Ankara24.com
close
up
Menu

Bursa da motosiklet ile otomobilin çarpıştığı kaza kamerada

Katil İsrail, Kurban Bayramı nın ikinci gününde Gazze de 3 Filistinliyi öldürdü

Yozgat ta kayıp 3 yaşındaki Aybüke için arama çalışması başlatıldı Yozgat Haberleri

Kemikli rampalarında bayram dönüşü yoğunluğu gece de sürdü Tatil dönüşü Karadeniz yolunda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu Karabük Haberleri

Hamas: Barış Konseyi İsrail’in Gazze’de işgali genişletme planına ilişkin net tutum sergilemeli

Kemikli rampalarında gece mesaisi kamerada: Araç kuyruğunun sonu bitmek bilmedi VİDEO İZLE

İspanya da siyasi deprem! Sanchez in yakın çevresi hedefte... Uzman isim krizin perde arkasını açıkladı

Kılıçdaroğlu nun karşılama müziği Cumhurbaşkanı Erdoğan dan kopyalandı

İşte Tel Aviv i tutuşturan o detay! ABD füzelerine bağımlılık bitiyor

Dört yıllık evlilik ikisine de çok yaramış: Uyumlu çift diye işte buna denir... Aşklarıyla beraber kiloları da arttı

İsrail den dünyayı ayağa kaldıracak hamle: Kritik noktada askeri üs kuracaklar

Meğer çözümü manavdaymış: Bu meyveleri yiyen uyku problemi yaşamıyor Sözcü Gazetesi

Afette kesilen internete para cezası Gündem Haberleri

Tek hamlede kusursuz temizlik Philips dikey süpürgede yılın indirimi

İstiklal Marşı Uygulaması Devam Ediyor

Murat Ergin den Dünya Kupası na özel İngilizce şarkı!

MotoGP nin İtalya daki sprint yarışında Toprak Razgatlıoğlu, 17. oldu

Kaybolan küçükbaş hayvanları jandarma buldu

‘Değerlere saldırmak alışkanlıkları’

‘Hakan trajik bir kral’

Sistem karşıtı hareketler ve İran Süleyman Seyfi Öğün

Sistem karşıtı hareketler ve İran Süleyman Seyfi Öğün

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.

Kapitalizmin bir dünyâ sistemi olarak, daha ilk evrelerinden başlayarak küresel bir olgu olduğunu biliyoruz. Yâni kapitalizm basit olarak emek ve sermâyenin bileşiminden doğmuyor. Birikim süreçleri için bu kadarını tespit etmek kâfî gelebilir. Lâkin, kârın sonsuzlaştırılması gibi br dinamiği içinde taşıyan kapitalizm sâdece birikim ile mahdut değildir. Biteviye büyüyecek ve yayılacaktır. Bu da onun biriktiği yerlerden başlayarak, ister hammadde ihtiyâcı ister pazar genişlemesi üzerinden gözünü topyekûn

Kapitalizmin bir dünyâ sistemi olarak, daha ilk evrelerinden başlayarak küresel bir olgu olduğunu biliyoruz. Yâni kapitalizm basit olarak emek ve sermâyenin bileşiminden doğmuyor. Birikim süreçleri için bu kadarını tespit etmek kâfî gelebilir. Lâkin, kârın sonsuzlaştırılması gibi br dinamiği içinde taşıyan kapitalizm sâdece birikim ile mahdut değildir. Biteviye büyüyecek ve yayılacaktır. Bu da onun biriktiği yerlerden başlayarak, ister hammadde ihtiyâcı ister pazar genişlemesi üzerinden gözünü topyekûn küreye dikmesi ve bir dünyâ işbölümü inşâ etmesini doğuracaktır.

Kapitalizmin inşâ ettiği dünyâ sisteminin eşitsiz bir tabiatı olduğunu daha baştan kestirmek isâbetli olacaktır. Yâni onun sâdece birikim değil, aynı zamanda genişleme süreçleri de eşitsizdir. Yarı merkez ve kenar dünyâlar bu eşitsizliğin adresleridir. Kapitalizm hükmünü devâm ettirdikçe, eşitlikçi bir dünyânın kurulabileceğine inanmak en büyük saflıklardan birisidir. İşte sistem karşıtı hareketlerin müşterek niteliklerinden birisi de bu saflıktır.

20. asır, daha evvelki asırlara kıyasla ,sömürgelerin tasfiye edildiği daha ileri dünyâ olarak pazarlanmıştır. Evet, büyük kahramanlıklar ve fedâkârlıklarla istiklâllerine kavuşmuş çok sayıda tâze ulus için bu adım heyecan verici başlangıçları müjdelemiştir. Siyâsî ve hukûkî kazanımlar üzerinden sağlanmış olan istiklâl fikrinin derinleşerek bu ulusların ekonomik olarak da istiklâllerine kavuşabilecekleri ümidini doğurmuştur. Ama kısa zaman sonra bunun böyle olmadığı; dünyânın artığını çekmeyi şiar edinmiş merkez kapitalist güçlerin ekonomik ayrıcalıklarını garantiye almadan hiçbir yerden çekilmediği anlaşılmıştır. Tâze müstakil (?) ulusların, hangi yolu seçerlerse seçsinler kalkınma gayret ve tecrübeleri, kaynak eksiklikleri sebebiyle felce uğramıştır. Bu da, zaman içinde oligarşiler öncülüğünde sonu gelmeyen bir iç yağmayı doğurmuştur. Bu oligarşiler, pek çoğu partitokrasiler olarak şekillenmiş siyâsî iktidarlarla iltisaklıdır. Yozlaşma, çürüme gibi kavramlarla mâruf olan süreçlerdir bunlar. Merkez kapitalist çevreler, ekonomik çıkarlarını bu oligarşik yapılarla eşgüdüm içinde yürüttüğünü de kaydetmeliyiz.

Yarı merkez dünyâlar çürümüş, yozlaşmış rejimlerle anılır. Onların bu halleriyle devâm etmesini bizzat sistem ister. Bunlara karşı artan toplumsal muhalefetin hiçbir ehemmiyeti yoktur. Son kullanım târihi dolan isimler ve kadrolar tasfiye edilir. Bunların yerine şarlatan/popülist liderler ve kadrolar ikame edilir. Bunların sahneye kurtarıcı gibi çıktığını biliriz. Ama bir süre sonra oligarşiler bunlarla da irtibat ve münasebet kurarak bildiklerini okumaya devâm ederler. Hâsılı, yarı merkez dünyâların modern dünyâdaki mukadderâtı bildik bir senaryonun çevrimleri içinde cereyan eder.

Sistem karşıtı hareketler, hangi ideolojik örüntüyü kendilerine seçerse seçsinler, bu çevrimler içinde yola getirilirler. Buradan şu hükmü çıkarabiliriz: Sistem karşıtı hareketler sistemin ürettiği hareketlerdir. Hattâ bunu daha da geniş bir ölçekte değerlendirdiğimizde onların varlığı sistemik bir ihtiyaçtır. Sistem, diyalektik olarak kendi karşıtlarını doğurur ve onları şu veyâ bu şekillerde güderek kendi selâmetini ve devamlılığını garanti altına alır. İki Kutuplu Dünyâ olarak târif edilen 20. asır dünyâsında Sovyetler Birliği’nin varlığı esâsen mevcut sistemin alternatifi olmaklığından neşet etmiyordu. Sosyalizm etiketi altında, devlet kapitalizmi olarak sistem ile fevkalade uyumlu bir modeldi bu. Bu modele özenen post kolonyal dünyâ onunla berâber dünyâ sistemine eklemleniyordu aslında. Sovyetler Birliği’nin varlığı aynı zamanda, esas hegemon güç olan ABD’nin varlığını garanti altına alıyor ve dinamizmini meydana getiriyordu. İki kutup arasındaki keskin ideolojik farklılık bir paralaks tesiri gösteriyor, zihinleri bulandırıyordu. Aslında nihâî tahlilde bunun hiçbir ehemmiyeti yoktu.

Dünyâ işbölümünün kodlarıyla uyumlu kalındığı müddetçe, yarı merkez dünyâ oligarşileri varlıklarını ite kaka devâm ettirebiliyordu. Bu kodların kendisine has, hafif tertip bir esneme kabiliyeti de vardı. Ama dünyâ işbölümünün kodlarıyla oynayan, hele hele çok kritik sinir uçlarına dokunmaya kalkan olursa bunlar şiddetle cezâlandırılırlardı. Meselâ İran’da Musaddık bunu yapmış, İran petrollerini millîleştirmeye kalkmıştı. Evet, asla kabûl edilmeyecek bir şeydi bu. Dünyâ hammadde kaynaklarının millileştirilmesi yolunda atılan bir adım hiçbir yerde cezâsız kalmadı. İkinci büyük günah ise dünyânın rezerv parası olan ABD Dolar’ı ile oynamaktı. SWIFT Sisteminin akışını bozmak ve alternatif, görece daha âdil ödeme mekanizmaları oluşturmaya yeltenmek en acımasız muamele ve muamelelerle karşılaşmanın sebeplerini meydana getiriyor. Kral Faysal, Muammer Kaddafî ve Saddam Hüseyin gibilerin başına gelenleri hep bu temelde hatırlamak en doğrusudur.

Kritik olan gelişme Çin’in yeni üretim devi olarak şekillenmesi; bununla da kalmayıp teknolojik üstünlükler de geliştirmesiydi. Bu dünyâ sisteminde derin ve çok katmanlı; jeopolitik, jeoekonomik ve jeokültürel tesirleri olan bir hâdiseydi. Derin çelişkilerden birisi, Çin’in hâlâ Dolar’a olan bağımlılığıydı. Bu bağımlılığı kırmak için Çin, bilhassâ yarı merkez ve kenar dünyâlara yeni teklifler sunmaya başladı. Bunların bir kısmı başarılı neticeler de verdi. ABD için alarm verdiren bir gelişmeydi bu. Dolar’ın dünyâ ticâretindeki oranı azalmaya başladı. Trump’ı işbaşına getiren de bu kritik gelişme oldu. Normal olarak bu kadarı bile III. Umûmî Harp için yeterli bir sebepti. Lâkin böyle bir savaşın olağanüstü yıkıcı tesirleri göze alınabilecek gibi değildi. Trump başka bir yol tâkip etmeye karar verdi. ABD’nin orantısız ve misli olmayan askerî gücünü devreye sokarak, hiçbir normu dikkate almaksızın Çin’in hammadde, enerji ve ticâret yollarını gasp etmek ve onu kendi içinde boğmaya dönük, dolaylı bir savaşı başlattı. ABD’nin baskılarından yılmış ve Çin’in yükselişinden faydalanarak bu baskıları bertaraf etmek isteyen, bu yolda adımlar da atmış kim varsa onların sindirilmesi ve ezilmesi için başlatılan operasyonlar ilk meyvesini Venezuela’da verdi. Sıranın İran’da olduğu anlaşılıyor. Sistem karşıtlığının en radikalize olduğu yerlerden birisinin İran olduğu âşikârdır… Sistem bugüne kadar onu dışına alarak habis bir mahrûmiyete mahkûm etti... Bu bunaltıcı süreç, ondan beslenen oligarşileri ve onların her türlü çürümüşlüğünü, yozlaşmasını doğurdu. Çin ile kurduğu ilişkiler İran’ı görece ayakta tuttu. Ama kurtarmaya yetecek mi, bilmiyoruz. İran operasyonu örtük bir ABD-Çin savaşıdır. Çin’in kudreti Venezuela’ya yetmedi. Bakalım İran’da ne olacak? Eğer İran’ı da kaybederse Çin ne yapacak?

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:94
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Ocak 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bursa da motosiklet ile otomobilin çarpıştığı kaza kamerada

29 Mayıs 2026 01:46see188

Katil İsrail, Kurban Bayramı nın ikinci gününde Gazze de 3 Filistinliyi öldürdü

29 Mayıs 2026 03:37see149

Yozgat ta kayıp 3 yaşındaki Aybüke için arama çalışması başlatıldı Yozgat Haberleri

29 Mayıs 2026 03:05see147

Kemikli rampalarında bayram dönüşü yoğunluğu gece de sürdü Tatil dönüşü Karadeniz yolunda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu Karabük Haberleri

30 Mayıs 2026 00:37see146

Hamas: Barış Konseyi İsrail’in Gazze’de işgali genişletme planına ilişkin net tutum sergilemeli

30 Mayıs 2026 00:20see143

Kemikli rampalarında gece mesaisi kamerada: Araç kuyruğunun sonu bitmek bilmedi VİDEO İZLE

30 Mayıs 2026 00:52see142

İspanya da siyasi deprem! Sanchez in yakın çevresi hedefte... Uzman isim krizin perde arkasını açıkladı

29 Mayıs 2026 16:11see141

Kılıçdaroğlu nun karşılama müziği Cumhurbaşkanı Erdoğan dan kopyalandı

29 Mayıs 2026 14:32see138

İşte Tel Aviv i tutuşturan o detay! ABD füzelerine bağımlılık bitiyor

29 Mayıs 2026 04:04see138

Dört yıllık evlilik ikisine de çok yaramış: Uyumlu çift diye işte buna denir... Aşklarıyla beraber kiloları da arttı

29 Mayıs 2026 17:44see135

İsrail den dünyayı ayağa kaldıracak hamle: Kritik noktada askeri üs kuracaklar

29 Mayıs 2026 17:18see133

Meğer çözümü manavdaymış: Bu meyveleri yiyen uyku problemi yaşamıyor Sözcü Gazetesi

29 Mayıs 2026 11:41see132

Afette kesilen internete para cezası Gündem Haberleri

29 Mayıs 2026 05:27see132

Tek hamlede kusursuz temizlik Philips dikey süpürgede yılın indirimi

29 Mayıs 2026 14:36see132

İstiklal Marşı Uygulaması Devam Ediyor

29 Mayıs 2026 21:58see131

Murat Ergin den Dünya Kupası na özel İngilizce şarkı!

30 Mayıs 2026 16:30see130

MotoGP nin İtalya daki sprint yarışında Toprak Razgatlıoğlu, 17. oldu

30 Mayıs 2026 17:04see129

Kaybolan küçükbaş hayvanları jandarma buldu

30 Mayıs 2026 17:12see128

‘Değerlere saldırmak alışkanlıkları’

29 Mayıs 2026 10:44see127

‘Hakan trajik bir kral’

29 Mayıs 2026 11:38see127
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları