Taze yumurtayı bayatından saniyeler içinde ayıran yöntem: Kabuğunu kırmadan anlaşılıyor Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Su dolu bir kaba bırakılan taze yumurta kabın tabanına yatay şekilde çökerken, bozulmuş yumurta genişleyen iç hava kesesi nedeniyle doğrudan su yüzeyine çıkar. Bu fiziksel tepki, yumurtanın iç yapısını kırmadan tazelik durumunun anında belirlenmesine olanak tanır.
HAVA KESESİ ZAMANLA NASIL BÜYÜR?
Yumurta kabuğunda gözle görülemeyen binlerce mikroskobik gözenek bulunur. Yumurta bekledikçe bu gözeneklerden dışarı doğru düzenli bir nem kaybı yaşanır ve içeriye hava dolar. Zaman geçtikçe yumurtanın içindeki hava odacığı kademeli olarak genişler. Sıvı kaybı ve artan hava miktarı, yumurtanın özgül ağırlığını düşürerek su içindeki kaldırma kuvvetini artırır.
DİPTE DİK DURAN YUMURTA NE ANLAMA GELİYOR?
Suya bırakılan yumurta kabın tabanına tamamen yatay uzanmayıp sivri ucu aşağıda kalacak şekilde dik duruyorsa, bu durum tazeliğin azalmaya başladığını gösterir. İçerisindeki hava odacığı genişleyen bu yumurtalar henüz tamamen bozulmamış olsa da raf ömrünün son evresine girmiştir. Gıda güvenliği ilkeleri doğrultusunda dik duran yumurtaların bekletilmeden kısa sürede tüketilmesi gerekir.
Yumurtanın suyun yüzeyinde serbestçe yüzmesi, kabuk içindeki hava kesesinin maksimum boyuta ulaştığını gösterir. Nemini bütünüyle kaybeden ve hava hacmi tepe noktasına çıkan bu yumurtalar kimyasal ve mikrobiyolojik bozulma evresine geçmiştir. Kabuğu kırmadan yapılan bu ayrım, bozulmuş ürünlerin tüketime girmesini önler.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:75
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Ekim 2026 10:49 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















