Savaşın yeni gücü ortaya çıktı: Rusya’nın hamlesi Avrupa’yı tedirgin etti! Nasıl bir değişim yaşandı, hangi özelliklere sahip?
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
İnsansız hava araçları, düşük maliyetleri ve çok sayıda üretilebilmeleriyle öne çıkıyor. Ancak teknoloji geliştikçe bu sistemlerin çalışma biçimi de değişiyor. Artık mesele yalnızca kaç adet drone üretilebildiği değil; bu araçların ne kadar hızlı uçtuğu, ne kadar yük taşıdığı ve hedeflerine ne ölçüde bağımsız şekilde ulaşabildiği.
Rusya’nın savaş sırasında geliştirdiği yeni nesil sistemler ise bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Pervaneli motorların yerini daha yüksek hız sağlayan jet motorları almaya başlarken, ortaya çıkan yeni modeller hava savunma sistemlerinin tepki süresini de kısaltıyor.
Bu gelişme, savaş alanının çok ötesinde de dikkatle izleniyor. Çünkü insansız hava araçlarının daha hızlı, daha uzun süreli ve daha yoğun saldırılarda kullanılması, Avrupa ülkelerinin hava savunma kapasitesi açısından da yeni soruları beraberinde getiriyor. Peki, Rusya en son nasıl bir adım attı? Detaylara yakından bakalım...
SAATTE 480 KİLOMETREYİ AŞAN YENİ TEHDİT
Rusya’nın Geran adıyla kullandığı tek yönlü saldırı dronlarının yeni versiyonları, Ukrayna savaşında gökyüzündeki dengeleri değiştirebilecek özellikler taşıyor. Pervaneli motor kullanan önceki modellerden farklı olarak jet motoruyla donatılan yeni sistemlerin bazı varyantlarının saatte 300 milin, yani yaklaşık 480 kilometrenin üzerinde hızlara ulaşabildiği bildiriliyor.
Bu fark, yalnızca teknik bir performans artışı anlamına gelmiyor. Hava savunma açısından saniyeler kritik hale geliyor. Bir hedefin radar tarafından tespit edilmesi, sınıflandırılması, takip edilmesi ve uygun silahla vurulması için gereken süre, hedefin hızı arttıkça daralıyor.
Wall Street Journal’da yer alan habere göre Ukrayna Hava Kuvvetleri verilerine göre Rusya, ağustos ayında yaklaşık 2800 jet motorlu saldırı dronu kullandı. Bu rakam, temmuz ayındaki seviyenin neredeyse iki katı. Aynı ay içerisinde kullanılan yaklaşık 4400 pervaneli dronun ise yüzde 90’dan fazlasının engellendiği bildiriliyor.
Jet motorlu sistemlerdeki önleme oranı ise yüzde 60’ın biraz üzerinde kaldı. BBC Verify tarafından Ukrayna Hava Kuvvetleri verileri üzerinden yapılan incelemeye göre ise jet motorlu saldırıların sayısı haziranda yaklaşık 350 iken temmuzda 1600’e, ağustosta ise 2800’e çıktı. Bu rakamlar, Rusya’nın yalnızca yeni bir drone modeli geliştirmediğini, aynı zamanda bu sistemlerin kullanımını hızla artırdığını gösteriyor.
SADECE HIZLANMADILAR, DAHA AĞIR YÜK TAŞIYABİLİYORLAR
Yine Wall Street Journal’da yer alan haberde yeni Geran modellerindeki değişim yalnızca motorla sınırlı değil. Jet motorunun yanı sıra gövde yapısının da yeniden düzenlendiği belirtiliyor. Yeni sistemler, bazı özellikleri bakımından klasik saldırı dronlarından çok seyir füzelerini andırıyor.
Yeni modellerin yaklaşık 200 libreye, yani 90 kilogram civarına kadar yük taşıyabildiği bildiriliyor. Bu, önceki Şahid tabanlı pervaneli sistemlere kıyasla yaklaşık 4,5 kat daha yüksek bir kapasite anlamına geliyor.
Bununla birlikte jet motorunun getirdiği hız ve yük kapasitesinin bir karşılığı bulunuyor. Yeni sistemlerin menzilinin, pervaneli motor kullanan eski modellerden daha kısa olduğu değerlendiriliyor. Rusya açısından ise bu durum, farklı görevler için farklı drone türlerinin kullanılabileceği daha karmaşık bir saldırı mimarisinin oluşmasına işaret ediyor.
‘SEEKER’ MODELİ HEDEFİNİ KENDİ BAŞINA BULABİLİYOR
Yeni nesil Geran ailesindeki en dikkat çekici gelişmelerden biri de hedefleme sistemleri. DroneSec tarafından incelenen ‘Seeker’ varyantlarının nesne tanıma özelliğine sahip olduğu ve kameralar aracılığıyla belirli hedefleri tanıyabildiği bildiriliyor.
Bu teknoloji, drone operatörünün uçuş sırasında hedef seçmesine imkan sağlayabiliyor. Daha da önemlisi, bazı sistemlerin operatörle bağlantının kesilmesi durumunda hedefe yönelik uçuşunu sürdürebildiği değerlendiriliyor.
DroneSec Genel Müdürü Darren DelSignore, Seeker varyantlarının jet motorlu Geran ailesinin yaygınlaşmasıyla birlikte önceki modellere kıyasla daha etkili hale geldiğini belirtiyor. Bazı yeni modellerde kamera ve ağ modemlerinin de kullanıldığı bildiriliyor.
Bu donanımların elektronik harp ortamında iletişimin korunmasına ve droneun hedefe ulaşma ihtimalinin artırılmasına yönelik olduğu değerlendiriliyor. Bu noktada savaşın niteliği de değişiyor. Daha önce büyük ölçüde uzaktan yönlendirilen ve basit navigasyon sistemlerine dayanan ucuz saldırı araçlarının yerini, çevresini algılayabilen ve farklı koşullarda görevini sürdürebilen daha gelişmiş platformlar almaya başlıyor.
TÜM BU GELİŞMELER AVRUPA AÇISINDAN NEDEN ÖNEMLİ?
Jet motorlu saldırı dronlarının ortaya çıkması, savaşın yalnızca iki ülke arasındaki çatışma olarak değerlendirilmiyor, Avrupa güvenlik tartışmalarını da etkiliyor. Bunun en somut nedenlerinden biri, savaş sırasında kullanılan insansız hava araçlarının zaman zaman cephe hattının çok uzağındaki altyapıları hedef alması.
Örneğin geçtiğimiz günlerde Ukrayna-Polonya sınırına yakın bir demiryolu hattında meydana gelen saldırı da bu açıdan dikkat çekti. Bir trenin lokomotifinin zarar gördüğü olay, Avrupa’nın doğu sınırlarında hava saldırılarına karşı ulaşım altyapısının korunması konusunu yeniden gündeme getirdi.
Saldırının zamanlaması da dikkat çekti. Aralarında eski CIA Direktörü David Petraeus’un da bulunduğu üst düzey isimlerin aynı güzergâhtan geçmesinin hemen ardından meydana gelen olayla ilgili farklı değerlendirmeler ortaya atıldı.
Ukraynalı yetkililer saldırının olası hedefleri ve zamanlaması konusunda soru işaretleri bulunduğunu belirtirken, Rusya saldırıların Batı askerî yardımlarının taşınmasında kullanılan altyapıya yönelik olduğunu savundu.
ÇİN VE BATI MENŞELİ PARÇALAR MERCEK ALTINDA
Yeni nesil Geranların geliştirilmesinde kullanılan parçaların kaynağı da ayrı bir tartışma konusu. Ukrayna ve bazı Batılı analizlerde, düşürülen drone enkazlarında Çin menşeli bileşenlerin bulunduğu ve bazı parçaların üçüncü ülkeler üzerinden Rusya’ya ulaştığı öne sürülüyor.
Çin ise savaşta kullanılabilecek teknolojilerin ihracatını düzenlediğini belirtiyor. Savunma uzmanları ise drone üretiminde kullanılan çok sayıda parçanın çift kullanımlı olduğuna dikkat çekiyor.
Kamera, modem, elektronik devre ve bazı motor parçaları hem sivil hem de askerî sistemlerde kullanılabiliyor. Bu nedenle söz konusu bileşenlerin tedarik zincirlerini takip etmek, yaptırımlar açısından da önemli bir başlık haline geliyor.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.
Ad
Soyadı
E-Posta Adresi
Bülten SeçimleriGün Başlıyor
Gün Sonu
ETK Kuralları ve Bilgilendirme Metnikapsamında onay veriyorum.
Abone Ol
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:98
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Eylül 2026 07:26 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















