Ankara24.com
close
up
Menu

ASELSAN dan tersine beyin göçü hamlesi: 9 ayda 180 den fazla mühendis yurda döndü

TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar: TEFNOFEST yarışmalarında dünya standartlarının üzerinde rekabet ortamı var

Fon soruşturması kapsamında SPK dan yeni karar: Tedbirin süresi uzatıldı Son Haberler

Güller ve Günahlar ın 36. bölümünde neler oldu? Berrak eve döndü!

Isparta da göl kıyısında erkek cesedi bulundu Sözcü Gazetesi

Muğla da göçmen kaçakçılığı operasyonu

Zen Pırlanta sahiplerine “Çirkinler” suç örgütünden tehdit: 5 şüpheli gözaltında

Rizespor, Boluspor a karşı ikinci yarıda açıldı!

Ronaldo suz Portekiz şaha kalktı

İsrail Suriye topraklarına girdi, operasyon yaptı Sözcü Gazetesi

Bermuda Boston seferi yapan 6 kişilik hava ambulansı Nantucket açıklarında kayboldu

Sırbistan dan Belçika ya geçme kararı alan Mile Svilar hayatının şokunu yaşadı! Yıllardır milli takım forması giyemiyor

Avukat Pehlivan, dün gece Kandıra ya sevkini eziyet ve zulüm olarak değerlendirdi

Hırvatistan İngiltere MAÇ SONUCU İşte Hırvatistan İngiltere maçı özeti ve golleri (UEFA Uluslar Ligi)

Akaryakıt istasyonunda tanker patladı, yürekler ağza geldi Sözcü Gazetesi

Yer: Kırıkkale! 20 yıl hapis cezasıyla aranan firari hükümlü yakalandı

Daha 17 nin 19. bölümünde neler oldu? Teoman ın büyük çaresizliği: Bana yardım eder misin?

Kan donduran cinayet! Kızıyla görüşen genci öldürdü!

Ferhat Gündoğdu Hakemliği bırak ya da adam ol demişti! Ersoy un ifadesi ortaya çıktı

Denizli de akaryakıt istasyonunda tanker yangını: Ekipler müdahale ediyor

Ramazan aynasında kendimizi görebilecek miyiz? Yasin Aktay

Ramazan aynasında kendimizi görebilecek miyiz? Yasin Aktay

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

“Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de farz kılındı…” Her Ramazan bu ayet yeniden iner hayatımıza. Sadece bir hüküm olarak değil, bir hatırlatma olarak. Yalnızca bir ibadet çağrısı değil, bir aidiyet daveti olarak. Bizi geçmişe, bizden öncekilere; çöllerde, şehirlerde, dağ köylerinde, saray avlularında oruç tutmuş müminlere bağlayan görünmez bir ip gibi uzanır zamanın içinden. Ramazan gelince, insan kendi takviminden çıkıp başka bir zamana girer. Saatler aynı saatlerdir ama zaman başka

“Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de farz kılındı…”

Her Ramazan bu ayet yeniden iner hayatımıza. Sadece bir hüküm olarak değil, bir hatırlatma olarak. Yalnızca bir ibadet çağrısı değil, bir aidiyet daveti olarak. Bizi geçmişe, bizden öncekilere; çöllerde, şehirlerde, dağ köylerinde, saray avlularında oruç tutmuş müminlere bağlayan görünmez bir ip gibi uzanır zamanın içinden. Ramazan gelince, insan kendi takviminden çıkıp başka bir zamana girer. Saatler aynı saatlerdir ama zaman başka bir zamandır artık. Aynı şehirde yaşarız ama başka bir iklimde soluk alırız.

Ramazan aylardan bir ay değildir yalnızca; bir kimliktir, bir bağdır, bir akrabalıktır.

Hayat bizi bölüyor. Mesleklerimiz, unvanlarımız, sınıfsal konumlarımız, ideolojik saflaşmalarımız, etnik ve kültürel kökenlerimiz… Hepimiz kendi küçük evrenlerimizde, kendi gündemlerimizin gürültüsü içinde yaşıyoruz. Aramızda görünmez duvarlar var. Aynı sokakta, aynı apartmanda, hatta aynı evde oturup birbirimize yabancı kalabiliyoruz. Aynı ülkede yaşayıp birbirimize yabancı iklimleri, farklı havaları soluklayabiliyoruz, birbirimize dünyalar kadar uzak kalabiliyoruz.

Ramazan geldiğinde bu duvarlar en azından bilinç düzeyinde incelir. Zengin de acıkır, yoksul da. Yönetici de susar, işçi de. Şehirli de iftar saatini bekler, köylü de. Kadın, erkek, genç, yaşlı… Hepimiz aynı vakti kollayarak teneffüs ederiz. Aynı ezanı dinler, aynı suyu içer, aynı hurmayı paylaşırız.

Emsalsiz bir eşitlik tecrübesi yaşanır her yerde. Siyasi eşitlik değil bu; hukuki eşitlik de değil. Kullukta eşitlik, varlıkta eşitlik, Allah’a ait olma hakikatinin tecellisi karşısındaki eşitlik, o tecelliye muhatap olma konusundaki eşitlik.

Oruç, insanın kendi bedenine karşı verdiği en sessiz ama en esaslı mücadeledir. Açlık ve susuzluk, biyolojik komutlardır. Beden “ye” der, “iç” der, “istediğini yap” der. Oruç ise “dur” der. Bu “dur” komutunu hissedebilmek, bunu irade edebilmek insanı hayvandan ayıran çizgidir. İçerden gelen biyolojik komuta direnebilme kudreti… İrade burada başlar.

Bugün her şey hız ve haz üzerine kurulu. Tüket, yetiş, yetiştir, kaçırma, dene, tat, harca… Reklamların dili, piyasanın dili, ekranların dili hep aynı şeyi söylüyor: “İste ve hemen sahip ol.” Ramazan ise insanın eline bir fren verir. “Sahip olma, sabret.” der. “Yemeden önce düşün.” der. “Sus ve konuşulanı dinle.” der. İrade egzersizi dediğimiz şey tam da budur.

Tabii bir de Ramazan tüketimi, iftarın ayrı bir tüketim ve haz endüstrisine dönüşmesi gerçeği var, bunu da göz ardı etmiyoruz. Oruca karşı birileri de boş durmuyor, oruç suretinde gelir. Oruç tutmuyorsak iftar da mı etmeyelim yani, o kadar da gavur muyuz yani? Yine de o bile Ramazan’a hizmet eder, Ramazan’ın bir iklim olarak varlığını ve etkinliğini daha da hissettirir, duymayana duyurur, görmeyene gösterir.

Ramazan sadece bireysel bir ibadet değil, toplumsal bir direniştir aynı zamanda.

Modern dönem boyunca, özellikle bazı ülkelerde, dini hayatın kamusal alandan çekilmesi için büyük çabalar harcandı. Din, özel alana hapsedilmek istendi. İbadet, bireysel vicdana indirgenmek istendi. Oysa Ramazan, kendini saklamaz. Sokakta görünür, çarşıda hissedilir, mahallede konuşulur. Fırınların önünde iftara yetişme telaşı, camilerde mukabele halkaları, yardım kolileri, iftar davetleri… Ramazan, “ben buradayım” der.

Cumhuriyet döneminin en sert laikleştirici politikalarının bile Ramazan’a tam anlamıyla dokunamamış olması tesadüf değildir. Alfabe değişir, kıyafet değişir, eğitim sistemi değişir; ama bir ay boyunca milyonların aynı niyetle kendi biyolojik güçlerine karşı direnme, o gücün komutuna karşı durma (oruç) kararı kolay kolay silinmez. Çünkü Ramazan sadece bir ritüel değil, hafızadır. Nesilden nesile aktarılan bir şuurdur.

Ramazan’ın bu kültürel ve toplumsal kodlarını yeterince çalıştığımızı söyleyemeyiz. Sosyoloji kitapları çoğu zaman sekülerleşmenin çizgisini anlatır. Modernleşmenin din üzerindeki etkilerini sayar. Oysa Ramazan aynasından bakıldığında tablo değişir.

Dindarlık bazı siyasi tutum istatistikleriyle ölçülemez. Oruç, sadaka, iftar sofraları, mukabele halkaları… Bunlar bir yaşam tarzının göstergeleridir.

Ramazan bir atmosferdir. Bir söz olaydır. Kur’an’ın indirildiği ay olması, bu atmosferi daha da derinleştirir. Kur’an, Ramazan’da sadece okunmaz; yeniden işitilir. Tarihsel bağlam tartışmaları bir kenara bırakılır ve ayet, bugünün insanına hitap eder. “Şimdi ve burada” konuşur.

Bu ay, kendimizi okumak için de bir fırsattır.

Ama Ramazan aynası her zaman hoş görüntüler yansıtmaz. Açlıkla terbiye edilen bir kalp, merhametle dolmalıdır. “Bizim fakirimiz varken başkasına niye yardım edelim?” diyen bir dil, orucun ruhunu zedeler. Kendisi infak etmeyen ama başkasının infak etmesini de engelleyen tavırlar, Ramazan’ın merhamet çağrısına ters düşer.

Bir de nostalji meselesi var. “Nerede eski Ramazanlar?” sorusu her yıl yeniden sorulur. Belki de her kuşak kendi çocukluğunun Ramazan’ını özler. Ama geçmişi güzelleştirirken bugünü görmezden gelmek, bir tür şükürsüzlüktür. Her çağın kendine özgü imkânları ve güzellikleri vardır. Bugün cami avlularında kurulan kitap fuarları, gençlerin sosyal medyada organize ettiği yardım kampanyaları, dünyanın dört bir yanından aynı anda paylaşılan iftar sofraları… Bunlar da bu çağın Ramazanlarıdır.

Ramazan sadece bireysel arınma değil, ümmet bilinci demektir.

Gazze’de, Kudüs’te, dünyanın başka mazlum coğrafyalarında yaşananlar Ramazan’da daha derinden hissedilir. Açlığın sembolik tecrübesi, gerçek açlıkların farkına varmamızı sağlar. İftar sofralarımız zengin olabilir; ama bir yerlerde bombaların altında oruç açanlar varsa, Ramazan’ın aynası bizi rahatsız eder.

Bu ay, sadece kendi nefsimizle değil, dünyanın gidişatıyla da yüzleşme ayıdır.

Ramazan bize birliği hatırlatır, ama birliğin eksikliğini de gösterir. Müminler kardeştir diyoruz; fakat kardeşliğin gereğini çoğu zaman yerine getirmiyoruz. Belki de Ramazan’ın asıl çağrısı burada gizlidir: Aynı sofraya oturabildiğimiz gibi, aynı kaderi de paylaşabilmek.

Ramazan gelince dünya biraz yavaşlar. Gündelik telaşların arasından bir boşluk açılır. O boşlukta insan kendi sesini duyar. Kalbinin atışını, vicdanının sızısını, duasının titreyişini…

Ramazan’ı karşılarken, onu sadece bir takvim ayı olarak değil, bir ayna olarak görelim. Kendimize, toplumumuza, tarihimize ve geleceğimize bakmak için bir ayna. Aç kalırken kalbimizi de açalım. Susarken sözümüzü de temizleyelim. İftar sofralarımızı büyütürken merhametimizi de büyütelim.

Çünkü Ramazan gelir ve geçer. Ama ondan geriye ne kaldığı, bizim irademize bağlıdır.

Sarsın bizi Ramazan, tutsun bizi oruç, özgürleşsin varlığımız ve kavuştursun bizi kendimize ve Rabbimize.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:141
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Şubat 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

ASELSAN dan tersine beyin göçü hamlesi: 9 ayda 180 den fazla mühendis yurda döndü

03 Ekim 2026 17:49see177

TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar: TEFNOFEST yarışmalarında dünya standartlarının üzerinde rekabet ortamı var

03 Ekim 2026 18:54see168

Fon soruşturması kapsamında SPK dan yeni karar: Tedbirin süresi uzatıldı Son Haberler

03 Ekim 2026 16:06see166

Güller ve Günahlar ın 36. bölümünde neler oldu? Berrak eve döndü!

04 Ekim 2026 00:34see163

Isparta da göl kıyısında erkek cesedi bulundu Sözcü Gazetesi

04 Ekim 2026 00:25see163

Muğla da göçmen kaçakçılığı operasyonu

03 Ekim 2026 20:05see160

Zen Pırlanta sahiplerine “Çirkinler” suç örgütünden tehdit: 5 şüpheli gözaltında

03 Ekim 2026 20:25see159

Rizespor, Boluspor a karşı ikinci yarıda açıldı!

03 Ekim 2026 19:07see158

Ronaldo suz Portekiz şaha kalktı

05 Ekim 2026 00:01see157

İsrail Suriye topraklarına girdi, operasyon yaptı Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 20:53see156

Bermuda Boston seferi yapan 6 kişilik hava ambulansı Nantucket açıklarında kayboldu

03 Ekim 2026 17:47see155

Sırbistan dan Belçika ya geçme kararı alan Mile Svilar hayatının şokunu yaşadı! Yıllardır milli takım forması giyemiyor

05 Ekim 2026 00:12see155

Avukat Pehlivan, dün gece Kandıra ya sevkini eziyet ve zulüm olarak değerlendirdi

03 Ekim 2026 20:11see155

Hırvatistan İngiltere MAÇ SONUCU İşte Hırvatistan İngiltere maçı özeti ve golleri (UEFA Uluslar Ligi)

03 Ekim 2026 21:05see154

Akaryakıt istasyonunda tanker patladı, yürekler ağza geldi Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 20:02see154

Yer: Kırıkkale! 20 yıl hapis cezasıyla aranan firari hükümlü yakalandı

03 Ekim 2026 20:02see153

Daha 17 nin 19. bölümünde neler oldu? Teoman ın büyük çaresizliği: Bana yardım eder misin?

05 Ekim 2026 00:24see152

Kan donduran cinayet! Kızıyla görüşen genci öldürdü!

04 Ekim 2026 02:15see151

Ferhat Gündoğdu Hakemliği bırak ya da adam ol demişti! Ersoy un ifadesi ortaya çıktı

03 Ekim 2026 18:50see150

Denizli de akaryakıt istasyonunda tanker yangını: Ekipler müdahale ediyor

03 Ekim 2026 18:47see148
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları