Ankara24.com
close
up
Ortadoğu’da savaş ve barış Süleyman Seyfi Öğün

Ortadoğu’da savaş ve barış Süleyman Seyfi Öğün

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.

Bütünlüklü bir târih kavrayışı hâricinde yapılan siyâsî/stratejik/askerî tahlillerin yaptığı tahminler boşlukta kalmaya mahkûmdur. Elyevm yaşanan da budur. Hafta sonu yaşanan hâdiseler ve bunların akisleri tam da buna işâret ediyor. Gelen ilk haber , Trump’ın güvenlik kadrolarını alarme etmesi ve oğlunun düğününe gitmemek pahasına üst seviye toplantılar tertip etmesiydi. Günlük düşünen stratejistler bunu savaş alâmeti sayan yorumlar yaptılar. Ama Trump’ın yaptığı açıklamalar tam aksi bir manzara

Bütünlüklü bir târih kavrayışı hâricinde yapılan siyâsî/stratejik/askerî tahlillerin yaptığı tahminler boşlukta kalmaya mahkûmdur. Elyevm yaşanan da budur. Hafta sonu yaşanan hâdiseler ve bunların akisleri tam da buna işâret ediyor. Gelen ilk haber , Trump’ın güvenlik kadrolarını alarme etmesi ve oğlunun düğününe gitmemek pahasına üst seviye toplantılar tertip etmesiydi. Günlük düşünen stratejistler bunu savaş alâmeti sayan yorumlar yaptılar. Ama Trump’ın yaptığı açıklamalar tam aksi bir manzara ortaya koydu. Trump, Pâkistan’ın aracılığındaki temasların netice vermeye başladığını , İran ile anlaşmaya çok yakın olduklarını bildirdi. Saatler içinde pek çok analizci âdetâ ters köşe gol yiyen kalecilere döndü. Şimdi aynı analizciler buradan bir barış bekliyor. Bu da ayrı bir tuhaflık. Evet bu savrulma için Trump’ın tutarsız ifâde ve davranışlarını bahane olarak göstermek mümkündür. Ama bu yetmez. Yaşanan hâdisâtı tâkip etmekte kullanılan zayıf ve eksik âletleri merkeze koymak ve eleştirmek gerekiyor. Burada bir hatırlatma yapmak isterim. Aşağıdaki analizi lütfen , ağırlıklı olarak coğrafyanın Batı ile ilişkilerini esas alarak değerlendiriniz. (Elbette Çin’i ve Rusya’yı unutmuyorum).

Ortadoğu olarak isimlendirilen coğrafya , modern târih içinde asla barışa kavuşmamıştır. Bunun tesâdüfî olmadığını, şuurlu bir tasarımın mahsulü olduğunu baştan kaydetmek ve asla hatırdan çıkarmamak gerekiyor. Coğrafyanın kadim hâkimi olan Osmanlı’nın buradan sökülüp atılması ,dünyâ işbölümünün patronları arasında, uzunca bir zamân dilimine yayılan bir mücâdelenin akabinde , I. Umûmî Harp neticesinde sağlandı. Üzerinde güneş batmayan Birleşik Krallık bu savaşın gâlibiydi. Ona en yakın olan rakibi Fransa’yı savaşta yanında savaştırdı. Ama paylaşımda onu çeşitli dalaverelerle devre dışı bıraktı. Coğrafyada gözü olan diğer devlet olan Rusya’da yaşanan ihtilâli de kendi lehine kullandı. Hâsılı , Ortadoğu coğrafyasında kesin bir hâkimiyet kurdu. 1918-1945 arasında Ortadoğu , Pax Ottomana’nın yerini alan Pax Britanica üzerinden , târihinin nispeten en sâkin devrini idrâk etmeye başladı.

Birleşik Krallık’ın Ortadoğu ile alâkadar olmasının iki başat sebebi vardı. İlki Doğu Akdeniz üzerinden Süveyş Kanalı’nın kontrolünü sağlamak kendisi için son derecede hayâtî bir rol oynuyordu. İkinci sebep ise bu coğrafyanın petrol açısından taşıdığı zenginlik idi.

