Ankara24.com
close
up
Türkiye ve Erdoğan için… Ersin Çelik

Türkiye ve Erdoğan için… Ersin Çelik

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Amerika ve İsrail, İran’ı bombalamakla yetinmeyip ülkenin dini lideri ve üst düzey komutanlarını hedef alarak rejimi doğrudan “ başsız bırakma ” planını devreye soktu. Sırada, halkı “ değişime zorlayacak ” hamleler olacak. Uzmanlara göre, ABD’nin saldırılarını sürdürerek İran’daki stratejik hedefleri vurmaya devam etmesi bekleniyor. Bu da “ sindirme politikası ”nın devreye alındığı anlamına geliyor. Yine uzmanlar, bu yeni savaş biçimini yorumlarken biraz da “küçük dillerini yutarak” konuşuyorlar.

Amerika ve İsrail, İran’ı bombalamakla yetinmeyip ülkenin dini lideri ve üst düzey komutanlarını hedef alarak rejimi doğrudan “

başsız bırakma

” planını devreye soktu. Sırada, halkı “

değişime zorlayacak

” hamleler olacak. Uzmanlara göre, ABD’nin saldırılarını sürdürerek İran’daki stratejik hedefleri vurmaya devam etmesi bekleniyor. Bu da “

sindirme politikası

”nın devreye alındığı anlamına geliyor.

Yine uzmanlar, bu yeni savaş biçimini yorumlarken biraz da “küçük dillerini yutarak” konuşuyorlar.

Hiroşima ve Nagazaki’ye

atom bombaları atıldığından beri “

savaşın hukuku

” diye bir kaide kalmadığını Batı’nın her yeni saldırısında ve işgalinde gördük aslında. Teknolojiyi de arkalarına alan emperyalistler, savaşı cephede başlatmıyor. İlk saldırı, “

lidere

” oluyor. İsrail, 7 Ekim’den sonra Hizbullah ve İran’ın liderlerini eliyle koymuş gibi katletti. Tahran’da bulunan Hamas’ın Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye de benzer suikastla şehit edildi. Amerika, iki ay önce Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu evinden kaçırıp

esir muamelesi yaparak öldürmekten beter etti.

***

LİDERLERİN TASFİYESİ VE DEVLETLERİN ÇÖKÜŞÜ

Çünkü liderler ortadan kaldırıldığında devletlerin karar mekanizması da çökertilmiş oluyor. Beraberinde direnmesi gereken (beklenen) toplumda çözülme başlar. Nihayetinde dış müdahale ile eş zamanlı; “

içeriden dağılma süreci

” tetiklenmiş olur.

Hatırlamak gerekirse…

Irak’ın işgali

ve Saddam Hüseyin’in devrilme süreci böyle ilerledi. Önce uluslararası kamuoyunda,

CNN ve BBC öncülüğünde “diktatör” imajı meşrulaştırıldı

, ardından askeri çıkarma geldi. Sonuç ne oldu? Saddam bir Kurban Bayramı sabahı (2006) canlı yayında idam edildi. Devlet çöktü, mezhep fay hatları harekete geçirildi ve ülke fiilen üçe bölündü. Irak, üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen hâlâ toparlanabilmiş değil.

Libya’da

Muammer Kaddafi’ye yönelik operasyonda da benzer bir seyir izlendi. Arap Baharı’nın tetiklemesi ile ülkenin lideri, 2011’de

isyancılar tarafından linç edilerek öldürüldü

. Libya kelimenin tam anlamıyla

kaosa terk edildi

. Güçlü bir devlet yapısı inşa edilemediği gibi, Türkiye’nin işleri yoluna sokma hamleleri de

sabote edildi

. Libya yıllardır birbirleriyle çatışan milis güçlerin ve dış aktörlerin müdahalesine açık ülke olarak

var olma çabası gösteriyor.

Suriye’de

ise farklı bir yöntem denendi. Devrim yıllarca engellendi. Çıkarlara hizmet eden

Esed yıllarca Şam’da korundu

, kollandı. Bu arada

ülke etnik parçalara bölündü

. Kuzeyde başka bir yapı, doğuda başka bir denklem, güneyde farklı bir hesap güdüldü. Suriye, 2024 Aralık ayındaki devrime kadar yıllarca devlet olma gücünü yitirdi,

başka ülkelere yük edildi.

***

DENGE BOZUCU AKTÖR: TÜRKİYE

Bu örneklerin ortak noktası ne?

Devletlerin “en tepesi”

hedef alındı

ve toplumsal irade zayıflatıldı. İran’a yönelik son saldırılar da bu bağlamdan bağımsız değil. Üst düzey askeri komutanların ve dini liderliğin hedef alınması, fiziki savaşın yanı sıra

psikolojik harp

unsuru da taşıyor. Ancak anlaşılıyor ki

hedef yalnızca İran değil

. Amerika ve İsrail’in rejim değişikliğini hedeflediği aşikar. İran’da olası yeni rejim İsrail’in “

sınırlarımıza dayanacağı

” anlamına gelir.

Amerikan ve İsrail merkezli bazı düşünce kuruluşlarında ve medyada, Türkiye’nin “işaret” edildiği analizler yapılmaya başlandı. Türkiye’nin özellikle son on beş yılda attığı adımlar, savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma çabası, Suriye ve Libya’da inisiyatif alması, Karabağ sürecinde Azerbaycan’a verdiği destek, Doğu Akdeniz’deki kararlılığı ve Filistin meselesindeki net tutumu düşmanlarımız kadar “

dost bildiklerimizi

” de rahatsız ediyor.

İşte o analizlerde; ülkemiz sadece bölgesel bir aktör değil kendileri için “

denge bozucu aktör

” tanımlaması ile anılıyor. “İran’dan sonra sırada Türkiye olmalı” diyen marjinal gibi görünen ama etki alanı güçlü çevrelerin sistematik çıkışlarını göz ardı edemeyiz. Bu tehdit söylemleri şimdilik sosyal medyada dolaşıyor olabilir, ancak çok yakın geçmişte de gördüğümüz gibi,

müdahalelerin önce fikir olarak tartışıldığını

biliyoruz.

***

ARZ-I MEVUD’A KARŞI İÇ CEPHE TAHKİMATI

İran saldırılarından hemen önce Amerika’nın İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee tarafından yeniden gündeme getirilen “

Arz-ı Mevud

” tartışması var bir de. Bu referansın Siyonistlerin en temel motivasyonu olduğunu

artık kabul edelim

. Çünkü coğrafyamızda sınırlar, İsrail’in psikopatlığa varan inancı üzerinden tasarlanmak isteniyor. Türkiye de bu denklemde, yine Siyonizmi besleyen teorisyenlere göre “

aşılması en zorlu engel

” olarak görülüyor.

Yazılanlar, çizilenler, söylenenler “deli saçması” değil. Bundan sonraki hedefin ülkemiz olduğu aşikâr. “

Amerika, Türkiye’ye saldırmaz

” diyenler var. Trump dönemi için böyle bir “garanti” konuşulabilir mi, soru işareti. Ya sonrası?

Güçlü devleti, güçlü ordu, güçlü ekonomi ve “

güçlü liderlik

” oluşturur. Ancak bütün bunların üzerinde bir güç daha var: O da

“halk iradesi”dir

. 15 Temmuz gecesi yaşananlar bize şunu göstermişti: Devlet refleksi, milletin sokaklara inmesiyle tamamlandı. Darbecileri başarısızlığa uğratan; suikast düzenlemeye çalıştıkları “

Erdoğan’ın varlığı

” ve ondan cesaret alan halkın meydanlara inmesiydi. Ele geçirdikleri Atatürk Havaalanı’nın vatandaşlar tarafından geri alınması bir kırılmaydı mesela.

***

“BÜYÜK TÜRKİYE MİTİNGLERİ”

Bugün de benzer ve çok daha net bir kararlılığı sergilememiz gerekiyor. Soğukkanlı bir şekilde

iç cepheyi tahkim etmeliyiz

. Safları sıklaştırmak, “hainleri” araya sokmamak demektir. Türkiye’nin egemenliğine, devletine ve seçilmiş liderine yönelik her türlü tehdide karşı geniş bir sivil irade beyanı ortaya koymalıyız. Halk olarak “

yoklama

” almalı ve Recep Tayyip

Erdoğan’ın güçlü önderliği etrafında kenetlenmeliyiz.

Bu noktada “

Büyük Türkiye Mitingleri

” fikrini stratejik bir hamle olarak görüyorum. Bu mitingler bir parti organizasyonu olmamalı, asla seçim kampanyası havası taşımamalı. Her kesimin katılabileceği, siyasi farklılıkların bir kenara bırakıldığı, ortak bir

milli duruşun

sergilendiği devasa buluşmalar düzenlenmeli.

Bu mitingler,

dış dünyaya

şu mesajları vermeli:

-Türkiye içeriden

çözülemez

!

-Lideri dışarıdan hedef alınarak

zayıflatılamaz

!

-Halk, sosyal medya dahil psikolojik harp yöntemleriyle

sindirilemez

!

Bu mitingler, aynı zamanda

moral üstünlüğü

sağlar. Halk, idrakini gösterir. İran’da sahnelenenler, sosyal gözlem olağanı sunuyor. Askeri kapasite kadar toplumsal birlik ve lider etrafında kenetlenme de stratejik öneme sahip. Liderlik hedef alındığında toplumun bir kesiminin nasıl

ayrılıkçı tavır

aldığını gördük ve hayret ettik.

***

O GÜN NE KADAR HAZIR OLACAĞIZ?

Türkiye’nin, toplum olarak bu süreçten çıkaracağı dersler var. Anladık ki

coğrafyada güçlü kalmak için

sadece savunma sistemleri yeterli değilmiş.

Kendimize şu soruları sormalıyız:

-Hedef gerçekten sadece İran mı?

-Coğrafyamız bir kez daha yeniden tasarlanırken

sadece izleyici mi olacağız?

-Yoksa Türkiye’nin hedef olma ihtimaline karşı

şimdiden bir irade beyanı ortaya

koyacak mıyız?

-Biz o gün

ne kadar hazır

olacağız?

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:155
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Mart 2026 04:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Beşiktaş ta Vaclav Cerny fırtınası!

01 Eylül 2026 00:35see199

Beşiktaş ta beğenilmeyen Cerny, golleriyle sevindirmeye devam ediyor

01 Eylül 2026 00:47see194

Amed Sportif Faaliyetler Trabzonspor: 2 1

01 Eylül 2026 00:07see189

Havai Fişek Fabrikasında Patlama: 11 Ölü

01 Eylül 2026 00:16see189

Orkun Kökçü den Vlahovic e Siftah jesti

01 Eylül 2026 00:05see188

YENİ Parti’ye günde 33 bin kişi üye oldu Sözcü Gazetesi

01 Eylül 2026 04:34see185

Eşini robot süpürgeyle yakaladı, tazminat kazandı; hapse giren kendisi oldu!

01 Eylül 2026 01:03see183

Balık avı sezonu açıldı: İstanbul da balıkçılar törenle uğurlandı

01 Eylül 2026 04:29see180

Zorlu kazı için özel olarak tasarlandı: 145 metrelik dev makine nehrin altını oyacak Sözcü Gazetesi

01 Eylül 2026 01:05see180

Türkiye Azerbaycan voleybol maçı ne zaman, saat kaçta? CEV Filenin Sultanları maçı hangi kanalda?

01 Eylül 2026 00:46see176

CHP Kurultay davasında son dakika kararı: Tahliye edildiler! Sadece o isim kaldı

01 Eylül 2026 00:40see173

Fatih Tekke: Üzücü bir akşam

01 Eylül 2026 00:48see173

Beşiktaş tan Fenerbahçe derbisi öncesi gövde gösterisi!

01 Eylül 2026 00:43see172

Salah tan maç sonunda dikkat çeken hareket! Beğeni yağıyor

01 Eylül 2026 00:06see167

6 gol attıkları maçtan sonra Italiano dan ilginç sözler: Bugün beğenmediğim bir şey var...

01 Eylül 2026 00:56see165

Fatih Tekke: Konuşmanın anlamı yok!

01 Eylül 2026 00:18see165

Barcelona: 5 Rayo Vallecano: 2 MAÇ SONUCU

01 Eylül 2026 01:09see165

Katil İsrail, Suriye nin güneyindeki bir köye baskın düzenledi

01 Eylül 2026 05:06see165

Times Meydanı nda bıçaklı saldırgan paniği

01 Eylül 2026 03:23see162

CHP’ye figüran götürmüştü: Paramı hâlâ vermediler Sözcü Gazetesi

01 Eylül 2026 04:07see161
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları