Ankara24.com
close
up
Zaman ve mekâna yayılan Ramazan medeniyeti (1): Metropol ve Medine Yusuf Kaplan

Zaman ve mekâna yayılan Ramazan medeniyeti (1): Metropol ve Medine Yusuf Kaplan

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Ramazan’ı İslam’ın zamanda ve mekânda bütün boyutlarıyla yaşandığı kuşatıcı ve kucaklayıcı bir medeniyet olarak tarif ediyoruz. MTO Azerbaycan Temsilcimiz Vuqar Azizov kardeşim, meseleyi derinleştiren nefis bir metinle karşımızda. Zihin açıcı okumalar. *** Ramazan, insanı kendi hakikatine taşır. Ramazanla insan kendini aşar. Ramazan ruhundan insan hayata taşar. Enfûsî yolculuk, âfakî boyutla buluşur. Zaman ve mekân, bir medeniyetin ruhu ve bedeni gibidir. Günümüzde zaman, mekanik anlara sıkıştırıldı.

Ramazan’ı İslam’ın zamanda ve mekânda bütün boyutlarıyla yaşandığı kuşatıcı ve kucaklayıcı bir medeniyet olarak tarif ediyoruz. MTO Azerbaycan Temsilcimiz Vuqar Azizov kardeşim, meseleyi derinleştiren nefis bir metinle karşımızda. Zihin açıcı okumalar.

***

Ramazan, insanı kendi hakikatine taşır. Ramazanla insan kendini aşar. Ramazan ruhundan insan hayata taşar. Enfûsî yolculuk, âfakî boyutla buluşur. Zaman ve mekân, bir medeniyetin ruhu ve bedeni gibidir. Günümüzde zaman, mekanik anlara sıkıştırıldı. Mekân ise mutlaklaştırıldı. Bu iki kavram, ruhla beden gibi hayatı vahdet düzeyinde bağlar. Ancak zaman ve mekân ikileme dönüştü. “O, her an bir şe’ndedir.” (Rahmân Sûresi, 55/29)

Her an bir tecelli deveran eder âlemde. Rahmânın nefesi der İbn Arabî. Âlem hem var hem yokluktur. Hak olan Kadiri Mutlak olan Allah’tır. Bu ayet, mekânı mutlak olmaktan çıkarır onu bir tecelli ve işaret olarak konumlandırır. Aslında her daim bir yaratılış ve yok oluş var. Beka sıfatıyla kuşatmıştır âlemi Allah. Dolayısıyla zaman algısı da tecellinin bir boyutudur. Allah katında her şey bir “an” içinde olmuş bitmiştir. Tecdîd-i halk ile âlem zaman olarak sürekliliği ortaya çıkarır. Aynen lambadaki ışık örneğini göstere biliriz: ışığın hep lambada açık olduğunu görürüz. Ama bu bir yanılsamadır. Işık, elektronların sırayla çarpmasıyla bir gelip bir gidiyor. Ama bize göre hep aydınlık var. Çünkü zihnimiz ışığı bir akışta tutar ve onu daim olarak var diye gösterir. Işık örneğinde olduğu gibi âlem de ilahi tecelliden dolayı yenileniyor. Ama biz bunu baki sanıyoruz. Aslında Bekâ sıfatına sadece âlemin hakikati mazhardır. Mekân bu anlamda kibrimizin bir yanılgısı olarak nefsimiz mertebesinde hep mutlak olarak görülür.

Biz burada zaman ve mekâna farklı bir noktadan yaklaşacağız. Mekanik evren anlayışı bizi doğadan kopardı. Tabiatla aramıza teknik aletler girdi. Hem insana hem de tabiata kendi biçimini verdi.

İnsan — tabiat ikilisinde tabiat hakikatin kitabı olarak insana kendisini işaret ederdi. Yusuf Kaplan hocamızın 3K dediği formülünü düşünelim:

1. Kendi Kitabın;

2. Kainat Kitabı;

3. Kur’an. 

Bu üç kitaptan kâinat kitabı, Kur’an’ın terennümüydü. İnsan tabiatla ahenk içindeydi. Tabiat veya doğa, yaratılışın temposunu insana ayet olarak sunar, insan da bu işarete göre hem kendini bilir ve kendini bulur hem de kendi olarak hakikatin idrakine varırdı.

Ancak insan — tabiat ikilisi arasına insanın hakikati inkar etmesinden dolayı bilimden doğan teknik aletler girdi. “İnsan—teknoloji—tabiat” denkleminde insan, tabiata hakim olmak istedi. Teknolojiyi üretti. Ama teknolojiyle tabiatı tahrip ettiği gibi aynı teknoloji kendisini de esir aldı. Teknoloji, belirlenen olmaktan çıkarak belirleyici konuma geldi. Artık insan ve tabiat arasında hiçbir doğal ilişki kalmadı. Kâinat kitabından mahrum kalan insan, teknolojinin hızında kendini de kaybetmiş durumdadır.

Konumuz zaman olduğundan bunu bir örnekle açıklayalım: “saat”ler. Evet, hemen itiraz edebilirsiniz. Efendim, saat bir nimettir. Elbette nimettir. Ancak bir durup soralım kendimize:

— saatlere göre mi hayatımız belirleniyor?

— yoksa saatlere göre mi hayatımızı belirliyoruz?

Sorular birbirine yakındır ama belirleyene göre değişiyor. Birinci soruda senin hayatın mekanik akışta sadece tempoya uyan alettir. İkincisindeyse belirleyen sensin. Mesela namaz vakitleri... Güneşe göre belirleniyor. Ama şu an ya kolumuza bakarız ya da telefonlara... Güneşle irtibat koptu. Ufukta güneşin doğuşu ve batışı bir anlam ifade etmiyor. Çünkü elimdeki saat, herşeyi belirliyor.

Elbette saat önemli bir nimettir. Bundan kastım, saatleri kırıp atalım gibi mânâ anlaşılmamalıdır. Dikkat çekmek istediğim yer şudur: Saatleri tek kriter ve ölçü olarak görmektedir sıkıntı. Mesela iş hayatımız:

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, sabah namazıyla işe başlamayı ikindi namazında işi bitirerek eve dönmeyi buyuruyor. Burada saatle yapılması gereken bellidir: sabah namazı ve ikindi vakitlerini belirleyerek iş vaktini belli etmek. Ama günümüzde tek ölçü belirlenmiş: 9-18 arası. Yaz-kış farketmez. Halbuki namaz vakitleri hep değişiyor. Ve en önemlisi de insanın biyolojik durumu da bahar ve kışla birlikte değişiyor. Ama bunların hiçbir değeri yoktur. Çünkü insan ayrı tabiat ayrı. Tek hakim - mekanik evrendir. Onun da ölçü miyarı saatler. Tam da burada saatler bize ve hayatımıza hakim olmuş ve hükmetmektedir. Bu fıtrata terstir. Tabiat bozulursa fıtrat bozulur. Böylece zaman, hakikatin zarif bir tecellisi değil; pragmatizmin ve hümanizmin demir dabanı olur. 

Oysa, “kendine zaman ayırmak” demek tabiatla semâ etmektir. Kainatı duymak, hissetmektir. Ama “şu an zaman hapishanesinde zaman arayan mahpuslar topluluğuna dönüşmüş durumdayız.”

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:104
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Mart 2026 05:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İşte İran da yeni liderin duyurulduğu anlar

09 Mart 2026 00:52see179

Breaking Bad dizisiyle tanınan Bryan Cranston un son halini görmeniz lazım

07 Mart 2026 17:21see173

CENTCOM dan İran da sivilleri hedef alabiliriz tehdidi

08 Mart 2026 18:21see169

Bir çuval unla başlayan ihracat serüveni: Kınalı eller sınırları aştı

07 Mart 2026 16:32see165

İSTANBUL ENERJİ SANAYİ VE TİC. A.Ş. (İBB İŞTİRAKİ)

09 Mart 2026 00:02see164

600 TL’ye el bombası atılır!

09 Mart 2026 05:15see163

Kahvaltı değil tedavi! İki günlük yulaf kampıyla kolesterole darbe

07 Mart 2026 19:58see162

Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda ‘Timur ve Yıldırım’ oyunu ilgi gördü

07 Mart 2026 20:47see157

Paganlar Müslüman direnişini kırabilecekler mi? Selçuk Türkyılmaz

09 Mart 2026 04:41see157

Altında rüzgar terse mi dönüyor? Dev bankadan savaş biterse senaryosu: Baskı artabilir

07 Mart 2026 16:42see153

BARÜ Edebiyat Fakültesinin adı İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi oldu Bartın Haberleri

07 Mart 2026 16:42see149

Murat Boz: Hayatın bana öğrettiği çok şey oldu Magazin haberleri

07 Mart 2026 18:48see148

8 Mart yürüyüşüne katılan kadınlara tepki gösteren oyuncu Ufuk Bayraktar a polis müdahale etti

09 Mart 2026 00:05see143

İHA saldırı sonrası kritik temas! Pezeşkiyan ve Aliyev telefonda görüştü

09 Mart 2026 00:00see139

İsrail, Beyrut taki otelde Kudüs Gücü Komutanlarını hedef aldı

09 Mart 2026 00:01see135

Şüpheli ölümde uyuşturucu iddiası

08 Mart 2026 07:02see132

Barcelona’ya galibiyeti Lamine Yamal getirdi!

08 Mart 2026 05:11see132

8 Mart’ı doğru kullanma kılavuzu

08 Mart 2026 05:12see131

İran ordusunun kalbi vurulmuştu! İran ın karargah komutanı öldürüldü

09 Mart 2026 00:19see128

Samsunspor dan TFF ye çağrı!

09 Mart 2026 00:16see126
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları