YAVUZ DONAT Dön baba dönelim... Hacılara gidelim
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Türkiye, dillere destan, çok başarılı bir sınav verdi... NATO Zirvesi sona erdi... Ağır misafir Donald Trump gitti... Ve zirvenin diğer katılımcıları da.
Şimdi döndük yine eskimeyen gündeme:
"Ne olacak Cumhuriyet Halk Partisi'nin hâli?"
Hani, bir söz vardır ya:
"Cümlenin maksudu bir, amma rivayet muhtelif."
CHP'nin verdiği görüntü de aynen bu.
***
20 TEMMUZ... YA DA 24 TEMMUZ
Zirve telaşı sona erince CHP'deki cephelere göz gezdirdik... Kulak verdik.
Kemal Kılıçdaroğlu cephesinde ihraçlar konuşuluyor.
Son iki yılda parti üyesi yapılan bazı isimlerin ihracı gibi.
Özgür Özel cephesine gelince... Üzerinde en çok durulan konu:
"Partiyi kuralım kurmasına da... Hangi tarihte kuralım?"
Kimi... 20 Temmuz'u öneriyor... Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yıldönümü.
Kiminin önerisi ise 24 Temmuz... Lozan Barış Antlaşması'nın imzalandığı gün.
***
FALDA 'AYRILIK' GÖRÜNÜYOR
Murat Karayalçın... Engin Altay... Yılmaz Ateş... Gürsel Erol... Ali Öztunç... Ve daha pek çok kişi...
Kimi eski genel başkan... Kimi milletvekili... Kimi eski milletvekili.
"Yapmayın etmeyin... Olur mu böyle olur mu, kardeş kardeşi vurur mu? Kucaklaşın, barışın, anlaşın" diyenler.
Ama... Son gözlem... Onlar da artık geri çekilmiş gibiler.
Cepheler öyle keskin ki... Ayrılık, kaçınılmaz gibi.
***
HALKÇI PARTİ... Mİ ACABA?
Kurulacak partinin adı ne olsun?
Havada isimler uçuşuyor.
Birkaç kişinin ağzından duyduğumuz ise...
"Halkçı Parti."
CHP'nin C'si gitsin... HP'si kalsın.
***
İP ÇEKME OYUNU
Derginin adı... Karikatür.
Bir dönemde, parlak bir mizah dergisiydi.
Ciltlerini karıştırırken... Bir karikatüre gözümüz ilişti.
Yıl 2... Sayı 24... Mart 1995... Sayfa 11.
Murat Özmenek'in imzasını taşıyor.
"Halat çekme oyunu."
Oyunun bir tarafında CHP'liler var.
Diğer tarafında SHP'liler.
Oyun... Bugünkü gibi... Kardeşler arasında.
Halata... Asılan asılana.
Çek babam çek... Sonunda halatın kopması kaçınılmaz.
Karikatürü nasıl buldunuz?
***
ŞEYH EDEBALİ DER Kİ...
Osman Gazi'nin hocası... Ve aynı zamanda kayınbabası.
Osmanlı Devleti'nin ilk kadısı... Manevi kurucusu sayılır.
Bir sözü var... Paylaşalım:
"Çok konuşma... Boş konuşma... Kem (kötü) konuşma."
Bugün... CHP mahallesinde... Çok konuşan, boş konuşan, kötü konuşan o kadar çok ki.
Hem de ne konuşmalar... Yenilir, yutulur gibi değil.
Hani ne derler?
"Ağızdan çıkan söz, namludan çıkan kurşun gibidir."
Kurşun misali sözlerden sonra... Yüz yüze bakabilmek, aynı şemsiye altında kalabilmek... Zor dostum zor.
***
İKİ SENARYO
Senaryo var, senaryo var... Ve senaryodan senaryoya da fark var.
Birinci senaryonun yazarı... Adı lazım değil... Dedi ki:
"Yeni parti... Ve kırmızı çizgi, Genel Başkan Özgür Özel... Tartışılmaz... Nokta."
Öteki senaryonun yazarı... İşte onun sözleri:
"Evet, ille de yeni parti... Kırmızı çizgi, Genel Başkan Ekrem İmamoğlu... Meclis Grup Başkanı Gökhan Günaydın... Özgür Özel'e gelince... Cumhurbaşkanı adayı."
***
YARAYA MERHEM
Olup bitenler, CHP'deki kardeşler arası çekişmeler üzerine atölye çalışması yaparken... Dikkatimi çekti.
"Yancılar... Gerilimden beslenenler... Gerilim tacirleri" çok.
Ve bir de troller.
Trollerin sayısı... Trollere ödenen paralar... Laf işportaya düşmüş... Neler anlatılıyor neler?
Belki şaka gibi gelecek ama... Trollerden... Ve trollere maaş verenlerden vergi alınsa... Zor durumdaki emeklilerin yarasına merhem olur.
***
KARADENİZ FIRTINA, AL PIRTINI SIRTINA
Sohbet ediyorduk... CHP'deki tartışma/ ayrışma daha da keskinleşir mi? Ağabeylerin/akil adamların gayretleri sonuç verebilir mi? Ateşkes olabilir mi?
Aramızda siyasetçiler de vardı... Kimi CHP'li... Kimi başka partili.
Karadenizli bir eski milletvekili... Dedi ki:
- Bizim oralarda bir söz vardır...
"Karadeniz fırtına, al pırtını sırtına."
Bu saatten sonra dikiş tutmaz... Ayrılık/ yeni parti kaçınılmaz.
***
DEMİREL'DEN DİNLEMİŞTİM
Sohbette bana da soruldu... "Senin pencerenden ne görünüyor? Bu iş nereye gider?"
Süleyman Demirel'den dinlediğim bir söz aklıma geldi... Batılı bir siyasetçinin sözüymüş... Demirel, kim olduğunu söylemişti... Ama not defterim yanımda değildi:
"Toplumun sevgisi taze meyveye benzer... Zamanında yemezsen çürür."
Sohbette... Bu sözleri aktardım... Ve gözlemimi söyledim:
- Eskişehir'de, Manisa'da, Aksaray'da, Trabzon'da... Çorum'da... Samsun'da... CHP'lilerde, Özgür Özel'e karşı bir sevgi gördüm... Ama taze meyve misali, zamanında partisini kurup kaptan koltuğuna oturmazsa... İşi zorlaşmaya başlar.
***
KAMRAN İNAN RAHMET İSTEDİ
Dostumdu... Senatörlük yaptı... Milletvekilliği yaptı... Bakanlık yaptı... Dürüsttü... Saygın bir siyaset ve devlet adamıydı.
Siyasete nokta koyma zamanını bildi... Köşesine çekildi... Kitap yazdı.
"Siyaset Yılları."
Adıma imzalamıştı... Gazeteye getirmişti.
Okurken... Bir satırının altını kırmızı kalemle çizmiştim:
"Siyaset çirkin değildir... Bazı siyasetçiler çirkin olabiliyorlar."
CHP'de... CHP üzerinde yapılan tartışmalarda... Çirkinliği görüyorsunuz, değil mi?
Dostlarla sohbette bunları anlatınca... Birkaç kişi benden o kitabı istedi... Kamran İnan'ın kitabını.
Güldüm:
Ödünç kitap isteyenden, okuduktan sonra geri getireni hiç görmedim ki.
Görüntülenme:23
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Temmuz 2026 08:22 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