II. Umûmî Harp ise her şeyi alt üst etti. Birleşik Krallık dünyânın hegemon kuvveti olmak vasfını kaybetti. Onun yerini ABD alıyordu. Birleşik Krallık, bunu çarnâçar kabûl etmek zorundaydı. II.Umûmî Harp, ayn zamanda müstemlekeciliğin tasfiye sürecini başlatmıştı. Coğrafyada milliyetçilkler uyanıyor ve kendisine hatırı sayılır bir taban buluyordu. Milliyetçi kadrolar sık sık millîleştirme kararlarıyla sahneye çıkıyordu. Musaddık İran’da petrolü millîleştiriyor ve ABD/Birleşik Krallığı’nın müşterek operasyonu ile devriliyordu Bir kaç sene sonra .Mısır’da ise aksi bir manzara ile karşılaşıyoruz. Nâsır’ın 1956’da Süveyş Kanalı’nı millîleştirmek karârı, Birleşik Krallığı’nın Fransa ile berâber, üstelik ABD’nin muvafakatını almadan müdahale etmesine sebep oldu. Bu, yeni hegemon olan ABD’yi çok sinirlendirdi. ABD, ağır bir tehditte bulunarak Birleşik Krallığı püskürttü. Bu târih , ABD’nin Ortadoğu coğrafyasındaki hâkimiyetini tescil ediyordu.

Pax Britanica’nın yerini alan ve pek çok otorite tarafından Pax Americana olarak isimlendirilen devir bugüne kadar devam etti. Ama buna bir pax sıfatını yapıştırmak o kadar da kolay değildir. Bunun başat sebeplerinden birisi İsrâil’in cebren kurulmasıdır. Bu da , coğrafyayı nerede ve nasıl biteceği belli olmayan bir istikrarsızlık sürecine sokacaktır. İsrâil “ulusu” daha kuruluşunda hastalıklı bir yapılanmadır. Çevresi yoğun bir Müslümân nüfusla kuşatılmıştır. Müslümanlar tarafından yutulmak, boğulmak tehlikesi, bu “ulusu” kemirmektedir. Siyonizmin kurucu bir ideoloji olmaktan çıkıp, teopolitik enjeksiyonlarla yayılmacı bir boyut kazanması daha baştan belliydi. Küresel sermâyenin aracılığıyla ABD’ye başlanan bir hat bu hastalığın vasatını tekmil coğrafyaya yaydı. (Kesin olarak iddia edemem ama itiraf etmeliyim ki zaman zaman , İsrâil’in kuruluşunda başrolü oynayan Birleşik Krallığın bunu biraz da, ABD’ye karşı uzun vâdeli rövanşist hesaplarla kurgulamış olabileceğini düşünürüm). ABD hegemonyasının ikili bir işleyişi vardı. Bunlardan ilki elbette enerji , diğeri ise askerî temelliydi. İlkini petrodolar üzerinden kontrol ediyordu. Diğerini ise yine kısmen bununla bağlantılı olarak düşünmek gerekiyor. Silâh satışlarını petrol ticâretinin artığını çekmek adına yapıyordu. Tehlikeli olan da buydu. Mezkûr trafik coğrafyaya biteviye bir silâh akışı mânâsıan geliyordu. Bu satışları garanti edebilmek için coğrafyadaki husûmetleri canlı tutmak icâp ediyordu. 1945’den günümüze kadar coğrafyadaki yapıya pax sıfatını yapıştırmayı sorunlu bulmam bu sebeptendir.

Her çeşit âleti, ideolojik/dinî/mezhebî aletleri çekinmeden kullandılar. Soğuk savaş devrinde kullanılan âlet daha çok ideolojik idi. Ama Soğuk Savaş hitâma erdikten sonra hızla diğerleri devreye sokuldu. İlk âlet(ideolojik) kapalı uçlu, diğer ikisi (dinî/mezhebî) ise açık uçlu mâhiyettedir. İdeolojik yapılar modern yapılardır. Kitlelere kazandırılması, kendilerine taban bulmaları için ayrıca uğraşmak gerekir. Dinî/mezhebî değişkenler ise derin târihsel tabanlara ve tecrübelere karşılık gelir. Zâten tabanları hazırdır. Buna bağlı olarak ilkinin kontrol edilmesi nispeten kolay; diğerinin ise son derecede zordur. Bu değişkenler etrâfında sağlanan ittifaklar uçucudur. Birisine yatırım yapmak diğerlerini azdırması ve kontrol dışına sürüklemesi kaçınılmaz olur. Kaldı ki yatırım yapılan kart bir zaman sonra şu veyâ bu sebeple yatırımcıya karşı da çalışabilir.

ABD’nin Ortadoğu coğrafyasında kurduğu sistem(?), ekonomik akışların istikrârı nâm ve hesâbına siyâsal/askerî istikrarsızlıklardı. Uzun bir zaman zarfında bunu devâm ettirdiler. Ama teopolitiklerin devreye girmesinden sonra dengeler bozuldu.Trump’ı iktidâra taşıyan sürecin teopolitik bir süreç olması, işi daha da karmaşık hâle getirdi. O kadar ki,İran savaşında bu bu dengesizlik zirve yaptı ve ABD’nin teopolitik bir tetiklenmeyle ve de gövdesiyle savaşa dâhil olması bizzat ekonomik akışların tıkanmasına vardı. (Bugün Hürmüz’de olan yarın Bab’ül Mendeb’te de yaşanabilir).

Târihî bir süreçte muhtasar bir takdimini yapmaya çalıştığım bu hikâyeyi kendi içinde çözecek bir şey yok.Günlük iniş çıkışları tâkip eden bakışla bu görülmüyor. Tek çıkış yolları, ilk etapta savaşı daha da yaymak ve bütün aktörleri birbirine kırdırmak. İkinci etpata ise fırsatını kollayarak hegemonyalarını yeniden tesis etmek. Endişelerim de burada yoğunlaşıyor.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:182
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Mayıs 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Zorlu PSM 14. sezon mottosu: Dünyalar Senin

09 Ekim 2026 00:56see176

Bakan Göktaş: Muhalefeti çamur siyasetinden çıkmaya davet ediyorum

09 Ekim 2026 01:09see173

Kozalak tartışması kanlı bitti: Eski muhtar hayatını kaybetti Sözcü Gazetesi

08 Ekim 2026 01:09see165

İsrail seçimleri öncesi saldırı düzenlemeyi planlıyor iddiası Dış Haberler

09 Ekim 2026 01:04see164

Kanalizasyondan topladıkları tuvalet kağıtlarıyla dış cephe yaptılar Sözcü Gazetesi

09 Ekim 2026 00:31see164

Denizli Pamukkale de pansiyonda kalan yaşlı çift banyoda ölü bulundu

09 Ekim 2026 00:34see162

Maltepe de kısmen çöken binada yeni gelişme! Can kaybı 4 e yükseldi

09 Ekim 2026 03:44see162

Borsanın 10 devi: 1.71 trilyon TL ile Aselsan zirvede

08 Ekim 2026 20:43see161

Trump tan Musk a özgü yağmuru: Zamanımızın Thomas Edison udur

09 Ekim 2026 01:09see159

Avustralya’da Bogong güveleri yerleşim bölgelerini istila etti

08 Ekim 2026 00:25see159

ABD de 90 yıl sonra bir ilk! Halka açık kurşuna dizecekler

09 Ekim 2026 02:53see158

Konuşmaya çağırdı, silahla tehdit edip ateş etti

08 Ekim 2026 01:20see156

Almanya ortak tank projesinden çekildi Dış Haberler

09 Ekim 2026 00:33see153

Soykırımcı İsrail, Batı Şeria da zeytin hasadı yapan Filistinlileri koruyan aktivistleri sınır dışı etmeyi planlıyor

08 Ekim 2026 19:56see151

Kayseri de iki otomobil çarpıştı: 3 ölü, 1 yaralı Son dakika haberleri

09 Ekim 2026 00:34see151

New York ta tutuklu yargılanan Maduro ve eşine yeni suçlamalar yöneltildi

09 Ekim 2026 00:37see151

Foncu Bakan Ömer Bolat mı? Sözcü Gazetesi

09 Ekim 2026 04:05see151

İran: Uranyum zenginleştirme hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz Dış Haberler

08 Ekim 2026 18:50see150

BaşlıksızaBurak Yılmaz dan MHK açıklaması! Ben bir kere konuşurum Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

08 Ekim 2026 22:23see150

Büyükelçi Koytak da görevden alınabilir Sözcü Gazetesi

09 Ekim 2026 04:38see149
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları