Ankara24.com
close
up
Menu

Fildişi Sahili, Curaçao’yu 2 golle geçti! Tur atladı

Ölüm ve ölüm nedeni 2025 yılı istatistikleri açıklandı

Tuğberk Tanrıvermiş, Hibernians ile anlaşma sağladı!

Mersin’de dehşete düşüren anlar! Eğitim merkezinde otizmli minik çocuk darp edildi: ‘Olayı örtbas etmeye çalıştılar’

Muhtemel Aşk ın yeni bölümü bu akşam

Asya Kaplan Sivrisineği vakaları endişeye yol açtı: Alerjik bünyeye sahipseniz dikkat!

ABD den Türkiye ye tedavi için geldi, Bursa Şehir Hastanesi nde sağlığına kavuştu

Ekvador, Almanya’yı mağlup etti! Dünya Kupası’nda büyük sürpriz

Zendaya Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün kırmızı halısında 35 dolarlık ikinci el tişört giydi

Netanyahu dan radikal açıklama! Tüm dünyadaki o kişileri hedef aldı: Yok olup giderler!

Cevdet Yılmaz: Bugün Kerbela Gazze dir, bugünün Yezidileri Netanyahu ve destekçileridir

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi saldırıya uğradı Dış Haberler

Hollanda, Tunus’u rahat geçti! Gruptan çıktı

Milyonlarca metreküp su serbest bırakıldı: 100 yıl sonra sel kapaklarını açtılar Sözcü Gazetesi

Araçtan fırlayan tekerlek dükkan daldı facia kıl payı atlatıldı

Konvoyla gittiler, sessiz sedasız geldiler! A Milli Takım yurda döndü Sözcü Gazetesi

CHP den AYM ye akla ziyan başvuru: Çocukları koruyacak sosyal medya düzenlemesinin iptalini istediler!

ÇAYKUR yaş çay budama bedellerini üretici hesaplarına aktardı Ekonomi Haberleri

Erzincan da kıskançlık cinayeti: 2 ölü

Pasta ve kremalı tatlı kabusu: 53 kişi hastaneye başvurdu Osmaniye Haberleri

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak! Yasin Aktay

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak! Yasin Aktay

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

27 Aralık, Allah’ın günlerinden bir gün, ama bizim için İstiklal Şairimiz Mehmet Akif’in vefat ettiği gün. 11 yıllık bir hicret hayatından sonra yakalandığı amansız hastalığın son fetresinde adeta memleketinden defnedilmek üzere İstanbul’a geldikten kısa bir süre sonra İstanbul’da vefat etmiştir Mehmet Akif. 11 yıl sonra geldiğinde memleketi bıraktığından da daha ağır şartlarda bulmuş, ama bu haliyle bile bu vatana dair umudunu yitirmemiştir. Ne de olsa bir kez İslam vatanı olmuş bir yer bir daha

27 Aralık, Allah’ın günlerinden bir gün, ama bizim için İstiklal Şairimiz Mehmet Akif’in vefat ettiği gün. 11 yıllık bir hicret hayatından sonra yakalandığı amansız hastalığın son fetresinde adeta memleketinden defnedilmek üzere İstanbul’a geldikten kısa bir süre sonra İstanbul’da vefat etmiştir Mehmet

Akif. 11 yıl sonra geldiğinde memleketi bıraktığından da daha ağır şartlarda bulmuş, ama bu haliyle bile bu vatana dair umudunu yitirmemiştir.

Ne de olsa bir kez İslam vatanı olmuş bir yer bir daha asla küfre mal olamaz. Bunu İstiklal Marşı’nda, ülkenin en zor günlerinde, belki başka bir bağlamda da olsa ifade etmiştir zaten “Sönmez bu şafaklarda yüzen Alsancak,

sönmeden yurdumun üstünde en son ocak!”.

Memlekette ne siyasetler hakim olmuş olursa olsun, kimler işbaşında olursa olsun, o son ocaklar hiçbir zaman bitmeyecek ve

o ocaklardan her zaman bu vatanın İslam olma keyfiyetini iddia ve dava edecek insanlar yetişecektir.

Nitekim öyle de olmuştur. İstiklal Marşının şairi geldiği ülkesinde geçirdiği birkaç ay boyunca bir

“yabancı” gibi,

rejime düşman biri olarak görülmüş, attığı her adımda takip edilmiş, görüştüğü, temas ettiği herkes izlenmiş, hakkında sürekli istihbarat raporları tutulmuş.

Bir tehdit olarak görülmüş, belli. Oysa kendisi bu ülkeyi vatan kılan son milli mücadelenin manifestosunu yazmış kişidir.

Herkes hain olsa o bu ihanetten muaftır. Ona bir yabancılık, bir tehdit veya bir düşmanlık atfeden zihniyet olsa olsa bu millete yabancı, bu millete tehdit bir zihniyet ve taraf olmalıydı. Milli mücadele onun temsil ettiği bir dava şuurunun zemininde mümkün olabilmiştir.

Kendisi bir Arnavut olduğu halde

, kendi kavminin Osmanlı’dan kopmayı beraberinde getiren milliyetçiliğine şiddetle karşı çıkmıştır. Onun için devlet, ülke, vatan Osmanlı idi. Kendi kavmi adına bile olsa bu vatandan ayrılmayı düşünenler kendi düşmanlarıydı. O yüzden “

Ben ki Arnavudum

!” diyerek temsil ettiği millete karşı çıkanlara karşı şu

“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;

Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.

Müslümanlık’ta “anâsır” mı olurmuş? Ne gezer!

Fikr-i kavmiyyeti tel’in ediyor Peygamber.

En büyük düşmanıdır ruh-i Nebî tefrikanın;

Adı batsın onu İslâm’a sokan kaltabanın!”

Sadece bu sözleri bile ülkede neler olup bitmiş olduğunu anlatmaya yeter. Tabi bugün “milli birlik ve kardeşlik” için dayanmamız gereken bütün referansı işaret etmeye de.

O kendi yurduna geldiğinde onu takip edenler hangi niyetle olursa olsun takip ededursun,

yurdunun üzerindeki bütün ocaklar sönmemiş, söndürülememiştir.

O ocakları bekleyenler veya o ocaklarda yetişmiş olanlar Akif’e yönelik bütün baskılara rağmen ona sahip çıkmıştır. Sahipsiz biri gibi camiye getirilmiş cenazenin kendisine ait olduğu ancak tesadüfen fark edilir edilmez çok kısa bir süre içinde haberi kulaktan kulağa yayılır ve cenazesi beklenmedik bir kalabalıkla, bilhassa öğrencilerin katılımıyla kaldırılır. Sonradan bu cenazeye bu kadar coşkuyla sergilenen katılım bile bir irticai tepki olarak kayda alınır. Buna önayak olanlar hakkında tahkikatlar bile yapılır.

Akif’e Asım’ın nesli sahip çıkmıştır.

Çanakkale’de bu vatanı çiğnetmediği gibi Akif’in cenazesini de davasını da sahipsiz bırakmamıştır. Ama

Asım’ın nesli

o günden beri tam da

Asım’ın Nesli

ni yazdığı Safahat’ında resmettiği gibidir. Akif’in kendisine atfettiği büyük bir değer olmakla birlikte,

Asım’ın nesli aslında tam da Akif’in istediği kıvamda değildir.

Genellikle öne çıktığı duygusallığı, fevriliği, gayretkeşliği, gözünü sakınmayan yiğitliği, hesapsızlığı olumlu değerler olmakla birlikte Akif bu şahsiyetin bugün ihtiyaç duyduğumuz kurucu neslin gereklerini yeterince taşımadığını da düşünür.

Onun bu özelliği savaş meydanında, düşmanla birebir çarpışmada tartışmasız kahramanlığıyla temayüz etmesine yetiyordur.

Ama Asım’ın neslinin ciddi bir eğitime, akılla, ilimle, stratejiyle de donanması gerekiyor.

Bursa işgal edilmişken işret alemleri yapan soysuzlara karşı sergilediği fevri tepkiler, anlık vatanseverce parlamalar bir yerde insana güven verir.

Ama bu duygusallık, bu tepkisellik yetmez.

O yüzden Asım’ın nesli gereğinde yurtdışına gidip Garbın ilmini, tekniğini de alacak, İslami ilimleri de bütün branşlarıyla ve en esaslı şekilde iktisap edecektir.

Bu arada kendine de hâkim olacak, fevri çıkışlarda bulunmayacak, yarım yamalak bilgilerle, zanla hareket etmeyecek, her şeyin aslını astarını öğrenmeden de hareket etmeyecektir.

O yüzden Asım’ın nesli, Akif’in gözünde henüz tamamlanmamış bir nesildir.

Hele Türkiye’ye geldiğinde o nesil tamamlanmamış olmak bir yana kökten kurutulmak istendiği şartlar oluşturulmuştur.

Buna rağmen Akif’in gelip İstanbul’da ebedi istirahatine çekilmeyi tercih etmesi mevcut durumun ilanihaye böyle sürmeyeceğine dair duyduğu derin inancın bir ifadesiydi.

Abduh ile Efgani

arasındaki yöntem tartışmasında

Abduh’u tutuşu

bu umudun büyük bir sabır gerektiğinin şuuru da vardır. “

İnkılap istiyorum ben de fakat Abduh gibi

” derken kastettiği şey Abduh’un her konudaki fikirleri değildir tabii.

İnkılap metoduyla ilgili, Abduh’un bireysel ve toplumsal eğitimi önemseyen tutumudur.

Bu konuda Akif’in hiç kimseyi körü körüne taklit edecek biri olmadığı gibi

Abduh veya Efgani

’nin de mukallidi olamayacak bir kalitede olduğunu anlatmak zorunda olmak ayrıca hüzün verici. Kuşkusuz Akif’in de hataları olmuştur, ama bu hatalar üzerinde durmak bile kendimize ayna tutacak değerde özelliklere sahip.

Ruh şâd olsun. Mekanı cennet olsun.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:68
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 27 Aralık 2025 04:22 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Fildişi Sahili, Curaçao’yu 2 golle geçti! Tur atladı

26 Haziran 2026 01:11see151

Ölüm ve ölüm nedeni 2025 yılı istatistikleri açıklandı

25 Haziran 2026 12:36see145

Tuğberk Tanrıvermiş, Hibernians ile anlaşma sağladı!

25 Haziran 2026 20:22see143

Mersin’de dehşete düşüren anlar! Eğitim merkezinde otizmli minik çocuk darp edildi: ‘Olayı örtbas etmeye çalıştılar’

25 Haziran 2026 12:42see140

Muhtemel Aşk ın yeni bölümü bu akşam

25 Haziran 2026 10:33see140

Asya Kaplan Sivrisineği vakaları endişeye yol açtı: Alerjik bünyeye sahipseniz dikkat!

25 Haziran 2026 13:51see138

ABD den Türkiye ye tedavi için geldi, Bursa Şehir Hastanesi nde sağlığına kavuştu

25 Haziran 2026 11:12see137

Ekvador, Almanya’yı mağlup etti! Dünya Kupası’nda büyük sürpriz

26 Haziran 2026 01:11see136

Zendaya Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün kırmızı halısında 35 dolarlık ikinci el tişört giydi

25 Haziran 2026 18:24see136

Netanyahu dan radikal açıklama! Tüm dünyadaki o kişileri hedef aldı: Yok olup giderler!

25 Haziran 2026 21:36see135

Cevdet Yılmaz: Bugün Kerbela Gazze dir, bugünün Yezidileri Netanyahu ve destekçileridir

25 Haziran 2026 16:21see135

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi saldırıya uğradı Dış Haberler

25 Haziran 2026 20:21see132

Hollanda, Tunus’u rahat geçti! Gruptan çıktı

26 Haziran 2026 04:09see131

Milyonlarca metreküp su serbest bırakıldı: 100 yıl sonra sel kapaklarını açtılar Sözcü Gazetesi

26 Haziran 2026 00:00see130

Araçtan fırlayan tekerlek dükkan daldı facia kıl payı atlatıldı

25 Haziran 2026 18:59see130

Konvoyla gittiler, sessiz sedasız geldiler! A Milli Takım yurda döndü Sözcü Gazetesi

27 Haziran 2026 00:47see124

CHP den AYM ye akla ziyan başvuru: Çocukları koruyacak sosyal medya düzenlemesinin iptalini istediler!

25 Haziran 2026 16:58see124

ÇAYKUR yaş çay budama bedellerini üretici hesaplarına aktardı Ekonomi Haberleri

25 Haziran 2026 18:09see124

Erzincan da kıskançlık cinayeti: 2 ölü

26 Haziran 2026 02:09see124

Pasta ve kremalı tatlı kabusu: 53 kişi hastaneye başvurdu Osmaniye Haberleri

27 Haziran 2026 00:37see124
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları