Ankara24.com
close
up
Menu

Kenyalılar yeraltı sularını kirlettiği suçlamasıyla BP ye dava açtı

Şampiyonlar Ligi nde finalin adı belli oldu

Aracın hurdaya döndüğü kazayı burnu bile kanamadan atlattı Antalya Haberleri

Polis memuru feci kazada yaşamını yitirdi

AKP li Selman Öğüt Aile Bakanını hedef aldı! Bosch un silinen reklam filmini istediği gibi eleştirmemişti

Ranzadan düşen iki yaşındaki çocuk yaralandı: Hayati tehlikesi bulunuyor Bursa Haberleri

Türkiye nerede CHP nerede! Yerel Gündem Haberleri

Hastaneleri bırakın 28 milyarı alın Sözcü Gazetesi

Gülistan Doku cinayeti dosyasında Google detayı: Zeinal Abarakov genç kızı adım adım böyle izlemiş!

Kocaeli de 4 araç birbirine girdi! Yaralılar var

Hantavirüslü gemiye demirleme izni çıkmadı Gündem Haberleri

Baharın kadim buluşması Hıdırellez: Tüm Türk coğrafyasında coşkuyla kutlanıyor!

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı duyurdu: 680 sözleşmeli personel alınacak Sözcü Gazetesi

TRT ortak yapımı Şehzade Büyük Şenlik filmi vizyonda

Elazığspor Teknik Direktörü Erkan Sözeri: Kupayı hepimiz çok istiyoruz

Herkes şehir efsanesi sanıyordu: Köyün altındaki gizli tüneller tesadüfen ortaya çıktı Sözcü Gazetesi

UEFA Avrupa Ligi finalinde Freiburg ile Aston Villa karşılaşacak!

Süper Lig e çıkma hayalleri yarım kalınca isyan etti: Hepinizi Allah a havale ediyorum

Borsa İstanbul tarihinde ilk kez 15.000 puanı aştı!

Ermenistan dan Türkiye açıklaması! Hükümet ve halk olarak hazırız

Zihniyet okumalarının sınırlarının içinde asla anlayamayacağımız şeyler Yasin Aktay

Zihniyet okumalarının sınırlarının içinde asla anlayamayacağımız şeyler Yasin Aktay

Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Osmanlı’nın yıkılışı ve Cumhuriyetin kuruluş sürecini bu süreçlerde rol alan aktörlerin zihniyet dünyaları üzerinden takip etmek bir yol elbet. Neticede bu süreçte rol alanların niyetlerini, anlam dünyalarını yaptıkları işlerle bağdaştırmak bir zaruret. Neyi niye yaptılar? Hareketlerine yön veren saikler, motivasyonlar nelerdi? Bunları anlamak artık asgari sosyolojik bakışaçısının zorunlu bir adımı. İnsanların eylemlerine hariçten teorik bazı varsayımları atfedip yapıştıran açıklamacı sosyoloji

Osmanlı’nın yıkılışı ve Cumhuriyetin kuruluş sürecini bu süreçlerde rol alan aktörlerin zihniyet dünyaları üzerinden takip etmek bir yol elbet. Neticede bu süreçte rol alanların niyetlerini, anlam dünyalarını yaptıkları işlerle bağdaştırmak bir zaruret. Neyi niye yaptılar? Hareketlerine yön veren saikler, motivasyonlar nelerdi? Bunları anlamak artık asgari sosyolojik bakışaçısının zorunlu bir adımı. İnsanların eylemlerine hariçten teorik bazı varsayımları atfedip yapıştıran açıklamacı sosyoloji yerine, eylemi yapanların kendi eylemleri hakkındaki tanımlarını, anlamlarını öne çıkaran Weberci sosyoloji bunu gerektirir.

Şerif Mardin’in Jön Türkler ve yeni Osmanlıların, sonradan İttihat Terakkiye dönüşecek kesimlerin zihniyet dünyaları üzerine yaptığı analizler Türkiye’de uzun zaman ihmal edilmiş bir alana el atmış oluyordu. Şükrü Hanioğlu’nun da daha önce yaptığı Abdullah Cevdet çalışması bu yolda önemli bir çalışma. Şimdi de Atatürk’ün entelektüel dünyası üzerine yaptığı çalışma kuşkusuz Atatürk’ün zihniyet dünyası üzerine yeterince yapılmamış bir çalışma olması dolayısıyla önemli.

Daha önce yakında vefat eden Taha Parla’nın çalışmaları, Vamık Volkan’ın yine Atatürk üzerine olan çalışması, Muhammed Arkoun’un kısa analizleri Atatürk’ün hem zihniyet dünyasına hem de psikolojik dünyasına ışık tutmaya girişmiş çalışmalar. Bunların hepsi kuşkusuz çok önemli ama benim son yazımın sonunda bu konuya yaptığım itiraz şerhini açmam lazım. Nuray Mert bilhassa Hanioğlu’nun Atatürk biyografisini bu konuda yetersiz bulsa da ben bu tür çalışmaların sınırlarında kalacak olursak asla anlayamayacağımız şeylerin olduğunu söylüyorum. Hatta bu tür analizlerin arasında o dönemin hengamesi içinde dönen asıl uluslararası paylaşımın mantığını da gerçeklerini de kaçırdığımızı söylüyorum. Neticede ilk büyük dünya savaşı sonuçlanmış ve bu savaşın sonuçlanma biçimi de bu savaşın neticesinde ortaya çıkan uluslararası paylaşım, anlaşmalar ve yeni uluslararası düzenin Türkiye’den ne pahasına ne alıp ne verdiğini, bu alışverişte kimlerin asıl aktör olduğunu hiç kimsenin doğru dürüst değerlendirmediğini görüyoruz. Bu alışveriş ise zihniyet dünyalarını çok ikincil hatta üçüncül bir mevzu haline getirmiş oluyor. Olayın içindeki kolonyal mantığa kim girebildi şimdiye kadar. Samsun’dan bir güneş doğdu ve ülkeye çökmüş karanlığı aydınlattı heroizminin ötesine kim geçebildi?

Tam da bu noktada tarihe farklı, ezberlerin dışında sorular sormamız gerekmez mi? Mesela daha 1908 yılında “bizden olmayan topraklar” denilerek gözden çıkarılmış olan toprakların zihinlerdeki tanımı ile bu dönemde Filistin cephesinin İngilizler açısından yağdan kıl çekilir gibi çözülmesi arasında zayıf veya güçlü bir korelasyon var mıdır, yok mudur? İşin neticesinde Osmanlı’nın yıkılışı ile Cumhuriyetin kuruluşu savaştığımız güçlere karşı

değil onlarla anlaşma ile yapılmışken, bu olayda yer alan aktörlerin zihniyet dünyaları nasıl bir fark ortaya koyabilir? Öyle bir sürü soru…

Nuray Mert’in Hanioğlu’nu eleştirdiği bir nokta kitabının “yeni resmi tarih için zamanın ruhuna uyarak” kitabının büyük bir bölümünü din ve laiklik kısmına ayırmış olması. Baktım 1000 sayfalık kitabın toplam 110 sayfasını oluşturuyor bu bölüm. Çok mu fazla hakikaten? Cumhuriyet rejiminin asıl büyük kavgası din konusunda, laiklik anlayışının yerleştirilmesi davasında olmadı mı? Cumhuriyetin iktisat, toprak reformu veya, ulaşım, kalkınma meseleleri çok mu daha önemli bir dava oluşturuyordu? Ülkeyi İslam ülkesi olmaktan çıkarıp bir batılı ülkeye dönüştürme meselesi her şeyden önce ve her şeyden çok daha fazla dinle ilgili, din anlayışı veya dinin bu toplumda tuttuğu yerle ilgili değil miydi?

Bence çok daha fazla ilgiyi hak eden bir alan. Bunu yaptığınızda asıl o zaman işin künhüne, Atatürk’ün entelektüel dünyasına gerçekten biraz daha yaklaşmış olursunuz. Niyazi Berkes “Türkiye’de Çağdaşlaşma” isimli kitabında Atatürk’ü ve devrimini anlatırken işin tam merkezine dini ve laikleşmeyi-sekülerleşmeyi koymuyor mu? Ama onu tam da tersinden, Kemalist anlatının bir başarısı, bir devrimci karakterini ortaya koymak için yapmıyor mu?

Türkiye’de Batılılaşma, modernleşme kendi kendine işleyen bir süreç değildi ki? Toplumun kendi kendine Hilafeti kaldırmaya, alfabeyi değiştirmeye, din eğitimi kurumlarını kapatmaya, ezanı ve ibadetlerin dilini Türkçeleştirmeye karar verdiğini mi düşünüyoruz? Bütün bunlar Türkiye’nin kendi kendine bir modernleşme sürecinin doğal adımları mıydı, birer zorlu ve zoraki müdahaleler miydi?

Nuray Mert gerek “Arap topraklarını gözden çıkarma” meselesinde gerek din meselesindeki fikirlerin Atatürk’e özgü olmadığını o dönemin subayları ve münevverleri arasında paylaşılan fikirler olduğunu söylüyor. Kuşkusuz, bu fikirleri paylaşanlar vardı, ama bunlar öyle zannedildiği gibi bütün Osmanlı subay ve aydınları arasında kabul gören fikirler değildi. O kadar ki Abdullah Cevdet’in savunduğu bazı görüşleri dolayısıyla toplumda dışlanmış olduğu biliniyor. Atatürk ise birçok görüşünü ancak dostlar meclisinde dile getiriyor daha kamusal alanlarda ise Hilafetçi, İslamcı ve Osmanlıcı görüşleri dile getiriyordu.

Evet, Atatürk’ün bu görüşleri batıcı aydın, askeri ve sivil bürokratları arasında yaygın ama bu insanlar çoğunlukta değildi. İkincisi ve daha önemlisi bu konuda Atatürk’ün bütün bunların arasında hiçbir özgünlüğü, farklılığı olmadığını söylemek de tersinden onu ve liderliğini hafife almak anlamına gelir. Atatürk’ün reformlarını tarihin zorunlu bir adımı gibi sunmaya çalışan bazı Kemalistlerin içine düştüğü bir çelişkidir bu. Bu hem bir çelişki hem de tarihin gerçeklerine aykırı. Çelişki çünkü Atatürk’ün dinle ilgili görüşleri çevresine, zamanına ve ortamına göre gerçekten özgün derecede değişiktir. O yüzden zihniyet dünyasına bireysel olarak girmek çok önemli. İkincisi ise o dönemde o kadar da çok kişi tarafından paylaşılıyor değil. Nitekim fikirlerini ilk açtığı kişiler, kendi arkadaşları bunları aşırı ve sakıncalı bulmuştur. Bu konuda Nuray Mert’in de kabul ettiği gibi ve tabii ki artık iyice malum olduğu gibi Atatürk Comte çizgisinde radikal pozitivist biridir ve din anlayışı da bununla tutarlıdır. Comte dinin her türlüsünün insan uydurması bir hurafe olduğunu ve bilimin gelişmesiyle yok olacağını düşünür. Pozitivist bir siyaset dinin tarihten çekilmesini kolaylaştıracak adımları atmaktan geçer.

Bunların üzerinde durmak, şimdiye kadar anlatılan resmi tarihe de haddi zatında çok ters şeyler söylemiş olmuyor. Zaten resmi tarih bütün bu anlatılara bir kahramanlık hikayesi gibi şecaat arzeder gibi işliyor. Bu noktada Atatürk’ün yaptığı şeyler kuşkusuz kendi kişisel özellikleriyle çok yakından ilgiliydi, tarihsel bir zorunluluk değil bir tercihti. Osmanlı subayları arasında zaten paylaşılan ve o olmasa bir başkasının kendiliğinden yapacağı şeyler değildi. Veya illa yapılacak idiyse bile kuşkusuz başka bir imzanın izlerini taşıyarak. Bu durumda Atatürk’ün özgünlüğünü hafife almamak gerekiyor, bunu da benim mi söylemem gerekiyordu?

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:117
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 23 Mart 2026 04:09 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kenyalılar yeraltı sularını kirlettiği suçlamasıyla BP ye dava açtı

07 Mayıs 2026 00:46see159

Şampiyonlar Ligi nde finalin adı belli oldu

07 Mayıs 2026 00:05see158

Aracın hurdaya döndüğü kazayı burnu bile kanamadan atlattı Antalya Haberleri

07 Mayıs 2026 00:18see156

Polis memuru feci kazada yaşamını yitirdi

07 Mayıs 2026 00:57see156

AKP li Selman Öğüt Aile Bakanını hedef aldı! Bosch un silinen reklam filmini istediği gibi eleştirmemişti

07 Mayıs 2026 00:48see152

Ranzadan düşen iki yaşındaki çocuk yaralandı: Hayati tehlikesi bulunuyor Bursa Haberleri

07 Mayıs 2026 00:46see150

Türkiye nerede CHP nerede! Yerel Gündem Haberleri

07 Mayıs 2026 04:04see148

Hastaneleri bırakın 28 milyarı alın Sözcü Gazetesi

07 Mayıs 2026 05:22see144

Gülistan Doku cinayeti dosyasında Google detayı: Zeinal Abarakov genç kızı adım adım böyle izlemiş!

06 Mayıs 2026 15:08see141

Kocaeli de 4 araç birbirine girdi! Yaralılar var

08 Mayıs 2026 00:39see140

Hantavirüslü gemiye demirleme izni çıkmadı Gündem Haberleri

07 Mayıs 2026 04:04see140

Baharın kadim buluşması Hıdırellez: Tüm Türk coğrafyasında coşkuyla kutlanıyor!

06 Mayıs 2026 20:14see140

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı duyurdu: 680 sözleşmeli personel alınacak Sözcü Gazetesi

07 Mayıs 2026 00:32see137

TRT ortak yapımı Şehzade Büyük Şenlik filmi vizyonda

06 Mayıs 2026 15:31see136

Elazığspor Teknik Direktörü Erkan Sözeri: Kupayı hepimiz çok istiyoruz

06 Mayıs 2026 20:59see136

Herkes şehir efsanesi sanıyordu: Köyün altındaki gizli tüneller tesadüfen ortaya çıktı Sözcü Gazetesi

08 Mayıs 2026 01:03see135

UEFA Avrupa Ligi finalinde Freiburg ile Aston Villa karşılaşacak!

08 Mayıs 2026 00:10see135

Süper Lig e çıkma hayalleri yarım kalınca isyan etti: Hepinizi Allah a havale ediyorum

08 Mayıs 2026 00:43see133

Borsa İstanbul tarihinde ilk kez 15.000 puanı aştı!

06 Mayıs 2026 13:19see128

Ermenistan dan Türkiye açıklaması! Hükümet ve halk olarak hazırız

07 Mayıs 2026 00:25see127
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları