Ankara24.com
close
up
Menu

Döviz bürosuna soyguna giden hırsız hayatının şokunu yaşadı Sözcü Gazetesi

Rusya dan vazgeçtiler! Türkiye merkezli bölgede yeni bir ittifak doğuyor

IMF Başkanı Georgieva: Sabitcoinler küresel finans için yeni riskler getirebilir

Bu yıl herkes bizi izleyecek Sözcü Gazetesi

Bakan Güler, üst rütbeye terfi eden personel için düzenlenen törene katıldı

Viyana da Mısır Kraliçesi nin Elmas Kolyesi Çalındı

Şarampole yuvarlanan kamyonetin sürücüsü yaşamını yitirdi Adıyaman Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Suriye de bomba kararname: Ahmed Şara, Mazlum Abdi yi atadı

Oğuz Çetin den FANATİK e özel açıklama: Transfer dönemi bitene kadar her türlü gelişmeye açık olun! Son Dakika Spor Haberleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan önemli mesajlar: Tarihi bir dönemi yaşıyoruz!

Serkan Özbalta: Bu ligde alınan 1 puan çok çok kıymetli!

Tapu satışı sonrası düşürülen parayı bulup aldı; o anlar kamerada İzmir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

MAG e siber saldırı: 8,7 milyon müşteri verisi ifşa oldu

T.C. BODRUM 1.(SULH HUKUK MAH.) SATIŞ MEMURLUĞU

Crystal Palace: 1 Manchester City: 4 MAÇ SONUCU

Adana da huzur ve güven uygulamasında 3,6 milyon TL ceza kesildi Adana Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Manchester City, Crystal Palace’ı farklı geçti!

Ekonomistlerin TCMB faiz beklentisi belli oldu

Canını zor kurtaran kadına bir darbede ev sahibinden

Ev kadınlarına emeklilik imkanı: 2026 Ev hanımlarına devlet prim desteği ne zaman başlayacak, şartlar neler?

Sistem karşıtı hareketler ve İran Süleyman Seyfi Öğün

Sistem karşıtı hareketler ve İran Süleyman Seyfi Öğün

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.

Kapitalizmin bir dünyâ sistemi olarak, daha ilk evrelerinden başlayarak küresel bir olgu olduğunu biliyoruz. Yâni kapitalizm basit olarak emek ve sermâyenin bileşiminden doğmuyor. Birikim süreçleri için bu kadarını tespit etmek kâfî gelebilir. Lâkin, kârın sonsuzlaştırılması gibi br dinamiği içinde taşıyan kapitalizm sâdece birikim ile mahdut değildir. Biteviye büyüyecek ve yayılacaktır. Bu da onun biriktiği yerlerden başlayarak, ister hammadde ihtiyâcı ister pazar genişlemesi üzerinden gözünü topyekûn

Kapitalizmin bir dünyâ sistemi olarak, daha ilk evrelerinden başlayarak küresel bir olgu olduğunu biliyoruz. Yâni kapitalizm basit olarak emek ve sermâyenin bileşiminden doğmuyor. Birikim süreçleri için bu kadarını tespit etmek kâfî gelebilir. Lâkin, kârın sonsuzlaştırılması gibi br dinamiği içinde taşıyan kapitalizm sâdece birikim ile mahdut değildir. Biteviye büyüyecek ve yayılacaktır. Bu da onun biriktiği yerlerden başlayarak, ister hammadde ihtiyâcı ister pazar genişlemesi üzerinden gözünü topyekûn küreye dikmesi ve bir dünyâ işbölümü inşâ etmesini doğuracaktır.

Kapitalizmin inşâ ettiği dünyâ sisteminin eşitsiz bir tabiatı olduğunu daha baştan kestirmek isâbetli olacaktır. Yâni onun sâdece birikim değil, aynı zamanda genişleme süreçleri de eşitsizdir. Yarı merkez ve kenar dünyâlar bu eşitsizliğin adresleridir. Kapitalizm hükmünü devâm ettirdikçe, eşitlikçi bir dünyânın kurulabileceğine inanmak en büyük saflıklardan birisidir. İşte sistem karşıtı hareketlerin müşterek niteliklerinden birisi de bu saflıktır.

20. asır, daha evvelki asırlara kıyasla ,sömürgelerin tasfiye edildiği daha ileri dünyâ olarak pazarlanmıştır. Evet, büyük kahramanlıklar ve fedâkârlıklarla istiklâllerine kavuşmuş çok sayıda tâze ulus için bu adım heyecan verici başlangıçları müjdelemiştir. Siyâsî ve hukûkî kazanımlar üzerinden sağlanmış olan istiklâl fikrinin derinleşerek bu ulusların ekonomik olarak da istiklâllerine kavuşabilecekleri ümidini doğurmuştur. Ama kısa zaman sonra bunun böyle olmadığı; dünyânın artığını çekmeyi şiar edinmiş merkez kapitalist güçlerin ekonomik ayrıcalıklarını garantiye almadan hiçbir yerden çekilmediği anlaşılmıştır. Tâze müstakil (?) ulusların, hangi yolu seçerlerse seçsinler kalkınma gayret ve tecrübeleri, kaynak eksiklikleri sebebiyle felce uğramıştır. Bu da, zaman içinde oligarşiler öncülüğünde sonu gelmeyen bir iç yağmayı doğurmuştur. Bu oligarşiler, pek çoğu partitokrasiler olarak şekillenmiş siyâsî iktidarlarla iltisaklıdır. Yozlaşma, çürüme gibi kavramlarla mâruf olan süreçlerdir bunlar. Merkez kapitalist çevreler, ekonomik çıkarlarını bu oligarşik yapılarla eşgüdüm içinde yürüttüğünü de kaydetmeliyiz.

Yarı merkez dünyâlar çürümüş, yozlaşmış rejimlerle anılır. Onların bu halleriyle devâm etmesini bizzat sistem ister. Bunlara karşı artan toplumsal muhalefetin hiçbir ehemmiyeti yoktur. Son kullanım târihi dolan isimler ve kadrolar tasfiye edilir. Bunların yerine şarlatan/popülist liderler ve kadrolar ikame edilir. Bunların sahneye kurtarıcı gibi çıktığını biliriz. Ama bir süre sonra oligarşiler bunlarla da irtibat ve münasebet kurarak bildiklerini okumaya devâm ederler. Hâsılı, yarı merkez dünyâların modern dünyâdaki mukadderâtı bildik bir senaryonun çevrimleri içinde cereyan eder.

Sistem karşıtı hareketler, hangi ideolojik örüntüyü kendilerine seçerse seçsinler, bu çevrimler içinde yola getirilirler. Buradan şu hükmü çıkarabiliriz: Sistem karşıtı hareketler sistemin ürettiği hareketlerdir. Hattâ bunu daha da geniş bir ölçekte değerlendirdiğimizde onların varlığı sistemik bir ihtiyaçtır. Sistem, diyalektik olarak kendi karşıtlarını doğurur ve onları şu veyâ bu şekillerde güderek kendi selâmetini ve devamlılığını garanti altına alır. İki Kutuplu Dünyâ olarak târif edilen 20. asır dünyâsında Sovyetler Birliği’nin varlığı esâsen mevcut sistemin alternatifi olmaklığından neşet etmiyordu. Sosyalizm etiketi altında, devlet kapitalizmi olarak sistem ile fevkalade uyumlu bir modeldi bu. Bu modele özenen post kolonyal dünyâ onunla berâber dünyâ sistemine eklemleniyordu aslında. Sovyetler Birliği’nin varlığı aynı zamanda, esas hegemon güç olan ABD’nin varlığını garanti altına alıyor ve dinamizmini meydana getiriyordu. İki kutup arasındaki keskin ideolojik farklılık bir paralaks tesiri gösteriyor, zihinleri bulandırıyordu. Aslında nihâî tahlilde bunun hiçbir ehemmiyeti yoktu.

Dünyâ işbölümünün kodlarıyla uyumlu kalındığı müddetçe, yarı merkez dünyâ oligarşileri varlıklarını ite kaka devâm ettirebiliyordu. Bu kodların kendisine has, hafif tertip bir esneme kabiliyeti de vardı. Ama dünyâ işbölümünün kodlarıyla oynayan, hele hele çok kritik sinir uçlarına dokunmaya kalkan olursa bunlar şiddetle cezâlandırılırlardı. Meselâ İran’da Musaddık bunu yapmış, İran petrollerini millîleştirmeye kalkmıştı. Evet, asla kabûl edilmeyecek bir şeydi bu. Dünyâ hammadde kaynaklarının millileştirilmesi yolunda atılan bir adım hiçbir yerde cezâsız kalmadı. İkinci büyük günah ise dünyânın rezerv parası olan ABD Dolar’ı ile oynamaktı. SWIFT Sisteminin akışını bozmak ve alternatif, görece daha âdil ödeme mekanizmaları oluşturmaya yeltenmek en acımasız muamele ve muamelelerle karşılaşmanın sebeplerini meydana getiriyor. Kral Faysal, Muammer Kaddafî ve Saddam Hüseyin gibilerin başına gelenleri hep bu temelde hatırlamak en doğrusudur.

Kritik olan gelişme Çin’in yeni üretim devi olarak şekillenmesi; bununla da kalmayıp teknolojik üstünlükler de geliştirmesiydi. Bu dünyâ sisteminde derin ve çok katmanlı; jeopolitik, jeoekonomik ve jeokültürel tesirleri olan bir hâdiseydi. Derin çelişkilerden birisi, Çin’in hâlâ Dolar’a olan bağımlılığıydı. Bu bağımlılığı kırmak için Çin, bilhassâ yarı merkez ve kenar dünyâlara yeni teklifler sunmaya başladı. Bunların bir kısmı başarılı neticeler de verdi. ABD için alarm verdiren bir gelişmeydi bu. Dolar’ın dünyâ ticâretindeki oranı azalmaya başladı. Trump’ı işbaşına getiren de bu kritik gelişme oldu. Normal olarak bu kadarı bile III. Umûmî Harp için yeterli bir sebepti. Lâkin böyle bir savaşın olağanüstü yıkıcı tesirleri göze alınabilecek gibi değildi. Trump başka bir yol tâkip etmeye karar verdi. ABD’nin orantısız ve misli olmayan askerî gücünü devreye sokarak, hiçbir normu dikkate almaksızın Çin’in hammadde, enerji ve ticâret yollarını gasp etmek ve onu kendi içinde boğmaya dönük, dolaylı bir savaşı başlattı. ABD’nin baskılarından yılmış ve Çin’in yükselişinden faydalanarak bu baskıları bertaraf etmek isteyen, bu yolda adımlar da atmış kim varsa onların sindirilmesi ve ezilmesi için başlatılan operasyonlar ilk meyvesini Venezuela’da verdi. Sıranın İran’da olduğu anlaşılıyor. Sistem karşıtlığının en radikalize olduğu yerlerden birisinin İran olduğu âşikârdır… Sistem bugüne kadar onu dışına alarak habis bir mahrûmiyete mahkûm etti... Bu bunaltıcı süreç, ondan beslenen oligarşileri ve onların her türlü çürümüşlüğünü, yozlaşmasını doğurdu. Çin ile kurduğu ilişkiler İran’ı görece ayakta tuttu. Ama kurtarmaya yetecek mi, bilmiyoruz. İran operasyonu örtük bir ABD-Çin savaşıdır. Çin’in kudreti Venezuela’ya yetmedi. Bakalım İran’da ne olacak? Eğer İran’ı da kaybederse Çin ne yapacak?

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:104
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Ocak 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Döviz bürosuna soyguna giden hırsız hayatının şokunu yaşadı Sözcü Gazetesi

28 Ağustos 2026 00:51see180

Rusya dan vazgeçtiler! Türkiye merkezli bölgede yeni bir ittifak doğuyor

28 Ağustos 2026 04:16see170

IMF Başkanı Georgieva: Sabitcoinler küresel finans için yeni riskler getirebilir

29 Ağustos 2026 00:31see153

Bu yıl herkes bizi izleyecek Sözcü Gazetesi

29 Ağustos 2026 00:13see153

Bakan Güler, üst rütbeye terfi eden personel için düzenlenen törene katıldı

28 Ağustos 2026 19:55see151

Viyana da Mısır Kraliçesi nin Elmas Kolyesi Çalındı

29 Ağustos 2026 01:52see146

Şarampole yuvarlanan kamyonetin sürücüsü yaşamını yitirdi Adıyaman Haberleri Habertürk Yerel Haberler

29 Ağustos 2026 01:07see146

Suriye de bomba kararname: Ahmed Şara, Mazlum Abdi yi atadı

28 Ağustos 2026 01:21see146

Oğuz Çetin den FANATİK e özel açıklama: Transfer dönemi bitene kadar her türlü gelişmeye açık olun! Son Dakika Spor Haberleri

28 Ağustos 2026 17:00see142

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan önemli mesajlar: Tarihi bir dönemi yaşıyoruz!

28 Ağustos 2026 19:41see142

Serkan Özbalta: Bu ligde alınan 1 puan çok çok kıymetli!

29 Ağustos 2026 03:34see142

Tapu satışı sonrası düşürülen parayı bulup aldı; o anlar kamerada İzmir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

28 Ağustos 2026 20:58see141

MAG e siber saldırı: 8,7 milyon müşteri verisi ifşa oldu

28 Ağustos 2026 00:46see140

T.C. BODRUM 1.(SULH HUKUK MAH.) SATIŞ MEMURLUĞU

29 Ağustos 2026 00:11see139

Crystal Palace: 1 Manchester City: 4 MAÇ SONUCU

29 Ağustos 2026 00:25see138

Adana da huzur ve güven uygulamasında 3,6 milyon TL ceza kesildi Adana Haberleri Habertürk Yerel Haberler

29 Ağustos 2026 01:07see138

Manchester City, Crystal Palace’ı farklı geçti!

29 Ağustos 2026 00:39see138

Ekonomistlerin TCMB faiz beklentisi belli oldu

28 Ağustos 2026 15:09see136

Canını zor kurtaran kadına bir darbede ev sahibinden

28 Ağustos 2026 17:20see136

Ev kadınlarına emeklilik imkanı: 2026 Ev hanımlarına devlet prim desteği ne zaman başlayacak, şartlar neler?

29 Ağustos 2026 02:18see136
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları