Sessiz tehlike: “Göz tansiyonu” görme kaybına yol açabiliyor
Sabah sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Betül İlkay Sezgin Akçay, glokomun tanı almadığı ve erken tedavi edilmediği zaman körlüğe kadar gidebildiğini belirterek, "Fakat artık bir hasta glokom tanısı aldığında, ilaç, lazer ya da cerrahi tedavilerle bu körlüğe gidişini engelleyebiliyoruz." dedi.
Halk arasında "göz tansiyonu" olarak bilinen glokom, erken teşhis edilmediğinde ilerleyerek görme kaybına ve körlüğe kadar gidebilen önemli göz hastalıkları arasında yer alıyor.
Prof. Dr. Akçay, Dünya Glokom Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, dünyada kataraktan sonra körlüğün en önemli ikinci nedeninin glokom hastalığı olduğunu söyledi.
Glokomun "göz tansiyonu" olarak da bilinen bir görme siniri hastalığı olduğunu anlatan Akçay, "Glokom, sinsi ilerleyen bir hastalık. Bu yüzden hastalar tanı aldıklarında glokom hastalıkları ilerlemiş olabiliyor." dedi.
Akçay, bu nedenle özellikle belli risk grubundaki kişilerin mutlaka düzenli kontrollerini, göz tansiyonu ölçümlerini, görme siniri muayenelerini, gerekirse görme alanı tetkiklerini yaptırmaları gerektiğini vurguladı.
Ailesinde glokom hikayesi olanlar, annede, babada, kardeşte, birinci derece yakınlarda göz tansiyonu bulunan kişilerin özellikle risk faktörü kapsamında olduğunu belirten Akçay, bunun dışında daha öncesinde göz içi cerrahi geçirmiş olan kişiler ve diyabet hastalarının da belli aralıklarla mutlaka göz tansiyonlarını ölçtürmeleri gerektiğini kaydetti.
"RUTİN KONTROLLER BU HASTALIK GRUBUNDA OLDUKÇA ÖNEMLİ"
Prof. Dr. Akçay, hastalığın erken belirti vermediğini belirterek, "Bazı tipleri dışında genellikle kişiler kendilerinde glokom olduğunu anlamıyorlar. Ancak rutin kontrollerde göz içi basınç düzeyinin yüksek çıkması, 21 milimetre civanın üzerinde çıkması ya da yapılan birtakım özellikli görme siniri tetkikleri ya da görme alanı tetkikleriyle biz glokom tanısını koyabiliyoruz. Dolayısıyla rutin kontroller bu hastalık grubunda oldukça önemli." ifadelerini kullandı.
Hastalığın genellikle ileri yaşta görüldüğünü ancak çocuk hastaların da olduğundan bahseden Akçay, "Genetik yatkınlık özellikle çocuk yaş grubunda daha ön planda. Onun dışında ileri yaşta da ailesel yatkınlık önemli oluyor. Glokom, tanı almadığı, erken tedavi edilmediği zaman körlüğe kadar gider. Fakat artık bir hasta glokom tanısı aldığında, ilaç, lazer ya da cerrahi tedavilerle bu körlüğe gidişini engelleyebiliyoruz." diye konuştu.
Akçay, özellikle ailesinde glokom olan risk faktörü kapsamındaki kişilerin kontrollerini aksatmaması, herkesin de yılda en az bir kez göz muayenesi olması ve göz tansiyonunu ölçtürmesi tavsiyesinde bulundu.
- "TÜL PERDENİN ARKASINDAN BAKAR GİBİYDİM"
Şeker hastalığına bağlı glokom hastası olan 58 yaşındaki Mahmut Biz de rutin kontrollerin önemine dikkati çekti.
Zaman içerisinde görme kaybı yaşadığını aktaran Biz, "Görme kaybı sanki bir tül perdenin arkasından bakar gibi bir hal aldı. Doktorlarım da bunu fark etti ve acilen müdahale etme durumunda olduklarını bildirdi. Müdahale sonucunda da normal eski sağlığıma kavuştum. Şu an sorunsuz bir şekilde hayatıma devam ediyorum. Ailemde gözle ilgili şimdiye kadar hiç kimsede problem olmamıştı." şeklinde konuştu.
Biz, "O tül perde kalktı. Rahat rahat günlük hayatıma devam edebiliyorum, araç kullanabiliyorum, sıkıntı çekmeden okuyabiliyorum." dedi.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:53
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Mart 2026 11:35 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















