçti, Juventus evinde galibiyeti kaçırdı!

İşgalci İsrail Başbakanı Netanyahu: Çok zor bir akşam yaşıyoruz Dünya Haberleri

İran füzeleri Demir Kubbe yi yine deldi!

İran Meclis Başkanı Galibaf: İsrail in hava sahası savunmasız, sonraki adımların zamanı geldi

Eski futbol kulübü başkanı ile kardeşini öldürmüştü! İfadesi ortaya çıktı: Çay içerken konu açılınca öldürdüm

Arsenal Manchester City FİNAL maçı Canlı ve şifresiz İZLE

Özgür Özel den öldürülen 165 kız çocuğu için çağrı: Amerika nın ve İsrail in düzeni, dünya düzeni değildir!

Osimhen den flaş hamle: Türkiye den kulüp satın alacak Sözcü Gazetesi

İran dan 48 saat uyarısı: Su depolayıp, telefonlarınızı şarj edin! Savaşta 24. gün... Sözcü Gazetesi

Bakan Fidan: Savaşın Sürebileceği Endişesi

Ayşegül Aldinç ve Melek Baykal, Filiz Akın ı unutmadı Magazin haberleri

Bahçeli, bayramlaşma heyetini kabul etti

Leroy Sane ülkesinde kriz çıkardı

Eniştesini önce dövdü, sonra arkasından tabancayla ateş açtı

İran ın İsrail in güneyine düzenlediği misillemede Arad şehrinde en az 33 İsrailli yaralandı Ortadoğu Haberleri

Zihniyet okumalarının sınırlarının içinde asla anlayamayacağımız şeyler Yasin Aktay

Zihniyet okumalarının sınırlarının içinde asla anlayamayacağımız şeyler Yasin Aktay

Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Osmanlı’nın yıkılışı ve Cumhuriyetin kuruluş sürecini bu süreçlerde rol alan aktörlerin zihniyet dünyaları üzerinden takip etmek bir yol elbet. Neticede bu süreçte rol alanların niyetlerini, anlam dünyalarını yaptıkları işlerle bağdaştırmak bir zaruret. Neyi niye yaptılar? Hareketlerine yön veren saikler, motivasyonlar nelerdi? Bunları anlamak artık asgari sosyolojik bakışaçısının zorunlu bir adımı. İnsanların eylemlerine hariçten teorik bazı varsayımları atfedip yapıştıran açıklamacı sosyoloji

Osmanlı’nın yıkılışı ve Cumhuriyetin kuruluş sürecini bu süreçlerde rol alan aktörlerin zihniyet dünyaları üzerinden takip etmek bir yol elbet. Neticede bu süreçte rol alanların niyetlerini, anlam dünyalarını yaptıkları işlerle bağdaştırmak bir zaruret. Neyi niye yaptılar? Hareketlerine yön veren saikler, motivasyonlar nelerdi? Bunları anlamak artık asgari sosyolojik bakışaçısının zorunlu bir adımı. İnsanların eylemlerine hariçten teorik bazı varsayımları atfedip yapıştıran açıklamacı sosyoloji yerine, eylemi yapanların kendi eylemleri hakkındaki tanımlarını, anlamlarını öne çıkaran Weberci sosyoloji bunu gerektirir.

Şerif Mardin’in Jön Türkler ve yeni Osmanlıların, sonradan İttihat Terakkiye dönüşecek kesimlerin zihniyet dünyaları üzerine yaptığı analizler Türkiye’de uzun zaman ihmal edilmiş bir alana el atmış oluyordu. Şükrü Hanioğlu’nun da daha önce yaptığı Abdullah Cevdet çalışması bu yolda önemli bir çalışma. Şimdi de Atatürk’ün entelektüel dünyası üzerine yaptığı çalışma kuşkusuz Atatürk’ün zihniyet dünyası üzerine yeterince yapılmamış bir çalışma olması dolayısıyla önemli.

Daha önce yakında vefat eden Taha Parla’nın çalışmaları, Vamık Volkan’ın yine Atatürk üzerine olan çalışması, Muhammed Arkoun’un kısa analizleri Atatürk’ün hem zihniyet dünyasına hem de psikolojik dünyasına ışık tutmaya girişmiş çalışmalar. Bunların hepsi kuşkusuz çok önemli ama benim son yazımın sonunda bu konuya yaptığım itiraz şerhini açmam lazım. Nuray Mert bilhassa Hanioğlu’nun Atatürk biyografisini bu konuda yetersiz bulsa da ben bu tür çalışmaların sınırlarında kalacak olursak asla anlayamayacağımız şeylerin olduğunu söylüyorum. Hatta bu tür analizlerin arasında o dönemin hengamesi içinde dönen asıl uluslararası paylaşımın mantığını da gerçeklerini de kaçırdığımızı söylüyorum. Neticede ilk büyük dünya savaşı sonuçlanmış ve bu savaşın sonuçlanma biçimi de bu savaşın neticesinde ortaya çıkan uluslararası paylaşım, anlaşmalar ve yeni uluslararası düzenin Türkiye’den ne pahasına ne alıp ne verdiğini, bu alışverişte kimlerin asıl aktör olduğunu hiç kimsenin doğru dürüst değerlendirmediğini görüyoruz. Bu alışveriş ise zihniyet dünyalarını çok ikincil hatta üçüncül bir mevzu haline getirmiş oluyor. Olayın içindeki kolonyal mantığa kim girebildi şimdiye kadar. Samsun’dan bir güneş doğdu ve ülkeye çökmüş karanlığı aydınlattı heroizminin ötesine kim geçebildi?

Tam da bu noktada tarihe farklı, ezberlerin dışında sorular sormamız gerekmez mi? Mesela daha 1908 yılında “bizden olmayan topraklar” denilerek gözden çıkarılmış olan toprakların zihinlerdeki tanımı ile bu dönemde Filistin cephesinin İngilizler açısından yağdan kıl çekilir gibi çözülmesi arasında zayıf veya güçlü bir korelasyon var mıdır, yok mudur? İşin neticesinde Osmanlı’nın yıkılışı ile Cumhuriyetin kuruluşu savaştığımız güçlere karşı

değil onlarla anlaşma ile yapılmışken, bu olayda yer alan aktörlerin zihniyet dünyaları nasıl bir fark ortaya koyabilir? Öyle bir sürü soru…

Nuray Mert’in Hanioğlu’nu eleştirdiği bir nokta kitabının “yeni resmi tarih için zamanın ruhuna uyarak” kitabının büyük bir bölümünü din ve laiklik kısmına ayırmış olması. Baktım 1000 sayfalık kitabın toplam 110 sayfasını oluşturuyor bu bölüm. Çok mu fazla hakikaten? Cumhuriyet rejiminin asıl büyük kavgası din konusunda, laiklik anlayışının yerleştirilmesi davasında olmadı mı? Cumhuriyetin iktisat, toprak reformu veya, ulaşım, kalkınma meseleleri çok mu daha önemli bir dava oluşturuyordu? Ülkeyi İslam ülkesi olmaktan çıkarıp bir batılı ülkeye dönüştürme meselesi her şeyden önce ve her şeyden çok daha fazla dinle ilgili, din anlayışı veya dinin bu toplumda tuttuğu yerle ilgili değil miydi?

Bence çok daha fazla ilgiyi hak eden bir alan. Bunu yaptığınızda asıl o zaman işin künhüne, Atatürk’ün entelektüel dünyasına gerçekten biraz daha yaklaşmış olursunuz. Niyazi Berkes “Türkiye’de Çağdaşlaşma” isimli kitabında Atatürk’ü ve devrimini anlatırken işin tam merkezine dini ve laikleşmeyi-sekülerleşmeyi koymuyor mu? Ama onu tam da tersinden, Kemalist anlatının bir başarısı, bir devrimci karakterini ortaya koymak için yapmıyor mu?

Türkiye’de Batılılaşma, modernleşme kendi kendine işleyen bir süreç değildi ki? Toplumun kendi kendine Hilafeti kaldırmaya, alfabeyi değiştirmeye, din eğitimi kurumlarını kapatmaya, ezanı ve ibadetlerin dilini Türkçeleştirmeye karar verdiğini mi düşünüyoruz? Bütün bunlar Türkiye’nin kendi kendine bir modernleşme sürecinin doğal adımları mıydı, birer zorlu ve zoraki müdahaleler miydi?

Nuray Mert gerek “Arap topraklarını gözden çıkarma” meselesinde gerek din meselesindeki fikirlerin Atatürk’e özgü olmadığını o dönemin subayları ve münevverleri arasında paylaşılan fikirler olduğunu söylüyor. Kuşkusuz, bu fikirleri paylaşanlar vardı, ama bunlar öyle zannedildiği gibi bütün Osmanlı subay ve aydınları arasında kabul gören fikirler değildi. O kadar ki Abdullah Cevdet’in savunduğu bazı görüşleri dolayısıyla toplumda dışlanmış olduğu biliniyor. Atatürk ise birçok görüşünü ancak dostlar meclisinde dile getiriyor daha kamusal alanlarda ise Hilafetçi, İslamcı ve Osmanlıcı görüşleri dile getiriyordu.

Evet, Atatürk’ün bu görüşleri batıcı aydın, askeri ve sivil bürokratları arasında yaygın ama bu insanlar çoğunlukta değildi. İkincisi ve daha önemlisi bu konuda Atatürk’ün bütün bunların arasında hiçbir özgünlüğü, farklılığı olmadığını söylemek de tersinden onu ve liderliğini hafife almak anlamına gelir. Atatürk’ün reformlarını tarihin zorunlu bir adımı gibi sunmaya çalışan bazı Kemalistlerin içine düştüğü bir çelişkidir bu. Bu hem bir çelişki hem de tarihin gerçeklerine aykırı. Çelişki çünkü Atatürk’ün dinle ilgili görüşleri çevresine, zamanına ve ortamına göre gerçekten özgün derecede değişiktir. O yüzden zihniyet dünyasına bireysel olarak girmek çok önemli. İkincisi ise o dönemde o kadar da çok kişi tarafından paylaşılıyor değil. Nitekim fikirlerini ilk açtığı kişiler, kendi arkadaşları bunları aşırı ve sakıncalı bulmuştur. Bu konuda Nuray Mert’in de kabul ettiği gibi ve tabii ki artık iyice malum olduğu gibi Atatürk Comte çizgisinde radikal pozitivist biridir ve din anlayışı da bununla tutarlıdır. Comte dinin her türlüsünün insan uydurması bir hurafe olduğunu ve bilimin gelişmesiyle yok olacağını düşünür. Pozitivist bir siyaset dinin tarihten çekilmesini kolaylaştıracak adımları atmaktan geçer.

Bunların üzerinde durmak, şimdiye kadar anlatılan resmi tarihe de haddi zatında çok ters şeyler söylemiş olmuyor. Zaten resmi tarih bütün bu anlatılara bir kahramanlık hikayesi gibi şecaat arzeder gibi işliyor. Bu noktada Atatürk’ün yaptığı şeyler kuşkusuz kendi kişisel özellikleriyle çok yakından ilgiliydi, tarihsel bir zorunluluk değil bir tercihti. Osmanlı subayları arasında zaten paylaşılan ve o olmasa bir başkasının kendiliğinden yapacağı şeyler değildi. Veya illa yapılacak idiyse bile kuşkusuz başka bir imzanın izlerini taşıyarak. Bu durumda Atatürk’ün özgünlüğünü hafife almamak gerekiyor, bunu da benim mi söylemem gerekiyordu?

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:97
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 23 Mart 2026 04:09 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Biberonla süt içerken tanışmışlardı: Şimdi bebeklerini büyütüyorlar... Mutlu ailenin ilk bayram pozu

21 Mart 2026 11:55see181

Öldüğü iddia edilen İran Emniyet Genel Müdürü, Avrupa ya seslendi

22 Mart 2026 01:21see180

Onu hiç böyle görmediniz: Mourinho gözyaşlarını tutamadı

22 Mart 2026 00:27see178

Suudi Arabistan dan açıklama: 1 saat içinde 6 İHA saldırısı!

22 Mart 2026 00:32see167

ABD Başkanı Trump: İran, ABD nin F 35 savaş uçağını vuran ilk ülke oldu

22 Mart 2026 00:47see163

Kenan Yıldız tarihe geçti, Juventus evinde galibiyeti kaçırdı!

22 Mart 2026 00:56see154

İşgalci İsrail Başbakanı Netanyahu: Çok zor bir akşam yaşıyoruz Dünya Haberleri

22 Mart 2026 01:55see143

İran füzeleri Demir Kubbe yi yine deldi!

23 Mart 2026 01:58see142

İran Meclis Başkanı Galibaf: İsrail in hava sahası savunmasız, sonraki adımların zamanı geldi

22 Mart 2026 01:22see141

Eski futbol kulübü başkanı ile kardeşini öldürmüştü! İfadesi ortaya çıktı: Çay içerken konu açılınca öldürdüm

21 Mart 2026 12:08see140

Arsenal Manchester City FİNAL maçı Canlı ve şifresiz İZLE

22 Mart 2026 15:50see140

Özgür Özel den öldürülen 165 kız çocuğu için çağrı: Amerika nın ve İsrail in düzeni, dünya düzeni değildir!

21 Mart 2026 19:16see138

Osimhen den flaş hamle: Türkiye den kulüp satın alacak Sözcü Gazetesi

23 Mart 2026 00:24see138

İran dan 48 saat uyarısı: Su depolayıp, telefonlarınızı şarj edin! Savaşta 24. gün... Sözcü Gazetesi

23 Mart 2026 00:01see135

Bakan Fidan: Savaşın Sürebileceği Endişesi

21 Mart 2026 18:31see134

Ayşegül Aldinç ve Melek Baykal, Filiz Akın ı unutmadı Magazin haberleri

21 Mart 2026 19:46see133

Bahçeli, bayramlaşma heyetini kabul etti

21 Mart 2026 18:30see132

Leroy Sane ülkesinde kriz çıkardı

23 Mart 2026 00:40see131

Eniştesini önce dövdü, sonra arkasından tabancayla ateş açtı

22 Mart 2026 00:04see127

İran ın İsrail in güneyine düzenlediği misillemede Arad şehrinde en az 33 İsrailli yaralandı Ortadoğu Haberleri

22 Mart 2026 00:48see126
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları