NEBİ MİŞ Kurucusu siyasetle, “kadro taşımalı kopuş” karşılaştırılamaz
Sabah sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
CHP'den ayrılanalar "yeni bir parti" kurdu. Partiyi destekleyen siyaset analizcileri ve parti mensupları, Yeni Parti'nin kuruluş süreci ile AK Parti'nin kuruluş sürecini karşılaştırma ihtiyacı duyuyor.
AK Parti'nin Milli Görüş Hareketi'nden koparak kurulan bir parti olarak başarıya ulaştığından hareketle ana partiden, yani CHP'den, ayrılarak kurulan bu yeni partinin de başarılı olacağını iddia ediyorlar. Hatta "Özgür Özel'in işinin Erdoğan'dandaha kolay olduğunu" söyleyenler bile var. Benzerlik kurmak için "gömlekdeğiştirme" metaforuna alakasız bir biçimde atıf yapıldı.
Öncelikle vurgulayalım: Bir partinin kadrosunun başka bir tüzel kişilik altına taşınması ile kurucu siyaset ve kurucu hareket aynı şey değildir.
Yeni Parti'nin programı, CHP'nin 130 sayfayı aşan programının bir özeti gibi. Zaten yeni parti kurulmadan önce Özgür Özel, kurulacak partiyi bir "B planı" ve "CHP'nin seçime girememe ihtimalinekarşı alınmış bir tedbir" olarak tanımlamıştı. Şu ana kadar yapılan açıklamalar, CHP'nin tüm mirasının bu yeni partiye taşındığı yönünde.
CHP'nin ideolojik referansları, kadroları, programı, siyasi anlatısı ve hatta cumhurbaşkanıadayı bile yeni partiye taşınmış görünüyor. Yeni bir siyasi paradigma ortaya konmak bir yana kurumsal birdevamlılık anlatısı özellikle vurgulanmaya çalışılıyor. Şimdilik yeni parti CHP'nin şu ana kadar söylediğinin dışında bir Türkiye okuması yapmadı. Tartışma "asıl CHP'yikimin temsil ettiği" üzerinden devam edecek gibi görünüyor. Partinin liderinin Ekrem İmamoğlu mu yoksa Özgür Özel mi olduğu bile bilinçli bir şekilde muğlak tutuluyor.
Dolayısıyla AK Parti'nin kuruluş süreci ile Yeni Parti'nin kuruluş süreci arasında herhangi bir benzerlik kurulamaz. AK Parti'nin kurulması sadece bir partiden ayrılma meselesine indirgenemez.
AK Parti, Türkiye'de siyasetin ve toplumsal tabanın dilini ve önceliklerini değiştiren bir siyaset momentiydi. AK Parti, meşruiyet krizi derinleşen ve dağılan siyaseti, bir merkez etrafında birleştiren bir iddia ile toplumun karşısına çıkmıştı.
Milli Görüş geleneğinden gelen siyasal motivasyon teşkilatlanma sürecinde ve ana taşıyıcı kolonda önemliydi. Ancak AK Parti daha geniş bir bakış açısı ile merkez sağ seçmeni hatta liberal ve sol çevreleri de hedefleyen bir siyaset ortaya koydu. Demokratikleşme talep eden çevreleri aynı terkibin içinde birleştirdi.
Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir çok kez AK Parti için tekrar ettiği, "14 Ağustos 2001'de biz ogüne kadar dalga dalga büyüyen birgönül hareketinin tabelasını astık" söylemi, bu tarihsel gerçekliğin en iyi şekilde ifade edilmesidir.
AK Parti, yeni bir kimlik tanımı ile yola başlamıştı. Parti kuruluş safhasında, Türkiye'nin yönetilebilirlik krizine ve demokratikleşme ihtiyacına cevap veren bir programla toplumun karşısına çıktı. Kalkınma ve hizmet açığına ve adalet talebine bütünlüklübir siyasal söylemle karşılık verdi. Siyaseti sadece bir iktidar değişimi olarak görmedi. İktidara gelmesi halinde, devlet-toplum ilişkilerini normalleştireceğini, hizmet ve yatırım alanlarında ülkeye çağ atlatacağını, inandırıcı bir biçimde seçmenin önüne koydu.
AK Parti'nin lideri Tayyip Erdoğan, toplumun beklenti ve taleplerinin ne olduğunu ve nasıl çözüm getireceğini biliyordu. Toplumun geniş kesimleri için bu talep ve beklentileri ortak gelecek fikrine dönüştürdü. Farklı toplum kesimlerini aynı hedef etrafında buluşturdu. Oluşturduğu kadro, aldığı siyasi risk ve yeni programı ile iktidara gelmesi durumunda ülkeyi nasıl yönetebileceğine dair güven oluşturdu.
Ve en nihayetinde AK Parti kurulurken, Erdoğan sadece geçmişte belediye başkanlığı yapmış bir siyasetçi değildi. Aynı zamanda, İstanbul büyükşehir Belediye başkanlığı döneminde büyük bir şehrin sorunlarını çözmüştü. Hizmet siyaseti ile yönettiği şehrin yanında tüm Türkiye'nin takdirini ve güvenini kazanmış bir liderdi. Somut birbaşarı hikâyesi ve geleceğe yönelikfikri ve siyasi bir istikameti vardı.
CHP'den kadro taşıması ile kurulmuş bir partinin potansiyelini, AK Parti'nin kuruluşu ile özdeşleştirmek, rasyonel bir analiz değildir. AK Parti'nin kuruluşunu model olarak göstermek beklenti yönetimi açısından önemli görülebilir. Ancak, bu karşılaştırma yapılırken AK Parti'nin siyasetin ve siyasiliderliğin çıtasını çok yükseklereçıkardığını göz ardı etmemek gerekir.
Görüntülenme:82
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 27 Temmuz 2026 07:02 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















