Ankara24.com
close
up
Menu

Kuytul suç örgütünün kirli para çarkı deşifre oldu! Fırat Avcı’dan dikkat çeken açıklamalar

Kavganın ardından evine gitti, tüfekle geri döndü! Sokakta dehşet saçtı Sözcü Gazetesi

Yunan dan alçak provokasyon: İsrail olası savaşta oradaki Türk askerini hedef alabilir

Espanyol 1 2 Real Madrid (LaLiga) Arda Güler...

Tersine göçün altından gizli plan çıktı: Belki de aile faciası olacak!

Emekli promosyon kampanyaları yenilendi Ağustos 2026: Garanti BBVA, Yapı Kredi, Ziraat Bankası, Türkiye İş Bankası, Akbank promosyonu ne kadar?

Kırıkkale de açık hava sineması vatandaşlardan ilgi gördü Kırıkkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

İletişim Başkanı Duran: Gökyüzünde, karada ve Mavi Vatan da yükselen Türkiye nin yürüyüşü kararlılıkla sürecektir

Kolombiya dan İsrail kararı! 2 yıl sonra yeniden başlıyor

YARIN KANDİL Mİ, NE KANDİLİ? 2026 Mevlid Kandili ne zaman, hangi gün, ayın kaçında? Mevlid Kandili tarihi 2026 Diyanet dini günler takvimi ile belli oldu!

Toulouse Lyon: 0 2 (MAÇ SONUCU)

İsmail Kartal sarılmak istedi: Kadıköy de geceye damga vuran kare Sözcü Gazetesi

Özel: Delege melege yok

Yapay zekâ sınıfa girdi, ülkeler frene bastı

Sergej Jakirovic: Oyuncularım sahada her şeyini verdi

Osteoporoz’a karşı kemiklerinizi uyarın Sözcü Gazetesi

İsrail Dışişleri Bakanı: Türkiye ile gerginliğin tırmanmasını istemiyoruz

Darıca da Kardeşlerin Cenazeleri Toprağa Verildi

Hakan Çalhanoğlu’ndan muhteşem bir gol

İsmail Kartal dan transfer ve ayrılık açıklaması! Yeni takviyenin bölgesini duyurdu

Maarifin Kalbinde Ramazan: Okulun hayatla buluşması Yasin Aktay

Maarifin Kalbinde Ramazan: Okulun hayatla buluşması Yasin Aktay

Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Maarif’in Kalbinde Ramazan” başlıklı genelgesi etrafında koparılan tartışmalar, bu konularla ilgili bütün tartışmalar gibi yine kendini aşan bir muhasebeye bizi davet ediyor. Türkiye’nin milli ve manevi kimliğine ve değerlerine adeta bir sava açmak olarak anlaşılmış ve uygulanmış olan laikliğin nispeten daha makul bir çizgiye oturtulmuş olduğunu söyleyebiliriz aslında. Türkiye’nin hiçbir zaman kendi ihtiyacı olmamış, Türkiye’nin öz kimliğine, değerlerine ve gelişim potansiyellerine

Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Maarif’in Kalbinde Ramazan” başlıklı genelgesi etrafında koparılan tartışmalar, bu konularla ilgili bütün tartışmalar gibi yine kendini aşan bir muhasebeye bizi davet ediyor. Türkiye’nin milli ve manevi kimliğine ve değerlerine adeta bir sava açmak olarak anlaşılmış ve uygulanmış olan laikliğin nispeten daha makul bir çizgiye oturtulmuş olduğunu söyleyebiliriz aslında. Türkiye’nin hiçbir zaman kendi ihtiyacı olmamış, Türkiye’nin öz kimliğine, değerlerine ve gelişim potansiyellerine vurulmuş bir zincir gibi uygulanmış olan laiklik bu milletin, bu halkın talebi olamazdı elbet.

Yoksa hangi çılgın kendine böyle bir zincir vurmayı istemiş olabilirdi ki? Bu çılgınlığın sınırlarında bugün en azından laikliğin hiçbir zaman halkın veya bireyin değil ancak devletin bir işlevi olabileceği biraz daha iyi anlaşılıyor. Bireyin laik olduğunu söyleyebildiği bir bağlam esasen tuhaf bir bağlamdır. Laik olduğunu söyleyenler laikliği bir din gibi, bir ideoloji gibi telakki etmiş oluyorlar. Kendi ritüelleri, kendi inançları, kendi idolleri ve tanrıları olan bir din gibi. Nitekim laik olduğunu söyleyenlerin sözlerindeki huşuya, tonlamaya, göndermelere baktığınızda bunu çok iyi hissedersiniz.

Milli Eğitimin Bakanlığının Maarifin Kalbinde Ramazan başlıklı genelgesinin bizi tekrar Türkiye’de din, laiklik, kültür ve eğitim arasındaki ilişkinin nasıl kurulacağı meselesine götürmesi yine de anlaşılmayacak bir şey değil. Laikliğin diğer bütün dini ve felsefi anlayışlar üzerinde bir başka din ve felsefi anlayışın tahakkümü gibi anlaşıldığı dönemlerden kalma refleksler uyanmış mutat gürültülerini koparıyor. İslam’ın her türlü görünümünü yok etmek üzere yapılan baskıların Türkiye örneğinde olağanüstü akıl-dışı, gerçek-dışı ve aşırı cüretkâr uygulamalar olduğunu bir türlü görmüyorlar. Türkiye’de bir dönem bu millet üzerinde uyguladıkları baskıların onları İslam düşmanları, işgalciler konumuna düşürmüş olduğunu kendileri anlamıyorlarsa da bu millet çok iyi anlıyor artık. Bu millet üzerinde ancak işgalci bir noktadan ve bu millete son derece yabancı ve düşmanca uygulanabilecek politikaların failleri olarak suçlanıp mahkûm olmayı hak ediyorlar. Ama bu Müslüman halk belki nezaketinden yüzlerinde şimdiye kadar bu suçluluklarını yeterince açık okuyamadı belki.

Bakan Yusuf Tekin’in yaptığı açıklamalar bu tartışmanın merkezine hukuku, toplumsal gerçekliği ve milli kültür vurgusunu yerleştiriyor. Önce şunu teslim edelim: Türkiye bir hukuk devletidir. Bakan Tekin de tam olarak bunu söyledi. Hazırlanan genelgenin anayasal dayanaklarına ve özellikle 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na atıf yaptığını belirtti. Milli kültürün ve milli değerlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması, eğitim sisteminin temel amaçları arasında sayılmıştır. Eğer bu toplumun Müslüman ve kültürel dokusunun en belirgin zamanlarından biri Ramazan ayıysa, Milli Eğitim’in buna kayıtsız kalması mı beklenmelidir?

Ramazan yalnızca bireysel bir ibadet değildir. İftarıyla, fıtırıyla, zekâtıyla, sadakasıyla, sahuruyla, teravihiyle, davuluyla Ramazan bir toplumsal paylaşım, bir dayanışma, toplumsallaşma, festival ve topyekûn bir atmosfer, bir iklimdir. Belki kamusal alandan söküp çıkarmaya çalıştıkları birçok şeyi geçici de olsa söküp çıkardılar, ama tam da bu toplumsal atmosfer özelliği dolayısıyla ne görünürlükten ne de varlığından kurtulamadıkları bir kale gibi kaldı Ramazan. Direndi sonuna kadar, yıkamadılar, yıkamazlardı. Onda Allah’ın yazılımını ve kurgusunu yaptığı muhteşem bir direniş gücü var çünkü.

Bakan Yusuf Tekin’in ifadesiyle “Anadolu’da Ramazan milli birliğin, kardeşliğin, yardımlaşmanın maksimum düzeyde yaşandığı bir dönemdir.” Bu sosyolojik bir gerçektir. Alevi’siyle, Sünni’siyle, dindarıyla, seküleriyle Anadolu’nun hafızasında Ramazan bir toplumsal zaman olarak yer etmiştir. Okulun toplumsal gerçeklikten kopuk, steril bir laboratuvar gibi düşünülmesi ne pedagojik olarak doğrudur ne de demokratik olarak mümkündür.

Aslında Milli Eğitim Bakanlığı veya devletin kurumları tamamen kayıtsız kalsa da Ramazan kendi akışında kendi eğitim etkinliğini devam ettirir. Ama toplumun, milletin devleti ve onun kurumlarının toplumun inançlarına, kültürüne kayıtsız kalması, topluma yabancılığını gösterir sadece. Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı şey aslında sadece bu yabancılığı aşmaya, millet ile devlet arasındaki bir engeli, bir duvarı, bir dil farklılığını gidermekten ibaret.

Bunu laikliğe saldırı olarak görenler kendi zihinlerindeki laiklik algısı açısından belki haksız sayılmaz. O laiklik devletin işlevi değil kendilerinin inancı çünkü. Oysa o açıdan baktıklarında bile laiklik, kamusal alanın kültürsüzleştirilmesi değildir. Laiklik, devletin bir dini zorla dayatmamasıdır. Zaten genelgede ne zorunlu ibadet vardır ne de bir inanç dayatması. Söz konusu olan, Ramazan’ın yardımlaşma ve dayanışma boyutuna dikkat çeken kültürel etkinliklerdir. Okulda bayramların kutlanması laikliğe aykırı değilse, Ramazan’ın sosyal boyutunun hatırlatılması da değildir.

Bir başka sorun da kullanılan dil. Ramazan hassasiyeti taşıyan geniş bir toplumsal kesime “gerici azınlık” demek, demokratik bir eleştiri değil, açık bir hakarettir. Bakan Tekin’in bu ifadeleri yargıya taşıma kararlılığı bu yüzden çok anlamlıdır. Eleştiri haktır; ama toplumu aşağılamak, milyonlarca insanın inancını tahkir etmek ifade özgürlüğü değildir. Maalesef şimdiye kadar Türkiye’de alışık olduğumuz bir azınlığın pervasız ve cüretkâr İslam düşmanlığının bir tezahürüdür. İstedikleri şey laiklik değil İslam’ın zincirlenmesidir. Azınlık oldukları bir toplumda kendi İslamofobik değerlerini bir norm haline getirmek istiyorlar, şimdiye kadar bunu yaptılar, ama bu saatten sonra bunu yapamayacak olmaları onları fazla üzüyor belli ki.

Elbette hassas bir denge var. Devlet, hiçbir öğrenciyi ibadete zorlayamaz; hiçbir çocuğu inancı üzerinden ayrıştırmamalıdır. Bu ilke tartışmasızdır. Ancak gönüllü etkinliklerle, kültürel farkındalık çalışmalarıyla Ramazan’ın toplumsal boyutunu anlatmak, işlevsel laiklik ihlali değildir. Aksine çoğulculuğun bir gereğidir. Çoğulculuk sadece seküler hassasiyetleri korumak değil, dindar çoğunluğun kültürel varlığını da tanımaktır.

Sonuç olarak, “Maarif’in Kalbinde Ramazan” yaklaşımı doğru uygulandığında ne bir dayatma ne de bir ideolojik proje olarak okunmalıdır. Bu, Milli Eğitim’in toplumun kültürel dokusuyla temas kurma çabasıdır.

Ramazan geldiğinde hayatın temposu değişir; sofralar genişler; kapılar açılır. Okulların da bu iklimden ilham alması, çocuklara paylaşmayı öğretmesi, toplumsal bağları güçlendirmesi neden rahatsızlık uyandırsın? Laiklik, inancı yasaklamak değil; özgürlükleri güvence altına almaktır. Bu özgürlüğün içinde Ramazan’ı yaşamak da vardır, yaşamak istememek de. Devletin görevi, bu iki alanı dengede tutmaktır.

Milli Eğitim’in genelgesi tam da bu dengeyi kurma iddiasındadır. Konuyu ideolojik korkularla değil, hukuk ve toplumsal gerçeklik zemininde ele almak ise hepimizin sorumluluğudur.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:193
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 23 Şubat 2026 04:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kuytul suç örgütünün kirli para çarkı deşifre oldu! Fırat Avcı’dan dikkat çeken açıklamalar

23 Ağustos 2026 00:38see177

Kavganın ardından evine gitti, tüfekle geri döndü! Sokakta dehşet saçtı Sözcü Gazetesi

23 Ağustos 2026 00:40see167

Yunan dan alçak provokasyon: İsrail olası savaşta oradaki Türk askerini hedef alabilir

23 Ağustos 2026 00:41see159

Espanyol 1 2 Real Madrid (LaLiga) Arda Güler...

23 Ağustos 2026 00:56see158

Tersine göçün altından gizli plan çıktı: Belki de aile faciası olacak!

22 Ağustos 2026 17:56see157

Emekli promosyon kampanyaları yenilendi Ağustos 2026: Garanti BBVA, Yapı Kredi, Ziraat Bankası, Türkiye İş Bankası, Akbank promosyonu ne kadar?

24 Ağustos 2026 01:11see155

Kırıkkale de açık hava sineması vatandaşlardan ilgi gördü Kırıkkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

23 Ağustos 2026 02:42see155

İletişim Başkanı Duran: Gökyüzünde, karada ve Mavi Vatan da yükselen Türkiye nin yürüyüşü kararlılıkla sürecektir

24 Ağustos 2026 00:19see153

Kolombiya dan İsrail kararı! 2 yıl sonra yeniden başlıyor

23 Ağustos 2026 00:55see151

YARIN KANDİL Mİ, NE KANDİLİ? 2026 Mevlid Kandili ne zaman, hangi gün, ayın kaçında? Mevlid Kandili tarihi 2026 Diyanet dini günler takvimi ile belli oldu!

23 Ağustos 2026 00:25see151

Toulouse Lyon: 0 2 (MAÇ SONUCU)

23 Ağustos 2026 00:28see150

İsmail Kartal sarılmak istedi: Kadıköy de geceye damga vuran kare Sözcü Gazetesi

23 Ağustos 2026 00:37see150

Özel: Delege melege yok

23 Ağustos 2026 07:10see150

Yapay zekâ sınıfa girdi, ülkeler frene bastı

23 Ağustos 2026 07:07see149

Sergej Jakirovic: Oyuncularım sahada her şeyini verdi

22 Ağustos 2026 19:20see148

Osteoporoz’a karşı kemiklerinizi uyarın Sözcü Gazetesi

23 Ağustos 2026 05:44see148

İsrail Dışişleri Bakanı: Türkiye ile gerginliğin tırmanmasını istemiyoruz

22 Ağustos 2026 22:01see147

Darıca da Kardeşlerin Cenazeleri Toprağa Verildi

22 Ağustos 2026 18:34see147

Hakan Çalhanoğlu’ndan muhteşem bir gol

22 Ağustos 2026 20:02see146

İsmail Kartal dan transfer ve ayrılık açıklaması! Yeni takviyenin bölgesini duyurdu

23 Ağustos 2026 00:46see145
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları