Ankara24.com
close
up
Menu

Hamas: Barış Kurulu nu, İsrail i Gazze deki ateşkes ihlallerine son vermeye zorlamaya çağırıyoruz

Antalya Konya karayolunda kar yağışı başladı Antalya Haberleri

Fenerbahçe, Aston Villa mağlubiyetine rağmen Avrupa Ligi nde ilk 24 ü garantiledi

TBMM de kabul edildi! En düşük emekli aylığı 20 bin TL oldu

2025 2026 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TEMEL EĞİTİM VE ORTAÖĞRETİM KURUMLARINDA BULUNAN 624 ÖĞRENCİYE, 75 İŞ GÜNÜ, 46800 ÖĞÜN ÖĞLE YEMEĞİ HİZMETİ ALIMI İŞİ

Mecliste tabut kavgası! Vekiller birbirinin üzerine yürüdü

Cizre de seyir halindeki Tır alevlere teslim oldu Şırnak Haberleri

CHP nin yeni miting adresi açıklandı

Son dakika Emniyet te üst düzey görevden alma

Aston Villa teknik direktörü Emery: Mücadeleden ve 3 puandan mutluyum

Büyük Aile Platformundan Gökkuşağı Faşizmi belgeseline ilişkin açıklama Türkiye Haberleri

Gümüşhane de Yağmurdere karayoluna çığ düştü Gümüşhane Haberleri

ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Antalya Konya karayolunda kar yağışı yeniden başladı 1825 metre rakımlı Alacabel de kar kalınlığının 15 santimetreyi buldu Antalya Haberleri

Patlama sonrası alevler yükseldi: Adana da fabrika yangını!

Hollandalı KLM Havayolu, İsrail e uçuşları askıya aldı

İstanbul, İzmir, Bursa, Balıkesir ve Aydın da hissedilen bir deprem oldu Sözcü Gazetesi

Rutte Trump’ı ikna etti Avrupa rahat nefes aldı

Yurt dışından TL fonlamada zorunlu karşılık oranları arttırıldı

Ünlüleri buluşturan cenaze: En şık siyah kıyafetleri giyip gittiler

Sessizce kabullenmek güçlenmek değildir

Sessizce kabullenmek güçlenmek değildir

Sabah sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

İnsan, canını en çok acıtan şeylere bile zamanla alışıyor; susmayı, sevilmeden kalmayı, değersiz hissetmeyi ‘normal’ sayıyor. Oysa her alışma güçlenmek değil; bazıları insanı yavaş yavaş kendine yabancılaştırıyor. Alışkanlık adı altında sürdürülen bu sessiz kabulleniş, bireyin ruhsal sınırlarını görünmez biçimde aşındırıyor

İnsanoğlu tuhaf bir varlık. Canı en çok yanan şeylere bile zamanla alışabiliyor. Önce isyan ediyor, sonra susuyor, sonra da "normal" diyor. İlk zamanlar içini acıtan şey, bir süre sonra hayatın rutini haline geliyor. İlk kez kalbi kırıldığında "bir daha olmaz" diyor. Üçüncüde "zaten böyle" diye omuz silkiyor. İşte tehlike tam burada başlıyor. Çünkü her şeye alışabilmek bir erdem değil. Bazı şeylere alışmak, insanın kendinden yavaş yavaş vazgeçmesi demek. Bugün birçok insan mutsuz ama nedenini bilmiyor. Yorgun ama neye yorulduğunu hatırlamıyor. Eksik ama neyi kaybettiğini unutmuş durumda. Çünkü alıştı...
Alışmak bazen bir savunma mekanizmasıdır. İnsan acıyla baş edemediğinde, onu sıradanlaştırır. Buna psikolojide "duyarsızlaşma" deriz. Ama her duyarsızlaşma sağlıklı değildir. Bazı alışmalar vardır ki, insanı ayakta tutmaz; aksine insanı kendine yabancılaştırır. Ve toplum olarak şu sıralar çok yanlış şeylere alışıyoruz.


SUSMAK KENDİNİ YOK SAYMAKTIR
Birinin yanında yalnız hissetmeye alışmamalıyız. Mesaj atılmamasına, aranmamaya, "yoğunum" bahanesinin aylar sürmesine alışmamalıyız. İlişki dediğin şey insanı eksiltmez. İlk başta "geçici" diyor. Sonra "o böyle" oluyor. En sonunda da "zaten ilişkiler böyle" diye kendini kandırıyor. Hayır. İlişkiler böyle değil. Sevmeden tutmak, alışkanlıkla sevmek değildir. Sürekli kendini kanıtlamak zorunda kaldığın bir hayat sağlıklı değildir. İş yerinde, ilişkide, ailede... Hep "yeterli miyim? "Hakkım var mı?" diye düşünüyorsan, orada bir sorun vardır. Ama biz buna da alışıyoruz. İlk zamanlar itiraz ediyoruz. Sonra sesimiz kısılıyor. Sonra "şükret" cümlesiyle susturuluyoruz. "Sen güçlüsün, atlatırsın, dayanıklısın." Bu cümleler ilk başta iltifat gibi gelir. Ama zamanla bir yük olur. Çünkü kimse sana "Sen de yorulabilirsin" demez. Ve insan, ağlamayı bile kendine yasaklar. Her şeyi içine atan, kimseyi yormamak için susan, "ben hallederim" diyen insanlar... En çok da onlar tükenir. Güçlü olmaya değil, insan olmaya alışmalıyız. "Şaka yaptım" denilerek incitilmeye, "yanlış anladın" denilerek geçiştirilmeye, "abartıyorsun" denilerek susturulmaya alışmamalıyız. Sınır, insanın kendine duyduğu saygının dışa vurumudur. Ve sınır ihlal edildikçe, insan kendine olan saygısını da kaybeder. Ama biz ne yapıyoruz? Önce rahatsız oluyoruz. Sonra açıklamaya çalışıyoruz. Sonra anlatmaktan yoruluyoruz. En sonunda da susuyoruz. İşte orada tehlike başlıyor. Çünkü susmak bazen olgunluk değil, kendini yok saymaktır.


ŞEFKAT GÖSTERMEZSEN MERHAMET BEKLEME
En sert cümleleri başkasına kuramayız ama kendimize acımasızca söyleriz. "Ben zaten böyleyim", "Benden bir şey olmaz", "Kim beni sevsin?" Bunlar düşünce değil, içselleştirilmiş yaralardır. Ve insan kendine böyle konuştukça, hayat da ona öyle davranır.
Kendine şefkat göstermeyi öğrenmeyen biri, dünyadan merhamet bekleyemez. Evet, insan her şeye alışabiliyor. Ama alışabilmek her zaman güç değildir. Bazı alışmalar hayatta kalmak içindir. Bazıları ise kendinden vazgeçmenin adıdır. Şuna alışmamalıyız: Sevilmeden durmaya, değersiz hissetmeye, susmaya, küçülmeye, kendimizi ertelemeye. Çünkü insan, her şeye alıştığında değil; kendine sadık kaldığında iyileşir. Ve belki de gerçek olgunluk şudur: Alışmak yerine, "Buna razı değilim" diyebilecek cesareti koruyabilmek.


HER GÜN DİRENMEK ZORUNDA DEĞİLİZ
"Böyle olursam kalır", "Bunu istersem kaçar" "Böyle davranırsam sever..." Bu düşünceler sevgi değil, stratejidir. Sevgi performansla kazanılmaz. Olduğun halinle kabul edilmediğin yerde, ne yaparsan yap eksik hissedersin. Ve insan kendini küçülttükçe, karşısındaki büyümez; sadece alışır.
Her şey mücadele olmak zorunda değil. Her gün direnmek zorunda değiliz. Her ilişki savaş alanı değildir. Ama bazı insanlar sadece zorda kendini canlı hisseder. Çünkü çocukluktan beri böyle öğrenmiştir. Kolay olan ona yabancıdır. Huzur ona boşluk gibi gelir. O yüzden hep karmaşayı seçer. Sonra da "Benim kaderim bu" der. Hayır. Bu kader değil, öğrenilmiş bir alışkanlıktır.
Hep başkaları için. Hep şartlar için. Hep doğru zaman gelene kadar. Ama o zaman çoğu zaman gelmez. İnsan kendini erteledikçe, hayat da onu ciddiye almaz. "Bir gün ben de..." "Bir ara ben de..." Bu cümleler sessiz vedalardır. İnsanın kendi hayatına attığı imzalardır.


NASIL BU NOKTAYA GELDİK?
"İyiyim." Bu kelime artık bir refleks. Kimse gerçekten iyi mi diye sormuyor. Sorsa da dinlemiyor. Ve biz de anlatmamaya alışıyoruz. İçimiz yanarken gülümsüyoruz. Kalbimiz kırıkken güçlü duruyoruz. Çünkü yorgunluğumuz kimseye uymuyor. Ama bastırılan duygu kaybolmaz. Sadece yer değiştirir. Sonra bir gün beden konuşur. Uykusuzluk olur. Kaygı olur. Sebepsiz ağlamalar olur. Ve insan "neden böyleyim?" diye sorar. Cevap basittir: Çünkü çok uzun süre iyiymiş gibi yaptın.
"Artık o yaştan sonra..." "Benden geçti." "Şartlar uygun değil" Bu cümleler insanın içini yavaş yavaş öldürür. Hayal kurmayı bırakan insan, yaşamayı da yarım bırakır. Ama biz, başkalarının beklentilerine uymaya o kadar alıştık ki, kendi sesimizi duyamaz hale geldik. İstemediğimiz hayatları yaşayıp, sonra "nasıl bu noktaya geldim?" diye soruyoruz. Cevap yine aynı: Alışarak.

ACIYLA KARIŞIYORSA SEVGİ DEĞİLDİR
Bir mesajın gelmesini beklemeye. Bir gün değişmesini beklemeye. Bir gün fark etmesini beklemeye. Hayatını 'bir gün' lerin üzerine kuran insan, bugününü kaybeder. "Şu dönem geçsin, biraz daha sabredeyim, şimdi sırası değil." Bu cümleler yıllara yayılır. Ve insan bir bakar ki hayat, bekleme salonunda geçmiş. Oysa sevgi bekletmez. Değer bekletmez. Netlik bekletmez. Bekletiyorsa, orada başka bir şey vardır. Ve buna alışmak, insanın kendi zamanına saygısızlığıdır.
Kendini anlatmaktan yorulmak; en sessiz tükenmişliktir. Neyi neden yaptığını, neden kırıldığını, neden sustuğunu... Hep açıklamak zorunda kalıyorsan, orada anlaşılmak değil, yargılanmak vardır. Seven insan anlamaya çalışır. İlgilenen insan sorar. Ama ilgisiz insan, seni savunma pozisyonuna iter. Ve insan kendini savundukça küçülür.
"Seviyor ama böyle, İlgisiz ama kalbi temizi, beni kırıyor ama kaybetmekten korkuyor." Bunlar romantik cümleler değildir. Bunlar travmanın şiirselleştirilmiş halidir. Sevgi güven verir. Sevgi rahatlatır. Sevgi insanın omuzlarını düşürmez, dikleştirir. Acıyla karışan şey sevgi değildir. Bağımlılıktır. Ve bağımlılığa alışan insan, sağlıklı ilişkiyi sıkıcı bulur.


UMUT VAZGEÇMEMEKTİR
Eskiden güldüğün şeye gülmüyorsan, eskiden sevdiğin şeyler anlamsız geliyorsa, eskiden "asla" dediğin şeyler normalleştiyse... Dur. Orada bir şey vardır. İnsan değişir ama kendine uzaklaşarak değişmemelidir. Alıştığın şey seni sen olmaktan çıkarıyorsa, o alışma sağlıklı değildir. Umutsuzluğa alışmamalıyız. "Zaten düzelmez, insanlar böyle, hayat bu." Bu cümleler insanın içini karartır. Ve insan bir süre sonra ışığı aramayı bırakır. Ama umut naiflik değildir. Umut, vazgeçmemektir.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:49
embedKaynak:https://sabah.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Ocak 2026 08:25 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Hamas: Barış Kurulu nu, İsrail i Gazze deki ateşkes ihlallerine son vermeye zorlamaya çağırıyoruz

23 Ocak 2026 00:01see173

Antalya Konya karayolunda kar yağışı başladı Antalya Haberleri

23 Ocak 2026 00:59see161

Fenerbahçe, Aston Villa mağlubiyetine rağmen Avrupa Ligi nde ilk 24 ü garantiledi

23 Ocak 2026 02:08see155

TBMM de kabul edildi! En düşük emekli aylığı 20 bin TL oldu

23 Ocak 2026 01:48see153

2025 2026 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TEMEL EĞİTİM VE ORTAÖĞRETİM KURUMLARINDA BULUNAN 624 ÖĞRENCİYE, 75 İŞ GÜNÜ, 46800 ÖĞÜN ÖĞLE YEMEĞİ HİZMETİ ALIMI İŞİ

23 Ocak 2026 00:10see151

Mecliste tabut kavgası! Vekiller birbirinin üzerine yürüdü

23 Ocak 2026 00:48see149

Cizre de seyir halindeki Tır alevlere teslim oldu Şırnak Haberleri

24 Ocak 2026 00:32see146

CHP nin yeni miting adresi açıklandı

22 Ocak 2026 21:27see142

Son dakika Emniyet te üst düzey görevden alma

23 Ocak 2026 00:13see142

Aston Villa teknik direktörü Emery: Mücadeleden ve 3 puandan mutluyum

23 Ocak 2026 00:16see140

Büyük Aile Platformundan Gökkuşağı Faşizmi belgeseline ilişkin açıklama Türkiye Haberleri

23 Ocak 2026 01:03see139

Gümüşhane de Yağmurdere karayoluna çığ düştü Gümüşhane Haberleri

24 Ocak 2026 00:32see139

ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

23 Ocak 2026 00:01see138

Antalya Konya karayolunda kar yağışı yeniden başladı 1825 metre rakımlı Alacabel de kar kalınlığının 15 santimetreyi buldu Antalya Haberleri

24 Ocak 2026 01:12see136

Patlama sonrası alevler yükseldi: Adana da fabrika yangını!

24 Ocak 2026 02:32see135

Hollandalı KLM Havayolu, İsrail e uçuşları askıya aldı

24 Ocak 2026 00:04see134

İstanbul, İzmir, Bursa, Balıkesir ve Aydın da hissedilen bir deprem oldu Sözcü Gazetesi

24 Ocak 2026 00:30see133

Rutte Trump’ı ikna etti Avrupa rahat nefes aldı

23 Ocak 2026 07:05see130

Yurt dışından TL fonlamada zorunlu karşılık oranları arttırıldı

24 Ocak 2026 00:20see127

Ünlüleri buluşturan cenaze: En şık siyah kıyafetleri giyip gittiler

23 Ocak 2026 15:09see127
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları